
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: steven galloway
Saraybosna: Kuşatma altında bir kent Havan topları düşerken ve keskin nişancılar ölümcül işlerini sürdürürken, bir çellist penceresinin önünde oturup Albioninin Adagiosunu çalmaktadır. O sırada bir bomba, aşağıdaki sokak ta ekmek almak için kuyrukta bekleyen insanların üzerine düşer ve yirmi iki kişinin ölmesine neden olur. O günden sonraki yirmi iki gün boyunca her öğleden sonra çellist, viyolon…

Yazar: jean-louis fournier
"Artık dulum. 12 Kasım günü Sylvie öldü. Çok üzücü. Bu sene indirimli satışlara birlikte gidemeyeceğiz." Jean-Louis Fournier eşinden önce ölmek istiyordu. Ama eşi ondan önce davrandı. 40 yıllık evliliğin ardından dul kalan Fournier kendini teselli etmek, belki de intikam almak için karısından söz ediyor. Ama onu anlatırken aslında bize kendisini anlatıyor.

Yazar: jean-louis fournier
"Artık dulum. 12 Kasım günü Sylvie öldü. Çok üzücü. Bu sene indirimli satışlara birlikte gidemeyeceğiz." Jean-Louis Fournier eşinden önce ölmek istiyordu. Ama eşi ondan önce davrandı. 40 yıllık evliliğin ardından dul kalan Fournier kendini teselli etmek, belki de intikam almak için karısından söz ediyor. Ama onu anlatırken aslında bize kendisini anlatıyor.

Yazar: gün benderli
"Su başında durmuşuz çınar, ben kedi, güneş bir de ömrümüz..." Nazım Hikmet "Geçen yıl anılarımı yazmaya başladığım vakit, çok sevdiğim benden yaşlı dostlardan biri, bu öyle bir kitap olmalıki, okuyanın derhal kavgaya katılmaya şevki gelmeli, dedi. Gülüyordu bunu söylerken ama bir yerde içten olduğunu biliyordum. Ben gene de diyorum ki, eğer anlattıklarım, bunları okuyanları bir…

Yazar: gün benderli
"Su başında durmuşuz çınar, ben kedi, güneş bir de ömrümüz..." Nazım Hikmet "Geçen yıl anılarımı yazmaya başladığım vakit, çok sevdiğim benden yaşlı dostlardan biri, bu öyle bir kitap olmalıki, okuyanın derhal kavgaya katılmaya şevki gelmeli, dedi. Gülüyordu bunu söylerken ama bir yerde içten olduğunu biliyordum. Ben gene de diyorum ki, eğer anlattıklarım, bunları okuyanları bir…

Yazar: gün benderli
"Su başında durmuşuz çınar, ben kedi, güneş bir de ömrümüz..." Nazım Hikmet "Geçen yıl anılarımı yazmaya başladığım vakit, çok sevdiğim benden yaşlı dostlardan biri, bu öyle bir kitap olmalıki, okuyanın derhal kavgaya katılmaya şevki gelmeli, dedi. Gülüyordu bunu söylerken ama bir yerde içten olduğunu biliyordum. Ben gene de diyorum ki, eğer anlattıklarım, bunları okuyanları bir…

Yazar: gün benderli
"Su başında durmuşuz çınar, ben kedi, güneş bir de ömrümüz..." Nazım Hikmet "Geçen yıl anılarımı yazmaya başladığım vakit, çok sevdiğim benden yaşlı dostlardan biri, bu öyle bir kitap olmalıki, okuyanın derhal kavgaya katılmaya şevki gelmeli, dedi. Gülüyordu bunu söylerken ama bir yerde içten olduğunu biliyordum. Ben gene de diyorum ki, eğer anlattıklarım, bunları okuyanları bir…

Yazar: gün benderli
"Su başında durmuşuz çınar, ben kedi, güneş bir de ömrümüz..." Nazım Hikmet "Geçen yıl anılarımı yazmaya başladığım vakit, çok sevdiğim benden yaşlı dostlardan biri, bu öyle bir kitap olmalıki, okuyanın derhal kavgaya katılmaya şevki gelmeli, dedi. Gülüyordu bunu söylerken ama bir yerde içten olduğunu biliyordum. Ben gene de diyorum ki, eğer anlattıklarım, bunları okuyanları bir…

Yazar: gün benderli
"Su başında durmuşuz çınar, ben kedi, güneş bir de ömrümüz..." Nazım Hikmet "Geçen yıl anılarımı yazmaya başladığım vakit, çok sevdiğim benden yaşlı dostlardan biri, bu öyle bir kitap olmalıki, okuyanın derhal kavgaya katılmaya şevki gelmeli, dedi. Gülüyordu bunu söylerken ama bir yerde içten olduğunu biliyordum. Ben gene de diyorum ki, eğer anlattıklarım, bunları okuyanları bir…

Yazar: gün benderli
"Su başında durmuşuz çınar, ben kedi, güneş bir de ömrümüz..." Nazım Hikmet "Geçen yıl anılarımı yazmaya başladığım vakit, çok sevdiğim benden yaşlı dostlardan biri, bu öyle bir kitap olmalıki, okuyanın derhal kavgaya katılmaya şevki gelmeli, dedi. Gülüyordu bunu söylerken ama bir yerde içten olduğunu biliyordum. Ben gene de diyorum ki, eğer anlattıklarım, bunları okuyanları bir…

