Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: hakan bıçakcı
Geceleri uykumda kendimi mi dişliyordum yani? Böyle bir hastalık var mı?Uyurgezerliğin bir türü mü bu? Yamyamlığın bir türü mü ya da?Yoksa ben mi icat ettim? Cinsel fantezi kurbanı olduğumu sanan doktora söyleseydim keşke,"İyi de doktor bey, ben yalnız yaşıyorum," diye.Söyleyememiştim. Tutmuştum kendimi. Nedenini de gayet iyi biliyordum aslında: Kendi kendimi bilinçsizce ısırıyor olmam,…

Yazar: hakan bıçakcı
Geceleri uykumda kendimi mi dişliyordum yani? Böyle bir hastalık var mı?Uyurgezerliğin bir türü mü bu? Yamyamlığın bir türü mü ya da?Yoksa ben mi icat ettim? Cinsel fantezi kurbanı olduğumu sanan doktora söyleseydim keşke,"İyi de doktor bey, ben yalnız yaşıyorum," diye.Söyleyememiştim. Tutmuştum kendimi. Nedenini de gayet iyi biliyordum aslında: Kendi kendimi bilinçsizce ısırıyor olmam,…

Yazar: allan weisbecker
Bir uyuşturucu kaçakçısı, gasp ettikleri eşyaları vakit öldürmek için karıştırıken karşısına çıkan kitaplardan kuantum fiziğine merak sarar ve hayatı onunla açıklama çabasına girişir. Orta ve Güney Amerika'da uyuşturucu kralları, haydutlar (banditolar), birbirinden kaçık tipler ve tabii ki CIA ve FBI gibi örgütler eşliğinde çizgi filmvari maceralar yaşanırken bir yandan da gerçekliğin temel…
9/10Kozmik Haydutlar hava, kara, deniz dinlemeden kıtalar arası seyahat eden uçarı bir macera. Haydutların her durağı ise apayrı bir felsefe. Kendince varlık nedenlerini arayan bir grup amaçsızın amaçlı hale dönen yaşamlarından 194 sayfalık bir izlek. Çok kültürlü dokusu, kutuplaşan dünyaya yönelttiği

Yazar: allan weisbecker
Bir uyuşturucu kaçakçısı, gasp ettikleri eşyaları vakit öldürmek için karıştırıken karşısına çıkan kitaplardan kuantum fiziğine merak sarar ve hayatı onunla açıklama çabasına girişir. Orta ve Güney Amerika'da uyuşturucu kralları, haydutlar (banditolar), birbirinden kaçık tipler ve tabii ki CIA ve FBI gibi örgütler eşliğinde çizgi filmvari maceralar yaşanırken bir yandan da gerçekliğin temel…

Yazar: allan weisbecker
Bir uyuşturucu kaçakçısı, gasp ettikleri eşyaları vakit öldürmek için karıştırıken karşısına çıkan kitaplardan kuantum fiziğine merak sarar ve hayatı onunla açıklama çabasına girişir. Orta ve Güney Amerika'da uyuşturucu kralları, haydutlar (banditolar), birbirinden kaçık tipler ve tabii ki CIA ve FBI gibi örgütler eşliğinde çizgi filmvari maceralar yaşanırken bir yandan da gerçekliğin temel…

Yazar: yusuf atılgan
Yusuf Atılgan (1921-1989), roman ve öykülerinde unutulmaz karakterler ve edebi bir tarz yarattı. Türk romancılığında modern anlatımın en iyi örneklerini verdi. Hayata hep karşı kıyıdan baktı. Yapıtlarında psikolojik yabancılaşma ve yalnızlık temalarını ustalıkla işledi. Fanatik bir okur kitlesi oluşturdu. Tamamlayamadığı son romanı Canistan ise ilk kez okuruyla buluşuyor. Yusuf Atılgan şimdi tüm…
8/10
Yazar: gerbrand bakker
Adının Emilie olduğunu söyleyen Hollandalı bir kadın Galler'in kuzeyinde eski bir çiftlik evine taşınır. Kocasını ve eski hayatını terk edip gelmiştir buraya – ama neden? Neden ancak bir süreliğine kiraladığı bir çiftliğin bahçesini güzelleştirmeye adar kendini? Neden bucak bucak kaçar herkesten? Ve neden kaçmadığı tek kişinin —bir geceliğine çiftlikte konaklayan ve ardından kalmaya devam ed…

