
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: gabriel garcia marquez
Adı belirsiz bir Güney Amerika ülkesinin adı belirsiz bir kasabasında yağışlı, bunaltıcı bir sonbahar. Sıcak dayanılır gibi değil, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, fareler kilisenin temellerini kemiriyorlar ve kasaba halkı bir diktatörlüğün boyunduruğunda inim inim inliyor. Bu sefil ülkede değişen bir tek hükümetler, onlar da çok sık ve kan dökülerek değişiyor. Sonra bir gün, kasabanın dul…

Yazar: gabriel garcia marquez
Adı belirsiz bir Güney Amerika ülkesinin adı belirsiz bir kasabasında yağışlı, bunaltıcı bir sonbahar. Sıcak dayanılır gibi değil, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, fareler kilisenin temellerini kemiriyorlar ve kasaba halkı bir diktatörlüğün boyunduruğunda inim inim inliyor. Bu sefil ülkede değişen bir tek hükümetler, onlar da çok sık ve kan dökülerek değişiyor. Sonra bir gün, kasabanın dul…

Yazar: murat menteş
“Öldürdüğüm insanlarla iyi arkadaş olacağımızı düşünmüşümdür hep.” Dublörün Dilemması’nın yazarından komik, hızlı, şoke edici bir roman daha. Gönül İşleri Bakanlığı’nda basın müşaviri dövüş ustası Fu. Başkalarının intikamını alarak hayatını kazanan Gıcırbey. Tarih öğretmeni dilber Şebnem Şibumi. Padişah yorganları satıcısı Enver Paşa. Dul gangster Hayati Tehlike. Mr.Spock, Abdülcabba…

Yazar: murat menteş
“Öldürdüğüm insanlarla iyi arkadaş olacağımızı düşünmüşümdür hep.” Dublörün Dilemması’nın yazarından komik, hızlı, şoke edici bir roman daha. Gönül İşleri Bakanlığı’nda basın müşaviri dövüş ustası Fu. Başkalarının intikamını alarak hayatını kazanan Gıcırbey. Tarih öğretmeni dilber Şebnem Şibumi. Padişah yorganları satıcısı Enver Paşa. Dul gangster Hayati Tehlike. Mr.Spock, Abdülcabba…

Yazar: gabriel garcia marquez
Adı belirsiz bir Güney Amerika ülkesinin adı belirsiz bir kasabasında yağışlı, bunaltıcı bir sonbahar. Sıcak dayanılır gibi değil, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, fareler kilisenin temellerini kemiriyorlar ve kasaba halkı bir diktatörlüğün boyunduruğunda inim inim inliyor. Bu sefil ülkede değişen bir tek hükümetler, onlar da çok sık ve kan dökülerek değişiyor. Sonra bir gün, kasabanın dul…

Yazar: hermann hesse
On yaşındaki Latince öğrencisi Emil Sinclair, güvenceli aile ortamının dışında sert ve acımasız bir dünya olduğunu erken fark eder. Kendini bulma yolundaki delikanlı, din ve ahlâk gibi artık inanmadığı kalıplarla birlikte baba evinden de kopar. Küçük yalanlar ve hırsızlıklarla beslenen yaşamında, sağlam çocuk dünyasının hızla çöktüğünü görür. Onu bu acılardan kurtaracak olan kişi, okula yeni gele…

Yazar: banana yoshimoto
Tsugumi'nin yaydığı güçlü enerji, kumsaldaki yakıcı güneş, yeni arkadaşım? Bütün bunlar bir araya gelip o güne kadar hiç bilmediğim bir dünya yaratmıştı. Gerçeklikten çok daha sağlam ve güçlü bir dünya, askerlerin ölmeden önce gördükleri düş kadar berrak. Ama yine de zayıf ekim ışığında bomboş hissediyorum kendimi, geçmiş yazdan eser yoktu içimde. İnsanlar bana yazı nasıl geçirdiğimi sorduğu…

Yazar: banana yoshimoto
Tsugumi'nin yaydığı güçlü enerji, kumsaldaki yakıcı güneş, yeni arkadaşım? Bütün bunlar bir araya gelip o güne kadar hiç bilmediğim bir dünya yaratmıştı. Gerçeklikten çok daha sağlam ve güçlü bir dünya, askerlerin ölmeden önce gördükleri düş kadar berrak. Ama yine de zayıf ekim ışığında bomboş hissediyorum kendimi, geçmiş yazdan eser yoktu içimde. İnsanlar bana yazı nasıl geçirdiğimi sorduğu…
10/10
Yazar: banana yoshimoto
Tsugumi'nin yaydığı güçlü enerji, kumsaldaki yakıcı güneş, yeni arkadaşım? Bütün bunlar bir araya gelip o güne kadar hiç bilmediğim bir dünya yaratmıştı. Gerçeklikten çok daha sağlam ve güçlü bir dünya, askerlerin ölmeden önce gördükleri düş kadar berrak. Ama yine de zayıf ekim ışığında bomboş hissediyorum kendimi, geçmiş yazdan eser yoktu içimde. İnsanlar bana yazı nasıl geçirdiğimi sorduğu…

Yazar: banana yoshimoto
Tsugumi'nin yaydığı güçlü enerji, kumsaldaki yakıcı güneş, yeni arkadaşım? Bütün bunlar bir araya gelip o güne kadar hiç bilmediğim bir dünya yaratmıştı. Gerçeklikten çok daha sağlam ve güçlü bir dünya, askerlerin ölmeden önce gördükleri düş kadar berrak. Ama yine de zayıf ekim ışığında bomboş hissediyorum kendimi, geçmiş yazdan eser yoktu içimde. İnsanlar bana yazı nasıl geçirdiğimi sorduğu…

