
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Sara Dane
Bu gün dünyanın ötesinden Çanakkale'ye ANZAC günü kutlamasına gelen Avustralyalalırın geçmişin anlatan güzel bir tarihi roman. Bu günün zengin ve müreffeh ülkesi Avustralya bir zamanlar İngiltere'nin ceza kolonisi idi. Bir ekmek veya mendil çalan insanlardan siyasi suçlulara kadar çok sayıda insan Avustralya'ya sürüldüler. Sara Dane buraya suçlu olarak sürgün edilen ama hayatı değişen bir kızın hikayesini anlatıyor. 1980'li yılların başında aynı adlı diziside oynamıştı. Yaşı 40'ın üzerinde olanlar hatırlayacaktır eminim.
Baskı: Üç Silahşörler
Bu kitaba Üç Silahşörler adının verilmesi aslında çok garip. Çünkü Athos, Porthos ve Aramis Üç Silahşörlerkenn ortada olay yoktur. Ne zaman ki aralarına D'Artagnan'ın (Dartanyan) yani 4. silahşörün yeni katılmasıyla olaylar başlar.
Baskı: On İki
1812'de Fransa'nın Rusya seferini temel almış bir vampir romanı. Bence vakit kaybı.
Baskı: İlkbahar Rüyası
Kitabın yarısında sonunu tahmin edebiliyorsunuz. Kristin Hannah'ın hayat için umut veren kitapları Debbie Macomber'ın kitaplarına benziyorlar. Onlar gibi kolay okunuyorlar. Ama konular daha yoğun ve değişik hikayelerle anlatıyor.
Baskı: Boleyn Mirası
İngiltere Kralı 8. Henry'nin dördüncü karısı Clevesli Anne ile beşinci karısı Katherine Howard'ın ağzından anlatılıyor olaylar. Ayrıca kitaptaki üçüncü anlatıcı Henry'nin ikinci Kraliçesi Anne Boleyn'in felaketine neden yengesi Jane Parker Boleyn. .
Baskı: Yabancı
Kısa olmasına rağmen içerdiği anlamlar açısından muhteşem bir eser. Kitap bana Fransız filmlerini hatırlattı. Fransız filmlerinde de insanların gündelik hayatları üstünden olgular verilir ve tartışılır. Buradaki yapı da aynı. Olaylar kitabın başkahramanı genç Meursalut'un ağzından anlatılıyor.Böylece onun ruh dünyası anlatılıyor. Topraktan ve doğal şartlardan uzaklaşan modern insanın iki felaketinden birinin portresi çizilmiş romanda. Modern hayat insanları ya aşırı duyarlı hale getiriyor yada aşırı duyarsız hale. Aşırı duyarlılık, panik ataklar, aşırı çalışma, çok para kazanma isteği, aşırı sosyal aktivite ihtiyacı, şunu yapayım bunu halledeyim buraya gideyim gibi aşırı hareketlilik, uykusuzluk, sıkıntı, depresyon hali olarak karşımıza çıkarken aşırı duyarsızlık ise insanlara, olaylara, duygulara gereken anlamı vermemek, bu dünya da bir seyirci gibi yaşamak, kendi başına gelenleri bile tam kavrayamamak, kendi için bile üzülememek olarak karşımıza çıkıyor. Meursalut'un durumu tam bu halde. Albert Camus bu kitabı 1942'de yani 72 yıl önce yazmış. Ama 2002'de yazılmış gibi de uyarlanabilir. Güncelliğini hala koruyor.
Baskı: Kutsal Aşk
Başları iyiydi. İngilizlerin İskoçlara uyguladığı mezalimi iyi anlattı. Ama sonu çok hızlı bağlamış. Kitabın serim bölümü hızlı olmuştu, düğüm kısmı çok uzun sürdü. Ama çözüm de çok hızlı oldu.