Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: p. c. cast, kristin cast
EĞER DÜNYADAKİ EN ATEŞLİ ERKEK İSİMSİZ BİR ŞEYTAN OLARAK KENDİNİ GİZLİYORSA VE İSTEDİĞİ TEK ŞEY SİZSENİZ NE YAPARSINIZ? Çayırın kenarında, ağaçların gölgelerinin arasında bir karaltı belirdi. Vücudunu görebiliyordum; çünkü ay ışığı, teninin pürüzsüz ve çıplak hatlarını belirginleştiriyordu. Durdum. Hayal gücüm aklını mı yitirmişti yoksa? “Tereddüdün mü var yoksa aşkım?” Sesini duyunca…

Yazar: ipek ongun
Gençlerin işine yarayabilecek yaşamla ilgili yazılar ve benim iflah olmaz armağan verme sevdam bir araya gelince, onlara bir sürpriz yapıp sevdikleri yazılarımı bir kitapta toplayarak, yarım elma gönül alma misali sevgili gençlere sunayım, diye düşündüm. Bu kitabımı bana mektup yazan gençlere adıyorum, çünkü onlar bana zaman içinde yitip gitmeyecek armağanlar verdiler. Ben de dönüp bu armağanları…

Yazar: ipek ongun
Sevgili Gençler,Sabah gazetesindeki Pırıltılar köşesinde yayınlanmış yazılarıma yenilerini ekleyerek sizlere bir sohbetler dizisi sunmak istedim, bu kez. Yaşamla ilgili notlara, geziler ve imza günlerinden anılarımı da kattım. umarım beğenirsiniz!

Yazar: ipek ongun
Bir Genç Kızın Gizli Defteri serisinin beşinci ve son kitabında İpek Ongun hayatla yüz yüze gelen gençleri anlatıyor. Üniversitenin son yılında Serra ve arkadaşları günümüzün zor koşullarıyla baş etmeye çalışırken, onlara yine Doğanay Hoca sohbetleri yardımcı oluyor.Soru soran kişinin, düşünen insan; düşünen kişininse gerçek anlamda özgür insan olduğunu; hayatını ve kişiliğini sorgulayarak amacın…

Yazar: ipek ongun
Mektup arkadaşları... Nilgün ve Şerife... Uzun bir süre yazıştıktan sonra nihayet bir araya gelebildiler. Ve şimdi yaz tatilinde buluşuyorlar. Her bölümünde bir serüven, heyecan, komik bir olay bulacağımız bu kitabı elinizden bırakmayacaksınız.

Yazar: ipek ongun
Serra ve arkadaşları yeni yaşam serüvenleri peşindeler. Bu kez, gelecekle ilgili kararlar için kafa yoruyorlar. Kendi ayakları üstünde durmak istiyorlar.Mutluluğu başkalarının gözlerinde değil, kendi içlerinde aramanın önemini fark ediyorlar. Ve tüm bu savaşımı yine kâh gülerek kâh hüzünlenerek ama hep birbirlerine omuz vererek sürdürüyorlar.İpek Ongun, tüm eserlerinde olduğu gibi, bu kitabında d…

Yazar: ipek ongun
Biz bu işi başardık! Kutlarım sizi sevgili gençler! Böyle bir kitap yazılması önerisi sizlerden geldi. Bu fikri yurdun dört bir yanından yazdığınız sevgi dolu mektuplarla desteklediniz, yönlendirdiniz. Ve başardınız! Bugüne dek biz anne babalar konuştuk, sizler dinlediniz. Oysa bu kitapta siz gençler konuştunuz, biz anne babalar dinledik.Neler anlattınız neler...

Yazar: ipek ongun
Nilgün ve Şerife... Biri İstanbulda, diğeri Mersinin Menteş köyünde... Onların birbirlerine yazdıkları mektupları okuyacaksınız bu kitapta... Biriyle el ele verip dünya tatlısı bir bebek evi oluştururken, diğeriyle göklere güvercinler uçaracaksınız. Ve bu iki değişik yaşam biçiminde, pek çok eğlenceli olaya tanıklık edeceksiniz.

Yazar: ipek ongun
Eğer siz bu kitabı Diskoya gitmek için nasıl izin alırım?ı öğrenmek için aldınızsa, vah verdiğiniz paralara... Yok eğer gençliğinizi derinlemesine ve saatleri dakikalarla yaşamak, gerçek anlamda yaşamak konusunda bir şeyler öğrenmek için aldınızsa, o zaman başka. Peki nasıl olacak bu gençliği gerçek anlamda yaşamak? Bazı şeylerin farkına vararak. Nelerin farkına vararak? Önce sizin kendi yaşantın…

Yazar: ipek ongun
1942 yılında Ankarada doğan İpek Ongun, 1961de Arnavutköy Kız Kolejinden mezun oldu. Daha sonra New Yorkta Tiyatro Eleştirmenliği kursunu bitirdi. Türkiyede Doğan Kardeş, ABD New Yorkta Zaman ve Yaşam Time and Life dergileri gibi yayın organlarında bir süre çalışan İpek Ongunun çeşitli konularda birçok çevirisi yayınlanmıştır. Altın Gençlik Dizisinin hazırlanmasına katkıda bulunan İpek Ongunun Ya…

