Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: soner yalçın
1875 yılında başlıyor hikâyemiz. Bir ailenin hikâyesi bu. Ama ardında bir ülke gizli bu hikâyenin. Soner Yalçın, Efendi adlı yeni çalışmasında, bir ailenin köklerini araştırıyor, bunu yaparken de Türkiyenin geçmişindeki gizleri ortaya çıkarıyor ister istemez. Çünkü bu ailenin de gizleri var. Evliyazadeler İzmirin seçkin ailelerinden. Kitap onların soyağacıyla başlıyor. Ailenin üyeleri bu ülkenin…

Yazar: soner yalçın
Soner Yalçının kaleminden bu kez Osmanlıdan günümüze, Türkiyenin yaşamında önemli rol oynayan tarikatların, şeyhlerinin ve müritlerinin siyasî ve ekonomik alandaki güç lobisi gözler önüne seriliyor. Ve bir kez daha, Efendi kitabında olduğu gibi, Selanik kentinin din ve tarikatlar alanında ne denli merkezî bir konumda olduğu belgeleriyle ortaya konuyor. Sebatay Sevinin müritleri ya da Sebataycılar…

Yazar: soner yalçın
1993 yılının 3 kasım günü Soner Yalçına gelen zarftan bir nüfus cüzdanı çıkıyor. Ahmet Cem Erseverin nüfus cüzdanı bu. Ertesi gün de Erseverin cesedi kafasına iki kurşun sıkılmış olarak bulunuyor. Ve Soner Yalçın, Binbaşı Erseverle yaptığı gizli görüşmeleri kitaplaştırma kararı alıyor.İlk kez 1994 yılında yayımlanan ve büyük ilgi çeken bu kitapta Türkiyeyle ilgili birçok soruya yanıt bulacaksınız…

Yazar: soner yalçın, doğan yurdakul
Elinizde tuttuğunuz bu kitap, Türkiye'nin son elli yıllık tarihinin bir bölümünü deyim yerindeyse 'büyüteç altına almaya' çalışmaktadır. Reis kitabında, devletin kullandığı bir tetikçinin yaşamöyküsünü anlatırken, bir yandan da ona ve onun gibilere ihtiyaç gösteren tarihsel ortamı ortaya koymaya çalışmıştık. Şimdi de, aynı olayların başrollerinde yer almış bir istihbaratçının yaşam…

Yazar: soner yalçın
Benim ülkemde; düşünce hayatın düşmanı, kötülüğün simgesi olarak görülür. Düşünsel değerlere tutkuyla bağlı, soru soran - arayan - kovalayan zihne sadece düşmanlık edilir. Düşünen insanın korunağı yoktur… Benim ülkemde; iktidar ve güç uğruna hiçbir şeyden çekinmeyen her zorba güç, yalnızca kendi isteğinin onaylanmasını, gururunun okşanmasını ister… Benim ülkemde; kafasıyla değil, ağzıyla…

Yazar: giridi ali aziz efendi
Bundan 250 sene kadar önce, 1769 yılında kaleme alınan Muhayyelât, bütün Tanzimat edebiyatını ve o günden bugüne kadarki edebî verimlerimizi etkilemiş değerli bir eserdir. Doğu ile Batı hikâye ve romancılığını birleştiren vazgeçilmez bir edebiyat klâsiğimizdir. Hayal ile gerçeğin kol kola yürüdüğü bu harikulâde hikâyelerde biz insanların bütün ruh dünyası yansıtılır. Ahmet Kabaklının sadeleştirdi…

Yazar: şehbenderzâde filibeli ahmet hilmi
Tuhaf! Varla yok hiç bir olur mu? Örneğin ben şimdi varım, yarın yok olacağım. Bu ikisi arasında fark yok mu? dedim. Deli, başını çevirdi. Kahkahayı bastı: Vay! Sen varsın ha?! Acaba var mısın? Ruh ve madde âlemi arasında varlığın hakiki manasını arayan Raci'nin yolu nihayet bir gün, mezarlıktaki küçük kulübesinde yaşamını sürdüren Aynalı Baba ile kesişir. Benliğini şüphe ejderhasına te…

