
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: marcel proust
Kendi seçimimizle, iki güçten birine teslim olabiliriz: biri, kendi içimizden, derin duygularımızdan kaynaklanır, öteki dışardan gelir. Birinci güç, beraberinde doğal olarak bir mutluluk, yaratan insanların hayatından yayılan mutluluğu getirir. Dışımızdaki insanları harekete geçiren dürtüyü bizim içimize sokmaya çalışan diğer kuvvet ise, beraberinde haz getirmez... Zaafları, kaygıları, tutkularıy…

Yazar: michele desbordes
Aynı zamanda hem ressam hem de mimar olan bir İtalyan usta (ister istemez Leonardo da Vinci geliyor aklımıza) yaşamının sonunda, Fransa kralının daveti üzerine ülkesini terk eder. Öğrencilerinin eşliğinde, kalacağı malikanenin bulunduğu Loire bölgesine kadar uzun bir yolculuk yapar. Bir kadın hizmetçi verirler emrine. Bu karşılaşmayla başlayan, gerçekte altüst edici, herhangi bir biçime sokulması…
10/10
Yazar: michele desbordes
Aynı zamanda hem ressam hem de mimar olan bir İtalyan usta (ister istemez Leonardo da Vinci geliyor aklımıza) yaşamının sonunda, Fransa kralının daveti üzerine ülkesini terk eder. Öğrencilerinin eşliğinde, kalacağı malikanenin bulunduğu Loire bölgesine kadar uzun bir yolculuk yapar. Bir kadın hizmetçi verirler emrine. Bu karşılaşmayla başlayan, gerçekte altüst edici, herhangi bir biçime sokulması…

Yazar: michele desbordes
Aynı zamanda hem ressam hem de mimar olan bir İtalyan usta (ister istemez Leonardo da Vinci geliyor aklımıza) yaşamının sonunda, Fransa kralının daveti üzerine ülkesini terk eder. Öğrencilerinin eşliğinde, kalacağı malikanenin bulunduğu Loire bölgesine kadar uzun bir yolculuk yapar. Bir kadın hizmetçi verirler emrine. Bu karşılaşmayla başlayan, gerçekte altüst edici, herhangi bir biçime sokulması…

Yazar: attila ilhan
İnsana, insanlığa has duygulardan; aşktan, özlemden, acıdan, öfkeden şiirler yaptı bize. Yaşadığımız dünyayı değiştirebileceğimizi söyledi mısra mısra. Bu yüzden de korkuttu kralları Attila İlhan... Bu kitapta okuyacağınız şiirler, bu ülkenin kocaman bir Korku Krallığına dönüştüğü 12 Eylül döneminde yazılmış ve o dönemin baskıcı, her türlü özgürlüğü yok eden, sindirici, kanatıcı, çürütücü ortamın…

Yazar: michele desbordes
Aynı zamanda hem ressam hem de mimar olan bir İtalyan usta (ister istemez Leonardo da Vinci geliyor aklımıza) yaşamının sonunda, Fransa kralının daveti üzerine ülkesini terk eder. Öğrencilerinin eşliğinde, kalacağı malikanenin bulunduğu Loire bölgesine kadar uzun bir yolculuk yapar. Bir kadın hizmetçi verirler emrine. Bu karşılaşmayla başlayan, gerçekte altüst edici, herhangi bir biçime sokulması…

Yazar: luis martín-santos
İlk kez 1961de, Franco rejiminin katı sansürünce budanmış, tanınmaz hale getirilmiş olarak yayımlanan Sessizlik Zamanı, içsavaşın kesintiye uğrattığı İspanyol romanını bir yandan geleneğe, bir yandan da modern Avrupa yazınına bağlayan bir yapıttır. Luis Martin-Santos (1924-1964), ancak Franconun ölümünden sonra eksiksiz yayımlanabilen Sessizlik Zamanında 1949da İspanyayı anlatır. Ele aldığı konul…

Yazar: luis martín-santos
İlk kez 1961de, Franco rejiminin katı sansürünce budanmış, tanınmaz hale getirilmiş olarak yayımlanan Sessizlik Zamanı, içsavaşın kesintiye uğrattığı İspanyol romanını bir yandan geleneğe, bir yandan da modern Avrupa yazınına bağlayan bir yapıttır. Luis Martin-Santos (1924-1964), ancak Franconun ölümünden sonra eksiksiz yayımlanabilen Sessizlik Zamanında 1949da İspanyayı anlatır. Ele aldığı konul…
10/10
Yazar: milan kundera
Kundera'nın tüm yaptıları arasında en çok keyif ve zevkle yazmış olduğunu söylediği Gülünesi Aşklar'da, yazarın daha sonraki romanlarında geliştireceği temaların çekirdeğini ve bu temalrın işlenişindeki özgün ve yenilikçi anlatım tekniklerini bulmak mümkün. Yazılması on yıllık bir süreyi kapsayan bu kitabın, gerek içerik, gerekse biçim açısından oldukça değişik bir öz taşıdığı söylenebi…

