Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: wilkie collins
Beyazlı Kadın, Victoria dönemi kurgusal yapıtları arasında ''duygusal gerilim romanı'' diye tanımlanan ve Gotik edebiyatın gerilimini, İngiliz edebiyatının psikolojik gerçekçiliğiyle kaynaştıran türün ilk örneği olarak kabul edilir. Roman karakterlerinin çeşitli ruhsal durumlarını aktaran çarpıcı anlatım biçeminin ustası Wilkie Collins, bu ilk romanında gotik romanlardaki d…

Yazar: necip fazıl kısakürek
Çile Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde… Pencereye koştum: Kızıl kıyamet! Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı! Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı. Ateşten zehrini tattım bu okun. Bir anda kül etti can elmasımı. Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un Kustum, öz ağ…

Yazar: mürşide uysal, zübeyr tekin
Gönülleri Hz. Peygamber sevgisi ile dolu olan sahabe ve diğer İslam büyüklerinin Peygamber sevgileri, günümüz nesline örnek olacak şekilde akıcı bir dil ile anlatılmıştır.

Yazar: abdurrahim karakoç, hande seçkin onat
Düştü canevime dördüncü cemreDünyayı üçüncü gözümle gördümDörtyüz seksenbeş gün çekti bir seneOnaltıncı aya takvimsiz girdimAynalara baktım korku gösterdiSaatler her sabah kırkı gösterdiNamlular, nişanlar Türkü gösterdiHayatım boyunca hedefte durdumGül sundum yediler, koklamadılarArmağan can verdim saklamadılarGittim... gelir diye beklemedilerKaybolan gölgemi yollara sordumGetirdim yanıma ayı bir…

Yazar: nurullah genç
Yanılgıya çeker dağları bile Bu yol acıları, kul acıları Mehtabın kahrıyla çürür bedenim Damıtır içimi çöl acıları Keskin bir muamma şarabıdır bu Yine de, günahkkar karanlığımda Cennet kokan bir mehtabı özlerim Oysa umuttların serabıdır bu Minyatür bir kalbe sığar mı benim, denizleri tutuşturan gözlerim. ...

Yazar: nurullah genç
Çiçekler üşümesin Saatler bitmiyor; yapayalnızım Gülmek istiyorum, gülemiyorum Sensiz olmak mıdır hep, alınyazım Bilmek istiyorum, bilemiyorum Esirgedin nazlı, hilal kaşını Harap ettin çiçek kokan başını Yüreğime akan gözüm yaşını Silmek istiyorum silemiyorum ...

Yazar: nurullah genç
Yağmur, seni bekleyen bir taş da ben olsaydım Çölde seni özleyen bir kuş da ben olsaydım Dokunduğun küçük bir nakış da ben olsaydım Sana sırılsıklam bir bakış da ben olsaydım Uğrunda koparılan baş da benn olsaydım Bairadan süzülen bir yaş da ben olsaydım Okşadığın bir parça kumaş da ben olsaydım Senin için görülen bir düş ben olsaydım Yeryüzünde seni bir görmüş de ben olsaydım Sana hicret eden bi…

Yazar: ergun candan
2000 yıldır saklanan Sırlar Bilgisi 2000 yıl sonra açılıyor... Şimdiye kadar hiç bir yerde yayınlanmamış çok özel bilgilerin ele alındığı bu kitap; Dinler Tarihi nin gizli kalmış önemli bir bölümüne ışık tutacak nitelikte hazırlanmıştır. Son üç dinin bilinmeyen gizli tarihi içinde yolculuk yaparken, o yılları yeniden yaşayacaksınız... 2000 yıldır saklanan Sırlar Bilgisi 2000 yıl sonra açılıyor...…

Yazar: bülent akyürek
Artık gecenin bitmesini istemiyor, doğacak her güneşin seni biraz daha törpüleyeceğine inanıyor ve gelen her telefondan, her mektuptan felaket haberi bekliyorsan; bu dünyanı tesadüfe, öbür dünyanı şefkate bırakmışsan; yani artık hiçbir şeyden korkmuyorsan ve bir mayın gibi dolaşıyorsan insanların arasında; alıngansan, kindarsan, eylem ya da eylemsizlik, konuşmak ya da susmakla dünyayı değiştirece…

Yazar: cezmi ersöz
Buralarda ölüm çok farklı algılanıyor. Buralarda insanlar ölüme bir son gibi bakmıyorlar. Buralarda hiçbir şey kesintiye uğramıyor. Hayat, ölüm ve çocukluk, her şey kesintisiz bir biçimde, aynı büyülü nerhe akıyor. Her şey bir çember çiziyor sanki. Ölenler yeniden doğuyor... Yeniden doğanlar ölmeye başlıyor... Hayat ölüme, ölüm hayata aynı anda karışıyor... Ve hayatta kalacak olanlarla ölecek ol…

Yazar: cezmi ersöz
Hayat kitaplarda yazılan gibi değilmiş. Kitaplarda her kelimenin altında başka bir kelime gizliymiş. Her yüzün altına başka bir yüz... Böyle gidiyormuş, bunun sonu yokmuş. Geç de olsa şimdi anlıyorum. Beni aşar bu kelimelerin altındaki kelimeler, bu yüzlerin altındaki yüzler... Ben içimdeki acıya bakarım. İçimdeki enayiliğe bakarım. Evet, kelimelerin altındaki kelimeyi, yüzlerin altındaki yüzü b…

Yazar: cezmi ersöz
Senin Sana rağmen bir yüzün var herkesin ilk aşkına benzeyen beklemek kadar acı, anlamak zor nedensiz ölümlerin suskunluğu gibi yok karşılığı yüzünün Senin sana rağmen bir yüzün var herkesin ilk aşkına benzeyen yaklaştıkça imkansız uçurumlar nedensiz hayatların o büyük acısı gibi yok karşılığı yüzünün ...

