Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: jelena bacic alimpic
Onun hareketleri öylesine zarif, öylesine kibardı ki, çalan her notadan daha da inceydi. Aynı zamanda, vücudu ile yaptığı tutkulu tanıtım, sanatsal ifade ile eşdeğerdi. Şıklık, incelik, zarafet, lirik ifade, duygulu sunum gibi bütün muhteşem özellikler, tek bir isim altında toplanmıştı: Anna Balint... Baçka Düzlüklerinde yer alan, salaş köyün evlerinden birinde, tavan arasında dünyaya gelen, k…

Yazar: josé saramago
Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken birdenbire körleşir. Tedavi için başvurduğu doktora da körlük bulaşır. Adamın yaşadığı körlük bir salgın hastalık gibidir ve bütün kente yayılmaktadır. Öldürücü değildir ancak tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kent…

Yazar: margaret mazzantini
Sadece İtalya'da 500.000'in üzerinde satan, 15 dile çevrilen, 2009 Primeo Cambiello ödülü sahibi ''Sen Dünyaya Gelmeden'' şimdi Türkçede. Sen Dünyaya Gelmeden aşk ve savaş, şiddet ve aile sırları üzerine etkileyici bir roman, annelikten mahrum kalmış bir kadın ile vicdanının sesinden kaçamayan bir adamın hikâyesi... Tıpkı gerçek aşklar gibi, tutkulu ve kusurlu...

Yazar: jelena bacic alimpic
Onun hareketleri öylesine zarif, öylesine kibardı ki, çalan her notadan daha da inceydi. Aynı zamanda, vücudu ile yaptığı tutkulu tanıtım, sanatsal ifade ile eşdeğerdi. Şıklık, incelik, zarafet, lirik ifade, duygulu sunum gibi bütün muhteşem özellikler, tek bir isim altında toplanmıştı: Anna Balint... Baçka Düzlüklerinde yer alan, salaş köyün evlerinden birinde, tavan arasında dünyaya gelen, k…

Yazar: jelena bacic alimpic
Onun hareketleri öylesine zarif, öylesine kibardı ki, çalan her notadan daha da inceydi. Aynı zamanda, vücudu ile yaptığı tutkulu tanıtım, sanatsal ifade ile eşdeğerdi. Şıklık, incelik, zarafet, lirik ifade, duygulu sunum gibi bütün muhteşem özellikler, tek bir isim altında toplanmıştı: Anna Balint... Baçka Düzlüklerinde yer alan, salaş köyün evlerinden birinde, tavan arasında dünyaya gelen, k…

Yazar: jelena bacic alimpic
Onun hareketleri öylesine zarif, öylesine kibardı ki, çalan her notadan daha da inceydi. Aynı zamanda, vücudu ile yaptığı tutkulu tanıtım, sanatsal ifade ile eşdeğerdi. Şıklık, incelik, zarafet, lirik ifade, duygulu sunum gibi bütün muhteşem özellikler, tek bir isim altında toplanmıştı: Anna Balint... Baçka Düzlüklerinde yer alan, salaş köyün evlerinden birinde, tavan arasında dünyaya gelen, k…

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, tıpkı Kafka gibi sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştüre...
10/10Kar neden yağar, kar?

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, tıpkı Kafka gibi sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştüre...

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, tıpkı Kafka gibi sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştüre...

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, tıpkı Kafka gibi sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştüre...

Yazar: hasan ali toptaş
Metinlerini varoluş ve yokoluş üzerine kurarak varoluşçuluğu taşraya taşımasıyla özgünlük kazanan, tıpkı Kafka gibi sade dilinden yükselen müzikle giderek hayatı yazıya, yazıyı ise büyülü bir hayata benzeten bir yazar... Yazma serüvenini hayatı kelime kelime genişletmek olarak adlandıran Hasan Ali Toptaş, metinlerini birer senfoniye de dönüştüre...

Yazar: ıngeborg bachmann
Ingeborg Bachmannın başyapıtı Malina, her şeyin iç dünyaların yoğunluğunda yaşandığı, mutlak aşkın ve birey olma savaşımının romanı. Bachmannın sarsıcı bir saptamayla ortaya koyduğu gibi: Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm, insanlar arasındaki ilişkilerde başlar, iki insan arasındaki ilişkide başlar... TADIMLI…

Yazar: ıngeborg bachmann
Ingeborg Bachmannın başyapıtı Malina, her şeyin iç dünyaların yoğunluğunda yaşandığı, mutlak aşkın ve birey olma savaşımının romanı. Bachmannın sarsıcı bir saptamayla ortaya koyduğu gibi: Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm, insanlar arasındaki ilişkilerde başlar, iki insan arasındaki ilişkide başlar... TADIMLI…

