
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ayşe kulin
Bir Varmış Bir Yokmuşun bir yüzünde gerçek yaşamdan alınmış öyküler, diğer yüzünde ise kurgulanmış öyküler var... Ancak Ayşe Kulinin kitabın önsözünde de belirttiği gibi hayal ile hakikat, kurgu ile gerçek kimileyin öylesine iç içe geçiyor ki... Bu iç içe geçişi en iyi dile getirecek biçim bu kitabı önlü arkalı, evire çevire okunacak bir kitap olarak tasarlamaktı.Biz de öyle yaptık, bir yanda ger…

Yazar: emre kongar
Tarihe bakarken genellikle hangi yanlışlar yapılır? Türkler isteyerek mi Müslüman oldular? İslama laikliği kimler getirdi? Osmanlıda inançları yüzünden kimler yakıldı? Osmanlı İmparatorluğu Müslüman olduğu için mi çöktü? Ermeni trajedisi bir soykırım mıdır? Niçin? Abdülhamit: Kızıl Sultan mı, Ulu Hakan mı? Vahdettin hain miydi? Amerika hangi Lozanı kabul etmedi? Atatürk niçin yalnız bir liderdi?…

Yazar: buket uzuner
Herkesin yaşamında çıplak günler vardır;savunmasız, iddiasız, direnmesiz,gösterişsiz, öylece... Yalın ve kendihalinde. İçine kimsenin kabul edilmediğ,alınmadığı, hani o en yakınların bile...Bu kitaptaki öyküler benim en çıplak günlerimde yazıldılar.Kıvırcık saçlı kadın, ilk kez korkmadan altı yıl boyu çekinerek sakladıklarını çıkarttı, gözünün önüne serdi. İnsanın en korkunç sırları kendisinden s…

Yazar: ayşe kulin
Çocukluğumun Adadaki köşkte geçen yaz tatilleri dışında, ben hep bu beton apartmanların odalarında yaşamıştım. Beton odaların tavanları, önceleri çok yüksek ve kartonpiyerli iken giderek alçalıp, sadeleşmiş, odaların boyutları giderek küçülmüştü. Anneanneme ailesinden kalan avizelerin önce zincirleri kısaltılmış, sonra da onları dar odalardan, daha geniş ve yüksek tavanlı evlere terfi ederek bizi…

Yazar: can dündar
31 Martta gericilerin üzerine Hareket Ordusuyla birlikte yürüyen genç yüzbaşı, siyah cilt beziyle kaplı küçük not defterinin kareli sayfalarına sabit kalemle şunları yazdı:Faziletli din âlimleri başımızın tacıdır. Fakat şahsi çıkarları ve adli menfaatleri için yalandan âlim kılığına bürünen birtakım çıkarcılar elbette kanun pençesinden kurtulamayacaklardır. 16 Kasım 1916 gecesi Bitliste öksürük n…

Yazar: can dündar
Ah! yollara çıkmak lazım şimdi... Geride tükenmez krizler, nafile rutinler, virane ilişkiler bırakarak yelkenleri şişirmek lazım... Doldurup bavula ertelenmiş coşkuları, rüzgârları sırtlamak, martıların peşine düşüp asfalt bilmez topraklara koşmak lazım... Serseri bir şişede imzasız bir mektup olup meçhul kıyılara vurmak lazım... Kış bastırdıkça baharın izini sürmek lazım... Unutulmuş paslı bir h…

Yazar: can dündar
Yıllar geçip de Irak saldırısının ateşi küllendiğinde siyasetçiler, askerler, diplomatlar, borsacılar, silah tüccarları, işadamları, sanatçılar, gazeteciler çocuklarından aynı soruyu duymaya başlayacaklar: Savaşta ne yaptın? Kiminin hafızasında emziğiyle ölmüş bir Iraklı bebeğin fotoğrafı olacak, kiminin hafızasında kızlarının başucunda ağıt yakan analar; başlarına geçirilmiş poşetlerle oğulların…

Yazar: rıfat ılgaz
...Gündelik olayların aktüel parlaklığına bağlanan, o yüzden de çabuk eskiyen mizah unsurlarından uzak kalmaya çalışıyor. Bu hikayelerinde, bizdeki mizah dergilerinde bol bol rastladığımız çalakalem şişirmecilikten öteye geçebilen kalıcı sanata yönelen bir değer iyice beliriyor. Hikayelerini mizahlık olaylardan değil de, kişilerin çatışmalı yaşantılarından alıyor. Onda Çehov, Ohenry, Esendal gibi…

Yazar: stephen edgell
Sınıf kavramının içeriğinde son iki yüzyılda ne gibi değişiklikler oldu? Stephen Edgell bu gibi sorulara yanıt ararken, Marx ve Weberin klasik sınıf kuramlarına ek olarak, Wright ve Goldthorpeun son dönemdeki yorumlarını da gözden geçiriyor.

