
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kalp Asla Unutmaz (Matchmakers #4)
Rochford Dükü Sinclair ve Leydi Frencesca Haughston arasında çok daha farklı bir ilişki ümit etmiştim. Biraz hayal kırtıklığına uğradım. çöpçatan serisinin diğer kitapları bende daha fazla beklenti yaratmıştı bu kitap için. Neyse okunması kolay bir kitaptı. Başka kitapların arasına katık oldu. ;))
Baskı: Kız Kardeşler Arasında
V.C.Andrews'un tüm romanlarının Çatılarda geçmesi gibi Kristin Hannah'ın tüm romanlarıda kız kardeşler arasındaki sorunları, onların ilişkilerini anlatıyor ve sevginin önemini anlatıyor. Kitaplar, umut veren tarzda ve sıkıcı değiller. Ayrıca hep mutlu sonla bitiyorlar.
Baskı: Bir Tutam Gündüz Bir Tutam Gece
Bir hikayede birden çok konuyu içeren bir kitap. Medyanın insanları anlayıp dinlemeden mahkum etmesi sonucu insanların olaylar ve kişiler konusundaki kararları üstündeki yönlendirici etkisi, insanların çok fazla bireyselleşmesinin ve ailelerin dağılmasının yarattığı olumsuzluklar, insanların onların seven, onlarla ilgilenen insanlara olan ihtiyacının ve ailenin önemi çok güzel vurgulanmış kitap.
Baskı: Kürk Mantolu Madonna
Bu kitap bir roman değil uzun bir öykü. İnsanın yalnızlığını, çok düşünen, duyguları derin, düşünmeyi bilen insanların sığ insanlar arasındaki yalnızlığını çok güzel anlatmış. İnsanın değişmek istese de değiştiremediği kendisine engel olamadığını,insanların arasında ama yalnız, boş düşünceli insanlar arasında anlamlı insanlar arayan çok duygulu, tutkulu ama utangaç olması nedeniyle kendi duygularını birilerine aktarmak çekinen insanların hikayesini anlatıyor. Kitapta Raif Bey sonunda kendine benzeyen bir insan bulur. Ama onunla ancak yazdıkları aracılığı ile konuşabilir ancak.
Baskı: Böğürtlen Kışı
Bir evlat kaybetmenin bir anne için ne kadar yıkıcı olduğunu anlatan kolay okunan, akıcı bir romandı. Son ve başlangıcı birbirine bağlı olduğu bir yapı kurmuş yazar.
Baskı: Tarihin Seyrini Değiştiren Deniz Yolculukları
İçerdiği konular açısından güze lbir eser. Ama içeriğinin çoğunu wikipedia'dan kopyala yapıştır yapılmış. Ayrıca kimse kitap baskıya girmeden tümmetni oturup okumamış. Kitapta, başı başka yerde sonu başka yerde cümleler, cümle düşüklüklerinden bir sürü var. Ayrıca alakasız konuların kitaba doldurulması da tümüyle işi karıştırmışı. Kitabın adı: TARİHİN SEYRİNİ DEĞİŞTİREN DENİZ YOLCULUKLARI. Ama kitabın içinde deniz yolculuklarını içermeyen bir sürü şey dahil edilmiş. Valetine Baker İngiliz asıllı Osmanlı Devletine hizmet etmişbir Paşa. Kitapta onunu yer alması abes ile iştigal olmuş. Antartik'te Güney Kutup Dairesine yapılan ve trajik sonla biten seferin lideri Robert F.Scott'un kitapta neyeri var anlamadım. Scott ve ekibi güney kutubuna karadan gitmeye çalıştılar. Sir Mark Auriel Stein çok değerli keşifleri olan bir araştırmacı. Ama o da keşiflerini Doğu Türkistan çöllerinde yaptı. Hele Gertrude Bell ise Arabistan çöllerini araştırmıştır. Casus Lawrence'ın yol göstericisi oluşmuş bir kadın. Ne alaka deniz yolculukları ile. En fazla İngiltere'den yaptığı yolculuk var. Bu arada kitabın sonundaki Deniz Kuvvetleri Komutanlığınını internet sitesinden alınan Büyük Türk Denizcileri bölümü hoşuma gitti.