Yazar: iskender pala
Bir bütün idim ben Leylâ ile. Sense Leylâyım diyorsun. Sen Leylâ isen eğer; beni yakmaya hayalin yeter, takatim yok sana kavuşmaya. Varlığı olmayan bir zerreye aynadan ne fayda? Canım gideli hayli zamandır, cismindeki bir başka candır; bir özge candır. Sensin beni benden ayıran, uzaklaştıran. Ben yokum, senin tecellin var. Vuslatının ağır yükünü kaldıramam ki. Önceleri sen vardın, şimdi ben yok o…

Yazar: iskender pala
Kitâb-ı Aşk, bütün bu kavram kargaşası içinde aşkın katmanlarını, türlerini ve asaletini irdelemek, belki her düzeyden insanın gönlünde hissettiği, dimağında algıladığı ama asla net biçimde tanımlayamadığı duygularına açıklık getirmek için düzenlendi. Kitâb-ı Aşkın içindeki yazılar değişik zamanlarda ve farklı zeminlerde kaleme alınmış olmakla birlikte belli bir düzen ve bütünlük içinde bir araya…

Yazar: iskender pala
Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kalmak ü daha etkili kalmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler... Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir. Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler,…

Yazar: halikarnas balıkçısı
Halikarnas Balıkçısı, Turgut Reisin tarihsel kişiliğini çok severdi. Balıkçı çeyrek yüzyıl yaşadığı Bodrumun, Sıralovaz Yarımadasının ucundaki, Karabağ köyünde doğan Turgut Reisin serüvenini romanlaştırırken, aynı zamanda Turgut Reisin yaşamı çevresinde Osmanlı İmparatorluğunun gelişme ve gerileme dönemlerini de gözler önüne sermiştir. Balıkçının engin deniz bilgisi ve şiirsel bir dille kaleme al…

Yazar: halikarnas balıkçısı
Bu eserinde Halikarnas Balıkçısı, başta Uluç Reis olmak üzere, korsanlığa bir yandan Anadolu çelebiliğini, öte yandan Magripin büyüleyici gizemini katan, asıl önemlisi Avrupa kıyılarını bir Kartaca hışmıyla vuran Türk denizcilerini, o kendine özgü üslubu, içten ve coşkulu anlatımıyla romanlaştırıyor.

Yazar: halikarnas balıkçısı
Balıkçının kitaplaşmamış yazılarından derlenen bu yapıt, bir yandan yurdumuzun tarih, sanat ve uygarlığını sergilerken, öte yandan Anadolu birikiminin nesnel temellerine ışık tutuyor.

Yazar: halikarnas balıkçısı
Akdenizde geçmişten günümüze yansıyıp duran bu uygarlık ortamında, gerçekle mitolojinin iç içe girdiği bir serüvendir yaşam. Ve doğal olarak, ekmek kavgalarının, aşkların ve acıların, yerel boyutlarından sıyrılıp evrensel anlamlara dönüştüğü bir romandır Ötelerin Çocukları. Halikarnas Balıkçısı, denizle özdeşleşen insanların doğasını, çarpıcı ve parıltılı bir anlatımla romanlaştırmıştır.

Yazar: halikarnas balıkçısı
Gençlik Denizlerinde, Egenin gözüpek ve babacan denizcilerinin destansı yaşamöykülerini anlatan, doğa ve insan sevgisinin yurt gerçekleriyle bütünleştiği bir yapıt.

Yazar: halikarnas balıkçısı
Halikarnas Balıkçısı, Akdenizlinin karakteri hayırdan çok evet demeye yatkındır. Evet demek o denli kolaydır ki!.. Oysa hayır deyince bir sıkıntı duyulur. Altıncı Kıta evet! evet! ülkesidir, der. Altıncı Kıta Akdeniz, Halikarnas Balıkçısının hiçbir kitabına girmemiş yazılarından oluşuyor. Bu kitabıyla Balıkçı, Anadolu uygarlığına Akdeniz ölçeğinde ışık tutuyor. Bu ışığın, Akdeniz insanlarını birl…

