
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: yevgeniy ivanoviç zamyatin, yevgeny ıvanovich zamyatin
''Şimdiye kadar yazılmış en iyi bilim-kurgu roman, klasik bir karşı ütopya'' -Ursula K. Le Guin- Biz, sonradan kendi tarzında yazılan yapıtlar için prototip olacak disütopik bir romandır. Roman gelecekte varolan otoriter bir devletin inançlarına körü körüne bağlı bir vatandaşı ve bir matematikçi olan D-503'ün günlüğüne yazdıklarına yer verir. Günlük, mutluluğun, düzeni…

Yazar: hannah kent
1828'in Mart ayı... İzlanda'nın kuzeyinde bir çiftlikte iki erkek vahşice öldürüldü. Cinayetlerden suçlu bulunan Agnes Magnúsdóttir, idama mahkûm edildi. İnfaz gününe kadar tutulacağı çiftliğin sahipleri ondan hem korkuyor hem de tiksiniyorlardı. Onların gözünde Agnes bir şeytan, bir cadı, cinayete ortak ettiği iki gencin beynini yıkamış bir caniydi. Koskoca toplumda ona kulak verec…
9/10Kitabın adı ve de konusu pek iç açıcı olmasa da kurgusu, akıcılığı, kendinizi tam da olayların içinde hissettiren betimlemeleri çok iyi! Ve bir idam mahkumunun duyguları, gelgitleri, aklıyla ölümü kabullenmesine rağmen gönlünde müthiş bir yaşama arzusu duyması çok etkileyici bir biçimde yansıtıl

Yazar: hannah kent
1828'in Mart ayı... İzlanda'nın kuzeyinde bir çiftlikte iki erkek vahşice öldürüldü. Cinayetlerden suçlu bulunan Agnes Magnúsdóttir, idama mahkûm edildi. İnfaz gününe kadar tutulacağı çiftliğin sahipleri ondan hem korkuyor hem de tiksiniyorlardı. Onların gözünde Agnes bir şeytan, bir cadı, cinayete ortak ettiği iki gencin beynini yıkamış bir caniydi. Koskoca toplumda ona kulak verec…

Yazar: hannah kent
1828'in Mart ayı... İzlanda'nın kuzeyinde bir çiftlikte iki erkek vahşice öldürüldü. Cinayetlerden suçlu bulunan Agnes Magnúsdóttir, idama mahkûm edildi. İnfaz gününe kadar tutulacağı çiftliğin sahipleri ondan hem korkuyor hem de tiksiniyorlardı. Onların gözünde Agnes bir şeytan, bir cadı, cinayete ortak ettiği iki gencin beynini yıkamış bir caniydi. Koskoca toplumda ona kulak verec…

Yazar: nazan bekiroğlu
Zamanın daha ağır aktığı, hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler. Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler. Arka planda Türkiye, pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ. Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen... Neyi beklediğini bilmede…
9/10Nar Ağacı'na kıyasla hem dil, hem anlatım, hem de hikaye olarak daha sade bir roman olsa da Nazan Bekiroğlu farkını ortaya koymuş ve sizi ta en başından içine çeken ve bittiğinde kendinizi boşlukta hissetmenize neden olan bir roman çıkarmış... http://kitapsevinci.blogspot.com.tr/2016/01/mucella-n

Yazar: nazan bekiroğlu
Zamanın daha ağır aktığı, hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler. Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler. Arka planda Türkiye, pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ. Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen... Neyi beklediğini bilmede…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…
7/10altını çizdiğim bir çok cümle, hatta paragraf oldu ki hepsini buraya almadım ama yazarın tanımladığı gibi "1990-2000 yılları arasında İslamcılık söyleminin bir tarafında yer tutmuş kuşağın içinde biriktirdiklerini "dikkafalı" bir söylemle dışavurumu" olarak göremedim ben kitabı. Tamam buna ilişkin b

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: andy weir
Goodreads okurlarına göre 2014’Ün En İyi Bilim Kurgu Romanı! Altı gün önce, Mark Watney Mars’a ayak basan ilk insanlardan biriydi. Şimdi ise, orada ölmesi neredeyse kesin. “Çok uzun zamandan beri okuduğum en iyi kitap. Zeki, eğlenceli ve gerilim dolu. Marslı, bir romandan isteyebileceğiniz her şeye sahip.” —Hugh Howey, Wool serisinin yazarı “Sürükleyici… Defoe’nun Robinson Crusoe’s…

Yazar: kazuo ıshiguro
Uzak Tepeler adlı bu romanında İşiguro İngilterede yaşayan dul bir Japon kadını Etsulloyu anlatıyor. Etsuko, kızının intiharı üzerine geçmişine dönüyor, Nagazakide sıcak, sivrisinekli bir yaz mevsimine, savaştan sonra çorak bir arazide insanların hayatlarını yeniden kurmaya çalıştıkları günlere. O günlerde topu üç-beş hafta dostluk ettiği bir ana ile kızı, Saçiko ile Marikoyu anımsıyor. Etsukonun…
9/10"Ben giriş, gelişme ve sonucu severim, her şey açıkça anlatılmalı ve bir nedene, sonuca bağlanmalı" diyenlerdenseniz bu kitap size göre değil. Zira çeşitli olasılıklar ve bilinmezlerle baş başa bırakıyor yazar sizi. Ama eğer "Aman canııım her şey de önümüze hazır mı konsun yani, azcık da ben kafa