Baskı: Arsen Lüpen - Tuzak
10 yaşlarında iken Arsen Lüpen'in maceralarını severek okurdum. Eski günleri yad etmiş oldum. Niye çocukken bu öyküleri sevdiğimi anladım. Düşünme gerektirmeyen, herşeyi okuyucuya acıklayana, akıcı,ilginç öykülermiş.
Baskı: Masum Ölüm (Eve Dallas, #15)
Masumiyeti yok edenler cezalandırılmalı ama bazen para gücü ile tutulan hukukun boşluklarından faydalanan suçlular kanunlardan kaçıyor. Ama kendini kanunun üstünde görüp suçluları cezalandırmak insanlarda Tanrı Kompleksi yaratır. Bu konuyu merkez alan bir kitap.
Baskı: Geçmişten Gelen Ölüm (Eve Dallas, #14)
Cinayet ve soruşturma yanı aşk yanından fazla olan bir kitaptı. Teğmen Eve Dallas'ın geçmişi hakkında daha fazla şey öğrendik. Her kadın Roake gibi bir kocası olsun ister :Zeki, yakışıklı, karısına deli gibi aşık, başarılı, zengin bir adam. Hem de karısını gözetip kollayan, ihtiyaçlarını fark eden insan ötesi bir erkek.
Baskı: Lord Arthur Savile'in Suçu
Bu kitapta 4 öykü var. İlk öykü AHMAKLIĞI bir sanat haline getiren toplumun zengin ve yüksek kesiminin gençliğini alaycı bir şeklide gülünçlüğünü ortaya koyan bir öykü. İkincisi modenrliğin klasik hayat tarzını ve bakış açısını yok ettiğini gösteren bir öykü. İnsanların gizemli olmadığı halde öyle görünme çabalarını anlatan bir öykü. Biri ise hiç beklemediğiniz olayların hayatta önünüze çıkabileceği gerçeği ve üst düzey insanların çocuklarını hayata uygun yetiştirmediklerini ortaya koyması açısından güzel bir örnek.
Baskı: Kıyıya Vuran Hayatlar (Seaside Knitters Mystery, #1)
Debbie Macomber'ın Küçük Mucizeler Dükkanı ile cinayet romanı arasında bir kitaptı.
Baskı: Ölüm Üstadı (Mistress of the Art of Death, #1)
Tarihi roman ve dedektiflik romanını birleştirmişbir eser. Bazı tarihi hatalar olsada fenel olarak oldukça iyibir bir kitap. 12. yüzyıl Avrupasında Yahudilerin nasıl görüldüğünü, tarihte Hristiyanların onlara nasıl baktığını açıklaması yönünden oldukça doğru. Müslümanların Yahudilere bakış açısını da vermiş. Kitabın yazarının kitabın sonunda kitabın tarihsel gerçeklikleri hakkında yaptığı açıklamalar ise kayda değer. Gerçekte olanla kurguda olan arasındaki farkları detaylı olarak anlatmış. Okuyucnun kurguyu gerçek sanmasını istememiş. Bir çok tarihi kurgu yazan kişiler buna hiç önem vermiyor. Bu arada İngiltere'de 17.yüzyıla kadar yemek sofrasında zatal yoktu çünkü bilinmezdi. ;)) Yazar bu detayı atlamış. :)
Baskı: Deniz Feneri Yolu (Cedar Cove Serisi 1)
Yazarın öbür kitaplarına rağmen çok daha gerçekçi öykülere sahip. Ana fikri yaşam ölümden güçlüdür; Yaşadığımız kayıplar ölümler, boşanmalar veya kayıplara rağmen hayat kendiniz için yinede yaşamaya değerdir.
