Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: paul lafargue
''Paul Lafargue, burjuvazinin iktidar olmasıyla birlikte, insanlığın kendini kaptırdığı 'ilerleme' çılgınlığıyla dalgasını geçiyor. Kitabı, yer yer bir kara mizah başyapıtı olarak da okumak mümkün.''-Nokta ''Lafargue, denemelerinde kapitalist düzeni kıyasıya eleştiriyor, insanların tembellik hakkını savunuyor.''-Cumhuriyet ''Yaşamlar…

Yazar: samuel beckett
Godotyu Beklerken 1948 yılında Fransızca olarak yazıldı ve 1953te Pariste sahneye kondu. Zamanla ülke çapında bir ün kazandı. 1954 yılında Beckett tarafından bazı değişikliklerle İngilizceye çevrildi ve başka ülkelerde de sahnelenmeye başladı. Avangard olarak nitelenmesine karşın hızla klasikleşti. Oyunun varoluş sancıları çeken kahramanları, yolları kesiştiğinde birbirleriyle iletişim kurmaya ça…

Yazar: samuel beckett
Godotyu Beklerken 1948 yılında Fransızca olarak yazıldı ve 1953te Pariste sahneye kondu. Zamanla ülke çapında bir ün kazandı. 1954 yılında Beckett tarafından bazı değişikliklerle İngilizceye çevrildi ve başka ülkelerde de sahnelenmeye başladı. Avangard olarak nitelenmesine karşın hızla klasikleşti. Oyunun varoluş sancıları çeken kahramanları, yolları kesiştiğinde birbirleriyle iletişim kurmaya ça…

Yazar: sabahattin ali
"Aşkını candan duymuşum Canım yoluna koymuşum Tam dokuz yaşındaymışım Dünyaya geldiğin zaman. Kimbilir nasıl güzeldin, Göklerden yere süzüldün Benim alnıma yazıldın Dünyaya geldiğin zaman."

Yazar: oscar wilde
Gerçek miydi? Portre gerçekten değişmiş miydi? Yahut sadece kendi muhayyilesi mi neşeli bir bakışı şeytanca bir bakış olarak görmesine neden olmuştu? Boyanmış bir tablo gerçekten değişebilir miydi? Böyle bir şey saçmaydı. Bu, bir gün Basile anlatılacak bir hikâyeydi.Çok yakışlıklı bir genç olan Dorian Gray, ressam Basil Hallward tarafından çizilen portresinden o kadarnir ki geçen günler taze bede…

Yazar: oscar wilde
Gerçek miydi? Portre gerçekten değişmiş miydi? Yahut sadece kendi muhayyilesi mi neşeli bir bakışı şeytanca bir bakış olarak görmesine neden olmuştu? Boyanmış bir tablo gerçekten değişebilir miydi? Böyle bir şey saçmaydı. Bu, bir gün Basile anlatılacak bir hikâyeydi.Çok yakışlıklı bir genç olan Dorian Gray, ressam Basil Hallward tarafından çizilen portresinden o kadarnir ki geçen günler taze bede…

Yazar: oscar wilde
Gerçek miydi? Portre gerçekten değişmiş miydi? Yahut sadece kendi muhayyilesi mi neşeli bir bakışı şeytanca bir bakış olarak görmesine neden olmuştu? Boyanmış bir tablo gerçekten değişebilir miydi? Böyle bir şey saçmaydı. Bu, bir gün Basile anlatılacak bir hikâyeydi.Çok yakışlıklı bir genç olan Dorian Gray, ressam Basil Hallward tarafından çizilen portresinden o kadarnir ki geçen günler taze bede…

Yazar: doğu ergil
İsmi ilk kez 1970lerde duyulmaya başlandı. Egedeki çeşitli il ve ilçelerde vaazlar veriyordu. Türkiyenin yüzde yüze varan enflasyonlarla, iç çatışmalarla, gerginliklerle sarsıldığı zamanlardı. Ülkedeki geniş bir kesimse hem modern dünyaya entegre olmak, evrensel ölçülerde iş yapmak hem de manevi değerlerini muhafaza etmek istiyordu. İşte bu noktada Fethullah Gülenin yorumları yükselmekte olan kes…

