Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
Bir gün çok zengin bir adam oğlunu yanına alarak, insanların ne kadar fakir olabileceğini göstermek için bir köye götürdü. Çok fakir bir ailenin evinde bir gün-bir gece geçirdiler. Şehre dönerken baba oğluna sordu: "Yolculuğumuzu nasıl buldun?" "Çok güzeldi babacığım" diye cevap verdi oğul. "İnsanların ne kadar fakir olabileceğini gördün değil mi?" &q…

Yazar: robin sharma
Koza için hayatın sonu olarak görünen şeyi, ustalar kelebek olarak görür. Kafama değen metalin soğukluğunu hissedebiliyordum. Bu iş nasıl bu hale gelmiş olabilirdi? Bir motel odasında oturuyordum ve şakağıma bir silah dayalıydı. Alnımdan aşağı terler boşalıyor, kalbim gümbür gümbür çarpıyordu. Gözlerimi yumup yüksek sesle son duamı ederken mucizevi bir şey oldu. Başım dönmeye başladı, yere yığıld…

Yazar: friedrich nietzsche
Tüm yazılmışlar arasında sevdiğim tek şey birilerinin kendi kanıyla yazdığıdır. Kanla yaz: Fark edeceksin ki kan ruhtur.Kolay bir iş değildir, meçhul kanı anlamak: Nefret ederim, avare okurlardan. Her kim ki okuru tanır daha fazlasını yapmaz onun için.Cümle âlem okumayı öğrenecek olsa yalnız yazmak değil, düşünmek de çürürdü.Vaktiyle ruh tanrıydı, sonra insanlaştı ve şimdi neredeyse avamlaşmak ü…

Yazar: ernesto che guevara
Yürüdüğüm yol boyunca kendimi hiç bu kadar yalnız hissetmemiştim.Che, Kongodan ayrılmak üzere Tanganika Gölünü son defa geçerken bunları yazıyordu günlüğüne. Chenin Kongoda savaşarak geçirdiği yedi ayda tuttuğu bu savaş günlüğü, bir rüyanın, emperyalizme karşı mücadeleyi, dünyanın başka köşelerindeki ve Latin Amerikadaki devrimci dalgayı Afrikaya yayma rüyasının öyküsüdür. Fakat Chenin kendi sözl…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy
İvan İlyiç’in Ölümü, bireyin hayatla ve ölümle hesaplaşmasının etkileyici bir anlatısı. İvan İlyiç’in Ölümü, son günlerinde, ölümle önce mücadele eden, daha sonra çaresizce kendisini ona bırakan bir adamın yaşadıklarını anlatır. Yüksek rütbeli bir yargıç olan İvan İlyiç, iyi bir hayat yaşadığını düşünür; ancak hasta yatağında ölümün yaklaştığını anladıkça, yavaş yavaş aslında ne kadar boş bir…

Yazar: jack london
Baba Pat Glendon, eski bir boksördür. Oğlunu da kendisi gibi boksör yapmaya karar verir. Onu, boks dünyasında dönen şikelerden, yalanlardan korumak için insanlardan uzak, doğal bir ortamda yetiştirir. Genç bir delikanlı olan oğlunu, ünlü bir boksör yapması için menajer olan Sam'e emanet eder. Okumaya, fotoğraf çekmeye meraklı olan genç Glendon, gazeteci bir kadına âşık olur ve onunla evlenir…

Yazar: bejan matur
“Onlar dağın ardındakiler. Sözlerinden önce çığlıkları ulaşanlar. Kim oldukları, neye inandıkları bilinmiyor. Görünmez bir güç olarak oradan buraya etki ediyorlar. Adları telaffuz edilse de kim oldukları bilinmiyor. Hepsi buralı, hepsi bizden, binlerce silahlı kadın ve erkek. Dağı mesken tutmuş, hakikatin bildiğimizden farklı olduğunu iddia ediyorlar. Kendi yayınları, medyaları, sivil güçleri…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: tahir sakman
Uzun Süre Hafızanızda Kalacak Bir Aşk Hikayesi....!!! Alemde ne varsa hepsi O'dur yani isimsiz...O'nu katagorize etmeden,O'na insanca isimler,sıfatlar yakıştırmadan...O'nu ne bu akılla anlayabilir,ne bu gözle görebilirdik.O,özümüze kendimize döndüğümüz anda hiçbir kelimenin ve anlatımın olmadığı bir hiçlik içindeki var olan tek...Öyle bir hiçlikki her şeyi kuşatan seven ve…