Yazar: gabriel garcia marquez
Adı belirsiz bir Güney Amerika ülkesinin adı belirsiz bir kasabasında yağışlı, bunaltıcı bir sonbahar. Sıcak dayanılır gibi değil, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, fareler kilisenin temellerini kemiriyorlar ve kasaba halkı bir diktatörlüğün boyunduruğunda inim inim inliyor. Bu sefil ülkede değişen bir tek hükümetler, onlar da çok sık ve kan dökülerek değişiyor. Sonra bir gün, kasabanın dul…

Yazar: gabriel garcia marquez
Adı belirsiz bir Güney Amerika ülkesinin adı belirsiz bir kasabasında yağışlı, bunaltıcı bir sonbahar. Sıcak dayanılır gibi değil, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, fareler kilisenin temellerini kemiriyorlar ve kasaba halkı bir diktatörlüğün boyunduruğunda inim inim inliyor. Bu sefil ülkede değişen bir tek hükümetler, onlar da çok sık ve kan dökülerek değişiyor. Sonra bir gün, kasabanın dul…

Yazar: gabriel garcia marquez
Adı belirsiz bir Güney Amerika ülkesinin adı belirsiz bir kasabasında yağışlı, bunaltıcı bir sonbahar. Sıcak dayanılır gibi değil, yağmur bardaktan boşanırcasına yağıyor, fareler kilisenin temellerini kemiriyorlar ve kasaba halkı bir diktatörlüğün boyunduruğunda inim inim inliyor. Bu sefil ülkede değişen bir tek hükümetler, onlar da çok sık ve kan dökülerek değişiyor. Sonra bir gün, kasabanın dul…

Yazar: banana yoshimoto
Tsugumi'nin yaydığı güçlü enerji, kumsaldaki yakıcı güneş, yeni arkadaşım? Bütün bunlar bir araya gelip o güne kadar hiç bilmediğim bir dünya yaratmıştı. Gerçeklikten çok daha sağlam ve güçlü bir dünya, askerlerin ölmeden önce gördükleri düş kadar berrak. Ama yine de zayıf ekim ışığında bomboş hissediyorum kendimi, geçmiş yazdan eser yoktu içimde. İnsanlar bana yazı nasıl geçirdiğimi sorduğu…

Yazar: nurcan baysal
Doğu’daki kırsal kalkınma çalışmalarına hâkim olan mantığı, Kavar’daki deneyiminden hareketle sorguluyor Nurcan Baysal: “Kim ‘kalkındıracak’? Niye biz ‘kalkındıranız’? Kim demiş masada yemek yemenin daha iyi olduğunu? Ya kalkınma adına yaşamın çeşitliliğini yok edersek? Kim tanımlamış yoksulluğu? Kim kime göre yoksul? Kalkınma adına mı döşeniyor bu otobanlar? Kalkınmayı nasıl insanileştirecektik?…
9/10
Yazar: nurcan baysal
Doğu’daki kırsal kalkınma çalışmalarına hâkim olan mantığı, Kavar’daki deneyiminden hareketle sorguluyor Nurcan Baysal: “Kim ‘kalkındıracak’? Niye biz ‘kalkındıranız’? Kim demiş masada yemek yemenin daha iyi olduğunu? Ya kalkınma adına yaşamın çeşitliliğini yok edersek? Kim tanımlamış yoksulluğu? Kim kime göre yoksul? Kalkınma adına mı döşeniyor bu otobanlar? Kalkınmayı nasıl insanileştirecektik?…

Yazar: nurcan baysal
Doğu’daki kırsal kalkınma çalışmalarına hâkim olan mantığı, Kavar’daki deneyiminden hareketle sorguluyor Nurcan Baysal: “Kim ‘kalkındıracak’? Niye biz ‘kalkındıranız’? Kim demiş masada yemek yemenin daha iyi olduğunu? Ya kalkınma adına yaşamın çeşitliliğini yok edersek? Kim tanımlamış yoksulluğu? Kim kime göre yoksul? Kalkınma adına mı döşeniyor bu otobanlar? Kalkınmayı nasıl insanileştirecektik?…

Yazar: nurcan baysal
Doğu’daki kırsal kalkınma çalışmalarına hâkim olan mantığı, Kavar’daki deneyiminden hareketle sorguluyor Nurcan Baysal: “Kim ‘kalkındıracak’? Niye biz ‘kalkındıranız’? Kim demiş masada yemek yemenin daha iyi olduğunu? Ya kalkınma adına yaşamın çeşitliliğini yok edersek? Kim tanımlamış yoksulluğu? Kim kime göre yoksul? Kalkınma adına mı döşeniyor bu otobanlar? Kalkınmayı nasıl insanileştirecektik?…

Yazar: abdullah ataşçı
Köy büyük bir yangınla sarsıldı, her şey küle karıştı ve herkes o tren yolculuğuna, küllerinden yeniden doğmak için çıktı, geçmişle hesaplaşmak ve geleceğini bulmak için… Bütün yolcular yanlarına en büyük yüklerini, sır dolu hikâyelerini aldılar. Abdullah Ataşçı, Dağda Duman Yeri Yok ile taşraya ışık tutan, yoksulluğun suskunluğunu bozan şiirsel bir masal anlatmıyor yalnızca, inançların ortak…
9/10