Yazar: michael ende
Momo, karşısındakileri aptal insanların bile aklına parlak düşünceler getirtecek şekilde dinlerdi... Momo'nun yanında oynanan oyunlar başka hiçbir yerde oynanamazdı. Yaşanılan gün içinde çok büyük bir sır vardır; bu büyük sır, zamandır. Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır; ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre insana ömür kadar…

Yazar: michael ende
Momo, karşısındakileri aptal insanların bile aklına parlak düşünceler getirtecek şekilde dinlerdi... Momo'nun yanında oynanan oyunlar başka hiçbir yerde oynanamazdı. Yaşanılan gün içinde çok büyük bir sır vardır; bu büyük sır, zamandır. Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır; ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre insana ömür kadar…

Yazar: alain de botton
Proust Yaşamınızı Nasıl Değiştirebilir adlı kitabın yazarından keyifli, teselli edici bir yapıt. Alain de Botton, Felsefenin Tesellisinde günlük yaşamın bize en çok acı veren sorunları için rahatlıkla felsefeye başvurabileceğimizi kanıtlıyor. Alain de Botton, bütün zamanların en büyük düşünürlerini seçip, bu dahilerin yazdıkları arasında günlük yaşama ilişkin bilgece yaklaşımları bir araya getiri…

Yazar: sabahattin ali
"Aşkını candan duymuşum Canım yoluna koymuşum Tam dokuz yaşındaymışım Dünyaya geldiğin zaman. Kimbilir nasıl güzeldin, Göklerden yere süzüldün Benim alnıma yazıldın Dünyaya geldiğin zaman."

Yazar: eric-emmanuel schmitt
Oscar ve Pembeli Meleği son yıllarda hem romanları hem de piyeseleriyle Fransa'nın dünyadaki en popüler yazarlarından Eric-Emmanuel Schmitt'in Cyele de I'Invisible adını verdiği üçlemesinin üçüncü ve çok satan bir kitabı. Eser, on yaşındaki bir çocuğun Allah'a yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Bu mektuplar Oscar'ın hayatında on iki günü anlatıyor. Komik ve etkileyici kar…

Yazar: eric-emmanuel schmitt
Oscar ve Pembeli Meleği son yıllarda hem romanları hem de piyeseleriyle Fransa'nın dünyadaki en popüler yazarlarından Eric-Emmanuel Schmitt'in Cyele de I'Invisible adını verdiği üçlemesinin üçüncü ve çok satan bir kitabı. Eser, on yaşındaki bir çocuğun Allah'a yazdığı mektuplardan oluşmaktadır. Bu mektuplar Oscar'ın hayatında on iki günü anlatıyor. Komik ve etkileyici kar…

Yazar: sıtkı aslanhan
Genç bir çift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine taşınmışlar. Sabah kahvaltı yaparlarken, komşu da çamaşırları asıyormuş. Kadın kocasına, "Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor." demiş. Kocası ona bakmış, hiçbir şey söylememiş, kahvaltısına devam etmiş. Kadın, komşusunun çamaşır astığı her sabah aynı yorumu yapmaya devam…

Yazar: sıtkı aslanhan
Genç bir çift, yeni bir mahalledeki yeni evlerine taşınmışlar. Sabah kahvaltı yaparlarken, komşu da çamaşırları asıyormuş. Kadın kocasına, "Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor." demiş. Kocası ona bakmış, hiçbir şey söylememiş, kahvaltısına devam etmiş. Kadın, komşusunun çamaşır astığı her sabah aynı yorumu yapmaya devam…

Yazar: bayram bozyel
"Bu koşullarda yaşayan insanlar artık dış dünyayı, yakınlarını, yaşamın güzelliklerini düşünemez olmuşlardı. Tutuklu kişi için bir kurtuluş yolu olan tahliye bile kimsenin aklına gelmiyordu. İnsanların bütün beklediği bir lokma ekmek, bir bardak su ve ölmeden akşamı getirmekti. Aynı ranzada yattığımız kişiyle bile bazen günlerce bir şey konuşamazdık. Bunun için fırsat olmazdı. Birisinden var…