
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Kocan Kadar Konuş 2 - Diriliş
ilk kitapta da aynı yorumu yapmıştım yine aynısını söyleyebilirim, çok abartılacak bir kitap değil ama eğlencelik olduğu kesin....yine kahkahalarıma engel olamadım, o yüzden yolsa sokakta okumayın derim ben....Efsun gerçekten harika, bizden biri, hepimizin yaşadıklarını yaşıyor....öyle bir düğünü o finalle bitirebilr miydim diye düşündüm finalde....biraz gülümseye çok fazla ihtiyacımız olduğunu düşündüğüm şu günlerde okunabilir gibi geliyor bana...zaten son derece akıcı bir dili ve anlatımı olduğu için birkaç saat içinde biten bir kitap....
Baskı: Kün
Sezgin Kaymaz'ın okuduğum ilk kitabıydı ve eminim son olmayacak, bir dil ancak bu kadar akıcı ve güzel kullanılabilir....yöresel şiveleri kullanmasına rağmen hiç mi sıkmaz hiç mi takılmadan okur insan...çoğu sayfada kahkahalarımı tutamadım, kitap bittiğinde de gözyaşlarıma engel olamadım...Ömer ve Çeto'nun ölümü beni çok sarstı, Hüdai Ağa, Menderes Komiser, Muzaffer Hoca hepsine ayrı ayrı hayran kaldım....okumanızı tavsiye ederim, pişman olmazsınız....teşekkürler Sezgin Kaymaz, diline, kalemine, emeğine sağlık....
Baskı: Pi
ne Can Manay ne Duru ne de Bilge, bu kitabın kahramanları Özge ve Deniz bence....Daha önce de Deniz'in söylediği herşeyin altını çizmiştim bu kitapta da kural değişmedi...bitmesin isteyip elimden bırakamadığım bir kitap oldu...farkındalıklarımız, değer yargılarımız, önceliklerimiz hepsini sorgulayacağımız bir kitap....fizik de var matematikte, aktüalite de var dinde hepsi birlikte....eminim bir süre sonra geriye dönüp tekrar okumak isteyeceğim...teşekkürler Azra Kohen....
Baskı: Son Tanık
Yazarın okuduğum ilk kitabı ve eminim ki son olmayacak...ilk başta çok ağır ilerliyor gibi gelse de 45-40 sayfadan sonra su gibi akan bir kitap. David ve Lana'nın aşkları , Carla'nın inanılması güç hikayesi, Luka'ya duyduğu özlem, Jan'ın Carla'ya duyduğu sevgi, gözleriniz yaşarmadan okuyamayacağınız bir kitap....ülkemize çok da uzak olmayan bir yerde, biz yaşlardaki insanların çok rahat hatırlayabileceği bir soykırımın çarpıcı anlatımı....zaman zaman sinirden dişlerimi sıktım, an geldi gözyaşlarımı tutamadım, an geldi ailenin birbirlerine olan sevgisi ilgisi ve diyalogları gülümsememe sebep oldu....severek okuyacağınızı düşünüyorum....
Baskı: Delice
diğer kitaplarından aldığım tadı alamadım, o yüzden çok severek okudum diyemem, ancak vakit kaybı mı derseniz değil...havada kaldığını hissettim biraz yarım kalmış gibi geldi bana...herşeye rağmen Meryem'in sevgisi takdir edilesi, Kazım'ın hisleri, sevgisi garip ama güçlü....Aliço tam bir serseri ama yine de sevilesi çünkü bizler nedense hata yapmayı seviyoruz.....doğru adamlarla sohbet edip, yanlış adamlara aşık olmak fıtratımızda var :)
Baskı: Kedi Mektupları
kendi kedime ve gördüğüm tüm kedilere bakarken artık bir daha düşünüyorum, hem insanlara hem olaylara hem de kedilere bakış açımı değiştirdi, geliştirdi.... aynı zamanda geçmişte esir bıraktığımız tarihimizin insanlarına, bu ülkenin vatandaşı olup düşünceleri yüzünden sürgünlere giden ya da kendini sürgün eden insanlara bir kez daha selam olsun....bir de kesinlikle herkesin bir kedisi olsun....pişman olmayacağınız okurken gülümseyeceğiniz zaman zaman hüzünlendiren çok güzel bir kitap
Baskı: Maraz
zaman zaman kahkaha, arada gözyaşı, zaman zaman da sinirden içimden küfürler ederek okudum....Aslı'nın öfkelerinde, sevinç ve hüznünde de kendimden parçalar buldum....Hande Altaylı'nın diğer kitaplarını da severek okumuştum daha önce....pişman olmazsınız diye düşünüyorum...
