
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: mithat sancar
Çeteler, devletin örtülü pratikleri ve insan hakları ihlalleri, hızla ve sürekli değişen Türkiye gündeminin maalesef değişmeyen unsurları. Mithat Sancarın makalelerinin biraraya getirilmesinin ardındaki nedenlerden biri de Türkiyede her gün yeni bir olayın bu unsurların sürekliliğini pekiştirmesi. Susurlukla başlayıp Hizbullahla devam eden olaylara her gün bir yenisi ekleniyor. Görünen o ki, San…

Yazar: mithat sancar
Çeteler, devletin örtülü pratikleri ve insan hakları ihlalleri, hızla ve sürekli değişen Türkiye gündeminin maalesef değişmeyen unsurları. Mithat Sancarın makalelerinin biraraya getirilmesinin ardındaki nedenlerden biri de Türkiyede her gün yeni bir olayın bu unsurların sürekliliğini pekiştirmesi. Susurlukla başlayıp Hizbullahla devam eden olaylara her gün bir yenisi ekleniyor. Görünen o ki, San…

Yazar: nilgün marmara
Evet, kimi günlüklerin, mektupların yayını, 'netameli' bir iştir. Tecrübeyle sabit. Gülseli'nin de belirttiği gibi, 'yığınla spekülasyon/eleştiri' bizi hiç şaşırtmayacak. Bunlar dile getirildikçe, açıktan tartışıldıkça, kuşkusuz, bizim de söyleyeceklerimiz olacak. Şimdilik, açıklamamız okurlara: Nilgün Marmara'nın günlüklerinden yer alan, okuduğu kitaplardan yaptı…
8/10
Yazar: nilgün marmara
Evet, kimi günlüklerin, mektupların yayını, 'netameli' bir iştir. Tecrübeyle sabit. Gülseli'nin de belirttiği gibi, 'yığınla spekülasyon/eleştiri' bizi hiç şaşırtmayacak. Bunlar dile getirildikçe, açıktan tartışıldıkça, kuşkusuz, bizim de söyleyeceklerimiz olacak. Şimdilik, açıklamamız okurlara: Nilgün Marmara'nın günlüklerinden yer alan, okuduğu kitaplardan yaptı…

Yazar: ahmed yüksel özemre
Okuyucunun bunları yalnızca muhayyel fantastik hikâyeler kabul ederek okumalarını isteyen yazarımız, onların sabrını taşırmamak için bilincine hücum etmiş olan her şeyi yazıya dökmemiş, sayısını sınırlı tutmuş; hikâyelerini yine kendine has, fakat belirli bir üslûp içinde kaleme almıştır.

Yazar: gianfranco poggi
Sosyoloji bilimi çok uzun bir zaman devlet kavramıyla ilgilenmedi. Siyasal ve toplumsal alanlar arasındaki ayrımların olağan karşılanması, sosyolojinin inceleme alanı olarak kendisine toplumu seçmesi ve bu bağlamda toplumsal yaşamın daha mütevazi, somut ve kurumsallaşmamış yönlerini araştırması gibi sebeplerle, bu ilgisizlik doğal karşılanabilir. Weber, Marx ve Engels'in devlet sosyolojisi ü…

Yazar: cahit zarifoğlu
Bir kırlangıca bazı yaratıklar tarafından bir küçük motor takılır. Kırlangıç çok sevinir buna. Zamanla kırlangıçlığını unutur. Kanatları güdükleşir, bedeni motoru etiyle kavrar. Motorun kuvvet levhasını gagalamaktan dolayı gagası özelliğini kaybeder. Günün birinde kırlangıç ölmesin diye son çare olarak motorun çıkarılmasına karar verilir. Kırlangıça motoru takanlar kimlerdi. Amaçları ne idi? Kırl…

Yazar: aristophanes
Eşekarıları (Yargıçlar), büyük bir olasılıkla İÖ 422 yılında sahnelenmiş bir yapıttır. Aristophanes, bu komedyasında Atina'nın adalet mekanizmasıyla alay eder. O zamanlarda demagog ve savaştan yana olanlar, yargıçları kendi siyasi çıkarları uğruna kullanırlardı. Sıradan insanlar, Spartalılarla işbirliği yapmakla suçlanır ve insafsız yargıçlar tarafından çok ağır biçimde cezalandırılırlardı.…

Yazar: aristophanes
Aristophanes (İ.Ö. 450 civarı-İ.Ö. 388 civarı): Yaşamı hakkında hemen hiç bir şey bilinmeyen, yazdığı kırk kadar oyundan günümüze ulaşan on bir tanesiyle kenti Atinadan yola çıkarak, çağının tanıklığıyla komedya sanatının tüm inceliklerini buluşturabilmiş gerçek bir tiyatro atasıdır. Nitekim, elinizdeki ciltte biraraya getirilen Eşekarıları, Kuşlar ve Barış Oyunları olarak da adlandırılan Barış,…