Yazar: ıngeborg bachmann
Ingeborg Bachmannın başyapıtı Malina, her şeyin iç dünyaların yoğunluğunda yaşandığı, mutlak aşkın ve birey olma savaşımının romanı. Bachmannın sarsıcı bir saptamayla ortaya koyduğu gibi: Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm, insanlar arasındaki ilişkilerde başlar, iki insan arasındaki ilişkide başlar... TADIMLI…

Yazar: ıngeborg bachmann
Ingeborg Bachmannın başyapıtı Malina, her şeyin iç dünyaların yoğunluğunda yaşandığı, mutlak aşkın ve birey olma savaşımının romanı. Bachmannın sarsıcı bir saptamayla ortaya koyduğu gibi: Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm, insanlar arasındaki ilişkilerde başlar, iki insan arasındaki ilişkide başlar... TADIMLI…

Yazar: ıngeborg bachmann
Ingeborg Bachmannın başyapıtı Malina, her şeyin iç dünyaların yoğunluğunda yaşandığı, mutlak aşkın ve birey olma savaşımının romanı. Bachmannın sarsıcı bir saptamayla ortaya koyduğu gibi: Faşizm, atılan ilk bombalarla başlamaz, her gazetede üzerine bir şeyler yazılabilecek olan terörle de başlamaz. Faşizm, insanlar arasındaki ilişkilerde başlar, iki insan arasındaki ilişkide başlar... TADIMLI…

Yazar: bertolt brecht
Bertolt Brecht, Bay Keunerin Öykülerini ilk kez 1930 yılında, Berlinde yayımlamaya başladı. Bu yayın, yaşamı boyunca sürdü. Bu öyküler, Brechtin kendi dünya görüşünü, yaşamın türlü yansımalarına yedirerek dile getirdiği bir araç niteliğindedir. Brecht açısından bir tür beyin cimnastiği de sayılabilecek bu öyküler, meraklısına, Brechtin düşünce dünyasının kapılarını açabilecek en değerli anahtarla…

Yazar: bertolt brecht
Bertolt Brecht, Bay Keunerin Öykülerini ilk kez 1930 yılında, Berlinde yayımlamaya başladı. Bu yayın, yaşamı boyunca sürdü. Bu öyküler, Brechtin kendi dünya görüşünü, yaşamın türlü yansımalarına yedirerek dile getirdiği bir araç niteliğindedir. Brecht açısından bir tür beyin cimnastiği de sayılabilecek bu öyküler, meraklısına, Brechtin düşünce dünyasının kapılarını açabilecek en değerli anahtarla…

Yazar: bertolt brecht
Bertolt Brecht, Bay Keunerin Öykülerini ilk kez 1930 yılında, Berlinde yayımlamaya başladı. Bu yayın, yaşamı boyunca sürdü. Bu öyküler, Brechtin kendi dünya görüşünü, yaşamın türlü yansımalarına yedirerek dile getirdiği bir araç niteliğindedir. Brecht açısından bir tür beyin cimnastiği de sayılabilecek bu öyküler, meraklısına, Brechtin düşünce dünyasının kapılarını açabilecek en değerli anahtarla…

Yazar: tana french
Onu bir yerden tanıyordum. Bu yüzü daha önce belki milyon kez görmüştüm. Sonra yanına gittim. Ve her şey kararmaya başladı. Artık zifiri karanlıkta dikiliyordum. Titredim. O, bendim. Evet, o bendim. Dudakları mor ve cansız, gözlerimin altın kopkoyu...
10/10Tanrı istediğini al ama bedelini öde der.

Yazar: tana french
Onu bir yerden tanıyordum. Bu yüzü daha önce belki milyon kez görmüştüm. Sonra yanına gittim. Ve her şey kararmaya başladı. Artık zifiri karanlıkta dikiliyordum. Titredim. O, bendim. Evet, o bendim. Dudakları mor ve cansız, gözlerimin altın kopkoyu...

Yazar: tana french
Onu bir yerden tanıyordum. Bu yüzü daha önce belki milyon kez görmüştüm. Sonra yanına gittim. Ve her şey kararmaya başladı. Artık zifiri karanlıkta dikiliyordum. Titredim. O, bendim. Evet, o bendim. Dudakları mor ve cansız, gözlerimin altın kopkoyu...

Yazar: tana french
Onu bir yerden tanıyordum. Bu yüzü daha önce belki milyon kez görmüştüm. Sonra yanına gittim. Ve her şey kararmaya başladı. Artık zifiri karanlıkta dikiliyordum. Titredim. O, bendim. Evet, o bendim. Dudakları mor ve cansız, gözlerimin altın kopkoyu...


