
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: alain corbin, georges vigarello, jean-jacques cortine
Bedeni bütün görünümleriyle incelemeyi amaçlayan ve üç ciltlik kolektif bir yapıt olan Bedenin Tarihi, gezegenlerin, gizli güçlerin, muskaların, değerli nesnelerin etkisinden bağımsız olarak tasavvur edilmiş, Rönesans'ın ateşlediği kültürel çatışmanın içinde kendine has özellikleriyle sivrilen bir bedenin tarihini, "modern" bedenin doğuşunu ele alıyor. Son ciltte Stephane Audoin…

Yazar: alain corbin
Bedeni bütün görünümleriyle incelemeyi amaçlayan üç ciltlik kolektif bir yapıt olan Bedenin Tarihi, gezegenlerin, gizli güçlerin, muskaların, değerli nesnelerin etkisinden bağımsız olarak tasavvur edilmiş, Rönesans'ın ateşlediği kültürel çatışmanın içinde kendine has özellikleriyle sivrilen bir bedenin tarihini, "modern" bedenin doğuşunu ele alıyor. İkinci ciltte Alain Corbin, O…

Yazar: alain corbin, georges vigarello, jean-jacues courtine
Bedeni bütün görünümleriyle incelemeyi amaçlayan üç ciltlik kolektif bir yapıt olan Bedenin Tarihi, gezegenlerin, gizli güçlerin, muskaların, değerli nesnelerin etkisinden bağımsız olarak tasavvur edilmiş, Rönesans’ın ateşlediği kültürel çatışmanın içinde kendine has özellikleriyle sivrilen bir bedenin tarihini, “modern” bedenin doğuşunu ele alıyor. İlk ciltte Daniel Arasse, Jean-Jacques Courtine…

Yazar: alfred jarry
Fransanın önde gelen eleştirmenlerinden Albert Thibaudet, kara mizahın dev karakteri olan ÜBÜyü yaratan Alfred Jarry hakkında şunları yazıyordu. Rachildein Akıl Almaz Şeytanlıklar Okulu diye adlandırdığı şeyin Jarry tarafından kurulduğu doğru değildir. O kurucular en az üç kişidir ve zaman bakımından Jarry onların sonuncusudur. Lautreamont, Rimbaud ve Jarry. İlk ikisi kuyruklu yıldızlar gibi geli…
9/10
Yazar: alfred jarry
Fransanın önde gelen eleştirmenlerinden Albert Thibaudet, kara mizahın dev karakteri olan ÜBÜyü yaratan Alfred Jarry hakkında şunları yazıyordu. Rachildein Akıl Almaz Şeytanlıklar Okulu diye adlandırdığı şeyin Jarry tarafından kurulduğu doğru değildir. O kurucular en az üç kişidir ve zaman bakımından Jarry onların sonuncusudur. Lautreamont, Rimbaud ve Jarry. İlk ikisi kuyruklu yıldızlar gibi geli…

Yazar: e. a. wallis budge
Dünya edebiyatının başlangıcı Antik Yunan sanılır; çünkü henüz Sümer tabletlerinin keşfedilmediği, hiyerogliflerin çözülmediği XIX. Yüzyılda Batı uygarlığına öncekilerden ayrı bir temel uydurma kampanyası başlatılmıştı.Mezopotamyada ve Nil vadisinde yapılan araştırmalar edebiyatın ilk metinlerinin beş bin yıl öncesinde yaratıldığını ortaya çıkardı. Piramitler gibi şaşırtıcı bir edebiyat da üretmi…

Yazar: carl gustav jung
Jung bu denemeleri kaleme aldığı 1930’larda, 65 yaşındaydı. Joyce’dan altı, Picasso’dan beş yıl daha yaşlıydı. Böylesi bir üçlünün, birbiriyle neredeyse eşzamanlı ilişkileri sanat dünyası bağlamında çok önemli bir kazanım sağlaması yanında, sonraki kuşaklarca, birbirlerine yansıtmaları nedeniyle de şans sayılmalı. Mazhar Candan’ın Önsöz’ünden...