Yazar: rıfat ılgaz
Nasreddin Hoca hır çıkarıcı mıydı?Kahveci Hasanın Brezilyadan gelme kahvesi nasıl Milli oldu?Leylekler neden sabahleyin gagasını takırdatmaya başlar?Altın Hıyar jürisinde kimler var?Ülkemizde şairlerin neden bayramı yok?İçinde mavi melek biçiminde anne olan bir şiiri okuyan çocuk, evinde elleri işten çatlamış, nasırlaşmış, üstü başı toz toprak içinde bir ana ile karşılaşırsa ne olur?Can Yücel, üz…

Yazar: rıfat ılgaz
...Eleştirmelerden bir ricam olacak. Öykülerimi gerçek bir eleştirmen ciddiyetiyle yeniden ele alsınlar. Hiç öykü antolojisinde benim adım geçmez.. Öykü müdür, değil midir bunu değerlendirsinler. Mizah mıdır, değil midir bakmasınlar. Ben onların mizah olduğunu çok iyi biliyorum. Öykü müdür, Nasrettin Hocanın fıkra anlayışı mıdır yoksa? Ben daha ileri giderek söyleyeyim. Batıda bunun usta mizahçıl…

Yazar: rıfat ılgaz
Rıfat İlgaz, Hoca Nasrettin ve Çömezlerinde Nasrettin Hoca fıkralarını çağdaş bir yaklaşımla ve kendi mizah anlayışıyla yeniden üretiyor... [...] Pasif direnme yapmak, ezilmişliğini unutmak, dar zamanlarını kazasız belasız geçiştirmek zorunda kalan halkımız, Hocasına sık sık başvurmak yolunu tutmuştur. Bugünlerde ona gene sık sık başvuruyor¬sak, işlerin yolunda gitmediğini, haksızlıkların, baskıl…

Yazar: rıfat ılgaz
Hepimizin sınıfıdır o... Öğretmeniyle ve öğrencisiyle ... Kara tahtası, tebeşir kokusu, haytaların gürültüsü, kağıt hışırtısı, sıra gıcırtısı, yazılısı, sözlüsü, kopyası, karnesi, yoklaması ve bütünlemesiyle okul hayatının, acı ve tatlı anıları... Türkiyenin gerçeği içinde orta eğitim hayatını mizah edebiyatında klasikleştiren bir eserdir Hababam Sınıfı. Köy gerçeği, şehir gerçeği, Anadolu gerçeğ…

Yazar: rıfat ılgaz
Bu mektubu yazmakta ki birinci sebep, geçen akşam televizyonda çok kıymetli eseriniz olan Hababam Sınıfı filmini seyretmek olmuştur... Bana verdiğiniz Kel Mahmut rolünden dolayı size minnettarlığımı, takdirlerimi, gurur ve iftihar duygularımı iletmektir. Ne yazacağımı bilemiyorum. Yalnız televizyon gibi bir yayın aracında, eserinizi tüm memleket bireylerinin iftiharla seyretmesi kafidir. Sağ olun…

Yazar: rıfat ılgaz
Rıfat llgazın ilk kez 1957de zile basarak derse çağırdığı Hababam Sınıfı, Baskında, Uyanıyor ve Sınıfta Kaldıdan sonra bu kez İcraatın İçinde...Kitaplarıyla olduğu kadar, kapalı gişe izlenen filmleriyle ve oyunlarıyla da tanıdığımız, benimsediğimiz bir sınıf; bizim sınıfımız Hababam...Yalnız bizim mi?İngilterede lise son sınıflara okutulan ders kitabı, Japonyanın ilgiyle izlediği tiyatro oyunu ve…

Yazar: rıfat ılgaz
Hepimiz okul sıralarından yetiştik. Okul ve sınıf arkadaşlarımıza, hocalarımıza, derslerimize ait türlü anılarımız var. Bu kitapta bu anılaırn en azdan üçüne beşine rastlayacak, kiminiz çocukluk, kiminiz ilk gençlik günlerinizi yeniden yaşayacaksınız. HABABAM SINIFI, herhangi bir okulun yatılı bir sınıfı... Döneklerden, sürgünlerden devşirme bir sınıf... Alfabenin son harfinden bir şube... Etüdle…