Yazar: gün benderli
"Su başında durmuşuz çınar, ben kedi, güneş bir de ömrümüz..." Nazım Hikmet "Geçen yıl anılarımı yazmaya başladığım vakit, çok sevdiğim benden yaşlı dostlardan biri, bu öyle bir kitap olmalıki, okuyanın derhal kavgaya katılmaya şevki gelmeli, dedi. Gülüyordu bunu söylerken ama bir yerde içten olduğunu biliyordum. Ben gene de diyorum ki, eğer anlattıklarım, bunları okuyanları bir…

Yazar: buket uzuner
Bir şehre âşık olmak, bir insanı sevmekten farklı değildir. Eğer âşıksanız, sevdiğinizin eksiklerini, hatalarını göremez, gördüklerinizi affedersiniz. Aşkınız sürdüğü sürece sorun yoktur. Ancak aşkın bittiği yerde, artık o sevilene bağımlı hale düşmüşseniz vay halinize! Kimi kez zevkten, çoğu kez sıkıntıdan kahrolarak, yanarak tutuşur, ama ne kadar terk ederseniz, o kadar çok dönersiniz ona! İşte…

Yazar: buket uzuner
Bir şehre âşık olmak, bir insanı sevmekten farklı değildir. Eğer âşıksanız, sevdiğinizin eksiklerini, hatalarını göremez, gördüklerinizi affedersiniz. Aşkınız sürdüğü sürece sorun yoktur. Ancak aşkın bittiği yerde, artık o sevilene bağımlı hale düşmüşseniz vay halinize! Kimi kez zevkten, çoğu kez sıkıntıdan kahrolarak, yanarak tutuşur, ama ne kadar terk ederseniz, o kadar çok dönersiniz ona! İşte…

Yazar: buket uzuner
Bir şehre âşık olmak, bir insanı sevmekten farklı değildir. Eğer âşıksanız, sevdiğinizin eksiklerini, hatalarını göremez, gördüklerinizi affedersiniz. Aşkınız sürdüğü sürece sorun yoktur. Ancak aşkın bittiği yerde, artık o sevilene bağımlı hale düşmüşseniz vay halinize! Kimi kez zevkten, çoğu kez sıkıntıdan kahrolarak, yanarak tutuşur, ama ne kadar terk ederseniz, o kadar çok dönersiniz ona! İşte…

Yazar: gündüz vassaf
Gündüz Vassaf’tan şiirsel bir kitap: Her zamanki gibi öznel, her zamanki gibi evrensel. “Mostar’da günlerim, aylarım, bir türlü ayrılamadığım Köprübaşında geçti. Anı notları diye yazmaya başladıklarım ayakta bekleyen bir köprü bekçisinin nöbet defterine dönüştü. Bazen yüzlerce turist arasında, bazen gece saatlerinde tek başıma Köprü’yü bekledim. Ben Köprü’yü sahiplendim, o beni zapt etti…

Yazar: buket uzuner
Bir şehre âşık olmak, bir insanı sevmekten farklı değildir. Eğer âşıksanız, sevdiğinizin eksiklerini, hatalarını göremez, gördüklerinizi affedersiniz. Aşkınız sürdüğü sürece sorun yoktur. Ancak aşkın bittiği yerde, artık o sevilene bağımlı hale düşmüşseniz vay halinize! Kimi kez zevkten, çoğu kez sıkıntıdan kahrolarak, yanarak tutuşur, ama ne kadar terk ederseniz, o kadar çok dönersiniz ona! İşte…

Yazar: gündüz vassaf
Gündüz Vassaf’tan şiirsel bir kitap: Her zamanki gibi öznel, her zamanki gibi evrensel. “Mostar’da günlerim, aylarım, bir türlü ayrılamadığım Köprübaşında geçti. Anı notları diye yazmaya başladıklarım ayakta bekleyen bir köprü bekçisinin nöbet defterine dönüştü. Bazen yüzlerce turist arasında, bazen gece saatlerinde tek başıma Köprü’yü bekledim. Ben Köprü’yü sahiplendim, o beni zapt etti…

Yazar: gündüz vassaf
Gündüz Vassaf’tan şiirsel bir kitap: Her zamanki gibi öznel, her zamanki gibi evrensel. “Mostar’da günlerim, aylarım, bir türlü ayrılamadığım Köprübaşında geçti. Anı notları diye yazmaya başladıklarım ayakta bekleyen bir köprü bekçisinin nöbet defterine dönüştü. Bazen yüzlerce turist arasında, bazen gece saatlerinde tek başıma Köprü’yü bekledim. Ben Köprü’yü sahiplendim, o beni zapt etti…

Yazar: gündüz vassaf
Gündüz Vassaf’tan şiirsel bir kitap: Her zamanki gibi öznel, her zamanki gibi evrensel. “Mostar’da günlerim, aylarım, bir türlü ayrılamadığım Köprübaşında geçti. Anı notları diye yazmaya başladıklarım ayakta bekleyen bir köprü bekçisinin nöbet defterine dönüştü. Bazen yüzlerce turist arasında, bazen gece saatlerinde tek başıma Köprü’yü bekledim. Ben Köprü’yü sahiplendim, o beni zapt etti…

Yazar: gündüz vassaf
Gündüz Vassaf’tan şiirsel bir kitap: Her zamanki gibi öznel, her zamanki gibi evrensel. “Mostar’da günlerim, aylarım, bir türlü ayrılamadığım Köprübaşında geçti. Anı notları diye yazmaya başladıklarım ayakta bekleyen bir köprü bekçisinin nöbet defterine dönüştü. Bazen yüzlerce turist arasında, bazen gece saatlerinde tek başıma Köprü’yü bekledim. Ben Köprü’yü sahiplendim, o beni zapt etti…
