
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: simon beckett
Adli tıp uzmanı David Hunter kendisini mahvoluşun eşiğine getiren bir trajedinin üstüne eski hayatını terk edeli üç yıl olmuştur. Norfolk'un ücra bir köyünde doktor olarak çalışmakta ve geçmişini arkasında bıraktığına inanmaktadır. Ama sonra Sally Palmer'ın cansız bedeninden geriye kalanlar bulunur... Ceset vahşice kesilip biçilmiştir. Polis katili bulmak için Hunter'ın uzmanlığına…

Yazar: ıain banks
Fay Weldon' ın ''çağdaş İngiliz edebiyatının büyük beyaz umudu'' diyerek selamladığı İskoç yazar Iain Banks' in ilk romanı Eşekarısı Fabrikası , 1980' li yıllarda İngiltere' de yayımlanan tüm romanlar arasında en çok tartışılan kitaplarından biri oldu. Gazete ve dergilerde abartılı yergi ve övgülerle sürdürülen tartışmaların harareti dindikten ve Banks yazd…

Yazar: adalet ağaoğlu
Bir Düğün Gecesi, edebiyatımızda eşine az rastlanan bir anatomi dersi: Adalet Ağaoğlunun, içinde yaşadığımız bir dönemi, toplumsal örgüyü ve bireysel çırpınışları usta fırça darbeleriyle betimlediği bu roman, yayımlandığı yıl Türkiyede verilen bütün edebiyat ödüllerini toplamıştı. TADIMLIKİntihar etmeyeceksek içelim bari! Tezelin yardımına koşmam gerek. Sözü buraya getirmesine kızamayacak, bu…

Yazar: eduardo galeano
Bu büyüleyici kitapta yazarın yaşamının iskeleti, ete ve kana bürünüyor. Kitapta şiir, özyaşamöyküsü, tarih, fantezi ve siyasal yorum harmanlanıyor ve her biri, en beklenmedik yollardan birbirini vurguluyor.- Jay PariniGaleanonun bu kitapta işlediği konu, insan yaşamının ve sevgisinin çeşitliliği...Galeanonun sürreal çizgileri, kitabın metniyle, çılgın hayal gücü, ince mizahı ve sevimli eski zama…

Yazar: jonathan carroll
Kahkahalar Ülkesi, Galen adlı küçük bir kasabada inzivaya çekilmiş ve kırk dört yaşında geçirdiği bir kalp krizi sonucunda ölmüş olan, efsanevi çocuk kitapları yazarı Marshall France tarafından kaleme alınmıştır. Tom Abbey ve kız arkadaşı Saxony Gardner bu en beğendikleri yazarın biyografisini yazmak için dingin bir yaz gününde Galen’a gelirler. Ancak ne bu uyuşuk, küçük kasaba ne de orada yaşa…

Yazar: füruzan
İlk yayımlandığı 1971 yılından beri okunan bir çağdaş klasik. "Ana-kız" temasından yola çıkarak genele ulaşan acılı bir öyküler kitabı. "Füruzan, sıcak, acılı, yer yer insanın içine işleyen anlatımıyla, toplumumuzdan çok iyi tanıdığı kesitler veriyor bize. Çok yazmasına karşın yavanlığa düşmemesinin nedenini, el atmış olduğu çevreyi, bu çevredeki insan kaynağını iyi tanıyor olması…

Yazar: george orwell
Kitaplar, gerçekten de okuyucuların yakınmalarına neden olacak kadar pahalı mıdır?” Sıkça sorulan bu sorunun cevabını bu kez George Orwell arıyor. İşe elindeki kitapların envanterini çıkararak başlıyor ve sigaraya harcanan parayla kitaba harcanan para arasında bir kıyas yapıyor. Cevap sizce ne? Kitaplar ve Sigaralar, eleştirmenlik ve sahaflık da yapmış olan Orwell’ın sansu¨rden başlayıp eleşti…

Yazar: ayhan geçgin
Bir kente ait olabilmek için gereken süre nedir? Kentlilik köye ilişkin tüm tasavvurların geçmişte kalması, silikleşmesi ise bellek geride bıraktıklarının yerine ne koyabilir? Ayhan Geçginin, kenti her defasında bir uçtan bir uca amaçsız gibi görünen bir rotayla kateden, meydanlarında, sokaklarında, kaldırımlarında yürüyen kahramanı da bu sorunun cevabını arıyor gibidir. Deri fabrikalarının kokus…

Yazar: alain finkielkraut
Totaliter bir çağda yaşıyoruz. İnsan, sınıfa, gruba, çevreye aidiyeti içinde değerlendiriliyor. Totaliter bakış açısı da, hümaniter bakış açısı da insanı tarihsel, kaltımsal veya toplumsal koşulların belirlediği önemsiz bir varlık olarak görüyor. Birey yoktur; sorumluluk koşullara ya da Tanrıya aittir. Her şeyin mubah olması Tanrının yokluğunun değil, varlığının sonucudur. İnsan sorımsuzlaştırılı…

Yazar: wilhelm schmid
İnsanların, sürekli mutlu olmaları gerektiğine inandırıldığı bir çağda yaşıyoruz. Gazeteler, kitaplar, ilan panoları, reklam spotları mutluluk üzerine söylenebilecek her şeyi tüketmiş halde... Mutlu olmak bir görev, ödev gibi algılanır oldu ve bu algı, tek başına, kişiler üstünde önemli bir stres kaynağı haline geldi. Adeta “mutluluk diktatörlüğü”nün tahakkümü altında yaşamaya başladık. Wilhelm S…