Yazar: maksim gorki
İşçi mahallesinde sıradan bir gün daha başlıyordu. Fabrikanın düdüğü her sabah olduğu gibi yine mahallenin dumanlı havasını keskin bir çığlıkla yaladı. Kasları ritmini bulamamış, gözlerinden uyku akan yüzler, küçük karanlık evlerden sokağa yayılmaya başladılar...İşçi ve köylülerin Çarlık rejimine karşı yürüttükleri mücadelenin öyküsü.Maksim Gorkinin en önemli eseri olanAnada Çarlık Rusyasında uya…

Yazar: miguel de cervantes saavedra
15. Yüzyıl İspanyasında sosyal hayatta önemli bir yeri olan şövalyeliği anlatıyor. Mança ilinin küçük bir köyünde, soylu bir bey yaşıyordu. Bir rivayete göre adı Kesada, diğer bir rivayete göre de Alanso idi. Pek zengin sayılmazdı ama babasından kalan miras -har vurup harman savurmadığı takdirde- ömrünün sonuna kadar yeterdi. Gösterişi ve lüks yaşamayı sevmedi...MEBin tavsiye ettiği 100 Temel…

Yazar: doğan cüceloğlu
Yetişkin Çocuklar, bedenen gelişmiş ama duygusal olgunluğa erişememiş insanlardır. Bu kitap, aslında bildiğimiz, fakat üzerinde düşünme gereğini pek duymadığımız bir öyküyü anlatıyor. Bu öykünün kahramanlarını tanıdıkça çocukluğunuzu, ailenizi, çevrenizdeki insanları, en önemlisi de kendinizi daha iyi anlayacaksınız.

Yazar: doğan cüceloğlu
Keşke çocuğumla daha çok zaman geçirseydim! Keşke vicdanımın sesini dinleseydim! Dilim tutulsaydı da keşke söylemeseydim! Ne kadar sık duyarız keşke sözcüğünü. Şimdi bildiğimi keşke gençliğimde bilseydim! diyen kişi, verdiği yanlış kararlardan duyduğu pişmanlığı dile getirir. Haksız mı? Bize verilen şu ömürden başka neyimiz var? Keşkesiz bir yaşam için kim olduğunu ve ne istediğini bilmek yetmez;…

Yazar: doğan cüceloğlu
İçimizdeki BİZ, yaşamımızdaki dayanışma gerçeğinin temelidir. Bu gerçeği yaşayan insanlar birbirlerine güven duyarlar. Aile yaşamı, komşuluk ilişkileri, ekonomik ve politik yaşam bu güven üstüne kurulur. Böyle bir toplumda trafik ışığında motoru stop eden arabanın sürücüsüne yardım eli uzanır; çocukların ve toprağın geleceğine sahip çıkılır. Evlerin içi kadar sokakların ve kentlerin temizliğine d…

Yazar: doğan cüceloğlu
Kimi kişi yaşamındaki her olumsuz olayda kendini suçlar, kimi başkalarını. Çevrenizdeki insanları gözleyin: kimi saldırgan, kimi pısırık, kimi yobazdır. Bazılarının sigara ve içki düşkünlüğü vardır, diğerlerinin kızgınlık, karamsarlık ya da kıskanma gibi olumsuz duygulara tutkusu. Sağlıklı dengeli ve mutlu kişi, evliliğinde, işinde, yaşamının her yönünde sağlıksız, dengesiz ve mutsuz kişiden fark…

Yazar: mehmed uzun
Mehmed Uzun, Dengbejlerim başlıklı uzun soluklu denemesinde, insanlığın en eski sözel yazın deneyimlerinden birini konu alıyor. Bu, Homerostan başlayıp günümüze uzanan ve canlı izleri hala yakalanabilen söylencelerden biridir. Burada anlatılan söylene aktarıcılarının söylencesidir bir yerde. sözün ve dilin anlatımsız tadını yakalayacaksınız burada Mehmed Uzun, Önce söz ve kalem vardı, diyor......

