
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: önder şenyapılı
Yunan yonut sanatçısı (heykeltraş) Praxitelesin İsadan Önce 4. yüzyılda yaptığı Knidos Afroditi yonutuna, sevgilisi, güzeller güzeli bir fahişe olan Phrynea model durmuştur. Rubens, ilk eşinin ölümünden sonra evlendiği 16 yaşındaki Hélene Fourmentı tarihteki ilk güzellik yarışmasının kahramanları olan ve Üç Güzeller diye anılan tanrıçalar Hera, Athena ve Afroditi görselleştirirken her biri için m…

Yazar: önder şenyapılı
Yunan yonut sanatçısı (heykeltraş) Praxitelesin İsadan Önce 4. yüzyılda yaptığı Knidos Afroditi yonutuna, sevgilisi, güzeller güzeli bir fahişe olan Phrynea model durmuştur. Rubens, ilk eşinin ölümünden sonra evlendiği 16 yaşındaki Hélene Fourmentı tarihteki ilk güzellik yarışmasının kahramanları olan ve Üç Güzeller diye anılan tanrıçalar Hera, Athena ve Afroditi görselleştirirken her biri için m…

Yazar: bruno nardini
Francesco, dedi Leonardo, seni bırakmak istemiyorum, keza bu dünyayı birden terk etmek gibi bir amacım yok. Ben her zaman yaşamın bir armağan olduğunu ve onun değerini bilmeyen kişinin onu hak etmediğini söylemişimdir. Bu yüzden, yaşamı sonuna kadar hak etmeli, ölüm korkusuyla ona saygıda kusur etmemeliyiz. Başını pencereye doğru çevirerek, ekledi: Bak, kış uzun sürdü, ama artık ağaçlar uy…

Yazar: bruno nardini
Francesco, dedi Leonardo, seni bırakmak istemiyorum, keza bu dünyayı birden terk etmek gibi bir amacım yok. Ben her zaman yaşamın bir armağan olduğunu ve onun değerini bilmeyen kişinin onu hak etmediğini söylemişimdir. Bu yüzden, yaşamı sonuna kadar hak etmeli, ölüm korkusuyla ona saygıda kusur etmemeliyiz. Başını pencereye doğru çevirerek, ekledi: Bak, kış uzun sürdü, ama artık ağaçlar uy…

Yazar: bruno nardini
Francesco, dedi Leonardo, seni bırakmak istemiyorum, keza bu dünyayı birden terk etmek gibi bir amacım yok. Ben her zaman yaşamın bir armağan olduğunu ve onun değerini bilmeyen kişinin onu hak etmediğini söylemişimdir. Bu yüzden, yaşamı sonuna kadar hak etmeli, ölüm korkusuyla ona saygıda kusur etmemeliyiz. Başını pencereye doğru çevirerek, ekledi: Bak, kış uzun sürdü, ama artık ağaçlar uy…

Yazar: mazhar şevket ipşiroğlu
Van Gölündeki küçük bir adada, çok uzaktan bile görülebilen bir konumda yükselen Ahtamar Kilisesi, dış cephesini şeritler halinde saran kabartmalarıyla, Doğu-Hıristiyan mimari sanatının eşsiz bir örneğidir. Çoğu yassı olan bu kabartmalar, puslu havalarda ya da gölgede duvarın içinde belirsizleşirken, gün ışığında canlanır; böylece kilise güneşle birlikte adeta hayat bulur. Bugüne dek Ahtamar üzer…

Yazar: engin akyürek
U zun zaman boyunca, akademik çalışmalarda, Ortaçağ kültürel birikimden yoksun, karanlık bir çağ olarak ele alınmasına karşın, belki de insanın kendi özüne doğru derin bir yolculuk yaptığı bir çağ sayılmalıdır. Akademik dünyanın tavrı son yıllarda bu doğrultuda değişirken, Sanatın Ortaçağı bu anlayışa bir katkıdır. Ortaçağ Türk, Bizans ve Avrupa sanatı üzerine yazıların derlendiği bu kitap, Ortaç…

Yazar: paul lemerle, timothy e. gregory
Bu çalışmanın amacı başkenti Bizans olan imparatorluğu ana çizgileriyle yansıtmaktır. Roma ve Bizans tarihleri arasında belirgin bir kesintinin olmadığını unutmamak gerekir. Bu imparatorluğa, imparatorun çöküşü kaçınılmaz olan Romayı terk ederek, başkenti Konstantinopolise taşıdığı ve kentin böylece, imparatorluğun idari ve siyasi merkezi olduğu andan itibaren, Bizans İmparatorluğu adı verilebili…