Baskı: Dr. Jekyll ve Mr. Hyde
Bu kitap yazıldığında henüz psikoloji bilimi yeni kuruluyor olduğundan bu gün bizim için normal gözüken şeyler o zamanlar oldukça farklı görülüyormuş. Bu gün insanın içinde iyi ve kötünün yüce ve basit değerlerin birlikte yer aldığını biliyor ve normal görüyoruz. Ama Victoria dönemi İngilteresi için bu durum kabul edilemezdi. Bir insanın ve aynı bedenin içinde birden çok kişilik olması durumuna kişilik bölünmesi deniliyor. Yaşanan travmalara bağlı olarak gerçek kişilik bölünüyor. Hatta bazı durumlarda kişiliklerin birbirlerinden haberlerinin olmadığı bile oluyor. Tedavi ile kişilikler birleşerek bir bütün oluşturabiliyorlar. Robert L. Stevenson bir 19. yüzyıl insanı olduğundan ve o devirlerde insanlık deneyler yolu ile bir çok keşif yaptığından kişilik bölünmesini bir deney sonucu olarak göstermiş.
Baskı: Vanya Dayı
40'lı ve 45'li yaşlar kişinin kendisi ile geçmişi ile hesaplaşma yıllarıdır. Keşke şöyle yapsaydım, keşke bunu yapmasaydım dediği yıllardır. Vanya Dayı'nın hesaplaşması bu yönde. Anton çehov'un bu tiyatro oyununda oluşturduğu kişilikler içinde en ilginci Doktor karakteri. Doktor, çevrenin ormanların katledilmesinin insanlığın felaketine olduğunu, gelecek zarar göreceğimizi düşünen, et yemeyen bir vejateryen. Oyunun yazıldığı 1900 yılı için çok sıradışı ve garip gözüken bu karakter, günümüze çok uygun bir karakter. Tak suçu zamanın ötesinde olması.
Baskı: Son 18 Saniye
Kitabın başı fantastik bir şekilde başladı. Kör bir kadın ölen insanların yaşadıkları son 18 saniyesinde yaşadıklarını veya hatırladıklarını görerek polise yardımcı oluyordu. Karakterler birbirlerinden bağımsızdı. Ama yazar ikinci yarıda tüm karakterleri anlamlı bir şekilde birbirleri ile bağlantılandırmış.Sonunda cevapsız soru bırakmamış. Kendi mantık dizisi içinde anlamlı ve başarılı bir eser.
Baskı: Vişne Bahçesi
Bu kitap bir tiyatro eseri. Çarlık Rusyasında feodal düzen sonrası yani toprak köleliğinin kalkmasından sonra yeni düzene ayak uyduramamış paranın yönetimini bilmeyen, müsrifçe yaşamak dışında toplumun gelişmesine hiç katkısı olmayan Rus aristokrasisi ile yeni yeni ortaya çıkmaya çalışan küçük ve orta burjuvazi, sorunların çaresini bir halk devriminde gören ümit dolu devrimcinin anlatıldığı çok güzel bir eser. O zamanki Rus toplumunu çok iyi bir şekilde yansıtıyor. Anton Çehov'un dehasını gösteriyor. İflas etmiş aristokratları kurtarmak için elde kalan son şey olan ve çok sevilen Vişne Bahçesi etrafında geçer olaylar. Aşk fikrine bir erkekten çok daha fazla aşık toplumda işlevsiz kadınların üzücü hikayesi de oyunun içinde çok güzel verilmiş. Okumayanlara tavsiye ederim.
Baskı: Tutsak Yüreğim (Tudor Gülü Üçlemesi, #1)
Tarihsel gerçeklik tam olmasa da güzel bir aşk romanı. Astım konusunda ilginç bilgiler vardı sonunda.
