Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: attila ilhan
Bu kitap Attila İlhanın 1949-1952 yılları arasında, o dönem için yepyeni olan bir üslupla kaleme aldığı ve Varlık dergisinde bölüm bölüm yayımlanmış gezi yazılarından oluşuyor. Ama nasıl gezi yazıları? Aslında bir kısmı bugünden dönüp bakıldığında bir günü almayacak gibi görünen, ama zamanında başlı başına birer macera olan gezileri anlatıyor: İzmir-Sındırgı yolculuğu gibi. Attila İlhanın kalemi…

Yazar: attila ilhan
Hangi Seks, bir derleme olmanın çok ötesinde, cinsellik üstüne yazılmış bir kitap olmanın da ötesinde bir yapıt: Bir düşünürün, 20. yüzyıla bir de cinsellik alanında sorduğu sorular...

Yazar: attila ilhan
Attila İlhan, Hangi Sağda sağın üstlendiği işlevi, Batının bu akıma karşı aldığı tavrı, Türkiyedeki bir kesimin emperyalist stratejilere bilmeden araç oluşunu sergiliyor. Sağ kavramının tartışılmasına, yeniden değerlendirilmesine olanak sağlayan bir çalışma.

Yazar: attila ilhan
Attila İlhanın, aynanın içindekiler dizisinin ikinci kitabı. Yazar, Türkiyede kapitalizmin genel gelişme sürecini, toplumsal ve ekonomik oluşumlar, tarihin yeniden değerlendirilişi çabası içinde ve teknik olarak her türlü bireysel etkileşim ve hatta sapıklıkları kapsayacak geniş bir örüntü ile sergilerken, okura, 1919a geri dönüşlerle 1960ı yaşatıyor. 1974 - 1975 Yunus Nadi Roman Ödülü

Yazar: attila ilhan
İlk öykü kitabı Yengecin Kıskacı için, usta yazarımız şunları söylüyor: ... Yengecin Kıskacını yazarken, tipleme, olaylama, kurgulama sürecini, görselliğin en uç noktalarına götürmeye çalıştım; öyle ki, romanla senaryo arasındaki fark, görselliğin mekanik değil, beşeri olmasına indirgendi; böylece hikâyenin okurla iletişimi, üçüncü boyuta taşınmış oldu. Hiç değilse, ben öyle sanıyorum...

Yazar: attila ilhan
Cumhuriyet kuşaklarının dramı Atatürk sonrasında başlar. Çağdaşlaşmayı batılılaşma yapan sonrakilerdir. Hiç değilse, müdafaa-i hukuk doktorinini ulusalcı içleminden soyanlar, Dersaadet tipi kozmopolit bir batılılaşmayı Ankaraya göçürüp Cumhuriyetin resmi tutumu yapanlar, onlardır. Avcıoğlu, yeni devletin ilk yıllarından itibaren, Babıalinin, köhne kadrolarıyla Ankara bürokrasisini ele geçirdiğini…

Yazar: attila ilhan
Usta kalemimizin Aynanın İçindekiler roman dizisinin dördüncü kitabı Dersaadette Sabah Ezanları. Attila İlhan; imgelerle örülmüş tasvirleri, ilginç kişilikleri yansıtan tipleriyle, ulusal kimlik arayışını dönemin olayları eşliğinde yansıtıyor aynasından.

Yazar: attila ilhan
Saplantılarıyla boğuşan, genelgeçer ahlak kurallarının hor gördüğü bir durumu içinde hissederek yaşayan, Bayraktar Paşazadelerin kızı Suat... Kadınlardan korkan, onları doğru dürüst tanımayan ve fahişelerin dışında hemen hiçbirisine yanaşmamış, Manisa eşrafından Hacıbeyoğlunun oğlu Halim... Bu iki insan, hapsedilmiş bir ozanın kurtarılması için düzenlenen bir toplantının, kışkırtılmış halk kalaba…

