
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: chuck palahniuk
Eğer bu kitabı okumaya niyetliyseniz vazgeçin. Kendinizi kurtarın. Televizyonda mutlaka daha iyi bir şeyler vardır. Burada anlattığım şeyler önce sizi kızdıracak. Sonra her şey daha da kötü olacak, uyarısı ile başlayan bir roman bu kitap...Bütün dünyada büyük ilgi gören Dövüş Kulübünün yazarından, annelerle oğulları arasındaki sevgi ve didişimeye, seksin bağımlılık yaratma gücüne, yaşlanmanın deh…

Yazar: nick cave
Sonum geldi diye geçirir içinden Bunny Munro, yakında ölecek kimselere özgü, ani bir farkındalıkla... Kapı kapı dolaşıp kozmetik ürünleri satan, gözü dönmüş bir adam. Bitmek bilmeyen alkol mesaisi. Darmadağınık, grotesk, çekilmesi zor bir hayat. Dışarıda şeytan boynuzları takmış halde cinayet işleyen ve merkeze giderek yaklaşan bir katil. Birbirini andıran ve her biri diğerinden beter otel odalar…

Yazar: philippe djian
Hemen belirtelim: bu roman yırtıcı bir aşkı anlatıyor. Aşkı, mutluluk ve evliklik beklentileriyle yaşamak isteyenlere göre kitap değil; hiç değil!... Sakin bir hayattan yanaolanlar, pembe rüyalarının yıkılmasından korkanlar, okumasınlar...Eleştirmenlerce bir mit, içtenlikle ve cesurca kaleme alınmış bir roman olarak nitelendirilen Betty Blue, barlarda çalışan bir kadınla bir musluk tamircisinin,…

Yazar: georges bataille
Kötülüğün metafizikçisi olarak bilinen romancı, denemeci, felsefeci Georges Batailleın her biri bir başyapıt olan iki romanı ile üç öyküsünü bir arada sunuyoruz. Batailleın erotizmi yücelttiği; şiddet, iktidar ve ölümü dehşet verici bir bütünlük içinde sunduğu; cinsellikle ruhaniliği harmanladığı beş büyük yapıt: Madam Edwarda, Göğün Mavisi, Annem, Ölü Adam ve Gözün Öyküsü.M. Foucault , P. Soller…

Yazar: ola bauer
Kuzeyden gelen bir yeraltı edebiyatı örneği sunuyoruz bu kez. Soğuk, mat ve kara; ama duygusal bir roman... Bütün ekonomik sorunlarını çözmüş ve belki de bu yüzden sıkıntıdan patlayanların ülkesinden gelen sessiz bir çığlık. Abartıdan, söz oyunlarından kaçan bir kar tanesi...Roman kahramanı Ulysses ve Yolda okuyarak çıktığı deniz yolculuklarında da evini özlemeyen bir gezgin; kendi kendisinin peş…

Yazar: gündüz vassaf
Bazı eleştirmenlerin şeytanın avukatı sıfatını yakıştırdıkları Gündüz Vassafın gözden geçirilmiş ve genişletilmiş yeni baskısıyla sunduğumuz Cehenneme Övgüsü, içimizde büyütüp yaşattığımız küçük totaliter dünyalarımızı afişe ediyor, daha doğrusu yüzümüze vuruyor. Totalitarizmin -anne karnındaki bebeğin beslenmesi gibi- bireyle toplumu bağlayan göbek bağıyla semirdiğini, hayata ilişkin algılarım…

Yazar: ıngvar ambjörnsen
Beyaz Zencilerin yazarı Ingvar Ambjörnsenden çarpıcı bir roman daha sunuyoruz sizlere...Köpek efendi istemezdi, efendi köpeğin dünyasını yıkmasaydı eğer diyerek zorunluluğa dönüşmüş sadakatin ikiyüzlülüğüne dikkat çeken Ambjörnsen, bu kez köpeksi bir insanı anlatıyor. Ahlâki değer ölçülerinin iyice silikleştiği, ölüm ve boşluğun hüküm sürdüğü kentlerde ilik peşinde koşan ve yanlızlığa gömülmüş bi…

Yazar: jack kerouac
Amerikan edebiyatının devi Jack Kerouac'tan Beat Kuşağı destanını yazan kitap: Yolda. Gökyüzü geniş, hayat kısa, hayaller sonsuzken yol özgürlüktü. Yol dostluktu, maceraydı; sonsuz olasılığın toplamı, yaşamın kaynağıydı. Yolun sonunda aşk vardı, söz vardı, ses vardı; başlangıçlar hep şen, hep heyecanlıydı. Hızla giden bir arabanın dikiz aynasına yansıyordu hayatın anlamı, öyle bir şey var…

Yazar: marquis de sade
Ey sen, dünyada mevcut her şeyi yarattığı söylenen: hakkında en ufak bir fikrim olmayan sen; ancak lafta tanıdığım ve her gün yanılan insanların bana söyledikleri kadar bildiğim sen; tanrı denen acaip ve hayal mahsulü varlık, kesinlikle, gerçekten ve herkesin önünde ilan ediyorum ki sana en ufak bir inancım yok. Ve bunun da nedeni gayet mükemmel: dünyadaki hiçbir şeyin akla yatkınlığına kanıt olm…

