
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: stefano e. d'anna
Size öğretilen ve anlatılan dünyanın, anlatıldığı gibi olduğunu söyleyenler sadece anlatanlardır. Korkmanız, çekinmeniz, endişe etmeniz gerektiği söylenen her şey, bu betimlemenin pençesindeki insanların fikirleridir. Oysa bunlar olumsuz duygulardır ve hiçbiri dünyaya geldiği haliyle insanın mayasında olan hisler değillerdir. İnsan korkusuz doğar. Korku, zorla öğretilir. · Hastalıklar ve ölüm, öğ…
10/10
Yazar: franz kafka
Kafka Milena'yı 1919 sonbaharında Prag'da tanıdı. Ortak dost ve tanıdıkların bir araya geldiği bir kafede gerçekleşen tanışmada Milena,' Kafkaya öykülerini Çekçeye çevirmek istediğini açıkladı. Bu da, büyük bir tutkuyu içeren bir ilişkinin, bu kitaptaki mektupları borçlu olduğumuz bir sevgi ilişkisinin başlangıcı oldu. Kâmuran Şipal'in çevirisiyle sunulan Milena'ya Mektup…

Yazar: şükrü erbaş
O çocuk oturmuş çarşılar ortasına Bir güz kederiyle iplik iplik ağlıyor Babam olsaydı babam olsaydı babam olsaydı... Işıklı vitrinler önünde simsiyah bir leke Çocuk ağlamıyor Almış kanatlarına bütün özlemlerini Bir turna sürüsü gözlerinin burcunda Akşamı parçalaya parçalaya uçuyor...

Yazar: charles baudelaire
Charles Baudelaire (1821-1867); 1857'de yayımlanan Kötülük Çiçekleri'nin yanısıra, Avrupa'ya tanıttığı Poe çevirileri ve eleştirel yazılarıyla da 19. yüzyılda edebiyatı yenileyen en önemli modern ustalardan biridir. Baudelaire'in 1862'de tamamladığı ancak ölümünden iki yıl sonra yayımlanan Paris Sıkıntısı ise, yaklaşık 150 yıldır, düzyazı şiirin dünya edebiyatındaki anıt…

Yazar: charles baudelaire
Charles Baudelaire (1821-1867); 1857'de yayımlanan Kötülük Çiçekleri'nin yanısıra, Avrupa'ya tanıttığı Poe çevirileri ve eleştirel yazılarıyla da 19. yüzyılda edebiyatı yenileyen en önemli modern ustalardan biridir. Baudelaire'in 1862'de tamamladığı ancak ölümünden iki yıl sonra yayımlanan Paris Sıkıntısı ise, yaklaşık 150 yıldır, düzyazı şiirin dünya edebiyatındaki anıt…

Yazar: franz kafka
Kafka Milena'yı 1919 sonbaharında Prag'da tanıdı. Ortak dost ve tanıdıkların bir araya geldiği bir kafede gerçekleşen tanışmada Milena,' Kafkaya öykülerini Çekçeye çevirmek istediğini açıkladı. Bu da, büyük bir tutkuyu içeren bir ilişkinin, bu kitaptaki mektupları borçlu olduğumuz bir sevgi ilişkisinin başlangıcı oldu. Kâmuran Şipal'in çevirisiyle sunulan Milena'ya Mektup…

Yazar: virginia woolf
Yirminci yüzyılda roman geleneğini köklü biçimde değiştiren yazarlar arasında önemli bir yeri olan Virginia Woolfun Deniz Feneri adlı kitabı, en çok okunan ve en sevilen romanları arasında yer alıyor. Bu romanıyla Woolf kendini zamanının öteki yazarlarından ayıran biçem ve yöntemi geliştirmiş, kendi roman tekniğine uygun en iyi yapıtını vermiştir. Bilindiği gibi James Joyce ve Virginia Woolf, bir…



Yazar: virginia woolf
Yirminci yüzyılda roman geleneğini köklü biçimde değiştiren yazarlar arasında önemli bir yeri olan Virginia Woolfun Deniz Feneri adlı kitabı, en çok okunan ve en sevilen romanları arasında yer alıyor. Bu romanıyla Woolf kendini zamanının öteki yazarlarından ayıran biçem ve yöntemi geliştirmiş, kendi roman tekniğine uygun en iyi yapıtını vermiştir. Bilindiği gibi James Joyce ve Virginia Woolf, bir…

