
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.
Yazar: jeffrey moore
Sinestezi; sözcük anlamı duyuların birleşmesi.. Sinestezikler gerçeği farklı duyusal algılamaları karıştırarak görürler. Kimi için E harfi yeşildir örneğin. R'nin tiz bir sesi vardır, 5 sayısı sarı renktir ve Fa notası çikolata tadındadır. Bazı araştırmacılara göre tam bir hastalık olarak kabul edilirken, bazılarınca bir mucize, mistik bir insan yeteneği olarak kabul görür. İşin ilginç yanı,…

Yazar: fakir baykurt
Çocuklara layık güzel kitaplar yazmak isteyen yazarlar, onlara yukardan bakmaya özenmesin. Onlara ders vermeyi, öğüt vermeyi bıraksın. Çocuklar bunlardan bıkmıştır. Yazarlar çocuklara en iyisi, dünyanın gezip gördüğü yerlerinden, tanıştığı biliştiği insanlardan, ya da kendi çocukluğundan öyküler sunsun. Daha iyisi de yaşamdan öykülerdir. Bu öykülerden neler alıp almayacağını çocuklar kendi bilir.…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: khaled hosseini
Abdullah ve kız kardeşi Peri 1952 Afganistan'ında Shadbagh'ın küçük bir köyünde babaları ve üvey anneleriyle birlikte yaşamaktadırlar. Babaları Sabri sürekli iş aramakta, yoksulluk ve çetin kış şartlarıyla mücadele etmektedir. Adı gibi güzel ve iyi huylu olan Peri, kardeşi Abdullah'ın her şeyidir. Abdullah, bir ağabeyden çok ana-baba gibidir. Onun için yapmayacağı hiçbir şey yok…

Yazar: khaled hosseini
Abdullah ve kız kardeşi Peri 1952 Afganistan'ında Shadbagh'ın küçük bir köyünde babaları ve üvey anneleriyle birlikte yaşamaktadırlar. Babaları Sabri sürekli iş aramakta, yoksulluk ve çetin kış şartlarıyla mücadele etmektedir. Adı gibi güzel ve iyi huylu olan Peri, kardeşi Abdullah'ın her şeyidir. Abdullah, bir ağabeyden çok ana-baba gibidir. Onun için yapmayacağı hiçbir şey yok…

Yazar: erhan bener
Hol karanlıktı. Evin bütün perdeleri indirilmişti. Ürkütücü bir sessizlik vardı içerde. İkisi de farkında olmadan soluklarını tutmuşlardı. İlhan, Sahirin kolunu bırakmamıştı. Ayaklarının ucuna basa basa holü geçtiler, salona girdiler. Perdelerin aralığından sızan loş aydınlıkta çevreyi görmek mümkün oluyordu. Salon ve yemek odası biçiminde döşenmeşti sburası. Büyük, gösterişli, eski moda ama değe…

Yazar: erhan bener
Hol karanlıktı. Evin bütün perdeleri indirilmişti. Ürkütücü bir sessizlik vardı içerde. İkisi de farkında olmadan soluklarını tutmuşlardı. İlhan, Sahirin kolunu bırakmamıştı. Ayaklarının ucuna basa basa holü geçtiler, salona girdiler. Perdelerin aralığından sızan loş aydınlıkta çevreyi görmek mümkün oluyordu. Salon ve yemek odası biçiminde döşenmeşti sburası. Büyük, gösterişli, eski moda ama değe…

Yazar: ahmet ümit
İnsan ruhu mükemmel değil. Hiçbirimizin ruhu salt iyilikten, salt güzellikten, salt yücelikten oluşmuyor; hiç kimse masum değil, hiçbir zaman da değildi. Bakmayın geçmişteki yaşamların daha anlamlı olduğunu söyleyenlere, biz her zaman böyleydik. Şeytan ve melek, cellat ve kurban, kurnaz ve saf, yaratıcı ve yıkıcı, cesur ve korkak... Ahmet Ümit, romanlarında bir neşter gibi kullandığı kalemini, bu…