Yazar: gerbrand bakker
Adının Emilie olduğunu söyleyen Hollandalı bir kadın Galler'in kuzeyinde eski bir çiftlik evine taşınır. Kocasını ve eski hayatını terk edip gelmiştir buraya – ama neden? Neden ancak bir süreliğine kiraladığı bir çiftliğin bahçesini güzelleştirmeye adar kendini? Neden bucak bucak kaçar herkesten? Ve neden kaçmadığı tek kişinin —bir geceliğine çiftlikte konaklayan ve ardından kalmaya devam ed…
9/10Dolambaç çareyi uzaklaşmakta arayan bir kadının,sorunlarından yalnızlıkla kurtulacağına inanan kalabalıktan sıkılmış insanın romanı. Neden ve sonuçları çok kesmeyen bir metin. Zaten farkında olunan şeylerin tozunu attıran bir rehber. Sessiz hüznüyle ince ince şipleyen türden bir öykü. Hafif bir ja

Yazar: gerbrand bakker
Adının Emilie olduğunu söyleyen Hollandalı bir kadın Galler'in kuzeyinde eski bir çiftlik evine taşınır. Kocasını ve eski hayatını terk edip gelmiştir buraya – ama neden? Neden ancak bir süreliğine kiraladığı bir çiftliğin bahçesini güzelleştirmeye adar kendini? Neden bucak bucak kaçar herkesten? Ve neden kaçmadığı tek kişinin —bir geceliğine çiftlikte konaklayan ve ardından kalmaya devam ed…

Yazar: gerbrand bakker
Adının Emilie olduğunu söyleyen Hollandalı bir kadın Galler'in kuzeyinde eski bir çiftlik evine taşınır. Kocasını ve eski hayatını terk edip gelmiştir buraya – ama neden? Neden ancak bir süreliğine kiraladığı bir çiftliğin bahçesini güzelleştirmeye adar kendini? Neden bucak bucak kaçar herkesten? Ve neden kaçmadığı tek kişinin —bir geceliğine çiftlikte konaklayan ve ardından kalmaya devam ed…

Yazar: mahir ünsal eriş
“Abim Atatürk’ü çok severdi, bense Allah’ı. Babam, annemi ve Galatasaray’ı severdi, annem de Ringo’yu. Babam yorgun bir adamdı. Gündüz vardiyasındayken her gün, çalıştığı taşocağında sanki onca kayayı sırtına vurup ordan oraya sürüklemiş gibi, kalan son canıyla eve gelir, çoğunlukla da tek kanallı televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bülteni sona ermeden uyuyakalırdı, akvaryumun karşısındaki ik…
10/10Samimiyet dolu,abartısız,sakin ve özenle işlenmiş hikayelerle dolu enfes bir yaz kitabı. seksenler doksanlar dönemini küçük ama gözden kaçması imkansız anektodlarla veren başarılı bir yazarın kaleminden yer yer kendisi yer yer başkalarının öyküleri.

Yazar: mahir ünsal eriş
“Abim Atatürk’ü çok severdi, bense Allah’ı. Babam, annemi ve Galatasaray’ı severdi, annem de Ringo’yu. Babam yorgun bir adamdı. Gündüz vardiyasındayken her gün, çalıştığı taşocağında sanki onca kayayı sırtına vurup ordan oraya sürüklemiş gibi, kalan son canıyla eve gelir, çoğunlukla da tek kanallı televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bülteni sona ermeden uyuyakalırdı, akvaryumun karşısındaki ik…

Yazar: mahir ünsal eriş
“Abim Atatürk’ü çok severdi, bense Allah’ı. Babam, annemi ve Galatasaray’ı severdi, annem de Ringo’yu. Babam yorgun bir adamdı. Gündüz vardiyasındayken her gün, çalıştığı taşocağında sanki onca kayayı sırtına vurup ordan oraya sürüklemiş gibi, kalan son canıyla eve gelir, çoğunlukla da tek kanallı televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bülteni sona ermeden uyuyakalırdı, akvaryumun karşısındaki ik…

Yazar: mahir ünsal eriş
“Abim Atatürk’ü çok severdi, bense Allah’ı. Babam, annemi ve Galatasaray’ı severdi, annem de Ringo’yu. Babam yorgun bir adamdı. Gündüz vardiyasındayken her gün, çalıştığı taşocağında sanki onca kayayı sırtına vurup ordan oraya sürüklemiş gibi, kalan son canıyla eve gelir, çoğunlukla da tek kanallı televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bülteni sona ermeden uyuyakalırdı, akvaryumun karşısındaki ik…

Yazar: mahir ünsal eriş
“Abim Atatürk’ü çok severdi, bense Allah’ı. Babam, annemi ve Galatasaray’ı severdi, annem de Ringo’yu. Babam yorgun bir adamdı. Gündüz vardiyasındayken her gün, çalıştığı taşocağında sanki onca kayayı sırtına vurup ordan oraya sürüklemiş gibi, kalan son canıyla eve gelir, çoğunlukla da tek kanallı televizyonun bitmek bilmeyen ana haber bülteni sona ermeden uyuyakalırdı, akvaryumun karşısındaki ik…