Yazar: cahit zarifoğlu
Yeni Türkçe deki hatıra türünün en yetkin örneklerinden biri olan Yaşamak, toplumsal olarak bir ışığa dönüştürmek istediğimiz acıya, bireysel bir dünyada aydınlık sağlamaktadır. Zarifoğlu, çevremizde gelişen olayların gözümüzü yorduğu ve bizim, hayatın bütünsel akışıyla olan bağlarımızı güçlükle koruduğumuz dönemde, o bağlara canlılık veren birkaç şairimizden biridir. Yaşamak, şiirindeki derinli…

Yazar: sabahattin ali
Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyo…

Yazar: sabahattin ali
Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyo…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Yüreklerin Efendisi’nden Araz, Seni İçimden Terk Ediyorum, Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi, Susacak Var, Beni Susarken Bölme eserlerindeki “aşka, rüzgara, ayrılığa ve zamana” karşı olan tüm şiirler ve şiirsel denemeleri... Sesim yetişmedi sana, sustum. Hayatıma bir seni ekledim. Sen yokluğunla çoğalırken günlerimde, ben beceriksizce sana yürüdüm. Sesim yetişmedi sana. Ben sana yenilmek için se…

Yazar: kahraman tazeoğlu
Yüreklerin Efendisi’nden Araz, Seni İçimden Terk Ediyorum, Ölü Bir Kentin Morg Alfabesi, Susacak Var, Beni Susarken Bölme eserlerindeki “aşka, rüzgara, ayrılığa ve zamana” karşı olan tüm şiirler ve şiirsel denemeleri... Sesim yetişmedi sana, sustum. Hayatıma bir seni ekledim. Sen yokluğunla çoğalırken günlerimde, ben beceriksizce sana yürüdüm. Sesim yetişmedi sana. Ben sana yenilmek için se…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Usta yazar Dostoyevskinin ilk dönem eserlerinden olan Beyaz Geceler / Uysal Kız, yalın aşk duygusunun işlendiği öykülerden oluşan etkileyici bir başyapıt... Eserleriyle yalnızca 20. yy edebiyatını değil, düşün yaşamını da etkilemiş olan Dostoyevski, Beyaz Gecelerde üçlü bir aşk öyküsünün ruhsal tahlilini yaparken, Uysal Kızda ise karısı kısa bir süre önce intihar etmiş bir adamın düşüncelerini s…



Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Usta yazar Dostoyevskinin ilk dönem eserlerinden olan Beyaz Geceler / Uysal Kız, yalın aşk duygusunun işlendiği öykülerden oluşan etkileyici bir başyapıt... Eserleriyle yalnızca 20. yy edebiyatını değil, düşün yaşamını da etkilemiş olan Dostoyevski, Beyaz Gecelerde üçlü bir aşk öyküsünün ruhsal tahlilini yaparken, Uysal Kızda ise karısı kısa bir süre önce intihar etmiş bir adamın düşüncelerini s…

Yazar: cahit zarifoğlu
Cahit'in bu kitapta toplanan mektuplarını okuyucu belki üç-beş saatte okuyup bitirecektir. Bu mektupların yayınlandığı tarihteki aktüel süreç dikkate alınmazsa onların etkisi hakkında kesin bir fikir edinmek mümkün olmayabilir. Düşünülsün ki, her sayıda okuyuculara yazılan mektup en az bir ay boyunca aktüalitesini ve etkisini sürdürmektedir. Oradaki nüanslar üzerine o mektubun aktüel zamanı…

Yazar: adnan menderes
Arasıra mektuplarını alıyor, pek seviniyorum. Ben de sana iste doğrudan yazıyorum. Annene yazdıklarımı kim bilir kaç defa okuyorsundtır. Metin, sabırlı oi. Derslerine çalış. Sınıfta sakın kalmayasm. Seni, sizferi ne kadar özlediğimi bilemezsin. Annenin mektupları bana şifa. Sen de arada yaz. Seni ne kadar sevdiğimi bilirsin. İşte o sevgi ile seni kucaklar, binlerce binlerce öperim, gözümün nuru e…




