Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sinan yağmur
Ömrüm boyunca kaç kitap okudum bilmiyorum, lakin 'Aşkın Gözyaşları'nı okuduktan sonra anladım ki, meğerse ben hiç kitap okumamışım ve kara cahilmişim, ''Şems ve Mevlana'' hakkında... Teşekkürler Sinan hocam... - Murat Göğebakan En mahrem bir gecenin, en matemli anında akıyordu gözyaşları. Sırların habercileri, hızına yetişemiyordu gözyaşlarının. Çok konuştuk,…

Yazar: elif şafak
Bu kitap okunur okunmaz unutulmak için yazıldı. Suya yazı yazar gibi... Siyah Süt kadınlığın, kadınların hayatının kasvetli ve karanlık ama son tahlilde geçici bir dönemiyle ilgili. Birdenbire gelen ve geldiği gibi hızla dalgalar halinde çekile çekile giden bir haletiruhiye burada incelenen. Bu haliyle elinizde tuttuğunuz kitap bir nevi tanıklık. Otobiyografik bir roman. (...) Annelik dünyanı…

Yazar: murathan mungan
İlk kez yayımlandığı 1992den bu yana birçok yaz mevsimi geçti ama Yaz Geçere okurun ilgisi sönmedi, tersine giderek büyüdü. Yaz Geçer, Munganın 1986-1992 yılları arasında yazdığı ve üç alt bölümde topladığı, farklı uzunluklarda 10 şiirden oluşuyor.

Yazar: murathan mungan
Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz. (Arka Kapak)

Yazar: murathan mungan
Çocukluk, yakın akrabalar, Mardin, kitaplar, sevgiler, eski fotoğraflar... Murathan Munganın 1988-96 arasında yazdığı on metnin biraraya gelmesiyle oluşmuş otobiyografik bir anlatı Paranın Cinleri. Okurunu kendine çok yakın hisseden, paylaşan, içten dilinin yanı sıra, Mungan yapıtlarının biyografik kökenlerine işaret etmesiyle de özel bir kitap... Kitabın arka kapağında şunları söylüyor Mungan:O…

Yazar: burak özdemir
Yeryüzünde işler hiç iyi gitmiyordu. Dünya gergin, insanlar mutsuzdu.Artık zamanı gelmişti...Tanrı, imajını değiştirmesi için bir reklam ajansıyla anlaştı.Tanrı ile genç reklamcı, Messengerda chatleşmeye başladılar.Çocuk Nasıl olur da Tanrı insanla chatleşir? diye sordu.Musa ile çalılıklar üzerinden konuşmuştum, seninle de internetten yazışıyorum. Bunda şaşılacak bir şey göremiyorum yanıtını ald…

Yazar: neale donald walsch
Tanrı ile Sohbet - 3'ün kutsal ve spiritüel bir kitap olduğuna inanıyorum. Bu aslında üçlemenin her kitabı için de geçerli. Bu kitaplar yıllar, hatta nesiller boyu okunacak ve bunların üzerine çalışmalar yapılacak. Belki de yüzyıllar boyu. Çünkü beraber ele alındığında, üçleme, geniş bir konu çeşitliliğine sahip. İlişkilerin nasıl sağlıklı yaşanacağından, mutlak gerçeğin doğasına ve evrenin…

Yazar: neale donald walsch
Bir insanın Tanrı tarifini bilirseniz, o insanın potansiyelini bilirsiniz. İnsanın özlemleri, içindeki potansiyel gücü ve hayal gücü onun Tanrı anlayışını oluşturur. Tanrı insanın ulaşmak istediği her şey. Tanrı insanın olmak istediği yüce Benliği. Yazar, içindeki Bene Tanrı adını vermiş ve onunla konuşuyor. Herkes gibi: soruları sormayı bilen ve yanıtları işitmek için sabır gösteren herkes gibi.…

Yazar: neale donald walsch
Bu kitap bir umudun kitabı. Sen, ben, o... birlikte dünyayı (kendi dünyamızı ve gezegenimizi) değiştirebilme gücüne sahip olduğumuzu bilmek ne harikulade, ne heyecan verici bir duygu. Hepimizin içindeki Tanrı, Öz, Sevgi bize yaşamımızın ta başından beri hep aynı mesajı veriyor: BİRsiniz. Egomuz ise bunun tam zıddını bağıra bağıra söylüyor: AYRIsınız. Egomuzun sesini dinleyerek geldiğimiz durum or…

Yazar: neale donald walsch
Bu hayat bittiğinde ne olacak? Bizden önce giden sevdiklerimizle yeniden buluşacak mıyız? Tanrı bizi orada karşılayacak mı? Yargı Günü var mı? Sonsuzluğa kadar lanetlenecek miyiz? Cennete gidebilecek miyiz? Ölümden sonra neler olduğunu gerçekten bilebilecek miyiz? Bir şey OLACAK MI? Bu yanıtları bilseydik hayatımızı çok farklı yaşar mıydık? Ölmekten daha az korksaydık, hayatımızı daha az korkuyla…

Yazar: erhan özer
Gerçek bir tıp doktorundan, ruhunuzdaki ve bedeninizdeki iyileşme gücünü keşfederken sağlığınızı, kilonuzu, hayatınızı daha iyi yönetmenizi sağlayacak eşsiz bir başvuru kitabı... Vücudu hasta eden temel neden: asitlenme Asitlenmeden kurtulmak için yenmesi gereken gıdalar Hastalıkların kaynağı olan duygusal çatışmalar Kanserle değil korku ile savaş protein diyetlerinin zararları Ve iyileşmeye gide…

