Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: kemal tahir
Selahaddin Hilav’ın belirlemesiyle ‘bizim Joyce’umuz, Türk Edebiyatı’nın büyük ismi Kemal Tahir’in yıllardır arşivlerde bekleyen ‘yayımlanmamış öyküleri’ titiz ve özenli bir çalışmayla nihayet kitaplaştı. Kemal Tahir’in en uzun öykülerinden biri sayılabilecek Zehra’nın Öyküsü’nden adını alan ikinci ciltte ağırlıklı olarak aşk öyküleri yer almakta. Kemal Tahir’in üzerinde çalıştığı ancak tamamla…

Yazar: kemal tahir
Kelleci Memette, Kemal Tahir, 1940larda Çankırı Cezaevinde tutuklu bulunan, ağasını yanlışlıkla vurmuş, on beşindeki Kelleci Memetin hikayesini anlatır. Memetin hikayesinin ardında, bu büyük dil ustasının kaleminin anlattığı hep aynı insandır: Cinci Neziriyle, Şeker Eminiyle, Terzi Bekiriyle tüm bir ezilmiş, yok sayılmış, eğitilmemiş; hem kurnaz ve masum, üstelik alabildiğine şenlikli insanımız.…

Yazar: beydeba, beydaba, ibnü'l mukaffa
Debşelem Şah, hikmet tutkusuyla bir maceraya atılır. Düşünde gördüğü ışığı izler. Ay ışığının yıkadığı patikada uyurgezer gibi bir gerçeğin peşindedir.Gide gide gerçek bilginin ışığına ulaşır.Yaşlı bilge Beydeba beklemektedir orada.Ve günler, belki de haftalar boyu süren söyleşiler sonnda yüzlerce öykü çıkar ortaya.O gün bugündür Kelile ve Dimne, yani fabl türünün en başarılı örneklerinden biri,…

Yazar: rasim özdenören
Bu kitaba Kavramlar adını vermek de mümkündü, nitekim başlangıçta böyle tasarlamıştık. Ancak böyle bir başlık kitabın semantik bir çalışma olduğu hususunda yanlış bir izlenim vereceğinden, onun yerine kitabın şimdiki adını tercih ettik. Kitap boyunca elle tutulur bir amacı gerçekleştirmeye çalıştık: geçmişinde İslamı yaşamış ve Türkçe konuşulan bir ülkede, Batılılaşma süreciyle anlam kaymalarına…

Yazar: ismet özel
Modern biçimler içine İslâmî bir öz yerleştirmeye çabalayan her kim olursa olsun kendini içi boşalmış bir ağacın estetizmine, postun yumuşaklığına, mumyanın kalıcılığına kaptırmış demektir. Artık o kimseler iki dünya hayatını kavramaktan imtina etmişler ve Allaha teslim olarak özlerinin gürleşmesini arzulamaz hale gelmişlerdir.

Yazar: muhyiddin ibni arabi
İslam irfan tarihinin en mühim şahsiyetlerinden biri olan Şeyhül-Ekber Muhyiddin İbnül-Arabînin, en çok tartışılan eseri Füsusul-Hikem (Hikmetlerin Özü)dir. Peygamberimizden aldığı talimat üzerine, ne bir harf noksan ne de bir harf fazla olmamak üzere nakledilen bu hikmetlerin her biri, bir Peygamberin hakikatinden süzülüp gelmiştir.Eserleri ile İslam irfanının zenginliğini ve enginliğini ortaya…

Yazar: platon
Antik Yunanın ünlü düşünürü Platondan günümüze kadar ulaşan ölümsüz bir eserdir Devlet. Platon, bir diyalog silsilesi olan bu eserde adaletin, doğruluğun, erdemin, ahlaksızlığın ve doğru yönetimin doğasını inceler. İdeal devletin kuruluşunu Platonun dilinden okumak gerçekten heyecan vericidir. Çünkü sadece değerler kuramını değil, bunun yanı sıra varlık ve bilgi kuramına ilişkin görüşlerini de su…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
1789 Fransız büyük devrimi, hemen gününden başlayarak bütün dünya toplumlarını etkilemiştir. Bu devrim başka devrimsel niteliklerin de kaynağı olmuştur. İnsanlığın anlağında mutlu geleceğin düşünsel süreçlerini başlatmış, türlü savaşımlara yol açmıştır. Rusya'da sosyalizm, nihilizm ve narodnizm hep buradan beslenmiştir. Dostoyevski, "Ecinniler"de insanların bu düşünce fırtınası önü…

Yazar: orhan pamuk
Orhan Pamuk'un 'en renkli ve en iyimser romanım' dediği Benim Adım Kırmızı, 1591 yılında İstanbulda karlı dokuz kış gününde geçiyor. İki küçük oğlu birbirleriyle sürekli çatışan güzel Şeküre, dört yıldır savaştan dönmeyen kocasının yerine kendine yeni bir koca, sevgili aramaya başlayınca, o sırada babasının tek tek eve çağırdığı saray nakkaşlarını saklandığı yerden seyreder. Eve ge…

Yazar: mustafa armağan
Oyun yeni baştan başlıyor... Tarih yeniden yazılıyor... Kurtlarla dans devam ediyor... Abdülhamidsiz bir yüz yıl yaşadık. Onun yokluğunda bir imparatorluğun un ufak oluşuna ve o enkazın içinden küçük Osmanlı diyebileceğimiz Misak-ı Milli fikrinin doğuşuna tanık olduk. Şimdi toparlanıyoruz ve yeniden küresel bir aktör olma yolundayız. Artık ufuklara bakarken kendimizden daha eminiz. Bu açılımlar d…

Yazar: franz kafka
İnsanoğlunun gelişiminin kesin sonuca ulaşacağı an, sürekli yinelenip durur. Devrimci düşünsel hareketlerin geçmiş bütün her şeyin geçersiz olduğunu ilan etmeleri bunun için doğrudur, henüz hiçbir şey olup bitmemiştir çünkü...