Yazar: rıfat ılgaz
... Müdür Bey, bütün Müdürler gibi... Kel Mahmut onun tatlı sert yardımcısı... Domuzdan yanamı, çocuklardan yana mı artık siz anlayın... Her taşın altında, o! Piyale İhsan, Gülpembe Edebiyat Öğretmeni... Haşim der de, başka bir şey demez. Maraton Raşit, biyolojici olduğu kadar da sporcu. Vakvak Rızanın kendisi mi, ölüsü mü coğrafyaya gelir, belli değil, Sıfırcı Hamdi, bütün sıfırcı öğretmenlerin…

Yazar: rıfat ılgaz
Rıfat ılgaz, mizahı elle gıdıklamaktan kurtarıp ona toplumsal niteliğini kazandıran yazarımızdır. Bugüne dek yarattığı yapıtlarına Geçmişe Mazi de katılınca onun, mizahı yeni bir boyuta yücelttiği görülür.Rıfat Ilgaz toplum yaşamının dramatik sahnelerinde mizah unsurlarını ön plana çıkarmıştır. Geçmişe Mazi de anlattığı olaylar çizdiği tipler gerçektir, kalıcıdır ve hatta günlük yaşamımızda sık s…

Yazar: rıfat ılgaz
Rıfat Ilgaz, Garibin Horozunda toplumdaki başıbozukluk, dengesizlik ve çelişkileri ortaya koyuyor. Bunu da çokluk yergiye kaçan bir güldürüyle gerçekleştiriyor. Güldürü ile yergiyi birlikte götüren, insanı bir yandan hafif hafif güldürüken, öbür yandan acı acı düşündüren öyküler... Toplumsal bazı gerçeklere dokunan öyküler... Rıfat Ilgaz, gerek bunları anlatırken, gerek tiplerini canlandırırken,…

Yazar: rıfat ılgaz
RIFAT ILGAZda, Çehov, OHenry, Esendal gibilerinde gördüğümüz, hikayelerin yapısına oturmuş, ölçülü, dengeli bir sağlam mizah anlayışı var. Bu mizah, aslında halkının yaşamasında beliren değerlerden özünü alıyor. Rıfat Ilgaz, nice yıldır yazarlığın çilesini çekmiş, yıllarla birlikte işlediği canlı halk Türkçesini evirip çevirerek, kendi gözlemlerini, görüşlerini ifade edebilecek güçlü bir seviyey…

Yazar: rıfat ılgaz
İstanbulda biçimiyle ve planıyla birbirinin aynısı üç apartman: Şeref, Namus ve Vicdan Apartımanları... Ve bu üç apartmanın tek sahibi, Hacı Suduri Efendi... Şişlideki Ozel Saymanlık memurlarından Seyfi Saymanerin kiralık bir ev aramasıyla ve baktığı birkaç evden sonra Namus Apartımanına ailesini yerleştirmesi ile başlıyor öykümüz. Sonra mı? Doktoruyla, öğretmeniyle, kaptanıyla, tiyatrocusuyla ve…

Yazar: yılmaz erdoğan
Kalabalık geceleri bekleyen yalnız kahvaltılar için hep acele ediyorduk. Yağsız beyaz peynir tadında ilişkiler kuruyorduk. Seviyorduk. Sevmeyi seviyorduk. Bazı elele yürüyüşlerde yağmur yağsın istiyorduk. Hangi sevdanın üstüne yağmur yağsa, biz onu aşk belliyorduk. Hijyene önem vermiyorduk. Beyaz çarşafların üstündeki lekeler aşklarımızın haritalarıydı. Hangisi biz, hangisi yavru vatan oradan anl…

Yazar: orhan kemal
Kurtuluş Savaşına gönüllü olarak katılmış olan hukukçu baba, savaştan sonra iktidarla çatışınca, kalabalık ailesiyle birlikte Beyruta kaçmak zorunda kalmıştır. Orada ufak bir lokanta açar ve iki oğluyla birlikte çalışmaya başlar. Ancak işler kötü gider ve aile geçinemez hale gelir; üstelik baba ağır bir hastalığa yakalanmıştır. Aile çocukların kazandığı üç-beş kuruşla hayatını sürdürmeye çalışırk…