Baskı: Dostluk Ekmeği
Yüksek teknoloji toplumuna ulaşan günümüz insanı sosyalleşmeyi sanal hale getirdiğinden toplumsal paylaşım, kişisel iletişimin yarattığı duygusal ve psikolojik desteği kaybetti. Sonuçta psikolojik hastalıklarda patlama yaşandı. Dostluk ekmeği paylaşım, insan ilişkileri ve dostuluğun sıcaklığın anlatması yönünden çok güzel bir konuya sahip. Tek sorunu konunun akışının biraz tutuk olması, daha akıcı olabilirdi.
Baskı: Uyumsuz (Uyumsuz, #1)
Benim yazacağım yorum kitaptaki öykü ile ilgili değil. Hatta bir çok kişi zırvalamış, incir çekirdeğini doldurmayan şeylerden bir sürü şey üretmiş diye düşünebilir. Kusura bakmasınlar. Ben kitabın hikayesinin arkasındaki düşünce yapısı ile ilgili şeyler yazmak istiyorum. Veronica Roth bir öykü çerçevesinde insanlık değerlerini sorgulamış. Cesaret nedir? Cesaret, adrenalin hormonunun vücutta neden olduğu uyuşturucu etkisine benzer etkiyi hissetmek için, hayatını aptalca tehlikeye atmak mıdır? Cesurların tren hareket ederken binip inmeleri gibi. Gerçek cesaret korkularına rağmen korkunu kontrol altında tutarak yapılması gerekenleri yapmaktır. Kitabın sonunda Tris acılarına, kayıplarına rağmen Fiziksel, ruhsal acılarını bastırarak, korkuların kontrol ederek yapılması gerekeni yaptı. Bilgelik nedir? Eğitim insanı geliştirir, eğitim artan insan tevazu sahibi olmalıdır. Eğer bilgi gurur ve kibir ile birleşirse insan ruhunu sarar ve onun dondurur. Bilgelik grubunun hatası buydu. Yüzlerce yıl önce Yunus Emre bunu güzel bir şiir ile açıklamış. İlim ilim bilmektir İlim kendin bilmektir Sen kendini bilmezsin Ya nice okumaktır Haddini bilmeyen Bilgelik üyeleri içinde okumanın bir anlamı yok. Fedakarlık nedir? Birilerin mutlu etmek, birilerin bir şeyden korumaktır fedakarlık. Ama yapılan fedakarlığın karşısında bir şeyi elde etmek önemlidir. Tris’in anne ve babası her anne babanın yaptığını yaptılar, kendilerin evlatları için feda ettiler. Ama onların fedakarlığı sadece evlatların kurtarmak için değil, diğer insanalrı kurtaracak birini kurtarmak için yapılmış bir fedakarlıktı. Kitabın en başında Toplulukların ortaya çıkışı tanıtılmış. Saldırganlığı suçlayanlar Dostluk Topluluğunu Cehaleti suçlayanlar Bilgelik Topluluğunu İkiyüzlülüğü suçlayanlar Dürüstlük Topluluğunu Bencilliği suçlayanlar Fedakarlık Topluluğunu Korkaklığı suçlayanlar Cesurlar Topluluğunu Kurmuşlar. Başta iyi niyetle başlan her yönetim gibi onlarda iyi niyetliymişler ama insanoğlunun yozlaşmış yanı her sistemi de yozlaştırdığı gibi onları da yozlaştırmış. En sonunda gençlerin yani ergenlerin zekaları, yetenekleri ve yaptıkları seçimlerin geleceklerini belirlemede nasıl etkili olduğunun aytını çiziyor Uyumsuz kitabı. Ergenlikte yapılan seçim geleceğini nasıl şekillendirmesine bir örnek verecek olursak, eşit zekada ve ailelerinin okumaları için her türlü imkanı sağladığı iki erkek kardeş düşünelim. Kardeşlerden biri ders