
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: reşit haylamaz
Saadet Asrı'yla aradaki mesafeleri kaldıran bu duygu yüklü eserin satırları arasında; herkesi şefkatle kucaklayıp sinesine sarmak isteyen Gönül Tahtımızın Eşsiz Sultanı Efendimiz'in ibret ve mesaj dolu hayatını bulacaksınız. O'nun, kendisine tuzak kuranlara bile şiddetle mukabelede bulunmadığına; yirmi üç yıllık tebliğ hayatının ilk on beş yılı sürekli baskı ve işkencelerle geçmesi…
7/102 ciltlik halinin özeti mahiyetinde olmuş. İkilisi daha ayrıntılı ve sindirilerek okunabilir. Bunun yüzeysel kaldığını düşünüyorum. Genel bilgi edinmek için tercih edilebilir ama ben ikiliyi tavsiye ederim.

Yazar: fahrettin altun
Modernleşme Kuramı, en özlü ifadesiyle, modern Batılı sosyal bilimcilerin modern olmayan toplumlar için yazdığı sosyolojik reçetenin adıdır. Eğer bugün toplumsal mühendislik diye bir şeylerden bahsediyorsak bunun duayenleri modernleşme kuramcılarıdır. Kimdir bunlar? Hangi coğrafyada, ne tür kaygılarla ortaya çıkmışlardır? Ne tür sorular sormuşlar, bu sorulara nasıl cevaplar vermişlerdir? Bu kitap…
2/10
Yazar: roger garaudy
Üçüncü Dünya ülkelerinin sömürülmesine devam edilmesi sadece ahlâki olarak karşımıza çıkmamakta; fakat aynı zamanda dünyanın geleceğini de ilgilendirmektedir. Oysa, söz konusu olan, insanların tümünün hayatını devam ettirmesidir. Gelişmiş ve azgelişmiş ülkelerden bahsetmek öldürücü bir yanılgıdır, zira sadece hasta ülkeler vardır: Çünkü bu ülkeler ekonomik büyümelerinden, kültürlerinden, azgelişm…

Yazar: michel foucault
İktidarın kendini gösteriş ve debdebe içinde dışa vurduğu, gücünü bu gösterişten aldığı eski siyasal sistemden mümkün olduğunca ve giderek artan bir şekilde görünmez hale geldiği modern siyaset sistemine geçiş, bir yandan iktidarı kişileştiren hükümdarın yerine, adsız kişiler tarafından kullanılan bir yönetim aygıtının yerleşmesiyle, diğer yandan da kamuya açık cezalandırmadan, gizli bir cezaland…
1/10Farklı ortamlarda önerilince okumalıyım demiştim ama okumaz olaydım. 400 küsür sayfa sonrasında bana kalan sadece koca bir boşluk. Bilgi desen değil düşünce desen değil, hiçbir şey katmadı esasen. Anlatımdaki ağırlık da cabası. Çevirmenin sal/sel eklerine takıntısı da okurken keyfimi çok kaçırdı. Di

Yazar: sezai karakoç
Bu kitap, 4 Aralık 1967-30 Eylül 1968 tarihleri arasında Bâbıâlide SABAH Gazetesinde Sütun başlığı altında yayınlanan günlük yazılardan oluşmuştur. Kitabın ilk baskısı, 1969da Fatih Yayınevince, iki cilt olarak yapılmıştır. İkinci baskısı, 1975 yılında yayınevimizden yine iki cilt olarak çıkmıştır. Üçüncü baskıdan itibaren, bütün baskılar yayınevimizce tek cilt halinde çıkarılmıştır.

Yazar: necip fazıl kısakürek
(3 Perde.) Geçirdiği büyük ruh çilesinin sahne destanı... İstanbul Şehir Tiyatrosunun 1937-38 sezonunda Muhsin Ertuğrul tarafından sahnelenip temsil edilen eser, ilk temsil gecesinden itibaren çok büyük yankı uyandırmış ve 1977 yılında sinemaya da aktarılmıştır. (Tamamlandığı tarih; 8 Temmuz 1937, Perşembe, gece yarısı...)
9/10
Yazar: naki tezel
Bir varmış bir yokmuş. Zaman zaman içinde kalbur saman içinde. Deve tellal iken, horoz imam iken, manda berber iken; annem kaşıkta, babam beşikte iken... ben babamın beşiğini tıngır mıngır sallar iken, babam düştü beşikten, alnını yardı eşikten... annem kaptı maşayı, babam kaptı küreği, gösterdiler bana kapı arkasındaki köşeyi... Çoğu zaman bu sözlerle aralanır masal âleminin kapıları. Develer te…