Baskı: Yağmur Sonrası
sıcacık, okurken gülümseten, zaman zaman gözlerinizi dolduracak çok güzel bir aşk....
Baskı: Şah Mat (Komiser Sensi ve Dr. Claps, #1)
ilk defa okuduğum bir yazar, kaç kere tahminde bulunup sonunda ters köşe oldum, ancak severek okudum...tevsiye ederim, sıkılmadan okuyacaksınız....son ana kadar heyecanı bitmeyen, anlatımı güzel bir kitap...
Baskı: Beni Bulun
tüylerim diken diken oldu okurken, bu kadar kötü insanlar bu dünyada yaşamamalı....bir kadın nasıl bu kadar fazla acıya dayanabilir, her sayfada gözümün yaşı çoğaldı, sinirden dişlerimi sıka sıka bitirdim.....Michelle Knight dilerim bundan sonraki hayatında hep güzellikler olur....okumalısınız, okutmalısınız, insanların ne kadar kötü olabileceklerini anlatmalısınız, küçük çocuklarınıza değil belki ama anlayabilecek yaştaki genç kızlarınıza da okutun derim ben ya da anlayabileceği bir dille anlatın.....Allah kimseye o 3 kadının yaşadıklarını yaşatmasın
Baskı: Şarkını Söylediğin Zaman
özlediğim İnci Aral, okumayalı uzun zaman olmuştu, dilini, üslubunu gerçekten çok özlemişim.....insanı, ilişkileri, kadını, erkeği, sevgiyi, özlemi, kısacası hayatı en iyi anlatanlardan biri....gözyaşlarıyla bitirdim Cihan ve Ayşe'nin hikayesini....tavsiye ederim, eminim hoşunuza gidecek....ancak insan o kadar keyif alarak okurken karşılaştığı yazım hatalarını farkettikçe keyfi kaçıyor, bu da Kırmızı Kedi yayınevine bir eleştiri....kitap basıyorsunuz, çeviri olsa anlarım yanlış çevrilmiş hata olmuş gibi ama Türkçe'ye her zaman olduğundan daha fazla sahip çıkmamız gereken bu zamanda Türkçe yazım hataları yapamazsınız; noktayı, virgülü unutabilirsiniz ama baskıda dizgide sıkıntı varsa bence bir kitabı basmadan 5 kere kontrol ediyorsanız bundan sonra 28 kere kontrol edin...
Baskı: Peri Gazozu
beklentim çok yüksek olarak aldığımdan olsa gerek biraz hayal kırıklığı yaşadım ancak, içimi ısıtan gözlerimi dolduran kısımlarda oldu gülümsediğim anlar da....illa ki okumalısınız diyemem, okusanız da zaman kaybı yaşamazsınız....benim için orta şekerli bir kitaptı....
Baskı: Efsane (Efsane #1)
beklentimi yüksek tuttuğumdan mıdır nedir bilemedim ama sevmedim, zoraki bitirdim....yazım hataları çileden çıkartacak düzeydeydi üstelik...seriye devam etmeyi düşünmüyorum...kesinlikle okuyun diyemem okumanız bir şey kazandırmaz, okumazsanız da kaybetmezsiniz yani...
Baskı: Abim Deniz
her sayfada hüzünlendim, bazı anılarda gülümsedim, ama bitirirken gözyaşlarıma hakim olamadım....sadece büyüklerimden dinlediğim, okuduğum kitaplardan öğrendiğim bir dönemdi....ancak şu anda o kadar canlı ki sanki az önce evimin kapısından çıktı Abim "Deniz"....Denizler biz yaşadıkça bizimle yaşayacak...bizlere bu imkanı sunan Can Dündar'a ve Hamdi Gezmiş'e çok teşekkürler....okumalısınız okutmalısınız...bu ülkede adaletin gerçekten bir kadın ismi olmaktan öteye gitmediğini, hayatları sadece intikam ve gözdağı olsun diye ellerinden alınan o 3 Fidanı çocuklarımızın da öğrenmelerini tanımalarını sağlayalım....devlet affetmemiş ama Deniz'in de dediği gibi tarih onları beraat ettirdi bizlerin gözünde....
