
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ipek ongun
Ölüm ve doğum...Geçmiş ve Gelecek...Tıplı kar taneleri ve baharlar gibi...Hayatımızı oluşturan değişik renkler...Bitmedi bir de ofiste yaşananlar var.Dedim ya süperstar gibiyim, diye.Dün sabah ofise geldiğimde ne göreyim... Masam çiçekler içinde...Ve bir not-Tanrının verdiği en güzel hediye. Tadını çıkar.Ve altında tüm çalışanların imzaları...Kutlamalar. İyi dilekler... Çok çok hoştu.İşte sayende…

Yazar: ipek ongun
İpek Ongun un Bir Genç Kızın Gizli Defteri Dizisinin son kitabı Aysun, yaz tatili için Almanya dan Türkiye ye gelirken, çelişkili duygular içindeydi. Üstelik kendi arzusuyla değil, babasının zorlamasıyla gerçekleşiyordu bu gezi. Kuzeni Özgür ve eşi Serra'yla anlaşabilecek miydi? Ya Furkan? O ne olacaktı? Yaz sonunda, evine dönerken ise ne çok şey değişmişti. Her şeyde…

Yazar: ipek ongun
Hayatta ne çok yollar yürüyoruz. Okul yolları... Çocukluk yolları... İlk gençliğin sancılı yolları... Üniversite yolları... Romantizmin acı tatlı yolları... Çalışma yolları... Dönüp baktığımda bir prizma görüyorum sanki... Serra´nın ne çok yüzü var. Çocuk Serra... Okullu Serra... Üniversiteli Serra... Aşık Serra.. Başka başka yollar, başka başka hayatlar, başka başka kimlikler, düşünceler…

Yazar: ipek ongun
Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisinin beşinci ve son kitabında İpek Ongun hayatla yüz yüze gelen gençleri anlatıyor. Üniversitenin son yılında Serra ve arkadaşları günümüzün zor koşullarıyla baş etmeye çalışırken, onlara yine Doğanay Hoca sohbetleri yardımcı oluyor.Soru soran kişinin, düşünen insan; düşünen kişininse gerçek anlamda özgür insan olduğunu; hayatını ve kişiliğini sorgulayarak amacın…

Yazar: ipek ongun
Eğer sevinçlerimizi içimizde hasret olmadan paylaşabiliyorsak, dertlerimizi gizlice sevinmeden bölüşebiliyorsak, kötü kişi olmayı göze alarak birbirimize doğruyu söyleyebiliyorsak, böylece birbirimizi yanlışlardan koruyabiliyorsak, samimiyetle saygının ince çizgisini çizebiliyorsak, birbirimizi yargılamadan olduğumuz gibi kabullenebiliyorsak, dünyalara bedel bir dostluğa sahibiz demektir. Aldığım…

Yazar: ipek ongun
Neden yazarız? Daha doğrusu neden anı defteri tutarız? Yaşamımızın her döneminde, ama özellikle ilk gençlik çağında, sorunlarımızı, mutlu mutsuz anılarımızı bizi yargılamadan dinleyen, paylaşan birilerine gereksinim duyarız. Ve -bu biri- evet, bildiğiniz, anı defterimizdir. On beş yaşındaki Serra tüm duygularını, düşüncelerini anı defteriyle paylaşıyor. Annesiyle babası neden garip davranıyorlar?…

Yazar: french oje, t. b.
Dedikodu için en az iki kişi gerekir, ve de bolca malzeme... Derin ve Pera, birbirini tanımayan iki kadın, ortak bir arkadaşlarının düğününde “bekârlar masası”na düşerler, bu talihsizliklerini sohbetle bastırmaya çalışırken, koyu bir muhabbet başlar. Derin ve Pera’nın birbirlerine anlattıklarını, sırlarını, güldüklerini, ağladıklarını dinlerken masadaki 3. kişi olarak sizin de sohbete dâhil o…

Yazar: mümin sekman
Önce kendi kanatlarına güven!Büyük başarı kalpten gelir, beyinde büyür, ellerden hayata akar.Dışımızdaki limitler, içimizdekiler kadar büyür ya da küçülürler.Kafesten çıkınca değil, kafesi içimizden çıkarınca özgürleşiriz.Kendi yolundan, kendi kanatlarıyla, kendi hayaline gidenlere,Kendi gücüyle başarmayı anlatan yeni bir başarı müfredatı:Baş + arı: Baş olmak için arı gibi çalışmak gerekir!Başarı…

Yazar: rahmi vidinlioğlu
Gittin! Seni benden, beni senden koparttılar! Kahpe bir intihara dönüş bileti kesti gişedeki Azrail! Tımarhanelere kaldırdılar beni, kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar!Başlamadan bitti aramızdaki her şey! Bitti! Sen, Bitti bile diyemedin! Başlayan şeyler bit(t)er, ben seni sevmeye başlamadım ki... derdim!Bitti! Her bitiş yeni bir başlangıcın fragmanıydı! Aramızda sıradağlar…

Yazar: rahmi vidinlioğlu
Gittin! Seni benden, beni senden koparttılar! Kahpe bir intihara dönüş bileti kesti gişedeki Azrail! Tımarhanelere kaldırdılar beni, kollarıma kocaman serum şişelerinde gözyaşları bağladılar!Başlamadan bitti aramızdaki her şey! Bitti! Sen, Bitti bile diyemedin! Başlayan şeyler bit(t)er, ben seni sevmeye başlamadım ki... derdim!Bitti! Her bitiş yeni bir başlangıcın fragmanıydı! Aramızda sıradağlar…