Yazar: fatmagül berktay
Kadının ikincilliğinin doğal kabul edilerek bunun onun bedeninin denetlenmesinin meşru gerekçesi sayılması, her üç tektanrılı dinin ortak özelliği. Bu ortak özellik, tarihsel ve coğrafi olarak üç geleneğin de aşağı yukarı aynı ya da birbirine yakın topraklarda ve benzer maddi koşullarda benzer gereksinimlere yanıt olarak doğup gelişmeleriyle açıklanabilse bile, ilginç olan, bugünkü ifadelerinde d…

Yazar: artun ünsal
Kan davasını aile namus ve şerefinin korunmasına yönelik destansı bir alınyazısı olarak ele alan romantik yaklaşımyerine, bu şiddete toplumsal bir olgu olarak eğilme gerekliliğini savunan bir kitap Anadoluda Kan Davası. Anadoludaki geleneksel kan davalarını günümüzde yaşanan global şiddetin yerel bir dışavurumu olarak ele alıyor. Siyasal bilimci ve hukuk sosyologu Artun Ünsaldan çok boyutlu bir ç…

Yazar: işık ergüden
Hapishanedeki şiddet, her yönüyle, şiddete maruz kalan kadar şiddeti uygulayan açısından da toplumun ve sistemin bütünündeki şiddetin parçasıdır. Tek fark, dışarda şiddetin bir türünden kaçıp diğerine yakalanmak, zırhlarla korunur gibi yapmak, sürekli kaçmak hep ihtimal dahilindedir; içerde ise yalıtılmış ve yoksun bırakılmış insan yoğunlaştırılmış bir şiddetle karşı karşıya kalır. Üstelik, yüz y…

Yazar: zadie smith
Howard Belsey ve Monty Kipps... Birbiriyle tamamen zıt görüşlere sahip, akademik anlamda bir tür kan davası güden iki akademisyen. Birbirlerine karşı zamanla bilenen nefretleri, ailelerinin yakınlaşması, hatta bir tür birbirine geçen hayatlarıyla değişik bir boyuta taşınır. Beyaz Howardın zenci karısı Kikiyi yakın bir aile dostlarıyla aldatmasıyla kopma noktasına gelen evlilikleri, ailelerine Kip…

Yazar: richard ford
1996 yılında Amerikalı yazar Richard Ford'a, Amerika'nın en saygın edebiyat ödülü Pulitzer'i kazandıran Bağımsızlık Günü, Amerikan yaşamının ve insanının bilinmedik yönlerine açılan, ayrımcılığın ve önyargıların hala hüküm sürdüğü, çelişkiler içinde yaşayan bir toplumu ince değinmelerle eleştiren bir pencere. Eski bir spor yazarı olan Frank Bascombe, geçimini emlakçılık yaparak sağ…

Yazar: füruzan
İlk yayımlandığı 1971 yılından beri okunan bir çağdaş klasik. "Ana-kız" temasından yola çıkarak genele ulaşan acılı bir öyküler kitabı. "Füruzan, sıcak, acılı, yer yer insanın içine işleyen anlatımıyla, toplumumuzdan çok iyi tanıdığı kesitler veriyor bize. Çok yazmasına karşın yavanlığa düşmemesinin nedenini, el atmış olduğu çevreyi, bu çevredeki insan kaynağını iyi tanıyor olması…

Yazar: george orwell
Kitaplar, gerçekten de okuyucuların yakınmalarına neden olacak kadar pahalı mıdır?” Sıkça sorulan bu sorunun cevabını bu kez George Orwell arıyor. İşe elindeki kitapların envanterini çıkararak başlıyor ve sigaraya harcanan parayla kitaba harcanan para arasında bir kıyas yapıyor. Cevap sizce ne? Kitaplar ve Sigaralar, eleştirmenlik ve sahaflık da yapmış olan Orwell’ın sansu¨rden başlayıp eleşti…

Yazar: şebnem işigüzel
Bu defa küçük şeyleri anlatmanın derdinde Şebnem İşigüzel. Küçük gibi görünse de hepimizin boyunu aşan, hayatı burnumuzdan getiren şeyleri. Bize kaderimizin efendisi olmadığımızı ve olamayacağımızı hatırlatan küçük şeyleri...Acı zariflikler de bu küçük şeyler arasında değil midir? Hem zariflikler hep tatlı olmaz ya... Zarifçe dayatılanlar, zarifçe sevilmek istemeler, kapıları kapatmalar, kendine…

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Tanpınarın gazete ve dergilerdeki yazılarının derlenmesinden oluşan Yaşadığım Gibi 7 bölüm halinde düzenlenmiştir: 1. İnsan ve cemiyet, 2. İnsan ve ötesi, 3. Üç şehir (İstanbul, Bursa, Maraş), 4. Paris tesadüfleri, 5. Türk edebiyatı, 6. Musıkî, 7. Plâstik sanatlar. Bu yazıların çoğu deneme özelliği taşısa bile yine de Tanpınarın Türk kültürü, medeniyeti, edebiyatı, sanatlar, batı dünyası üzerinde…

Yazar: heinrich böll
Evlilikte yakınlaşma ve yabancılaşma temasını işleyen Ve O Hiçbir Şey Demedi, romanın iki kahramanının sesleriyle ulaşır okura. Her ikisi de değişimli olarak içsel ve dışsal yaşantılarını anlatırlar. Böylece bu iki kişinin birbirine koşut giden yaşamları ve aslında birbirine ulaşmaya çabalayan bu insanların yalnızlığı açığa çıkar. Küçük bir kiralık odada karısı ve üç çocuğuyla bir arada yaşamanın…