Yazar: sevgi soysal
Yabancılaştırmayı, yabancılaştırılmayı, insancadan kopmanın etkin ve edilgin biçimlerini, insancaya dönme özleminin ve savaşımının çıkar ve çıkmaz yollarını; hem tek tek öykülerin içerisinde, hem de bunların bütünselliğinde kavranan bir diyalektikle sergiler Soysal bu öykülerde...Serinkanlı bir gözlemcinin nesnel, aktarıcı anlatımı, duygulu, sıcak ve coşkulu bir anlatımla iç içedir. Seçilen anlat…
10/10Uzun zamandır okuduğum en çarpıcı en sert öykü kitabı.Sevgi Soysal okurken Tezer Özlü okumuş gibi olunan bir kitap ama Tezer Özlü'den daha güçlü daha başarılı bir anlatım ve daha derli toplu bir kurguyla. Soysal da hayatından izler katmış öykülerine çekinmeden eleştirmiş Hissettirmiş en önemlisi ken

Yazar: sevgi soysal
Yabancılaştırmayı, yabancılaştırılmayı, insancadan kopmanın etkin ve edilgin biçimlerini, insancaya dönme özleminin ve savaşımının çıkar ve çıkmaz yollarını; hem tek tek öykülerin içerisinde, hem de bunların bütünselliğinde kavranan bir diyalektikle sergiler Soysal bu öykülerde...Serinkanlı bir gözlemcinin nesnel, aktarıcı anlatımı, duygulu, sıcak ve coşkulu bir anlatımla iç içedir. Seçilen anlat…

Yazar: sevgi soysal
Yabancılaştırmayı, yabancılaştırılmayı, insancadan kopmanın etkin ve edilgin biçimlerini, insancaya dönme özleminin ve savaşımının çıkar ve çıkmaz yollarını; hem tek tek öykülerin içerisinde, hem de bunların bütünselliğinde kavranan bir diyalektikle sergiler Soysal bu öykülerde...Serinkanlı bir gözlemcinin nesnel, aktarıcı anlatımı, duygulu, sıcak ve coşkulu bir anlatımla iç içedir. Seçilen anlat…

Yazar: sevgi soysal
Yabancılaştırmayı, yabancılaştırılmayı, insancadan kopmanın etkin ve edilgin biçimlerini, insancaya dönme özleminin ve savaşımının çıkar ve çıkmaz yollarını; hem tek tek öykülerin içerisinde, hem de bunların bütünselliğinde kavranan bir diyalektikle sergiler Soysal bu öykülerde...Serinkanlı bir gözlemcinin nesnel, aktarıcı anlatımı, duygulu, sıcak ve coşkulu bir anlatımla iç içedir. Seçilen anlat…

Yazar: sevgi soysal
Yabancılaştırmayı, yabancılaştırılmayı, insancadan kopmanın etkin ve edilgin biçimlerini, insancaya dönme özleminin ve savaşımının çıkar ve çıkmaz yollarını; hem tek tek öykülerin içerisinde, hem de bunların bütünselliğinde kavranan bir diyalektikle sergiler Soysal bu öykülerde...Serinkanlı bir gözlemcinin nesnel, aktarıcı anlatımı, duygulu, sıcak ve coşkulu bir anlatımla iç içedir. Seçilen anlat…

Yazar: györgy dragoman
Dünyada birçok dile çevrilen ve büyük ilgi gören kitapta, olayları babası gizli polis tarafından tutuklanan ve bir çalışma kampına kapatılan 11 yaşındaki bir çocuğun gözünden izliyoruz. Günlük hayatın acımasızlığına yine de şakayla ve bir masalmış gibi bakan Catanın gözünden. Çavuşevsku Romanyasında babasız kalan Cata okulda karşılaştığı eziyet karşısında da sessiz kalır. Çernobil faciasının ardı…
10/10Edebiyatın mücevharatından nasibini almayan Dragoman’ın metni etkisini sessizliği ve sakinliğinden alan bir anlatı.Olayların içine çıkılmaz hallere sokulmadan da gayet güzel bir biçimde aktarılabileceğini kanıtlayan yazar hikayesinde vermek istediği mesajları küçük bir çocuğun ağzından egosuz,engels

Yazar: györgy dragoman
Dünyada birçok dile çevrilen ve büyük ilgi gören kitapta, olayları babası gizli polis tarafından tutuklanan ve bir çalışma kampına kapatılan 11 yaşındaki bir çocuğun gözünden izliyoruz. Günlük hayatın acımasızlığına yine de şakayla ve bir masalmış gibi bakan Catanın gözünden. Çavuşevsku Romanyasında babasız kalan Cata okulda karşılaştığı eziyet karşısında da sessiz kalır. Çernobil faciasının ardı…