Yazar: thomas bernhard
Geçmiş zaman kipinin yoğunluğuna karşın olayların şimdi yaşanıyormuş gibi algılandığı,kimi paragrafın kendisi kadar uzun cümlelerekarşın anlatılanların bir nefeste okunduğuuzun metrajlı kısa öykülerden oluşan Ses Taklitçisi, Thomas Bernhardın kendi akışları içinde çok da dikkatleri çekmeyen gazete haberlerini andıran sıradan görünüşlü yaşantıların,aslında ne kadar gerçek ve ne kadar yakın olabile…
8/10
Yazar: thomas bernhard
Geçmiş zaman kipinin yoğunluğuna karşın olayların şimdi yaşanıyormuş gibi algılandığı,kimi paragrafın kendisi kadar uzun cümlelerekarşın anlatılanların bir nefeste okunduğuuzun metrajlı kısa öykülerden oluşan Ses Taklitçisi, Thomas Bernhardın kendi akışları içinde çok da dikkatleri çekmeyen gazete haberlerini andıran sıradan görünüşlü yaşantıların,aslında ne kadar gerçek ve ne kadar yakın olabile…

Yazar: thomas bernhard
Geçmiş zaman kipinin yoğunluğuna karşın olayların şimdi yaşanıyormuş gibi algılandığı,kimi paragrafın kendisi kadar uzun cümlelerekarşın anlatılanların bir nefeste okunduğuuzun metrajlı kısa öykülerden oluşan Ses Taklitçisi, Thomas Bernhardın kendi akışları içinde çok da dikkatleri çekmeyen gazete haberlerini andıran sıradan görünüşlü yaşantıların,aslında ne kadar gerçek ve ne kadar yakın olabile…

Yazar: ali artun
Sanat manifestoları 20. yüzyılda sanatın tarihinin en sahici belgeleridir. O nedenle manifestolara başvurmadan modernizmi ve avangardı canlandırmak boşunadır. Onlar, çağdaş sanatın bilinçaltının da şifreleri sayılır. Ayrıca, sanat manifestolarının gücü, başta felsefe ve politika olmak üzere, sanatın ötelerinde de etkili olur. Çağdaş eleştirel düşüncenin esin kaynaklarından biri, bu manifestoların…

Yazar: deniz artun
Sarayın ve kilisenin kalesi Fransız Akademisi, 19. yüzyılda yaşanan modernleşme karşısında sarsılmaya başlar. Bu süreçte ortaya çıkan, dünyaya açık, liberal zihniyetli özel akademiler, millî ve resmî Paris Güzel Sanatlar Okulunun katı lonca disiplinine ve dogmalara dayalı eğitimine meydan okur. Bu özel akademilerin ilkini 1868de panayır güreşçisi Rodolphe Julian kurar. Güzel Sanatlar Okulunun yab…

Yazar: carl gustav jung
Jung bu denemeleri kaleme aldığı 1930’larda, 65 yaşındaydı. Joyce’dan altı, Picasso’dan beş yıl daha yaşlıydı. Böylesi bir üçlünün, birbiriyle neredeyse eşzamanlı ilişkileri sanat dünyası bağlamında çok önemli bir kazanım sağlaması yanında, sonraki kuşaklarca, birbirlerine yansıtmaları nedeniyle de şans sayılmalı. Mazhar Candan’ın Önsöz’ünden...

