Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: norgard kohlhagen
Alman kadın yazar ve redaktör Norgard Kohlhagen, Mary Wollstonecraftten Simone de Beauvoira, yaşamları boyunca eylemleriyle, yazdıklarıyla ve söyledikleriyle hemcinslerinin kaderini değiştirecek izler bırakan kadınların öyküsünü sunmakla, Dünyayı Değiştirmenin Erkek İşi Olduğu önyargısını da çürütüyor ve standart başvuru kitaplarında hep erkeklerin gölgesinde kalan bu güçlü kadınlara insanlık tar…

Yazar: ahmet altan
Yanımda kimse olmadığından değil yalnızlığım, yalnız olduğumu söyleyebileceğim kimse olmadığı için yalnızım ben. Deneyimlerimle, içine aşk karışmamış her ilişkinin iyi gittiğini, aşkın ise bütün ilişkiyi karmaşık hale getirdiğini anlamıştım; buna rağmen kendimi tutamayıp gene aşkın o çetrefil, hırpalayıcı, karışık, acılarla dolu, vahşi, bencil ve düşmanca yollarında gezinmeye dalıyordum; iyinin v…

Yazar: mustafa cemil kılıç
Kızılbaş Müslümanlar Allaha inanırlar. Ama onların Allahı bildiğiniz Allaha benzemez... Onların peygamberi Hz. Muhammeddir fakat Muhammed ayin-i cem eyleyip semah dönen bir Muhammeddir; Beş vakit namaz kılan değil...Onlar Hz. Aliyi çok severler ama sevdikleri Ali 7. yüzyılda yaşayıp giden Ebu Talipin oğlu Ali değildir. Onların Alisi hem Ali Bin Ebi Taliptir hem de Kün deyince on sekiz bin alemi y…

Yazar: harold lamb
"Nasıl Gök'te bir tek Tanrı varsa, yeryüzünde de tek bir Han olmalıdır!" Yedi yüz sene var ki bir adam, neredeyse bütün yeryüzünü zapt etti. Dünyanın yarısına hâkim oldu ve insanlığa, kendisinden sonra birçok nesiller boyunca devam edecek olan bir korku saldı. Hayatı boyunca birçok lakaplar aldı. Ona, "BüyükKatil" dediler, "Tanrının Bir Cezası" dediler, &q…
Yazar: mevlâna celâleddin rumî
Sonsuz bir karanlığın içinden doğdum. Işığı gördüm, korktum. Ağladım. Zamanla ışıkta yaşamayı öğrendim. Karanlığı gördüm, korktum. Gün geldi sonsuz karanlığa uğurladım sevdiklerimi... Ağladım. Yaşamayı öğrendim. Doğunun hayatın bitmeye başladığı an olduğunu; aradaki bölümün, ölümden çalınan zamanlar olduğunu öğrendim... Zamanı öğrendim. Yarıştım onunla... Zamanla yarışılmayacağını, zamanla bar…

Yazar: niyazi altunya
Köy meselesi zannettikleri gibi mihaniki surette köy kalkınması değil, manalı ve şuurlu bir şekilde köyün içten canlandırılmasıdır. Köyü öylesine canlandırmalı ve şuurlandırmalı ki, onu hiçbir kuvvet (...) kendi hesabına insafsızca istismar edemesin. Köylüler, şuursuz ve bedava çalışan birer iş hayvanı haline gelmesinler. Onlar da her vatandaş gibi, her zaman haklarına kavuşabilsinler. Köy mesele…
Yazar: h. murat başbay
Bu çalışma her cümlesi dünyanın en zengin arşiv hazinesine sahip olan ve yerli yabancı bütün tarihçiler tarafından Osmanlı belgeleri bütünüyle incelenmeden değil Türk tarihi, dünyanın hiç bir devletinin tarihi tam ve doğru yazılamaz dedikleri Osmanlı Arşiv belgelerine dayalı olacaktır. Başbakanlık Osmanlı Arşivleri katalog içerisinde yer alan Sadaret dairesi, Yıldız evrakı, Meclis-i Vükela mazbat…

Yazar: cengiz özakıncı
808-1918 arası Osmanlı`yı çökerten politikalar 1938`den günümüze aynen uygulanıyor mu? Abdülmecid niçin ''Senin İçin Öldük Avrupa!'' yazılı madalyalar bastırıp dağıtıyordu? Osmanlı 1856 yılında o dönemin Avrupa Birliği demek olan Europeen Concert`e tam üye olduktan sonra nasıl adım adım çöküşe sürüklendi? Avrupa Devletler Birliği`ne üye olmak uğruna Garter Haçlı Şövalyel…

Yazar: cengiz özakıncı
Atatürk döneminde sindirilen ve 1945'e dek ülkenin yazgısını etkileyebilecek güçten yoksun bulunan dinsel gericilik,1945 yılından başlayarak ABD güdümünde devlet eliyle beslenmiş ve palazlandırılmıştır. Cengiz Özakıncı bu çalışmasında Amerika'ya kökten karşıt söylevler çekip Amerikan bayraklarını yakan ve Amerika'yı En Büyük Şeytan olarak niteleyen ikiyüzlü din ağalarının, gerçekte…

