Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: andré gide
Timaş Edebiyatın Çağdaş Dünya Edebiyatı dizisinden çıkan ilk kitap Pastoral Senfoni, Nobel ödüllü yazar André Gidein en iyi bilinen eserlerinden birisidir. Huzuru yakalayabilmek için çırpınarak yaşayan ruhlar için aşk, acıya dönüştürülmesi en kolay, en hassas ihtiyaçlardan biridir. Kahramanların hepsi, ya Gidein kendisi ya da hayatında önemli rolleri olan yakınlarıdır.Pastoral Senfoni, bir kitap…

Yazar: murat menteş
“Öldürdüğüm insanlarla iyi arkadaş olacağımızı düşünmüşümdür hep.” Dublörün Dilemması’nın yazarından komik, hızlı, şoke edici bir roman daha. Gönül İşleri Bakanlığı’nda basın müşaviri dövüş ustası Fu. Başkalarının intikamını alarak hayatını kazanan Gıcırbey. Tarih öğretmeni dilber Şebnem Şibumi. Padişah yorganları satıcısı Enver Paşa. Dul gangster Hayati Tehlike. Mr.Spock, Abdülcabba…

Yazar: murat menteş
... Biz yetimler intikam iştiyakıyla doluyuzdur. Dehşeti dengelemeye yatkınızdır. Başkalarının öçlerini de almaya hevesleniriz. Yetimlik bize kanlı doğaçlamalar yapma cüreti verir. Suçlamakla ya da suç işlemekle kaybolmayan bir masumiyet imtiyazına sahibizdir. İtiraf etmeliyim ki, aziz okur, benim ömrüm, her birini gebertmek istediğim insanlarla aramdaki buzdağlarını eritmeye çalışmakla geçiy…

Yazar: dücane cündioğlu
Hakikat ve Hurafe herkese hitab etmiyor; bilakis, herkesin dışında kalabilmeyi başarmış küçük ve seçkin bir azınlığı; yani hakikat ile hurafe arasındaki ve bağlacını kaldırabilme gözüpekliğini gösterebilenleri kendisine muhatab alıyor; zira ancak ehl-i kıllet, esas itibariyle her hakikatin bir hurafe, her hurafenin bir hakikat olabileceğini lâyıkı vechile takdir edebilir ve sadece onlar hurafele…
10/10
Yazar: dücane cündioğlu
Hakikat ve Hurafe herkese hitab etmiyor; bilakis, herkesin dışında kalabilmeyi başarmış küçük ve seçkin bir azınlığı; yani hakikat ile hurafe arasındaki ve bağlacını kaldırabilme gözüpekliğini gösterebilenleri kendisine muhatab alıyor; zira ancak ehl-i kıllet, esas itibariyle her hakikatin bir hurafe, her hurafenin bir hakikat olabileceğini lâyıkı vechile takdir edebilir ve sadece onlar hurafele…

Yazar: dücane cündioğlu
İsteseydin eğer, bir kere isteseydin, evet bir kez gerçekten isteseydin olan olurdu... olacak olan olurdu... isteseydin olmaz bile olurdu...Sen hiç istemedin ki dostum! İstemek nedir bilmedin ki! Hiç tutulmadın sen! Tutkuların için ölmedin ki! İsteseydin ölürdün, ölseydin olurdun! Sen hiç olmadın ki! Evet, olmadın, çünkü sen hiç ölmedin! Ölecek kadar istemedin, ölümün pahasına istemedin, ölümüne…

Yazar: dücane cündioğlu
Var Eşrefoğlu Rumî bil hakikat Vücûdu fâni etmektir adı aşk Varlığa gelen her âdemin kendini varlığa getirene ihtiyacı iki cihettendir; ilki varlığa getirdiği için, ikincisi varlığını sürdürmesini sağladığı için. Evet varlığa gelmenin bir sebebi olduğu gibi, var kalmanın, varlıklı olmanın da bir sebebi vardır. İki farklı sebepten değil, bir sebebin iki cihetinden sözediyoruz aslında. Varolabilmem…

Yazar: dücane cündioğlu
Ufka dikin gözlerinizi, bakın, ustamız Hızır bizi bekliyor, iki denizin birleştiği yerde... günahların tam da ortasında...O hâlde, Yusuf gibi, dünyaya sırt çevirelim de varsın gömleğimiz arkadan yırtılsın!Kıyamet günü Münkerle Nekire gösteririz, tek hayırlı amelimiz bu! deriz; Biz dünyayı değil, sadece onu sevdik!Sakın zahire bakıp aldanmayın, yüzümüzün karalığı sevgiliye ihanetten değil, balçık…