Yazar: ahmet ümit
İnsan ruhu mükemmel değil. Hiçbirimizin ruhu salt iyilikten, salt güzellikten, salt yücelikten oluşmuyor; hiç kimse masum değil, hiçbir zaman da değildi. Bakmayın geçmişteki yaşamların daha anlamlı olduğunu söyleyenlere, biz her zaman böyleydik. Şeytan ve melek, cellat ve kurban, kurnaz ve saf, yaratıcı ve yıkıcı, cesur ve korkak... Ahmet Ümit, romanlarında bir neşter gibi kullandığı kalemini, bu…

Yazar: goce smilevski
Bağlayıcı olması beklenir kardeşliğin. Öyle umulur. Kardeşler birbirlerine borçludur ya; bir soluk, bir omuz, bir teselli... Yine de düşünceler karmaşıklaşınca zihinde, unutulabilir borçlu addedildiğimiz görevler. Bu kitap, dünyaca ünlü psikanalist Sigmund Freud'un ve onun dört kız kardeşinin gerçekte de yaşanmış sarsıcı öykülerini anlatmaktadır. Freud, İkinci Dünya Savaşı döneminde Vi…

Yazar: goce smilevski
Bağlayıcı olması beklenir kardeşliğin. Öyle umulur. Kardeşler birbirlerine borçludur ya; bir soluk, bir omuz, bir teselli... Yine de düşünceler karmaşıklaşınca zihinde, unutulabilir borçlu addedildiğimiz görevler. Bu kitap, dünyaca ünlü psikanalist Sigmund Freud'un ve onun dört kız kardeşinin gerçekte de yaşanmış sarsıcı öykülerini anlatmaktadır. Freud, İkinci Dünya Savaşı döneminde Vi…

Yazar: rıza kıraç
Silinmiş bir geçmişin izinden gidiyoruz. Birdenbire ortaya çıkan bir askerlik arkadaşı... Kim olduğunu, nerden geldiğini, neden geldiğini bilmiyor... Anlatıcımızın hayatına aniden giriyor ve o hayatı yavaş yavaş değiştiriyor.Düşmüş Erkekler Masalı, Rıza Kıraçın üçüncü romanı. Kendinden kaçan erkekleri anlatıyor Kıraç. Bunu geçmişini yok ederek yapan Müstahak kadar, kendini sevgiden, yakınlıklarda…

Yazar: irfan orga
Osmanlı İmparatorluğunun çalkantılı son dönemlerinden, Birinci Dünya Savaşının yıkıcılığına uzanan bir öykü. Varlıklı bir ailenin adım adım yoksulluğa ilerleyişinin, bir arada kalma mücadelesinin, mantığın ve deliliğin çarpıcı anlatımı.Bir Türk Ailesinin Öyküsü, İrfan Organın samimiyetle, romansı bir üslupla kaleme aldığı anıları...Hayatım boyunca okuduğum en bize ait öykülerden birini içtenlikle…

Yazar: virginia woolf
Yirminci yüzyılda roman geleneğini köklü biçimde değiştiren yazarlar arasında önemli bir yeri olan Virginia Woolfun Deniz Feneri adlı kitabı, en çok okunan ve en sevilen romanları arasında yer alıyor. Bu romanıyla Woolf kendini zamanının öteki yazarlarından ayıran biçem ve yöntemi geliştirmiş, kendi roman tekniğine uygun en iyi yapıtını vermiştir. Bilindiği gibi James Joyce ve Virginia Woolf, bir…

Yazar: hakan günday
Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Babası bir insan kaçakçısı, Gazâ da onun çırağı. Henüz 9 yaşında. Yani, hayata ve insana dair, öğrenmemesi gereken ne varsa, hepsini öğrenecek yaşta. Doğu i…

Yazar: hakan günday
Siz bu cümleyi okurken, bir yerlerde insanlar, ülkelerindeki savaş, açlık ve yoksulluktan kaçmak için sonu zifiri bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor. Ancak bu hikâye o kaçak göçmenlerle değil, onları kaçıranlardan biriyle ilgili. Adı Gazâ. Babası bir insan kaçakçısı, Gazâ da onun çırağı. Henüz 9 yaşında. Yani, hayata ve insana dair, öğrenmemesi gereken ne varsa, hepsini öğrenecek yaşta. Doğu i…