Yazar: attila ilhan
Memleket o sıralarda gerçekten bir kurtlar sofrasına dönmüştür. Herkes çıkarını sömürmekte bulmaktadır ve bütün sömürücülerin parça parça yok ettiği şey halkın payıdır. Sürüklenilen yıkımdan kurtulmak için bir sentez ve bir hareket gereklidir. Romanda bunun ancak Kuvay-ı Milliye ruhuna bağlı demokrat bir toplumculuk ve ulusal bir devrimcilik olabileceği gösteriliyor. -Konur Ertop- İstanbul'…

Yazar: attila ilhan
"...canımı kurtarayım derken, vatanını kaybedersin!.." Kurtuluş Savaşı'nın en hareketli günlerini Mustafa Kemal'in yaşamı içinde anlatan Gazi Paşa, tarihsel olarak Kuva-yı Milliye'nin İzmir'e girişi ve Trakya'nın geri alınması ile sonlanıyor. Bu çarpıcı dönemin içinde Latife Hanım, Fikriye Hanım, İsmet Paşa, Fevzi Çakmak, Kazım Karabekir, Halide Edip, Fal…

Yazar: attila ilhan
Duvar Attila İlhan'ın ilk şiir kitabı. Daha çok özgürlük, eşitlik ve mutluluk ideali üzerine yazılmış, toplumsal gerçekçi ilk şiirler... İlhan, ''Duvar'daki şiirler, belki harbi etiyle kemiğiyle yaşamamış; ama gazete, radyo ve sinema yoluyla bir yandan; fırında kaybolan ekmek, seferber edilmiş ordu, pasif korunma ve karartmalar yoluyla öbür yandan; onun sertliğini ve hainliğin…

Yazar: attila ilhan
Bela Çiçeği, Attila İlhanın 1950ler boyunca sürdürdüğü bir şiirin son örneklerini olduğu kadar, 60lar ve 70ler boyunca sürdüreceği başka bir şiirin ilk örneklerini içermektedir. Hareketli, uyumlu ve zengin imgeli bir anlatımla yürüyen şiirler; yalnızlığa, kişisel sıkıntılara karşın, kitlelere ulaşma çağrılarıyla yüklü dizeler; gerilimin doruklarında bile umudu ve iyimserliği duyumsatan bir yapıt.…

Yazar: attila ilhan
Bir gül takıp da sevdalı her gece saçlarına/ çıktı mı deprem sanırdın kara kız kantosuna/ titreşir kadehler camlar kırılır alkışlardan/muammer beyin gözdesi karantinalı despina...Hemen dilimizin ucunda durur aslında Attilâ İlhan; mırıldanan bir şarkı olur, dökülüverir sokaklara. Ya da belleğimizin bir yerlerinde uslu uslu öylece oturmaktadır; beni de kırdılar içimden kırdılar/ karanlık camlardan…

Yazar: attila ilhan
Attila İlhanın cinsellik konusuna cesaretle eğildiği, büyük tartışmalar yaratan bu çarpıcı ve sarsıcı romanı yayımlandığında öyle bir yankı yarattı ki, kitabın adı gündelik dile girerek farklı kullanım alanlarında kendine yer buldu: Kimi zaman bir duygunun, kimi zaman bir olgunun normalden fazlalığını anlatmak için kullanılan bir deyim oldu Fena Halde Leman. Romanda ete bürünen Leman Korkutla ve…

Yazar: attila ilhan
Yağmur Kaçağı Attila İlhanın inadına yazdığı şiirleri kapsıyor. Aşk şiirleri yazdığı için eleştirildiğinden inadına aşkı, yolculuk şiirleri sanatçının toplumsal uğraştan kaçması olarak yorumlandığından inadına uzun yolculukları, limanları, farklı kentleri, kent insanlarını, fahişeleri, bıçkın denizcileri yazmış şair. Onun yarattığı engin imge okyanusunun çalkantılı sularında yelken açacak; her mı…