Yazar: dücane cündioğlu
Nuh gemisine almadı beni; tektim çünkü. Elendim ve elenişim sırrını sulara gömdüm. Sahilsizdim. Hakikat gibi. Bir türlü göremedi dünya, ben bir hakikat idim. Hakikat niçin hep yaşlı, niçin hep ıslak Kavrayan mısın kavranan mı? Delilik özgürlüktür Kelbin kalbe secdesi Hayydan gelen hûya gider Hz. İnsanın tevazusu Hep tevazu Hikmet ve cinselli…

Yazar: sezai karakoç
Bu kitap, 19 Aralık 1988-27 Mart 1989 tarihleri arasında Diriliş Dergisinde yayınlanmış olup, metne, bu baskısından itibaren, yazarın İslâmın Şiir Anıtlarındaki Mesnevinin Başlangıç serisi ile Sütun adlı eserindeki üç yazı kitaba eklenmiştir..

Yazar: sezai karakoç
Bu kitabı oluşturan yazılar, Edebiyat başlıklı yazıya kadar 1974-1975 yıllarında Aylık Diriliş Dergisinde başyazı olarak, ondan sonrakiler ise 1976da Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğünde yayınlanmıştır.

Yazar: sezai karakoç
Bu kitabı oluşturan yazılardan, Ruhun Dirilişi, Dağ Çağrısı ve Hazreti Yusufun Düşü adlı yazılar, 1969 yılında Mağara ve Işık adı altında kitap olarak yayınlanmış, öbürleri ise, 1969 ve 1970 yıllarında Diriliş Dergisinde çıktıktan sonra, 1970 yılında Ölümden Sonra Kalkış ve Allaha İnanma ve İnsanlık adlarıyla kitaplaşmıştır.

Yazar: sezai karakoç
Bu kitap, Nisan 1966dan Mart 1967ye kadar, Diriliş dergisinde DİRİLİŞ imzasıyla yayınlanan başyazılardan oluşmuştur.

Yazar: sezai karakoç
Bu kitaptaki yazılar, 7. sayfadaki Kıyamet Aşısı adlı yazıdan 71. sayfadaki Oruç ve Diriliş adlı yazıya kadar, Haftalık Büyük Doğu Dergisinde, 1967 yılında; Oruç ve Diriliş adlı yazı, İslâm Düşüncesi Dergisinin Aralık 1967 sayısında; diğerleri, Ekim 1969dan Ocak 1971e kadar Diriliş Dergisinde, Zülküfül Makamında Bir Sütun başlığı altında yayınlanmıştır. Cumanın Anlamı adlı yazı, Dergide M.B.Y. im…

Yazar: sezai karakoç
Bu kitaptaki yazıların Sallantı isimli yazıya kadar olanları, Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğünde, Mayıs 1977 - Temmuz 1978 tarihleri arasında, diğerleri ise Aylık Diriliş Dergisinde, Ekim 1979 - Ağustos 1980 tarihleri arasında, Zülküfül Makamında ya da Makamda üstbaşlığıyla yayınlanmış olup daha sonra kitap haline getirilmiştir.

Yazar: sezai karakoç
Rüzgar Uçurtmamı rüzgar yırttı dostlarım Gelin duvağından kopan bir rüzgar. Bu rüzgar yüzünden bulutlar yarım Bu rüzgar yüzünden bana olanlar O ceviz dalları, o asma, o dut, Gül gül, mektup mektup büyüyen umut.. Yangından yangına arta kalmış tut. Muhabbet sürermiş bir rüzgar kadar.

Yazar: sezai karakoç
Bu kitap, ilk sekiz bölümü 1975'de aylık Diriliş Dergisi'nde, son bölümleri ise 1976 Mayıs'ında Diriliş Pazartesi-Perşembe Günlüğü'nün ilk üç sayısında yayınlanmak suretiyle oluşmuştur. (Tanıtım Bülteninden)

Yazar: ömer tuğrul inançer
Muhammedden muhabbet oldu hâsıl Muhammedsiz muhabbetten ne hâsıl?