Yazar: paul auster
Her yazar, kitaplarına kendini de saklar. Ama gün gelir satır aralarında anlatmaktan vazgeçer kendisini. Artık yaş kemale ermiştir. Yaşadıkları, yaşayamadıkları, düşleri, gerçekleri... Hesaplaşma zamanıdır. Paul Auster'ın kendi hikâyesine dönerek yazdığı Kış Günlüğü, sıradan bir yaşamöyküsü değildir, usta bir kalemden çıkmış roman gibi bir yaşamdır. Yazar bu kitabı neden yazdığını kendi c…

Yazar: gabriel garcia marquez
1955 yılında yayımlanan Yaprak Fırtınası, Latin Amerika edebiyatında “büyülü gerçekçilik” diye anılan akımın ustası Gabriel García Márquez’in ilk önemli yapıtı. Bu uzun öykünün vurgulanması gereken bir özelliği de, Márquez’in yalnızca Yüzyıllık Yalnızlık değil, daha sonraki yapıtlarının da arka planını oluşturan düşsel Macondo kasabasının ilk kez bu kitapta ortaya çıkmış olması. Dev bir muz şirk…

Yazar: richard llewellyn
İki gömleğimle çoraplarımı ve yabanlık elbisemi, annemin ev işleriyle uğraşırken başına bağladığı küçük mavi başörtüsüne sarıp Vadi'den gidiyorum. Bu başörtüyü bir bohça gibi kullanmaktan daha çok cebimde taşımak isterdim, ama evde bu işi görecek başka bir şey de yok. Hasır sepet ise dağın öbür yanındaki Bay Tom Harris'lerde kaldı. Eğer bir mukavva kutu almak için Tossal'ın dükkân…

Yazar: hermann hesse
Hesse, 1943 yılında, tüm dünyanın savaş cehennemini yaşadığı sırada yazdığı Boncuk Oyunu'nda, Doğu ve Batı felsefelerinin kusursuz bir bileşiminden oluşan yeni ve ütopik bir dünya düzeni sunar okura. Sanat ve bilimde disiplinlerarası bir uyum üzerine kurulu, Hesse'nin düş ve düşün gücünün ürünü fütüristik bir oyun olan Boncuk Oyunu, bu yeni düzenin simgesidir. Bu kitabı "Doğu seyya…

Yazar: yakup kadri karaosmanoğlu
Millî Mücadele sırasında Orta Anadoluda bir köy. Tanzimat aydınının sosyo-psikolojik özelliklerinin uzantılarını taşıyan Ahmet Celal. Kendini kurtarıcı olarak gören, halkı eğitmeyi (ya da adam etmeyi) görev edinmiş, kafasında yarattığı gerçekle yaşanan gerçeğin çatışması sonucu yabanlaşan tipik aydın.

Yazar: ayn rand
Ayn Rand, bütün zamanlamaların en çok okunan felsefi romanı Atlas Vazgeçtiyi (Atlas Shrugged) 1957de çıkardı. Roman o günden beri her yıl ortalama 200.000 sattı. Amerikayı İncilden sonra en çok etkileyen kitap oldu. Ayn Rand -asıl adıyla Alişya Rosenbaum- 1500 sayfalık bu dev romanı için Bu bir felsefe tarihi kitabıdır. Düşüncemin vardığı son nokta da şudur: İnsanın kendi yaratıcılığını ortaya ko…

Yazar: ayn rand
Ayn Rand, bütün zamanlamaların en çok okunan felsefi romanı Atlas Vazgeçtiyi (Atlas Shrugged) 1957de çıkardı. Roman o günden beri her yıl ortalama 200.000 sattı. Amerikayı İncilden sonra en çok etkileyen kitap oldu. Ayn Rand -asıl adıyla Alişya Rosenbaum- 1500 sayfalık bu dev romanı için Bu bir felsefe tarihi kitabıdır. Düşüncemin vardığı son nokta da şudur: İnsanın kendi yaratıcılığını ortaya ko…

Yazar: richard bach
İşte sana, yeryüzündeki görevinin tamamlanıp tamamlanmadığını anlaman için bir test: Eğer yaşıyorsan, tamamlanmamış demektir.

Yazar: ayn rand
Ayn Rand, bütün zamanlamaların en çok okunan felsefi romanı Atlas Vazgeçtiyi (Atlas Shrugged) 1957de çıkardı. Roman o günden beri her yıl ortalama 200.000 sattı. Amerikayı İncilden sonra en çok etkileyen kitap oldu. Ayn Rand -asıl adıyla Alişya Rosenbaum- 1500 sayfalık bu dev romanı için Bu bir felsefe tarihi kitabıdır. Düşüncemin vardığı son nokta da şudur: İnsanın kendi yaratıcılığını ortaya ko…

Yazar: stefano e. d'anna
Size öğretilen ve anlatılan dünyanın, anlatıldığı gibi olduğunu söyleyenler sadece anlatanlardır. Korkmanız, çekinmeniz, endişe etmeniz gerektiği söylenen her şey, bu betimlemenin pençesindeki insanların fikirleridir. Oysa bunlar olumsuz duygulardır ve hiçbiri dünyaya geldiği haliyle insanın mayasında olan hisler değillerdir. İnsan korkusuz doğar. Korku, zorla öğretilir. · Hastalıklar ve ölüm, öğ…

Yazar: mehmet rauf
Birbirlerini buldukları anda, ister istemez kaybedeceklerdi.SUAT, HACER, SÜREYYA VE NECİPİN HİKAYESİ.Evli bir çift. Bir kız kardeş.Yakın bir dost.Yalnızlık. Tuhaf bir temas.Önlenemez bir açlık.Tüketen bir kıskançlık ve feci bir son.Tüm aşkların sınırsızca imkan dahilinde olduğu, imkansız temasının neredeyse tamamen saf dışı bırakıldığı günümüze inat bir zamanlar aşk neredeyse yasak, acı ve hasret…