Baskı: Sevgi Bağı
kitabın anlatımından ve de kedilere olan hayranlığımdan dolayı elimden bırakmadan, zaman zaman kahkahalarla, bazende gözyaşlarıyla okudum....kedisi olanlar okumalı ki minik patilere olan hayranlıkları artsın....fotoğraf ekleme şansım olsaydı kucağımda kızım zaman zaman sayfa hışırtısına attığı patiler eşliğinde beraberce okuduğumuz anları sizin de görmenizi isterdim...içimi ısıtan böylesi bi hikayeyi yazdığı için GwenCooper'e ve hayata yaşamaya bağlı küçük kahraman Homeros'a teşekkürler....
Baskı: Kabuk Adam
bazı kitaplar hiç bitmese derim, öylesine tadı damağımda kalır..."hepimizin hayatında yaşamın şarkısını öğrendğimiz bir "kabuk adam" vardır...yoksa da avuçlarında bir kuş tutarcasına gözbebeklerinin ta içinde saklayabilen biri olsun herkesin hayatında....
Baskı: Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984)
muhteşem....bir elimde kalem bir elimde kitap altını çizerek okudum....1940'lı yıllarda 1984'ü anlatmış ben burada 2014'de bir tokat yemiş gibi hissettim....bu zamana kadar okumadığım için kendime kızdım....şiddetle tavsiye ederim
Baskı: Travma
çeviri hataları Türkçe'nin yanlış kullanımı zevksiz yapmış kitabı....konu güzel ve sürükleyici aslında....ama çok tat vermedi
Baskı: Az
AZ bu kadar çok anlatılamazdı....Derda'ların hikayesi içimi burktu, Oğuz Atay'a bir kez daha hayran kaldım, Tutunamayanlar'ı bu yaşıma kadar okumadığım için kendime kızdım....ülkemizde hala yaşanan çocuk evliliklerine bir kez daha öfke kustum, pedofili sapıklara lanet ettim, kendilerini etrafındaki cahillikten ve fakirlikten kırılan insanlara paşa, ağa gösteren yaratıklardan daha da iğrendim.....okursanız pişman olmayacağınız bir kitap, okurken dilinizde küfür biterken gözlerinizde yaş bırakacak....
Baskı: Kinyas ve Kayra
yarım bıraktıklarımdan...sevemedim, sayılı kitapları yeter diyerek bırakmışımdır, belki ilerde tekrar elime alıp denerim....ama herkesin bulduğu neyse bana hitap etmedi....
Baskı: Çi
muhteşem....altını çizerek okuduğum ve bir zaman sonra tekrar geri dönüp okuyacağım kütüphanemin vazgeçilmezi olan ender kitaplardan...o kadar güzel anlatılmış ki, kendinizi bir romanın akıcılığında kaybedip bilgi, felsefe, ekonomi ve kültür dünyasının içinde buluyorsunuz..kalemine sağlık Azra Kohen...pi'yi sabırsızlıkla bekliyorum
Baskı: Tut Elimi (Breathing #1)
ilk defa bir kitap bu kadar uzun süredir elimde sürünüyor, sevemedim, elime almak içimden dahi gelmiyor bakalım bitirince fikrim değişecek mi?
Baskı: Peter Pan Ölmeli (Dave Gurney, #4)
her zaman ki gibi John Verdon, asla yanıltmaz, o kadar kapıldım ki büyüsüne gece 3te sanki Peter Pan çıkıp yanıma gelecek gibi hissettim:)) tavsiye ederim
Baskı: Kocan Kadar Konuş
genel itibariyle eğlenceli bir kitaptı, her sayfasında çevremdeki diğer kadınlar gibi kahkahalara boğulmasamda, 198. sayfaya geldiğimde dün gece saat 3te katıla katıla gülüyodum...sinan'a seni seviyorum çok özledim yazmak isterden kafa bi trilyon mesaj atınca ortaya "gılı gılı" gibi bişey çıkmıştı:) her zaman söylerim alkollü araç kullanmak kadar tehlikelidir, alkollü telefon kullanmak....bu kadar abartmasamda, sabah kalktığıumda bugünde aramadım diye kendimi tebrik edip, telefona baktığımda sayfalar dolusu mesaj attığımı gördüğüm sabahlar oldu....eğlenirsniz okuduğunuzda, ama çok da abartmaya gerek yok diye düşünüyorum :)