çalışırken öbürü dışarıda futbol oynuyor. Biri liseyi bitirip okumayı bırakırken öbürü üniversite okuyor, bir kariyer yapıyor. Lise bitiren kardeş düşük maaşlı bir iş buluyor, işten çıkarılmasa bile aldığı yeterli gelmediğinden hep ailesinin desteğine muhtaç kalıyor, okuyan kardeş üniversitede kariyer yaparken değişik topluluklara dahil olur ve daha iyi bir hayat standartı sağlarken, okumayan kardeş hem parasal sıkıntı çekiyor, yetişkin olmasına rağmen ailesine bağımlı kalıyor, hem de bulunduğu çevre dışına çıkamıyor. Kardeşler evlendikleri zaman yaşam şekilleri, eşleri, çocuklarının yaşam kaliteleri daha da farklı hale geliyor. Tris ve onun gibi uyumsuzlar her tür yönlendirmeyi ret eden bir yapıdalar. İnsanlar genelde yaşadıkları topluluğun değerlerin sorgulamadan kabullenirler. Çocukken öğrendiklerimiz zihnimizde bir çeşit refleks haline geliyor. İçinde bulunduğumuz toplulğa uygun bir birey haline geliyoruz. Ama her toplumda aykırılar çıkar. Uyumsuz kelimesi günümüz siyasi literatürüne göre isimlendirirsek Anarşist demek daha uygun olur. Çünkü Anarşizm, her koşulda her türlü otoriteyi reddeder. Kitapta değinilen bir başka güzel nokta ise gençlerin anne ve babaların hiç sorgulamadan kabullenmeleri. Ergenler anne ve babalarının da bir zaman ergen olduklarını, onlarında okula gidip, denklemlerle boğuştuklarını, sivilcelerinin olduğunu, ergenlik sorunları yaşadıkların düşünmezler. Annelerinin yakışıklı delikanlılara uzaktan aşık oldukların, onlarla flört ettiklerini, babalarının güzel kızların yolunu gözleyip onlara aşık oldukların düşünmezler. Gençler için anne babaları yetişkin olarak doğdular ve anne-baba formatında yaratıldılar. Gençlik, ergenlik sadece onların hayatında vardır. Tris’de Cesurluk’a gelene kadar annesinin geçmişini hiç sorgulamamıştı. Annesi hakkında çok şey bilmiyordu. O sadece Beatrice ve Caleb’ın annesiydi. Ama fedakar annesi ele avuca sımaz bir Cesur’du. Annesinin gerçeğini Tris ilk kez o zaman gördü. Kitabı okumayanlar tavsiye ederim.
Baskı: Çingene Tarotu
Kitabın içeriğini çok beğenmesemde kartlar çok güzel çizilmiş. Sana eseri gibiler.
Baskı: Erbakan Eziyet Edilerek Yalnızlığa Yükseltilen Bir Siyasal Liderin Portresi
Oldukça ilginç bilgiler içeriyor. Konular hakkında, insanlar hakkında bir sürü şey öğrendim bu kitaptan. Günümüz Türkiye siyaseti hakkında bilgi almak isteyenlere tavsiye ederim.
Baskı: Nemesis (Harry Hole, #4)
Kitabın adı ve eserin Norveçli bir yazara ait olması beni çekmişti. Ayrıca Norveç'in başkenti Oslo'da geçmesi ilginç geldi. Alkole kendini kaptırmış bir polis olan Harry Hole'un hikayesi. Bir dedektif romanı değil daha çok macera romanı bu eser. Çünkü dedektif romanında katil, ipuçları verilir sonuçta çözümü okuyunca anlarsınız yazarın bunları verdiğini. Ama Nemesis'de birden çok olay ve düğüm oldukça sıra dışı şekilde çözülüyor. Kitabın düsturu "Hiç bir şey göründüğü gibi değildir."