Yazar: michael ende
Momo, karşısındakileri aptal insanların bile aklına parlak düşünceler getirtecek şekilde dinlerdi... Momo'nun yanında oynanan oyunlar başka hiçbir yerde oynanamazdı. Yaşanılan gün içinde çok büyük bir sır vardır; bu büyük sır, zamandır. Onu ölçmek için saatler ve takvimler yapılmıştır; ama bunlar hiçbir şey ifade etmez. Herkes çok iyi bilir ki bazen bir saatlik süre insana ömür kadar…

Yazar: kemal tahir
Devlet Ana, Osmanlı kurulmadan önceki Anadolunun görünümünü ve Anadolu insanının özlemlerini anlatırken, onların güçlü, güvenli, adaletli... bir devlete duyduğu ihtiyacı da açığa çıkarmaktadır. Kemal Tahirin en önemli romanı olarak gösterilen Devlet Ana, onun düşünce yapısını da en iyi yansıtan eserlerinden biri sayılmaktadır.Kemal Tahir, tarihi ve toplumu hakkındaki orijinal ve sağlam görüşlerin…

Yazar: cemil meriç
Kırk Ambar bütün eserlerini yayımladığımız Cemil Meriçin dokuzuncu ve -belki de- en önemli kitabı. Adeta bir mefhumlar kamusu, dağınık ve derbeder bir ansiklopedi. Üstâda göre, kurmak istediği abidenin birkaç sütunuyla birkaç odası. Bütün eserleri yayına hazırlayan Mahmut Ali Meriç, bu abideyi önemine binaen iki ayrı cilt halinde yeniden düzenledi. Kırk Ambarın ilk cildinin başlığı Rümuz-ül Edeb.…

Yazar: gianfranco poggi
Sosyoloji bilimi çok uzun bir zaman devlet kavramıyla ilgilenmedi. Siyasal ve toplumsal alanlar arasındaki ayrımların olağan karşılanması, sosyolojinin inceleme alanı olarak kendisine toplumu seçmesi ve bu bağlamda toplumsal yaşamın daha mütevazi, somut ve kurumsallaşmamış yönlerini araştırması gibi sebeplerle, bu ilgisizlik doğal karşılanabilir. Weber, Marx ve Engels'in devlet sosyolojisi ü…

Yazar: nilgün marmara
Evet, kimi günlüklerin, mektupların yayını, 'netameli' bir iştir. Tecrübeyle sabit. Gülseli'nin de belirttiği gibi, 'yığınla spekülasyon/eleştiri' bizi hiç şaşırtmayacak. Bunlar dile getirildikçe, açıktan tartışıldıkça, kuşkusuz, bizim de söyleyeceklerimiz olacak. Şimdilik, açıklamamız okurlara: Nilgün Marmara'nın günlüklerinden yer alan, okuduğu kitaplardan yaptı…

Yazar: franz kafka
Kafka Milena'yı 1919 sonbaharında Prag'da tanıdı. Ortak dost ve tanıdıkların bir araya geldiği bir kafede gerçekleşen tanışmada Milena,' Kafkaya öykülerini Çekçeye çevirmek istediğini açıkladı. Bu da, büyük bir tutkuyu içeren bir ilişkinin, bu kitaptaki mektupları borçlu olduğumuz bir sevgi ilişkisinin başlangıcı oldu. Kâmuran Şipal'in çevirisiyle sunulan Milena'ya Mektup…

Yazar: nilgün marmara
Evet, kimi günlüklerin, mektupların yayını, 'netameli' bir iştir. Tecrübeyle sabit. Gülseli'nin de belirttiği gibi, 'yığınla spekülasyon/eleştiri' bizi hiç şaşırtmayacak. Bunlar dile getirildikçe, açıktan tartışıldıkça, kuşkusuz, bizim de söyleyeceklerimiz olacak. Şimdilik, açıklamamız okurlara: Nilgün Marmara'nın günlüklerinden yer alan, okuduğu kitaplardan yaptı…

Yazar: nilgün marmara
Evet, kimi günlüklerin, mektupların yayını, 'netameli' bir iştir. Tecrübeyle sabit. Gülseli'nin de belirttiği gibi, 'yığınla spekülasyon/eleştiri' bizi hiç şaşırtmayacak. Bunlar dile getirildikçe, açıktan tartışıldıkça, kuşkusuz, bizim de söyleyeceklerimiz olacak. Şimdilik, açıklamamız okurlara: Nilgün Marmara'nın günlüklerinden yer alan, okuduğu kitaplardan yaptı…