Yazar: thomas bernhard
Bir insanı umutsuz bir durumda gözlemliyoruz, durumun umutsuz olduğunu biliyoruz ve umutsuz durum kavramını da biliyoruz, ama bu insanın umutsuz durumuna karşı hiçbir şey yapmıyoruz, çünkü bu insanın umutsuz durumuna karşı bir şey yapamayız, çünkü biz kelimenin tam anlamıyla böyle bir insanın umutsuz durumu karşında aciziz, oysa böyle bir insanın ve onun umutsuz durumu karşısında aciz olmamak zor…

Yazar: thomas mann
Thomas Mann’ın son eseri olarak tasarladığı Doktor Faustus (1943-1947), kendini şeytana adayan bir sanatçının romanıdır. Besteci Adrian Leverkühn’ün kurmaca biyografik romanında Thomas Mann, tarihsel Faust mitini yeniden canlandırır ve döneminin büyük tehlikeler içeren sorunsalı nasyonal sosyalizmle ilişkilendirir. Mann’ın, gelişkin toplum ruhunun insan bedeninde arkaik ilkelliğe teslim oluşu şek…
9/10
Yazar: thomas mann
Thomas Mann’ın son eseri olarak tasarladığı Doktor Faustus (1943-1947), kendini şeytana adayan bir sanatçının romanıdır. Besteci Adrian Leverkühn’ün kurmaca biyografik romanında Thomas Mann, tarihsel Faust mitini yeniden canlandırır ve döneminin büyük tehlikeler içeren sorunsalı nasyonal sosyalizmle ilişkilendirir. Mann’ın, gelişkin toplum ruhunun insan bedeninde arkaik ilkelliğe teslim oluşu şek…

Yazar: elias canetti
Körleşme, düşünce ile gerçeklik arasındaki süreklik arasındaki sürekli savaşımın görkemli bir simgesidir; dünya kargaşasındaki insanoğlunun yükselişini ve çöküşünü dile getiren bir anıt-romanıdır. Çağımız edebiyatının ağırlık noktalarını oluşturan tek bir konu yoktur ki, bu romanda işlenmiş olmasın. KÖRLEŞME gerçekte büyük bir dehşetin romanıdır. görünüşteki bireysel boyutlar içerisinde, körleşmi…
10/10
Yazar: elias canetti
Körleşme, düşünce ile gerçeklik arasındaki süreklik arasındaki sürekli savaşımın görkemli bir simgesidir; dünya kargaşasındaki insanoğlunun yükselişini ve çöküşünü dile getiren bir anıt-romanıdır. Çağımız edebiyatının ağırlık noktalarını oluşturan tek bir konu yoktur ki, bu romanda işlenmiş olmasın. KÖRLEŞME gerçekte büyük bir dehşetin romanıdır. görünüşteki bireysel boyutlar içerisinde, körleşmi…

Yazar: thorsten botz-bornstein
Arka Kapak Rüya kuramını film çalışmaları bağlamında ele almak, bu kuramın içinde geliştiği özgün, klinik bağlamdan çıkarak esasen estetik kaygıların şekillendirdiği bir ortama geçmeyi gerektiriyor. İşte Filmler ve Rüyalar'da Botz-Bornstein da tam bunu yapıyor: Rüyaları estetik ifadeler olarak değerlendirip bu özel ifadelerin ne şekillerde geliştirildiğine odaklanıyor. Rüyaları psikolojik…

Yazar: pascal bonitzer
Uzun yıllar ünlü sinema dergisi Cahiers du cinemanın yayın yönetmenliğini yapan Pascal Bonitzer, sinemayı sinema yapan temel özellikleri tek tek sorgulama konusu haline getirmiş özgün bir düşünürdür. Bu dergide yayımlanmış yazılarını bir araya getiren Bakış ve Ses, daha önce yayımladığımız Kör Alan ve Dekadrajlar gibi, temel bir saptamayla yola çıkıyor: Sinema, teknik aygıtın yapısından, çekim ko…

Yazar: d. w. winnicott
Bebekler ve çocuklarla gerçekleştirdiği yoğun klinik çalışmalardan yola çıkan D. W. Winnicott, insanın ruhsal ve kültürel gelişimine ilişkin değerli katkılarda bulunmuştur. Rüyalar, oyun oynama, yaratıcılık, kültürel deneyim, bireydeki eril ve dişil öğeler arasındaki üstü kapalı rekabet gibi birbiriyle ilgisiz görünen konular arasındaki bağı irdeleyen Winnicottın en belirleyici katkılarından biri…