Yazar: bedrettin cömert
Mitoloji ve İkonografi bir yandan alanında kaleme alınmış en yetkin eserlerden biri olmasının yanında, aynı zamanda 11 Temmuz 1978 günü, en verimli çağında kurşunlanarak katledilen Bedrettin CÖMERTin en çok bilinen eseridir. Hiçbir zaman güncelliğini ve önemini kaybetmeyecek olan bir başvuru kaynağıdır bu kitap.BUGÜN DE ARAMIZDANice yitirdiğimiz aydın, sanatçı, bilim adamımızın adlarını sokaklar…



Yazar: bedrettin cömert
Giotto, batı resim tarihinin önemli bir dönüm noktasıdır. Gerek insanlık ve tarih görüşü, gerekse resimsel biçim ve üslup bakımından Ortaçağın ayaklarını yere bastıran ilk devrimcidir. Giotto, yalnızca resim tarihi açısından bilinmesi gereken müzelik bir tarih halkası değil, her çağın insanına yepyeni bildiriler sunup çok boyutlu ufuklar açan bir üslup ve insanlık serüvenidir...Assiside yukarı S.…

Yazar: ismail tunalı
Prof. Dr. İsmail Tunalı bu kitabında, büyük bir felsefi sistem olan Marksizmin içinde önemli bir yeri bulunan varlık konusunu çağdaş felsefe kavramları ve ana çizgileriyle ortaya koyuyor. Yazar, Marksizmin yalnız belli sosyo-ekonomik kavramları egemen kılmak için ortaya konan bir düşünce sistemi, bir eylem biçimi olmadığını, aynı zamanda insansal bir felsefe, bir düşünce sistemi olduğunu kaynakla…

Yazar: bruno nardini
Francesco, dedi Leonardo, seni bırakmak istemiyorum, keza bu dünyayı birden terk etmek gibi bir amacım yok. Ben her zaman yaşamın bir armağan olduğunu ve onun değerini bilmeyen kişinin onu hak etmediğini söylemişimdir. Bu yüzden, yaşamı sonuna kadar hak etmeli, ölüm korkusuyla ona saygıda kusur etmemeliyiz. Başını pencereye doğru çevirerek, ekledi: Bak, kış uzun sürdü, ama artık ağaçlar uy…

Yazar: michel foucault
Théophile Gautier, Velázquezin Las Meninasını ilk kez gördüğünde, kendisini Tablo nerede? diye haykırmaktan alıkoyamamıştır. İlk bakışta, tablo basit bir konuyu işlemektedir. Kralın beş yaşındaki kızı (infanta) Margarita, nedimeleri (las meninas) ve soytarılarıyla çevrelenmiş olarak tablonun ortasındadır. En dip tarafta, saray nazırının silueti görülmektedir, ama biraz daha yakından ve daha dikka…

Yazar: michel foucault
Hiç tereddütsüz 20. yüzyılın en büyük düşünürlerinden biri olarak görülebilir Michel Foucalt. Onun önemi, her şeyden önce, çağdaş Batı felsefesinde tarihdışı niteliğe sahip olduğu kabul edilen özne kavramını tarihselleştirme çabasından kaynaklanır. Düşünür, başta bu kitap olmak üzere birçok çalışmasında öznenin bir felsefi kategori olarak kuruluşuna dair kışkırtıcı sorular ortaya atar: Özne dediğ…

Yazar: michel foucault
Michel Foucault, Deliliğin Tarihinde, deliliğin gündelik yaşamın bir parçası sayıldığı, kaçıklarla çılgınların sokaklarda ellerini kollarını sallayarak dolaştıkları Orta Çağdan, tehlikeli sayılmaya başladıkları, tımarhanelere kapatıldıkları, öteki insanlarla aralarına ilk kez duvarların çekildiği on sekizinci yüzyıla kadar, Batıda deliliğin arkeolojisini irdeliyor. Deliliğin fantastik dünyasında…

Yazar: michel foucault
İktidarın kendini gösteriş ve debdebe içinde dışa vurduğu, gücünü bu gösterişten aldığı eski siyasal sistemden mümkün olduğunca ve giderek artan bir şekilde görünmez hale geldiği modern siyaset sistemine geçiş, bir yandan iktidarı kişileştiren hükümdarın yerine, adsız kişiler tarafından kullanılan bir yönetim aygıtının yerleşmesiyle, diğer yandan da kamuya açık cezalandırmadan, gizli bir cezaland…