Yazar: mehmet ali kılıçbay
Demokrasinin bir hoşgörü rejimi olduğu ağızlarda pelesenktir. Hoşgörü, aslında küçümseme içeren bir terimdir; Benim gibi olmayana tahammül ediyorum, veya Ben ne büyük adamım, seni olduğun şeyden ötürü hoş görüyorum, gibi anlamlar içerir. Aslında doğru terim barışçıl bir arada yaşamadır. Yani herkes kendi gibi olacak, farklılıklar hiyerarşi yaratmayacak ve kimse farklı olana zarar da vermeyecek, h…

Yazar: ahmet maraşlı
Eşiği geçecek ve yürüyeceğiz; bu bizim mahkumiyetimiz, mecburiyetimiz, imtiyazımız, bahtımız ve şansımızdır. Nereye doğru nasıl yürüyeceğimizi biz tayin edeceğiz. Sırf okumuş veya okuyor olmakla istikametimizi en doğru tarzda tayin etmek mazhariyetine erişemeyiz. Doğru tevcih etmeyi bilmeyenlere pusula yol göstermez. Eşiğin ötesi cennet; cennetten muradınız ne ise o. Elinizdeki çalışma, size ve s…

Yazar: oktay sinanoğlu
ATİLLA İLHAN: ABD Bilim ve Sanat Akademisinin ilk ve tek Türk üyesi; iki kere Nobel adayı... Kim bu adam? Kim bu çetin Türkçe öğretim savaşçısı? Onu niye hepimiz yeterince tanımıyoruz? Sinanoğlu, ABD nam ülkede çok genç yaşında profesör olmuş bir harika çocuk; ülkesindeki Amerikan . Rüyasının yanlış yaygınlığından, Türkçenin itilip kakılarak, herhangi bir sömürgedeki yerli dili muamelesi görmesin…

Yazar: alexandra cavelius
BOSNALI BİR KIZIN YÜREĞİNİZİ BURKACAK VE TÜYLERİNİZİ ÜRPERTECEK GERÇEK HAYAT ÖYKÜSÜ Bosnalı Leyla büyük bir kâbusu atlatmıştı: Bosna'daki toplama kampında geçirdiği iki yılı. Binlerce kadının travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve baskıcı yüzünü anlatan bir kadın... Onun isyankâr öyküsü ve acıyla dolu dokunaklı kaderi... "Bu kitabın kapağını açmadan önce, cehenneme açılan…
6/10
Yazar: alexandra cavelius
BOSNALI BİR KIZIN YÜREĞİNİZİ BURKACAK VE TÜYLERİNİZİ ÜRPERTECEK GERÇEK HAYAT ÖYKÜSÜ Bosnalı Leyla büyük bir kâbusu atlatmıştı: Bosna'daki toplama kampında geçirdiği iki yılı. Binlerce kadının travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve baskıcı yüzünü anlatan bir kadın... Onun isyankâr öyküsü ve acıyla dolu dokunaklı kaderi... "Bu kitabın kapağını açmadan önce, cehenneme açılan…

Yazar: alexandra cavelius
BOSNALI BİR KIZIN YÜREĞİNİZİ BURKACAK VE TÜYLERİNİZİ ÜRPERTECEK GERÇEK HAYAT ÖYKÜSÜ Bosnalı Leyla büyük bir kâbusu atlatmıştı: Bosna'daki toplama kampında geçirdiği iki yılı. Binlerce kadının travma geçirmesine neden olan savaşın karanlık ve baskıcı yüzünü anlatan bir kadın... Onun isyankâr öyküsü ve acıyla dolu dokunaklı kaderi... "Bu kitabın kapağını açmadan önce, cehenneme açılan…

Yazar: robin sharma
Kalabalık mahkeme salonunun tam ortasında çökmüş haldeydi. O; büyük düşleri olan, zeki, yakışıklı, korkusuz ve ülkenin en seçkin dava avukatıydı. Onu 17 yıldır tanıyordum. Julian'ın şok edici mahkeme gösterileri sürekli gazetelerin ön sayfalarında yer alıyordu. Çoğu kimsenin sadece düşleyebileceği her şeyi elde etmişti: Yıldızlara varan mesleki şöhret, milyonlarca dolarlık banka hesapları, e…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: tezer özlü
Tezer Özlünün bu ilk romanı, yaşamın yalnızca başlangıcını oluşturmakla kalmayan, sürekli dönülen, belki de hiç çıkılamayan çocukluğu yansıtıyor. Yetişkinlerin, tıpkı çocukluğa olduğu gibi, farklılığa da aman vermeyen dünyasına karşı yazar anıların çıplak gerçekliğine sığınıyor. Tezer Özlü, Türk edebiyatının nostaljik prensesi. TADIMLIKİlkbaharla birlikte ılık havalar başladığında uzun yürüyü…