Yazar: milan kundera
Kundera'nın tüm yaptıları arasında en çok keyif ve zevkle yazmış olduğunu söylediği Gülünesi Aşklar'da, yazarın daha sonraki romanlarında geliştireceği temaların çekirdeğini ve bu temalrın işlenişindeki özgün ve yenilikçi anlatım tekniklerini bulmak mümkün. Yazılması on yıllık bir süreyi kapsayan bu kitabın, gerek içerik, gerekse biçim açısından oldukça değişik bir öz taşıdığı söylenebi…

Yazar: luis martín-santos
İlk kez 1961de, Franco rejiminin katı sansürünce budanmış, tanınmaz hale getirilmiş olarak yayımlanan Sessizlik Zamanı, içsavaşın kesintiye uğrattığı İspanyol romanını bir yandan geleneğe, bir yandan da modern Avrupa yazınına bağlayan bir yapıttır. Luis Martin-Santos (1924-1964), ancak Franconun ölümünden sonra eksiksiz yayımlanabilen Sessizlik Zamanında 1949da İspanyayı anlatır. Ele aldığı konul…

Yazar: luis martín-santos
İlk kez 1961de, Franco rejiminin katı sansürünce budanmış, tanınmaz hale getirilmiş olarak yayımlanan Sessizlik Zamanı, içsavaşın kesintiye uğrattığı İspanyol romanını bir yandan geleneğe, bir yandan da modern Avrupa yazınına bağlayan bir yapıttır. Luis Martin-Santos (1924-1964), ancak Franconun ölümünden sonra eksiksiz yayımlanabilen Sessizlik Zamanında 1949da İspanyayı anlatır. Ele aldığı konul…

Yazar: luis martín-santos
İlk kez 1961de, Franco rejiminin katı sansürünce budanmış, tanınmaz hale getirilmiş olarak yayımlanan Sessizlik Zamanı, içsavaşın kesintiye uğrattığı İspanyol romanını bir yandan geleneğe, bir yandan da modern Avrupa yazınına bağlayan bir yapıttır. Luis Martin-Santos (1924-1964), ancak Franconun ölümünden sonra eksiksiz yayımlanabilen Sessizlik Zamanında 1949da İspanyayı anlatır. Ele aldığı konul…

Yazar: luis martín-santos
İlk kez 1961de, Franco rejiminin katı sansürünce budanmış, tanınmaz hale getirilmiş olarak yayımlanan Sessizlik Zamanı, içsavaşın kesintiye uğrattığı İspanyol romanını bir yandan geleneğe, bir yandan da modern Avrupa yazınına bağlayan bir yapıttır. Luis Martin-Santos (1924-1964), ancak Franconun ölümünden sonra eksiksiz yayımlanabilen Sessizlik Zamanında 1949da İspanyayı anlatır. Ele aldığı konul…

Yazar: amin maalouf
Adana'da ayaklanmalar olmuştu. Kalabalık, Ermeni mahallesini yağmalamıştı. Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların provası gibi bir şeydi. Ama bu bile dehşetti. Yüzlerce ölü. Belki de binlerce. Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan. Doğunun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik tarihinin içinden anlatıyor. Grubun dışında ki…

Yazar: karl marx
1843-46 Marx´ın klasik iktisatçılarla illk tanıştığı yıllardır; bu süre iinde Marx, burjuva iktisadının kavramlarını burjuva iktisadına karşı kullanmak diye tanımlayabileceğimiz bir yöntemle uzun, bir kırsmı kaybolmuş defterler doldurur. 1844 El Yazmaları burjuva politik iktisadını ve burjuva iktisat sistemini eleştiren genç Marx´ın ilk iktisadi araştırmalarının müsveddeleridir. 1932 yılına kadar…