Yazar: ömer seyfettin
Ömer Seyfettin, öykücülüğümüzün büyük ustası ve sade dilcilik akımının öncüsüdür. Rumelide bulunduğu yıllarda Yunan, Sırp, Bulgar ayrılıkçı komitelerinin gizli çalışmalarını sezmiş, ileride yazacağı yapıtlar için gözlemler yapıp malzemeler toplamıştı. Ulusçu ve idealist bir yaklaşımla, birçok öykülerinde bunları işledi. Doğru bulduğu tarihsel ve toplumsal değerleri savundu, yanlış bulduklarını el…

Yazar: ıvan sergeyeviç turgenyev
Babalar ve Oğullar Turgenyevin en büyük romanı olduğu kadar, Batılılaşmanın çelişkilerini yaşayan, devrimin eşiğindeki Rusyanın ruhunu en derinden yakalayan romanlardan da biridir. Kitap 1862de yayımlandığında, bir anda pek çok siyasi, edebi ve felsefi tartışmanın odak noktası haline gelmişti; ama bugün hâlâ okunmasını, bu tartışmaları hem içerip hem de aşmasını sağlayan edebi derinliğine, Vladim…

Yazar: halikarnas balıkçısı
Balıkçılar, sünger avcıları, dalgıçlar, gemiciler... Halikarnas Balıkçısının hikâye ve romanlarıyla gelen bu tipler, sadece edebiyata ilk kez geldikleri için ilginç değillerdir. Balıkçı, denize bağlı olarak, güzelliği, özgürlüğü, başkaldırıyı, insanoğlunun geçmişteki ve gelecekteki arayışlarını, kayıplarını, bunalımlarını, korkularını, ışığı kırar gibi kendiliğinden alabildiğine etkin bir anlatım…

Yazar: amin maalouf
Afrikalı Leo, gerçek bir yaşam öyküsünden çıkarılmış düşsel bri yaşamöyküsü: Bir berberin sünnet ettiği, bir Papanın vaftiz ettiği Hasan ibn Muhammed el-Vezzan ez-Zeyyati alias/namıdiğer Giovanni Leone de Medici'nin, Leo Africanus yani Afrikalı Leo'nun özyaşamöyküsü yazmış olsaydı yazacağı gibi... Amin Maalouf, bu ilk romanında -daha sonra Semerkant, Tanios Kayası, Doğunun Limanları, ve…

Yazar: gabriel garcia marquez
Yüzyıllık Yalnızlık'ı yazmaya başladığımda, çocukluğumda beni etkilemiş olan her şeyi edebiyat aracılığıyla aktarabileceğim bir yol bulmak istiyordum. Çok kasvetli, kocaman bir evde, toprak yiyen bir kızkardeş, geleceği sezen bir büyükanne ve mutlulukla çılgınlık arasında ayrım gözetmeyen, adları bir örnek bir yığın akraba arasında geçen çocukluk günlerimi sanatsal bir dille ardımda bırakmak…

Yazar: dan brown
İsviçre'deki Nükleer Araştırma Merkezi'nin (CERN) başarılı fizikçilerinden Leonardo Vetra cinayete kurban gitmiştir. Vetra'nın tek gözü oyulmuş ve göğsü Illuminati sembolüyle dağlanmıştır. Ancak CERN'in tek kaybı Vetra değildir. Ünlü fizikçinin son derece tehlikeli buluşu "karşı madde" de çalınmıştır. Cinayeti büyük bir özenle gizleyen CERN'in direktörü, Harvard…

Yazar: sabahattin ali
''İsteyip istemediğimi doğru dürüst bilmediğim, fakat neticesi aleyhime çıkarsa istemediğimi iddia ettiğim bu nevi söz ve fiillerimin daimi bir mesulünü bulmuştum: Buna içimdeki şeytan diyordum, müdafaasını üzerime almaktan korktuğum bütün hareketlerimi ona yüklüyor ve kendi suratıma tüküreceğim yerde, haksızlığa, tesadüfün cilvesine uğramış bir mazlum gibi nefsimi şefkat ve ihtimama la…

Yazar: ahmet ümit
''Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?'' Ahmet Ümit'in Sultanı Öldürmek romanı bu satırlarla başlıyor. Yıllardır aynı kadını bekleyen bir tarihçinin hikâyesi bu. Şahane bir aşk için harcanmış bir ömrün hikâyesi... Ser…