Yazar: attila ilhan
Elde Var Hüzün; Bazı şairlerimizin aksine, ben, ne şiir yapıyorum, ne de şiir yazıyorum. Ben, şiir söylüyorum, diyen Attila İlhanın dokuzuncu şiir kitabı. ... hayat zamanda iz bırakmaz / bir boşluğa düşersin bir boşluktan / birikip yeniden sıçramak için elde var hüzün

Yazar: attila ilhan
Ne kadınlar sevdim zaten yoktular / yağmur giyerlerdi sonbaharla bir /azıcık okşasam sanki çocuktular /bıraksam korkudan sanki gözleri sislenir / ne kadınlar sevdim zaten yoktular / böyle bir sevmek görülmemiştir Attila İlhanın gönüllere girmiş, dillere sinmiş, okuyan herkes için adeta içselleşmiş şiirlerinden biridir böyle bir sevmek. İmkansız aşkları, kent aşklarını, aşkların düşbozumlarını öyl…

Yazar: attila ilhan
Sisler Bulvarındaki şiirler; CHP diktası altında yaşanan 40 karanlığının ardından DP iktidarının acımasız bir biçimde sürdürdüğü soğuk savaş yıllarında yazıldı. Bu şiirlerde ... aşırı bir içtenliğe dayanan anlatım, ahenkli bir deyiş ve işlek bir dille birleşerek, belli bir lirizm doğurur. Ayrıca askıda yaşamanın yarattığı heyecanlı gerilim, sinema tekniğinden yararlanmanın sağladığı çarpıcı görün…

Yazar: attila ilhan
''Ne kadınlar sevdim zaten yoktular'' diye anlattı ''sevgili''nin hayatta somut bir karşılığı olmadığını Attilâ İlhan. Şimdi de ''Kimi sevsem sensin/hayret'' diyor. Yaşadığımız hayat karmaşıklaştıkça ''mümkünsüz'' hale gelen aşklarımızı mısralara döküyor, mısralarını, ruhumuzu hafif bir meltem gibi saran, bizi derinle…

Yazar: attila ilhan
Epeyce kadın gizlice erkek sözde kadınlar, mevsimlik sevdaların unutulmuş kızları, tasaları gizli cam güzeli kızlar, Sansaryan Handa sorgulananlar, kullanılmış yüzlerini aynalara bırakan muhbirler, derinlemesine yalnız tutuklular, mağlup sarhoşlar, parmak uçlarından yıldızlar damlayan adamlar... Attilâ İlhan birbirinden sahici insanlarıyla kent resimleri çiziyor bize. Tanıyoruz o insanları; kimi…

Yazar: attila ilhan
Bizi en ince yerimizden yakalıyor hep; birimizi, bazılarımızı değil, hepimizi... Kendini anlatıyor ama, dizelerinde hepimiz kendimizi buluyoruz, üstelik onlarda sadece biz varız sanarak. Öznel sevdalarımızı, bize ait olanı duyuyoruz onun sesinde. Hepimiz onun şiirinin kahramanlarıyız; bir türlü layıkıyla söylemeyi beceremediğimizi üç kelimeye sığdırıveriyor o: Ben sana mecburum! Attila İlhan şiir…

Yazar: yakup kadri karaosmanoğlu
Türkiye yakın tarihinin çeşitli dönemlerini romanlarında konu alan Yakup Kadri Karaosmanoğlunun Panoraması, Kurtuluş Savaşı ve sonrasının işlendiği Ankara romanının devamı sayılabilir. Yazar bu kitabında çok partili döneme geçişin çeşitli özelliklerini ve devrim heyecanının sönüşünü anlatıyor.

Yazar: yakup kadri karaosmanoğlu
1908-1911 yılları arasındaki siyasî olaylar. İttihat ve Terakki Fırkasının egemen olduğu dönemin muhalif gazeteci gözüyle eleştirisi. Kişisel çıkarlar uğruna girişilen ve halkın yararına herhangi bir düşünceye, ülküye dayanmayan çatışmalar. Bir devrin çözülüşü.