Yazar: kazuo ıshiguro
Uzak Tepeler adlı bu romanında İşiguro İngilterede yaşayan dul bir Japon kadını Etsulloyu anlatıyor. Etsuko, kızının intiharı üzerine geçmişine dönüyor, Nagazakide sıcak, sivrisinekli bir yaz mevsimine, savaştan sonra çorak bir arazide insanların hayatlarını yeniden kurmaya çalıştıkları günlere. O günlerde topu üç-beş hafta dostluk ettiği bir ana ile kızı, Saçiko ile Marikoyu anımsıyor. Etsukonun…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: kazuo ıshiguro
Uzak Tepeler adlı bu romanında İşiguro İngilterede yaşayan dul bir Japon kadını Etsulloyu anlatıyor. Etsuko, kızının intiharı üzerine geçmişine dönüyor, Nagazakide sıcak, sivrisinekli bir yaz mevsimine, savaştan sonra çorak bir arazide insanların hayatlarını yeniden kurmaya çalıştıkları günlere. O günlerde topu üç-beş hafta dostluk ettiği bir ana ile kızı, Saçiko ile Marikoyu anımsıyor. Etsukonun…

Yazar: kazuo ıshiguro
Uzak Tepeler adlı bu romanında İşiguro İngilterede yaşayan dul bir Japon kadını Etsulloyu anlatıyor. Etsuko, kızının intiharı üzerine geçmişine dönüyor, Nagazakide sıcak, sivrisinekli bir yaz mevsimine, savaştan sonra çorak bir arazide insanların hayatlarını yeniden kurmaya çalıştıkları günlere. O günlerde topu üç-beş hafta dostluk ettiği bir ana ile kızı, Saçiko ile Marikoyu anımsıyor. Etsukonun…

Yazar: nazan bekiroğlu
Zamanın daha ağır aktığı, hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler. Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler. Arka planda Türkiye, pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ. Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen... Neyi beklediğini bilmede…

Yazar: nazan bekiroğlu
Zamanın daha ağır aktığı, hayatın ritminin daha çok mahalle aralarında karar bulduğu vakitler. Gaz lâmbasının ışığında içilen nohut kahvesinin ağızda buruk bir tat bıraktığı dönemler. Arka planda Türkiye, pek çok çalkantının içinden geçerken bile kendini bildi bileli çeyiz işleyen bir genç kız Mücellâ. Adım adım hayattan çekilirken bunu neredeyse hiç fark etmeyen... Neyi beklediğini bilmede…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…
9/10Kitap 3 ana bölümden oluşuyor, bunların altında da kısa kısa yazılmış bölümler var ve her bölümün başlangıcında (tanıtım yazısındaki gibi) çok hoş yazılar var... Kitap, kahramanımızın kanser olduğunu öğrenmesiyle başlıyor. Henüz 34 yaşındadır ve bu gerçeği kabullenmesi oldukça zor olur, gel-gitle

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: george orwell
Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Orwell, 47 yıllık yaşamına iki başyapıt sığdırdı. “Hayvan Çiftliği” ve “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”. 1945 yılında yayınlanan “Hayvan Çiftliği”nde, bir grup hayvanın kendilerini sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum kurmasının öyküsü anlatılıyordu. Ama zamanla hayvanların zeki ve iktidar düşkünü önderleri olan domuzlar,…
10/10Öyle bir gelecek hayal edin ki, Tek parti olsun ve bu partinin başında da "Büyük Birader" adında, her tarafta yer alan posterleri dışında cismine rastlanılmamış, esasında yaşadığı bile şüpheli olan bir lider olsun, İnsanların evlerinde hiç kapanmayan ve sürekli partinin öğretilerini, tasvip e

Yazar: george orwell
Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Orwell, 47 yıllık yaşamına iki başyapıt sığdırdı. “Hayvan Çiftliği” ve “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”. 1945 yılında yayınlanan “Hayvan Çiftliği”nde, bir grup hayvanın kendilerini sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum kurmasının öyküsü anlatılıyordu. Ama zamanla hayvanların zeki ve iktidar düşkünü önderleri olan domuzlar,…

Yazar: george orwell
Yirminci yüzyılın en önemli yazarlarından biri olan George Orwell, 47 yıllık yaşamına iki başyapıt sığdırdı. “Hayvan Çiftliği” ve “Bin Dokuz Yüz Seksen Dört”. 1945 yılında yayınlanan “Hayvan Çiftliği”nde, bir grup hayvanın kendilerini sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum kurmasının öyküsü anlatılıyordu. Ama zamanla hayvanların zeki ve iktidar düşkünü önderleri olan domuzlar,…