Yazar: susanna tamaro
Birbirimize ulaşmanın giderek zorlaştığı günümüz dünyasında Tamaro'dan bir umut ışığı... Sözsüzlük ve suskunluk... İletişimsizliğin hayata egemen olduğu çağımızda bir yanda ölüm öte yanda yaşamın pırıltısı... Sözün giderek anlamını yitirdiği günümüzde bir umut ışığı... Yanlış sözleri sessizliğin erdemiyle örten, yaraları elbirliğiyle saran... Birbirimizi dinlemeye, anlamaya yapılan kışkırtıc…

Yazar: serdar özkan
50'yi aşkın ülkede 44 dilde okunan Türk romancı Serdar Özkan'ın kaleminden... Kalbinizin içinde mucizevî bir yolculuğa çıkmaya hazır mısınız? Kalbinizin içindeki odalarda Kayıp Gülünüzü, Ölümsüzleri, Ruhu ve Sevgi'yi aramaya? Hazırsanız, keyifli okumalar. Kanada'dan Japonya'ya, Brezilya'dan Çin'e dünyanın dört bir yanında okurların büyük beğenisini kazanan…

Yazar: ahmet davutoğlu
Oniki yıl arayla meydana gelen iki yıkım, uluslararası sistemin merkezi güçlerinin yüzleşmek zorunda oldukları sonuçlar doğurdu. Berlin Duvarının yıkılmasından sonra kalıcı ve adil bir dünya düzenin kurumsal alt yapısı sağlanamadı. Aksine, bölgesel gerilim alanlarında rekabetin kışkırtılması İkiz Kulelerin yıkılması sonrasında yeni problem alanlarını ortaya çıkardı. Kısaca, birinci yıkımın oluştu…

Yazar: mahmut kaya
Ülkemizde uygulanan eğitim ve kültür politikalarının bir sonucu olarak üniversitelerimizde Batı felsefesi okutulduğu halde 1970li yıllara gelinceye kadar İslâm felsefesine yer verilmemişti. İlk defa 1971 yılında İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümünde Türk-İslâm Düşüncesi Tarihi Kürsüsü kurulmasına karar verildi ve bu kürsü 1973-1974 ders yılında öğretime başladı. 1982 yılında…

Yazar: deniz gezmiş
Türkiyenin bağımsızlığından başka bir şey istemedim. Ve bu sebeple Amerikan emperyalizmine ve işbirlikçilerine karşı mücadele verdik. Bundan dolayı da ölümden korkmuyoruz. Onu ancak işbirlikçiler düşünsün. Ve ancak onlar kendi canının telaşına düşsün. Ve ben 24 yaşındayken kendimi Türkiyenin bağımsızlığına armğan etmekten onur duyuyorum. Bu bağımsızlık düşüncesini mezara kadar götüreceğiz.Sayın S…

Yazar: fatih duman
Ben bir düş gördüm bu gece. Kulağıma birkaç harf fısıldadı, lisanı lisanıma benzemeyen dudaklar. İlkin anlamadım, anlayamadım harflerin manasını. Gözlerim mavi ile kızıl arası renklere boğuldu. Renkler bir bir silinirken gözümden, bir adam gördüm kızıllıklar arasında. “Sen” dedim, “Sen şairsin.” Ya dudağındaki sözler neden bu kadar kayıp? Bu harfler de ne? “Anlamıyorum.” Gözlerini gözlerime çevir…

Yazar: ahmet davutoğlu
Türkiyeyi çevreleyen yakın kara, yakın deniz ve yakın kıta havzaları, coğrafî olarak dünya anakıtasının merkezini, tarihî olarak da insanlık tarihinin ana damarının şekillendiği alanları kapsamaktadır. Soğuk Savaş sonrası dönemin getirdiği dinamik uluslararası ve bölgesel konjonktürde en yakın havzasından başlayarak dışa açılması kaçınılmaz olan türkiyenin stratejik derinliğinin yakın kara, yakın…

Yazar: edmund blair bolles
Bu derlemenin amacı, okura, bilim yazılarının da edebi bir metin kadar çekici ve okunmaya değer olduğunu göstermektir. Bilim yazılarının her zaman söyleyeceği önemli bir şeyi vardır; yazarlarının eşsiz hayal gücü, ele alınan konuyu renkli ve canlı bir biçimde okura sunar. Okur da bu yazıların eşliğinde, kendi başına yapamayacağı bir biçimde düşünmeye başlar. Bilim adamları kendi yazılarının bu ya…

Yazar: john brockman
Meraklı Zihinler 'de yirmi yedi deneme yer alıyor. Bunlar bir zamanlar fen ile sosyal bilimler arasında var olan o büyük uçurumu yazılarıyla kapatan, halkın tanıdığı bilim adamları tarafından yazılmış. Editör John Brockman, yazarlara çocukluklarında onları bir bilim adamı olmaya yönlendirecek neler olduğunu sormuş. Hayatlarındaki dönüm noktalarını, rastlantıları, onları etkileyen kimseleri…