Yazar: stefan zweig
Olağanüstü Bir Gece, seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız varoluşunu sürdürürken giderek duyarsızlaşan bir adamın hayatındaki dönüştürücü deneyimin hikâyesidir. Sıradan bir Pazar gününü at yarışlarında geçirirken, belki de ilk kez burjuva ahlakından saparak "suç" işler. Böylece yeniden "hissetmeye" başladığını, kötücül ve ateşli hazları olan gerçek bir insan olduğunu far…
7/10
Yazar: stefan zweig
Bayan Irene, âşığının dairesinden çıkmış, apartmanın merdivenlerini iniyordu ki, birden yine o mânâsız korkuya kapıldı. Gözlerinin önünde kara bir topaç vınlıyarak dönmeye başlamış, dizleri donup kaskatı kesilmişti. Ansızın yere kapaklanmamak için hemen parmaklığa tutunmak zorunda kaldı. Bu tehlikeli ziyareti ilk defa yapmıyor; bu âni ürpertiye alışmış bulunuyor, ama içindeki olanca mukavemete ra…
8/10Stefan Zweig betimlemeleri çok güçlü bir yazar. Bu okuduğum beşinci kitabıydı ve kesinlikle karakterlerle birlikte siz de daralıyor sıkılıyor seviniyor heyecanlanıyorsunuz. Çok canlı, yaşatan bir üslubu var. Bunu da bitirdiğimde uyuşmuş haldeydim artık, Irene'e çok kızsam da onunla beraber ben de pe

Yazar: stefan zweig
Stefan Zweig Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu (Briefeiner Unbekannten) adlı uzun öyküsünü 1920’li yılların ilk yarısında kaleme aldı. Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu’nun kadın kahramanını sadece uzun bir mektubun yazarı olarak tanıyoruz. Kadının hayatı boyunca sevmiş olduğu erkek için kaleme aldığı bu mektubun “gönderen”inin adı yoktur. Mektubun başında tek bir hitap vardır: “Sana, beni asla tanım…


Yazar: stefan zweig, yahya kurtkaya, nihal dağlı
New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel oda…


Yazar: cemil meriç
Meriçin aynı kaynaktan fışkırdılar dediği eserler dizisinin önemli bir halkası. Bir çağın, bir ülkenin vicdanı olmak isteği Meriçin bütün çabasına her zaman yön vermiştir: Bu sayfalarda hayatımın bütünü, yani bütün sevgilerim, bütün kinlerim, bütün tecrübelerim var. Bana öyle geliyor ki, hayat denen mülakata bu kitabı yazmak için geldim; etimin eti, kemiğimin kemiği. Bu Ülke, Meriçin sürekli etra…

Yazar: ali fuad başgil
Ali Fuad Başgil´in bu eseri, yayınlandığı günden bu yana defalarca basılmış ve her nesile ayrı ayrı seslenmiştir. Büyük-küçük her insana verdiği ve vermeye devam edeceği şeyler şimdi olduğu gibi, nesiller boyu da devam edecektir.Kendisinin de belirttiği gibi ...Bu kitap, sadece fikri çalışma atölyesinin genç ve tecrübesiz çırakları için faydalı olabilecek bir rehberdir. Gerçi her ne kadar kendisi…
6/10
Yazar: mustafa kutlu
Mustafa Kutlunun bu eseri Şark hikâyesinin tasavvufî ve biçimsel özellikleri üzerine kurulmuş bir kitaptır.Kitapta yer alan hikâyeler tek başlarına müstakil bir hikâye olmaları yanında aynı zamanda bir bütünün parçalarıdır.Kitabın bütünü bir şeyhin dramını yansıtmaktadır. Şeyhin dergâhında ve etrafında toplumun hemen her kesiminden tipler yer alır. Bir gazeteci, bir ilim adamı, bir siyasetçi, vb.…
4/106 kitaptan sonra Mustafa Kutlu'nun tarzım olmadığını kendime ispatladıysam artık elime almayabilirim. Yine karmaşa, kurgu yok karakterler karışıyor. Kimdi neydi bu ne derken ortada bir süreç yokken bir bakıyorsunuz kitap bitmiş kalmışsınız ortada. Bu da öyleydi. Önerebileceğim tek kitabı Uzun Hikaye

Yazar: mustafa kutlu
Bir lunapark metaforu içinde bir çekirdek ailenin başından geçenler. Yazar ülkemizdeki sosyal değişimi eleştirirken, bir yandan da insanın dünya hayatındaki temel varoluş meselesine vurgu yapıyor.