Yazar: rahmi vidinlioğlu
TERK EDİP GİDERKEN beni, hiç değilse yatağıma bir köpeğe zehirli et atar gibi attığın KİRLETİLMİŞ bedeninden utan! Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum! Sen hiç değilse terk edip giderken beni, yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan! Utan tenime değen ellerinden, utan bakışlarından ki onlar değil miydi sanki durmadan gö…

Yazar: rahmi vidinlioğlu
TERK EDİP GİDERKEN beni, hiç değilse yatağıma bir köpeğe zehirli et atar gibi attığın KİRLETİLMİŞ bedeninden utan! Ben büyük bir suçmuşçasına yüzüme vurduğun şairliğimi çoktan unuttum! Sen hiç değilse terk edip giderken beni, yalnızlıktan kanayan kulaklarıma merhem diye sürdüğün o yalan aşk sözlerinden utan! Utan tenime değen ellerinden, utan bakışlarından ki onlar değil miydi sanki durmadan gö…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Ben hiç mutluluktan delirmedim ama delirmekten mutluyum.Herkes bana acıyor, asıl şizofrenin kendileri olduğunu bilmeden.Biliyorum çok çirkinim. Kentin içine girsem beni dışarı kusar.Oysa ben iç kanamalı bir hastayım ve kendime gölgesiz bir akşamüstü arıyorum.Sürgün yanlarımdan vurgun yemek hoşuma gidiyor. Her gece ölü bir kıza mektuplar yazıyorum. Fırtına yüklü gemileri kanımda yüzdürüyorum.Artık…

Yazar: kahraman tazeoğlu
siz hiç başkasını öldürerek intihar ettiniz mi?hemen yarın birini sevin; çok sevin.onu canınızın öbür tarafı yapın.mesela, sevdiğiniz geceye ağladığında karanlık üstünüzeyapışacak olsun ıslak ıslak.iki kişilik doyun acıktığınızda..ve bir zaman sonra içinizdeki o,size acı vermeye başlasın ve ne zamanonu içinizden söküp atmak içinbir hamle yapsanız, kendinizi parçalıyormuş gibi olun.daha sonra yeni…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun? İnsanın terk edildiğinde değil, unutulduğunda yalnızlaştığını ve unutulmanın insanoğluna verilmiş en büyük ceza olduğunu, insanı asıl yalnızlaştıranın, uzağındayken unutulmak değil, yakınındayken hatırlanmamak olduğunu... Sen bana neleri öğrettiğini biliyor musun? Başkalarının gözlerindeki ışığı görebilmemiz için, önce kendi gözlerimizdeki karan…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Aramadığın yerlerde olmayı seçiyorum nedense. Karşılaşma ihtimalimizin olmadığı... olamayacağı. İlk ışıktan sağa dönüyorum hep. Senden değil, seninle karşılaşmaktan korkuyorum. Şekil değiştirmişiz biz. Ben giderken, sen gelirken değişen ne varsa bilmediğim; karşılaştığımızda bir şamar gibi inecek yüzüme sanırım. O yüzden kaçıyorum karşılaşmalardan. Korkmak değil bu. Korkudan korkmak b…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Bir aşk, bir adamın bakışlarında nasıl sizin olabilir? Siz ki küçük bir kız çocuğusunuz; o aşkı almaya cesareti nereden bulursunuz? Diyelim ki, cesaretsizliğinizin nazıyla, siz ellerinizi açmadan adam aşkı avuçlarınıza bıraktı (içinde gözleriyle birlikte). Siz nasıl taşıyabilirsiniz adama olduğu kadar aşka da çocuk kalırken?Ve bir yazar aşk yazmışsa sayfalara, kelimeleri daha mı anlaşılır okunur?…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Yavaşça ayağa kalktı. Gidiyordu işte. Ardı yapacaktı beni. Sildim göz yaşımı kalktım ayağa. Her soruyu anlama çeviren gözleriyle sustu. Bana acıyarak bakıyordu. Noktası çalınmış cümle sonum durdu öylece. Sana birbirinden güzel yalnızlıklar biriktirdim. der gibiydi. Dudakları kıpırdadı, inler gibi, çok çocuk kaldın aşka, kendi gölgesine basmaktan korkan... diyebildi sadece. İşte gidiyordu. Bir dah…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Yavaşça ayağa kalktı. Gidiyordu işte. Ardı yapacaktı beni. Sildim göz yaşımı kalktım ayağa. Her soruyu anlama çeviren gözleriyle sustu. Bana acıyarak bakıyordu. Noktası çalınmış cümle sonum durdu öylece. Sana birbirinden güzel yalnızlıklar biriktirdim. der gibiydi. Dudakları kıpırdadı, inler gibi, çok çocuk kaldın aşka, kendi gölgesine basmaktan korkan... diyebildi sadece. İşte gidiyordu. Bir dah…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Kalır gibi gidişlerini izledim önce, sonra gider gibi kalışlarını… Ve anladım ki ne sen gidebiliyorsun ne ben kalabiliyorum. Öyle bir hayat yaşıyoruz ki şimdi; ağlamak gülmenin mahkumu, gülmek ağlamanın gardiyanı gibi sanki… Ve anladım ki ne seninle ağlayabiliyorum, ne de sensiz gülebiliyorum. Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım bilmiyorum. Bir gün gerçekten seni terk edebilecek miyi…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Kalır gibi gidişlerini izledim önce, sonra gider gibi kalışlarını… Ve anladım ki ne sen gidebiliyorsun ne ben kalabiliyorum. Öyle bir hayat yaşıyoruz ki şimdi; ağlamak gülmenin mahkumu, gülmek ağlamanın gardiyanı gibi sanki… Ve anladım ki ne seninle ağlayabiliyorum, ne de sensiz gülebiliyorum. Belki de sen aşka aşıktın, ben üstüme alındım bilmiyorum. Bir gün gerçekten seni terk edebilecek miyi…

