
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: gilles deleuze
David Lapoujade, birinci ciltte, Gilles Deleuze'ün daha önce hiçbir kitapta yayımlanmamış yazılarıyla birlikte, yine onun 1953'den 1974'e kadar yayınlanmış olan metinlerini ve söyleşilerini okuyucuya sunuyor. Bu, Gilles Deleuze'ün düşüncesinin tarih felsefesine karşı olan yaklaşımını gösteriyor. Bu makale, kıta adaları ve okyanus adaları diye kökensel ve türemiş adaları ele al…

Yazar: federico garcia lorca
Lorca kendisi gibi Endülüslü olan besteci Manuel de Fallanın Granadada 1920lerde başlattığı halk dansları ve türküleri şenliklerine katılarak cante jondo denilen bu geleneksel kaynaktan esinlendi. 1921 tarihini taşıyan Cante Jondo Şiiri adlı kitabını 1931de yayımladı. Sabri Altınelin çevirdiği bu şiirler Lorcanın ilk şiirinin geleneksel biçimlerine kendi lirizmini kattığı yetkin örneklerdir. Dört…

Yazar: pelin buzluk
Uysal bir karanlık yürüyor gözlerime. Güneş tutuluyor Emir. Çocukların sevinç çığlıklarını duyuyorum. Uykuda olmasan, gelip sen de izler miydin? Elimden tutup beni bir gölgeye çekerdin. Ben, bir gölge, ancak bir başka gölgede gizlenirdim. Yıllardır gizlediğim ne varsa, oracıkta anlatırdım sana. Ama kurtulacağım bu koşudan, sana söz, sağ çıkacağım. Her şey gibi bunu da anlatacağım sana. Cam isleye…

Yazar: pelin buzluk
Uysal bir karanlık yürüyor gözlerime. Güneş tutuluyor Emir. Çocukların sevinç çığlıklarını duyuyorum. Uykuda olmasan, gelip sen de izler miydin? Elimden tutup beni bir gölgeye çekerdin. Ben, bir gölge, ancak bir başka gölgede gizlenirdim. Yıllardır gizlediğim ne varsa, oracıkta anlatırdım sana. Ama kurtulacağım bu koşudan, sana söz, sağ çıkacağım. Her şey gibi bunu da anlatacağım sana. Cam isleye…

Yazar: nathaniel hawthorne
Amerikalı yazar Nathaniel Hawthorne, çağdaş Amerikan öykücülüğünün ilk klasik örneklerini vermişti. Poe’dan Fitzgerald’a, Hemingway’den Faulkner’a uzanan bu büyük öykü geleneğinin beslendiği mitsel ve toplumsal kaynakları araştırmaya başlamak için Hawthorne önemli bir çıkış noktası. Hawthorne’un öykülerindeki ürkütücü arka plan, kaynağını Amerika’nın tekinsiz, karmaşık geçmişinden alıyor kusku…


Yazar: gilles deleuze
David Lapoujade, birinci ciltte, Gilles Deleuze'ün daha önce hiçbir kitapta yayımlanmamış yazılarıyla birlikte, yine onun 1953'den 1974'e kadar yayınlanmış olan metinlerini ve söyleşilerini okuyucuya sunuyor. Bu, Gilles Deleuze'ün düşüncesinin tarih felsefesine karşı olan yaklaşımını gösteriyor. Bu makale, kıta adaları ve okyanus adaları diye kökensel ve türemiş adaları ele al…

Yazar: ayşegül devecioğlu
Kimse bilemez ki, neler saklar bir kirazın belleği; hele mahlepten dönmeyse.Salıverildikten birkaç yıl sonra, gözaltına alınan bir yakınlarını soruşturmak için Şubeye gittiğinde, çevredeki evlerin görünmez bir perdeyle örtülmüşçesine silindiklerini görmüştü. Şubeye bakan pencerelerde hiçbir hayat belirtisi, balkonlarda tek çiçek yoktu, birkaç saksının içinde tozlu, kahverengi ya da griye dönüşmüş…

Yazar: nathaniel hawthorne
Amerikalı yazar Nathaniel Hawthorne, çağdaş Amerikan öykücülüğünün ilk klasik örneklerini vermişti. Poe’dan Fitzgerald’a, Hemingway’den Faulkner’a uzanan bu büyük öykü geleneğinin beslendiği mitsel ve toplumsal kaynakları araştırmaya başlamak için Hawthorne önemli bir çıkış noktası. Hawthorne’un öykülerindeki ürkütücü arka plan, kaynağını Amerika’nın tekinsiz, karmaşık geçmişinden alıyor kusku…