Yazar: ipek ongun
Neden yazarız? Daha doğrusu neden anı defteri tutarız? Yaşamımızın her döneminde, ama özellikle ilk gençlik çağında, sorunlarımızı, mutlu mutsuz anılarımızı bizi yargılamadan dinleyen, paylaşan birilerine gereksinim duyarız. Ve -bu biri- evet, bildiğiniz, anı defterimizdir. On beş yaşındaki Serra tüm duygularını, düşüncelerini anı defteriyle paylaşıyor. Annesiyle babası neden garip davranıyorlar?…

Yazar: ipek ongun
Eğer sevinçlerimizi içimizde hasret olmadan paylaşabiliyorsak, dertlerimizi gizlice sevinmeden bölüşebiliyorsak, kötü kişi olmayı göze alarak birbirimize doğruyu söyleyebiliyorsak, böylece birbirimizi yanlışlardan koruyabiliyorsak, samimiyetle saygının ince çizgisini çizebiliyorsak, birbirimizi yargılamadan olduğumuz gibi kabullenebiliyorsak, dünyalara bedel bir dostluğa sahibiz demektir. Aldığım…

Yazar: ipek ongun
Asena. Sinan, Defne, Zeynep, Berk... Ve sevgili köpekleri Ahbap... Onlar Gökkuşağı Savaşçıları... Bu kez amaçları okullarına bir kütüphane kazandırmak. Okulun bahçesindeki gizemli, küçük ev, bu iş için biçilmiş kaftan. Ama... harap evde olup bitenlerden ve kendilerini bekleyen tehlikelerden habersizler.

Yazar: ipek ongun
Üniversiteye giriş... O ilk yılın heyecanı... Arkadaşla paylaşılan kendine ait bir ev... Küçük özgürlükler... Serra bu yeni ortamda kimlerle arkadaş olacak? Acaba onu neler bekliyor? Ya aşk?

Yazar: nihat behram
1968ler. Yazılı tarihin en barbar asrının en umutlu, en ışıklı, en cesur günleriydi. Coşkun bir devrimci dalganın bütün dünyayı sarstığı, onlarca ülkede milyonlarca insanın ayağa kalkarak, Gerçekçi ol, imkânsızı iste, diye haykırdığı günlerdi...Böyle bir dünyada, Denizler de özgürlük bayrağını Türkiyede yükseklere taşıdılar. ABDye, NATOya, yurtlarını yerli ve yabancı sermayeye peşkeş çekmek istey…

Yazar: ümit yaşar oğuzcan
Gelme diyecektim, geldin. İyi ettin geldiğine. Nerdeyiz? Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz, işte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl. Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz. Aramakla yetinsek bunlar gelmeyecekti başımıza. Yine de memnunum, iyi ettin geldiğine. Taş olup kalmaktansa, ağaç olup yanmak iyi. Ellerini ver, ellerini. Öpüşmeye s…

Yazar: ümit yaşar oğuzcan
Gelme diyecektim, geldin. İyi ettin geldiğine. Nerdeyiz? Bir şehir yanıyor, dikkat et. Tutuşabiliriz, işte ilk ateş gözlerine düştü, sonra dudaklarına, saçlarının arasına kıvılcımlar doldu ışıl ışıl. Yanıyorsun, yanıyorum, yanıyoruz. Aramakla yetinsek bunlar gelmeyecekti başımıza. Yine de memnunum, iyi ettin geldiğine. Taş olup kalmaktansa, ağaç olup yanmak iyi. Ellerini ver, ellerini. Öpüşmeye s…

Yazar: luke davies
Candy yanı başımda, terden sırılsıklam bir haldeydi. Ağır ağır. uzun aralıklarla nefes alıp veriyordu. Ruhunun gidip geldiğini hissediyordum: Bırakmak istiyor, gen »f liyor. bırakmak istiyor, yeri geliyordu. Gün bitliğinde ihttvaamı: olana kalacaktık ama şitrulilik sadece birbirimize sahiptik. Candy ile Sydneyde sıcak bir yaı günü tanıktılar. İlk görüşte âşık oldular, gü?.el günler birbiri ardına…

Yazar: luke davies
Candy yanı başımda, terden sırılsıklam bir haldeydi. Ağır ağır. uzun aralıklarla nefes alıp veriyordu. Ruhunun gidip geldiğini hissediyordum: Bırakmak istiyor, gen »f liyor. bırakmak istiyor, yeri geliyordu. Gün bitliğinde ihttvaamı: olana kalacaktık ama şitrulilik sadece birbirimize sahiptik. Candy ile Sydneyde sıcak bir yaı günü tanıktılar. İlk görüşte âşık oldular, gü?.el günler birbiri ardına…