Yazar: mehmed uzun
Dicle bir çocuğun gözlerinde yansıyor. Bu çocuk, 1870li yıllarda bugünkü Cizrede yaşamış tarihi bir kişilik olan Kürt Beyi Mir Bedirhanın on altı yaşındayken tahta çıkışını da gören Bırodur. Çocuk Bıro, bilgiye aşık, seslere tutkundur. Yanında yöresinde duyduğu ve duymadığı bütün seslerin ardına düşer, onları ruhunda hissetmek ister. Bu isteği, onu bir sala bindirecek, Diclenin deli dalgalarıyla…

Yazar: mehmed uzun
İnsanın dünya üzerinde “yalnız” kaldığı anlar vardır… Böylesi anlarda, içini dökebileceği tek varlık bazen sadece yolu oraya düşmüş bir böcektir. Yalnızlığın ve dışlanmışlığın acısı, sıradan bir böcek de olsa bir dinleyici bulduğunda hafifler mi? “Sen”, acılı, trajik bir yaşamdan, Doğunun renkleriyle bezenmiş pastoral bir manzara... Aynı insanın dününü ve bugününü iki farklı üslupla anlatan Uz…

Yazar: mehmed uzun
Yeni yüzyıla hazırlanmak, yeni yüzyılın daha farklı olmasına yardımcı olmak için ben de, çeşitli diller, kültürler, ülkeler ve dünyalar arasında yaşayan bir birey, bir yazar olarak, kendi olanaklarım ölçüsünde bazı şeyler yapmak istedim. Yaptığım şeylerden biri, yazdığım Zincirlenmiş Zamanlar isimli deneme oldu. 1999 yılında Weimar şehri, Avrupa kültür başkenti olacaktı ve şehrin kültür kuruluşla…

Yazar: mehmed uzun
Abdalın Bir Günü, geleneksel edebiyat içerikleriyle modern edebiyat biçimlerini buluşturan, çok katmanlı, deneysel bir roman. Sözlü anlatı geleneğinin modern bir üslupla harmanlandığı, geleneksel içeriklerin modern biçimlerle yeniden üretildiği Abdalın Bir Günü’nde, Uzun, ünlü dengbej, Evdalê Zeynikê’nin trajik yaşamını tek bir günde toplayarak, nesnel zamanı öznelleştirip, bir günü tüm yaşamın…

Yazar: mehmed uzun
Nar Çiçekleri, Mehmed Uzunun Türkçe yazdığı, hayatımıza değen dokuz denemeden oluşuyor. Çokkültürlülüğün, azınlık ve öteki olma sorununun, sürgün ve aydın olmanın onulmaz ağırlığının merkezde olduğu bu denemeler, şiddetin ve reddetmenin çözüm olamayacağını, ancak anlayarak, empati kurarak bir arada yaşanabileceğini savunuyor.Kırık bir hüznün egemen olduğu bu denemeler, aynı zamanda arada kalanlar…

Yazar: mehmed uzun
Ülkesinden sürgün edildikten sonra hep onun özlemiyle yaşayan, dönüş umudunu hep içinde taşıyan, sonrasında sevgilisi ile ülkesi arasında seçim... yapması gerektiğinde ülkesi için savaşmayı seçen, her iki seçiminde de yenilen Kürt aydını Memduh Selim Beyin hikayesidir anlatılan.Ülke özlemi içinde büyürken, aşkın ateşiyle yanar. Ömrünün son demine kadar yalnızlık ve yoksullukla boğuşur, çaresizlik…

Yazar: mehmed uzun
Aşka en çok çaresizlerin mi ihtiyacı vardır?İki çaresiz, yalnız, eksik ve kırgın yürek aynı topraktan olmalarına rağmen... yazgılarına yenik düşüp, farklı cephelerde yer alır. Baz devletin derinliklerinde, yalancı bir geçmişle beslenmiş bir komutan, Kevok, üniversiteyi bırakıp sevdiğinin ardı sıra dağları mekan tutan idealist bir genç kız. Ve bununla birlikte akıp giden, bir halkın makus talihi v…

Yazar: leo huberman
Leo Huberman eser üstüne şöyle diyor: Kitabın iki amacı var: Tarihi ekonomi teorisiyle ve ekonomi teorisini tarihle açıklamak. Bu düğümlenme önemli ve zorunludur. Ekonomik yanına gerekli ilgi gösterilmeyince tarih öğrenimi sakat kalır. Ekonomi teorisi de tarihî arka planından soyutlandığında anlamsızlaşır. Sıkıcı bilim, tarihî bir boşluk içinde öğretildiği ve incelendiği sürece sıkıcı kalacaktır.…