Yazar: ayşegül devecioğlu
Kimse bilemez ki, neler saklar bir kirazın belleği; hele mahlepten dönmeyse.Salıverildikten birkaç yıl sonra, gözaltına alınan bir yakınlarını soruşturmak için Şubeye gittiğinde, çevredeki evlerin görünmez bir perdeyle örtülmüşçesine silindiklerini görmüştü. Şubeye bakan pencerelerde hiçbir hayat belirtisi, balkonlarda tek çiçek yoktu, birkaç saksının içinde tozlu, kahverengi ya da griye dönüşmüş…

Yazar: ayşegül devecioğlu
Kimse bilemez ki, neler saklar bir kirazın belleği; hele mahlepten dönmeyse.Salıverildikten birkaç yıl sonra, gözaltına alınan bir yakınlarını soruşturmak için Şubeye gittiğinde, çevredeki evlerin görünmez bir perdeyle örtülmüşçesine silindiklerini görmüştü. Şubeye bakan pencerelerde hiçbir hayat belirtisi, balkonlarda tek çiçek yoktu, birkaç saksının içinde tozlu, kahverengi ya da griye dönüşmüş…

Yazar: michel tournier
Tutku önce suskunluğa/saygıya sonra da sabra dönüşür. Ayrılmaya karar verirler ve bu haberi iletmek için dostlarını bir veda yemeğine çağırırlar. Ne var ki konuklardan her biri tıpkı Boccaccionun Decameronundaki gibi bir hikaye/masal anlatmaya başlar. anlatılan her gerçekçi, karamsar hikaye ayrılma isteklerini güçlendirir. Sıcak ve gönül okşayıcı masallar ise birbirlerine yakınlaştırır. Gecenin g…



Yazar: füruzan
Almanlarla bitmez tükenmez bir hesaplaşmaya girmemin nedeni, onlar hakkında düşündüğüm, onlarda gözlediğim her şeyin beni kendi kendimle de hesaplaşmaya sürüklemesi değil mi? Onlar başka, biz başkanın rahatlatıcı kolay yargısı olanaksız. Ne onlar, ne biz artık giderek daha az ayrı birer geçmişle başbaşa kalabiliriz. Fransız dilinin içinde nasıl her seferinde bir 1789un başkaldırısının sesini duyu…

Yazar: gilles deleuze
David Lapoujade, birinci ciltte, Gilles Deleuze'ün daha önce hiçbir kitapta yayımlanmamış yazılarıyla birlikte, yine onun 1953'den 1974'e kadar yayınlanmış olan metinlerini ve söyleşilerini okuyucuya sunuyor. Bu, Gilles Deleuze'ün düşüncesinin tarih felsefesine karşı olan yaklaşımını gösteriyor. Bu makale, kıta adaları ve okyanus adaları diye kökensel ve türemiş adaları ele al…

Yazar: füruzan
Almanlarla bitmez tükenmez bir hesaplaşmaya girmemin nedeni, onlar hakkında düşündüğüm, onlarda gözlediğim her şeyin beni kendi kendimle de hesaplaşmaya sürüklemesi değil mi? Onlar başka, biz başkanın rahatlatıcı kolay yargısı olanaksız. Ne onlar, ne biz artık giderek daha az ayrı birer geçmişle başbaşa kalabiliriz. Fransız dilinin içinde nasıl her seferinde bir 1789un başkaldırısının sesini duyu…

Yazar: oktay rifat
Kirli işlerin kokusu, İstanbulun havasında yerel esintilere karışarak, ağır ve sinsi, mahalle aralarına dek yayılıyor, sıva deliklerinden, aralıklardan, eşiklerden odalara, mutfaklara, eşyaya, gündelik yaşama siniyordu. Anlayamıyordu Filiz ama kokuyu alıyordu. Olmuş bir kan çıbanında geliyordu sanki koku. Gazeteler çalan çırpanların devlet hazinesini soyanların, komandoların, şeriatçıların, öldür…

Yazar: maeve binchy
Akşam sınıfı, Dublinin yüzlerce okulunda olduğu gibi, Mountainview Kolejinde akşam programı yürüten bir sınıftır. Okulda yeni bir İtalyanca sınıfı açılır. Haftada iki gün, herkes kendi düşleriyle gelir bu sınıfa. Karısının kendisini aldatmayacağından emin, kendisi de aldatmayı aklından bile geçirmeyen, kırk sekizinci yaşını yeni bitirmiş, çoluk çocuğa karışmış Adrian, bütün beklentilerinin aksine…

Yazar: füruzan
Almanlarla bitmez tükenmez bir hesaplaşmaya girmemin nedeni, onlar hakkında düşündüğüm, onlarda gözlediğim her şeyin beni kendi kendimle de hesaplaşmaya sürüklemesi değil mi? Onlar başka, biz başkanın rahatlatıcı kolay yargısı olanaksız. Ne onlar, ne biz artık giderek daha az ayrı birer geçmişle başbaşa kalabiliriz. Fransız dilinin içinde nasıl her seferinde bir 1789un başkaldırısının sesini duyu…