Yazar: ismail güzelsoy
Sincap, İsmail Güzelsoy’un Banknot Üçlemesi’nin ilk kitabı. Yazar bu kitabını “kara coşku’” olarak tanımlıyor. Sincap’ta öncelikle bir kaçış öyküsü okuyacaksınız. Esas kahraman İskender Sof, ülkesini, dostlarını bırakıp kaçmak zorunda bırakılan, ihanetle sınanmış, bir şair. Birlikte yolculuk ettiği kalpazan ve peşlerindeki gizli polis, her biri kendi yöntemi ve anlayışı doğrultusunda devlet kavra…
10/10
Yazar: amin maalouf
Adana'da ayaklanmalar olmuştu. Kalabalık, Ermeni mahallesini yağmalamıştı. Altı yıl sonra çok daha büyük çapta olacakların provası gibi bir şeydi. Ama bu bile dehşetti. Yüzlerce ölü. Belki de binlerce. Can çekişen Osmanlı İmparatorluğu ve Beyrut ile Fransa arasında yaşamı sürüklenen İsyan. Doğunun Limanları bu yüzyılın başını, bir insanın trajik tarihinin içinden anlatıyor. Grubun dışında ki…

Yazar: pablo neruda
Gerçeğe ulaşmak için anlatmak, yine anlatmak... Sular ve bitkilerle, ormanlar, kuşlar ve köylerle ilgili bu öyküye böyle başlamalıyım; çünkü şiir budur, en azından benim şiirim budur. Ama her şeyden önce şunu bilmenizi isterim: bu salonda kendisini sıkıntı içinde hisseden biri varsa, o da benim. Üstelik yalnızca kendimden söz etmek zorunda kalışımdan değil...

Yazar: pablo neruda
Gerçeğe ulaşmak için anlatmak, yine anlatmak... Sular ve bitkilerle, ormanlar, kuşlar ve köylerle ilgili bu öyküye böyle başlamalıyım; çünkü şiir budur, en azından benim şiirim budur. Ama her şeyden önce şunu bilmenizi isterim: bu salonda kendisini sıkıntı içinde hisseden biri varsa, o da benim. Üstelik yalnızca kendimden söz etmek zorunda kalışımdan değil...

Yazar: ismail güzelsoy
Sincap, İsmail Güzelsoy’un Banknot Üçlemesi’nin ilk kitabı. Yazar bu kitabını “kara coşku’” olarak tanımlıyor. Sincap’ta öncelikle bir kaçış öyküsü okuyacaksınız. Esas kahraman İskender Sof, ülkesini, dostlarını bırakıp kaçmak zorunda bırakılan, ihanetle sınanmış, bir şair. Birlikte yolculuk ettiği kalpazan ve peşlerindeki gizli polis, her biri kendi yöntemi ve anlayışı doğrultusunda devlet kavra…

Yazar: ismail güzelsoy
Sincap, İsmail Güzelsoy’un Banknot Üçlemesi’nin ilk kitabı. Yazar bu kitabını “kara coşku’” olarak tanımlıyor. Sincap’ta öncelikle bir kaçış öyküsü okuyacaksınız. Esas kahraman İskender Sof, ülkesini, dostlarını bırakıp kaçmak zorunda bırakılan, ihanetle sınanmış, bir şair. Birlikte yolculuk ettiği kalpazan ve peşlerindeki gizli polis, her biri kendi yöntemi ve anlayışı doğrultusunda devlet kavra…

Yazar: norton juster
Milo çok sıkılan bir çocuk. Vaktini nasıl geçireceğini bilmiyor.Ama postadan gelen esrarengiz bir otoyol gişesi bütün hayatını değiştirecek. Gişeden Beklentilerin ötesine geçer eçmez Milonun hayatı o kadar değişecek ki sıkılmaya bile vakti olmayacak. 1961den beri pek çok dile çevrilen Hayalet Gişeyi siz de okuyun: Atlayın Milonun arabasına, Sözcükkent,Sayıkent ve öteki tuhaf diyarlardaki akıl alm…

Yazar: norton juster
Milo çok sıkılan bir çocuk. Vaktini nasıl geçireceğini bilmiyor.Ama postadan gelen esrarengiz bir otoyol gişesi bütün hayatını değiştirecek. Gişeden Beklentilerin ötesine geçer eçmez Milonun hayatı o kadar değişecek ki sıkılmaya bile vakti olmayacak. 1961den beri pek çok dile çevrilen Hayalet Gişeyi siz de okuyun: Atlayın Milonun arabasına, Sözcükkent,Sayıkent ve öteki tuhaf diyarlardaki akıl alm…

Yazar: latife tekin
Dünyanın ne gücüne gidiyor biliyor musun Elime... Senin ırmaklarının, dağlarının yeri yanlış demek istiyor bu insanlar bana, kesiyoruz ormanlarını, doldurup düzlüyoruz kıyılarını, kırıyoruz tepelerinin burnunu... İşi doğrusuna getiriyoruz biz, beğenmiyoruz aldığın biçimi, acele soğumuşa benziyorsun, güzel olmamış kabuğun... Uçaklarına pist yapacak yer bulamadılar, havalimanıymış!.. Ölsünler, mil…