Yazar: mustafa kutlu
Bir lunapark metaforu içinde bir çekirdek ailenin başından geçenler. Yazar ülkemizdeki sosyal değişimi eleştirirken, bir yandan da insanın dünya hayatındaki temel varoluş meselesine vurgu yapıyor.
6/10Çok ilginçti gerçekten. Yoksulluk içimizde-ya tahammül ya sefere göre çok daha akıcıydı hoşuma da gitti. Manifaturacı bölümü en beğendiğim yer oldu. Adamın iç konuşması o kadar güzeldi ki. Saniyede bile aklımızdan neler neler geçiyor konudan konuya atlıyoruz onun güzel bir örneğiydi bence. Sonuç da

Yazar: mustafa kutlu
İnandığımız uğruna pek çok şeyi göze aldığımız davalar. Bizimle aynı duyguları, fikirleri paylaşan arkadaşlar. Ancak onlarla var olabileceğimizi hayatımızın bir mana kazanabileceğini düşünürüz. Ya Tahümmül Ya Sefer, yakın geçmişimizde böyle düşünen insanların, nesillerin nasıl bir araya geldiklerini, sonra nasıl dağıldıklarını, şahsiyetlerinden ve bulunmaları gereken yerlerden nasıl uzaklara sürü…
2/10Zoraki okudum bitti diyebilirim kitabı yarıladım ama karakterleri hala çözemedim. Fazlasıyla ve gereksiz bir karışık kurgu vardı. Ne olduğunu anlamadan bitti zaten.

Yazar: mustafa kutlu
İnandığımız uğruna pek çok şeyi göze aldığımız davalar. Bizimle aynı duyguları, fikirleri paylaşan arkadaşlar. Ancak onlarla var olabileceğimizi hayatımızın bir mana kazanabileceğini düşünürüz. Ya Tahümmül Ya Sefer, yakın geçmişimizde böyle düşünen insanların, nesillerin nasıl bir araya geldiklerini, sonra nasıl dağıldıklarını, şahsiyetlerinden ve bulunmaları gereken yerlerden nasıl uzaklara sürü…

Yazar: rasim özdenören
İnsanın, toplumsal hayatı gibi düşünce hayatının da karmaşıklaştığı bir dünyada Müslümanca düşünmenin imkan ve yöntemi nedir? İslam konusunda yeterli malumata sahip olmak, Müslümanca düşünmek için yeter mi? İslamın özü ve bütünüyle kaynaştırılamayan bilginin, düşünme etkinliğini oryantalist bakış açısına mahkum etmesi kaçınılmaz olmayacak mı? Edebiyat ve özellikle öykü alanındaki başarılı ürünler…
8/10Gül yetiştiren adamdan sonra ilaç gibi geldi. Onu çok zor okumuştum. İnsanı düşündüren bir kitaptı bence can alıcı noktalara değinilmişti.

Yazar: rasim özdenören
İnsanın, toplumsal hayatı gibi düşünce hayatının da karmaşıklaştığı bir dünyada Müslümanca düşünmenin imkan ve yöntemi nedir? İslam konusunda yeterli malumata sahip olmak, Müslümanca düşünmek için yeter mi? İslamın özü ve bütünüyle kaynaştırılamayan bilginin, düşünme etkinliğini oryantalist bakış açısına mahkum etmesi kaçınılmaz olmayacak mı? Edebiyat ve özellikle öykü alanındaki başarılı ürünler…

Yazar: mustafa kutlu
Kutlunun tür olarak ilk uzun hikâyesi. Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Adalet duygusuna sürekli vurgu yapılan hikâyede anlatım esaslı bir üslup kullanılmıştır. Baba daha düzeli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.
8/10Sıcacık bir hikaye, aktı gitti. Onlarla kasaba kasaba ben de dolaştım nehir kenarına indim mızıka dinledim. Güzeldi.

Yazar: mustafa kutlu
Kutlunun tür olarak ilk uzun hikâyesi. Eser aslında annesini kaybeden bir çocuğun babası ile yaşadığı uzun, çalkantılı, dokunaklı bir macerayı dile getiriyor. Adalet duygusuna sürekli vurgu yapılan hikâyede anlatım esaslı bir üslup kullanılmıştır. Baba daha düzeli bir hayat kurmasını özlediği oğlunu büyük şehre gönderir, lakin kader genç adamı tıpkı babasının yürüdüğü yolun başına getirip bırakır.

Yazar: knut hamsun
İlk gençlik heyecanlarıyla okunan kitapların etkisini, o ilk okumanın verdiği benzersiz hazzı unutmak mümkün mü? İletişim ve bilgi edinme imkânlarının son hızla arttığı bir çağda, gençlerimizi ve çocuklarımızı kitapların dünyasıyla buluşturmak eskisi kadar kolay olmasa gerek. Bu anlamda, Millî Eğitim Bakanlığının ilköğretim ve ortaöğretime yönelik 100 Temel Eser seçimi; öğrencilere, velilere ve ö…