Yazar: knut hamsun
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…

Yazar: mustafa kutlu
Makedonya kralı İskender, Dara’yı yendikten sonra doğuda ilerlemektedir. Dara’nın hızı Rukzan hüviyetini gizleyerek Pencap hükümdarı Eşber’in sarayına sığınır. Eşber’in kızkardeşi Sumru, İskender’i gömeden ona aşık olmuştur. Gizlice buluşan ve şevişen Sumru ile İskender arasında gidip gelirken Rukzan da İskender’i sever. İskender Sumru’nun bütün ricalarına rağmen Pencap ülkesine yürür. Sumru sevg…

Yazar: mustafa kutlu
Tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişte yaşanan maddî-mânevî toplumsal sorunları Karslı bir işçi olan Cevher Bican ve çevresindekilerin başından geçen olaylarla irdelendiği Yokuşa Akan Sular sanayileşmeye olduğu kadar peşinden gelecek modernleşmeye de neredeyse bir dervişin gözüyle yapılan bir eleştiri.

Yazar: mustafa kutlu
Yoksullar bizi bekliyor. İzbelerde, harabelerde, barakalarda, küflü-nemli karanlık odalarda bekliyorlar. Naylon çadırlarda, toprak damlı evlerde, kuş uçmaz-kervan geçmez yerlerde ve şehrin göbeğinde. Kanlı gözlerini ufka dikmiş, bir heykel gibi hareketsiz, sessiz, dalgın bekliyorlar. Bebeler açlıktan ağlıyor, anaların gözpınarlanndan yaş yerine kan akıyor. Çocukların dargın bakışlarından çelik pa…

Yazar: mustafa kutlu
Günümüz edebiyatının en saygın isimlerinden biri olan Mustafa Kutlunun son hikâye kitabı Sıradışı Bir Ödül Bir Töreni adıyla çıktı. Kitap, Mustafa Kutlunun ironik üslubunu canlı bir biçimde yansıtıyor. Bir kıyı kasabasında bulunan Türkiye Kafadanbacaklılar Derneği, kasabalarının adını duyurmak için şenlik yapacak ve bir ödül töreni düzenleyeceklerdir. Törende, sinemadan edebiyata, tiyatrodan ark…

Yazar: mustafa kutlu
Yazarın Şehir Mektupları başlığı altında yazdığı denemeler "İstanbul" odağında toplandı ve bunlardan bir kısmı aynı adla kitaplaştı (1995). Akasya ve Mandolin bu çerçevede vücut bulan yazılarda sosyal ve kültürel hayatımızın değişen çehresini ele alıyor.

Yazar: mustafa kutlu
Son dönemde moda olan 'nehir söyleşi' formatından bir uzun hikâye çıkarmayı başaran Kutlu, bu yeni tarzıyla Türk edebiyatında bir ilki gerçekleştiriyor. Kitabı eline ilk alanların Anadolu Yakası isminin altında yer alan 'Nehir Söyleşi' ibaresini görünce ister istemez ''Mustafa Kutlu ile yapılmış bir söyleşi mi var karşımızda?'' diye meraklanmasına yol açan…

Yazar: mustafa kutlu
Yazarın bu eserinde çok kısa metinlerden oluşan bir bölüm ile uzun metinleri kapsayan ikinci bir bölüm vardır. Eserde şu hikâyeler yer alıyor: Seyfettini Severdik, Mahzun Mücahit, Bir Şey Yap, Su Sesi, Uysallığın Lüzumu Yok İsyanın Sırası Değil, Masal ve Rüya, Tâciserin Şiiri,Hikâye, Bahar Dalı, Yürüyen Hüküm, Hikâye, Aheste Beste, Kambur Hafız ve Minare, Hüzün ve Tesadüf , Karakoncolos, Dürbünlü…

Yazar: mustafa kutlu
Türk edebiyatı ve sinemasında göç olgusu işlenirken, taşradan büyük şehre gelip orada savrulan, talihsizce batağa ve çukura sürüklenen bilhassa genç kızlarımızın hikayesi çoka anlatılmıştır. Kapıları Açmak bu çerçevede tam bir ters hikaye dir. Eserin kahramanı Zehra olmaz denilen şeyi oldurmak üzere, büyük şehir batağından kaçıp evine, baba ocağına döner. Orada yeni ve temiz bir hayat kurmak için…

Yazar: edmund blair bolles
Bu derlemenin amacı, okura, bilim yazılarının da edebi bir metin kadar çekici ve okunmaya değer olduğunu göstermektir. Bilim yazılarının her zaman söyleyeceği önemli bir şeyi vardır; yazarlarının eşsiz hayal gücü, ele alınan konuyu renkli ve canlı bir biçimde okura sunar. Okur da bu yazıların eşliğinde, kendi başına yapamayacağı bir biçimde düşünmeye başlar. Bilim adamları kendi yazılarının bu ya…

Yazar: edmund blair bolles
Bu derlemenin amacı, okura, bilim yazılarının da edebi bir metin kadar çekici ve okunmaya değer olduğunu göstermektir. Bilim yazılarının her zaman söyleyeceği önemli bir şeyi vardır; yazarlarının eşsiz hayal gücü, ele alınan konuyu renkli ve canlı bir biçimde okura sunar. Okur da bu yazıların eşliğinde, kendi başına yapamayacağı bir biçimde düşünmeye başlar. Bilim adamları kendi yazılarının bu ya…