Yazar: marquis de sade
Ey sen, dünyada mevcut her şeyi yarattığı söylenen: hakkında en ufak bir fikrim olmayan sen; ancak lafta tanıdığım ve her gün yanılan insanların bana söyledikleri kadar bildiğim sen; tanrı denen acaip ve hayal mahsulü varlık, kesinlikle, gerçekten ve herkesin önünde ilan ediyorum ki sana en ufak bir inancım yok. Ve bunun da nedeni gayet mükemmel: dünyadaki hiçbir şeyin akla yatkınlığına kanıt olm…

Yazar: milan kundera
Ne yapacağını bilemeden bir avlunun karşı tarafındaki duvara dalıp gitmek; bir aşk anında karnındaki inatçı gurultuya kulak vermek; ihanet etmek; ihanetin göz kamaştırıcı yolunu terk ederek gücü kendinde bulamamak; Büyük Yürüyüş´te kalabalıklarla birlikte yumruğunu havaya kaldırmak; gizlenmiş mikrofonlar önünde espri gösterisi yapmak- bu durumların hepsini tanıdım, hepsini yaşadım... Romanlarımda…
Yazar: albert camus
ALDIĞI ÖDÜLLER: 1957 Nobel Ödülü Albert Camusnün ( 1913-1960) en tanınmış, en çok yabancı dile çevrilmiş, en çok incelenmiş kitabı olan ve hâlâ en çok satan kitaplar arasında yer alan Yabancı, aynı zamanda yazarın en gizemli yapıtı. Ölümün egemen olduğu bir varlıkın en anlamsız olgularını saçma bir düzensizlik içinde yaşayan bu romanın başkişisi Meursault, bir simge kahraman değildir, adı olmayan…

Yazar: oğuz atay
Hikmet Benol, toplumdaki yoğun kargaşanın temelinde yatan gerçekliği araştırırken, gerçeklerle içtenlikle ilgilenmenin toplumu yönetenlerce tehlikeli görüldüğünü seziyor ve oyun oynuyormuş gibi ilgilenme yolunu seçiyor. Kişinin kendiyle savaşmasını ve yenmesini, kendini dönüştürmesini önemli bir sorun olarak algılamaya çağıran, çarpıcı ve sarsıcı bir roman.

Yazar: sylvia plath
Sırça Fanus (The Bell Jar), edebiyat dünyasına şiirleriyle ve öyküleriyle giren Amerikalı kadın yazar Sylvia Plathin yazdığı tek romandır. Kendi özgeçmişine dayalı bu romanında yazar, genç bir üniversite öğrencisinin kişisel sorunlarından, bunalımlarından yola çıkarak, McCarthy dönemi Amerikasının toplumsal sorunlarına uzanır. Plathin bu ilk romanı, şaşırtıcı bir akıcılığı ve yazma rahatlığını se…

Yazar: oruç aruoba
Felsefesever okurlar için Oruç Aruobadan yeni bir kitap: olmayalı.Kitap, Çokanlamlılıklar, kişinin yaşamının anlamı ve Felsefe üzerine birkaç not başlıklı üç bölümden oluşuyor. Kitapta bir araya getirilen metinler 1994-1998 yıllarında yazıldı, Mart-Haziran 2003de ise biçimlendirilerek düzenlendi.

Yazar: gabriel garcia marquez, inci kut
Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım.…

Yazar: tezer özlü
Tezer Özlünün Bütün Yapıtlarını yayına hazırlayan Yapı Kredi Yayınları, yazarın kısa anlatılarını bu ciltte topladı. Yaşamöyküsel esintilerin coşkusundan delici gözlem gücüne kadar, yazarın iç dünyasının panaromasını sunuyor bu kitap. TADIMLIKDönüşElimin nereye değin uzanabileceğini bilmiyorum. Karşıdaki sayısız pencerelere. Önündeki kurumuş ağaca. Belki de gerilmiş ipe değin. Kalabalık. Çığl…

Yazar: yusuf atılgan
Her şeye “karşı” duran, “karşı” çıkan, “karşı” olan bir adam... Aylak Adam... Bir adı bile yok. “C.” diyor Yusuf Atılgan kısaca. İnsan her şeye bunca “karşı”yken kendine de “karşı” olmadan nasıl sürdürülebiler bir “karşı” yaşamı? C., sıradanlığa, tekdüzeliğe, alışılmışın kolaycılığına hiç mi hiç katlanamıyor. Hem farklıyı, hem doğru olanı arıyor. Çabasının boşuna olduğunun da farkında üstel…

Yazar: süreyya berfe
Altmışlı yılların başından bu yana kırk küsur yıllık şiir yolculu¤unda, hemen her yere hemen her insana u¤ramış, geceyle yorulmuş günle do¤rulmuş şiirler... Her mevsimden her co¤rafyadan beslenmiş Berfenin şiiri.Kısaca tarif edersek: Dünyalı, kronik...imdiye dek yayımlanan tüm şiirlerinibiraraya getirirken adını Kalfa koydu...Hep ironik.



Yazar: süreyya berfe
Altmışlı yılların başından bu yana kırk küsur yıllık şiir yolculu¤unda, hemen her yere hemen her insana u¤ramış, geceyle yorulmuş günle do¤rulmuş şiirler... Her mevsimden her co¤rafyadan beslenmiş Berfenin şiiri.Kısaca tarif edersek: Dünyalı, kronik...imdiye dek yayımlanan tüm şiirlerinibiraraya getirirken adını Kalfa koydu...Hep ironik.