Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.
Yazar: beşir ayvazoğlu
Ney'in Sırrı, ağırlıklı olarak, bir meşk zinciri teşkil eden üç büyük neyzenin, Aziz Dede, Emin Efendi ve Halil Dikmen'in biyografilerinden oluşmaktadır. Ancak giriş bölümünde Meviânâ, Mevlevilik ve Osmanlı kültürü; sonuç bölümünde de ney ve edebiyat ilişkisi ele alınmış, böylece "ney" kavramı etrafında Türk kültürünün estetik arka planındaki Meviânâ gerçeğine işaret edilmişti…

Yazar: iskender pala
İskender Pala Od romanında Yunus Emre’yi anlatıyor...Her yazdığı romanla yüz binlerin kalbini feth eden İskender Pala yeni romanı ‘OD’ ile yeniden okurlarını selamlıyor. Od bir Yunus Emre romanı. Gök kubbemizin her zaman parlayan ve hep çok sevilen, şiirleri gönülden gönüle dolup dilden dile dolaşan Yunus Emre, bu kez OD’un ana kahramanı. İskender Pala’nın ilim ve kültür adamı olmasının yanında,…

Yazar: nurettin topçu
Asrımızda tesirlerini bütün felsefe âlemine hatta bütün düşünce dünyasına yayarak genişleten varoluş felsefesinin doğuşu geçen asrın başlarındandır. Hatta onun hazırlıklarını Pascalda bulmak kabil oluyor. II. Cihan Harbinden sonra farklı anlayışlara yol açan bu felsefenin esası şudur. Eski Yunandan beri felsefe, hakikat olarak eşyanın özünü araştırıyordu. Öz, duyularla tanınamayan, bir olan, hiçb…

Yazar: hüsrev hatemi
Türklük, Türkiyelik, biyolojik kimlik, etnik kimlik, üst kimlik, alt kimlik derken, kavramlar öylesine karıştı ki, tozdan dumandan ferman (veya kimlik belgesi) okunamıyor. Bu karışıklık, Osmanlı döneminde bile bu derecede değildi. Mehmet Emin Yurdakul Ben bir Türküm, dinim cinsim uludur mısraını, Meşrutiyet döneminde değil, Abdülhamid döneminde yazmıştı. Saraydan fırça değil, onay görmüştü. Frans…

Yazar: ibn haldun
Mukaddimenin sözlük anlamı giriş demektir. İnsanın siyasî ve toplumsal örgütlenmesinde meydana gelen değişikliklerin bir modelini ortaya çıkarmak için bir tarihçinin giriştiği ilk çaba olarak kabul edilebilir. Yaklaşımında akılcı, yönteminde çözümleyici, ayrıntılarında ansiklopediktir. Geleneksel tarihçilikten tam bir kopmayı temsil eden Mukaddime , alışılagelmiş kavram ve kalıpları ortadan kaldı…

Yazar: ibn haldun
Mukaddime ünlü İslâm devlet adamı, âlim, tarihçisi İbn Haldun?un 1377de kapsamlı bir dünya tarihine giriş olarak yazdığı abidevî eseridir.Kitap, tarih ve sosyoloji felsefesinin genel ansiklopedik ayrıntılarıyla girmekle birlikte, kendi içinde bir bütün oluşturma özelliğiyle şimdiye dek bilinen en iyi çalışmadır. Çağın öteki eserleri arasında, çözümleyici yeteneğinin genişliği ve tazeliği, insanlı…

Yazar: david ruelle
Havaya atığınız bir paranın yazı (ya da tura) gelme olasılığının ne olduğunu biliyor musunuz? Fransız Yüksek Bilimler Enstitüsü'nde Teorik Fizik Profesörü olan David Ruelle, okuru yirminci yüzyılın bilimsel kavramları arasında bir geziye çıkarıyor. Bilim adamları fiziksel sistemlerin içerdiği rastlantı ve kaos öğeleri konusunda ne düşünüyorlar? Yazar bu soruyu yanıtlarken açık, anlaşılır,…
Yazar: stanley m. honer, dennis l. okholm, thomas c. hunt
Sokrates'in "sorgulanmamış yaşam, yaşanmaya değmez" sözünü çıkış noktası olarak alan Stanley M. Honer ve Thomas C. Hunt, bu kitapla okurları felsefe öğrenmeyi değil felsefe yapmaya, felsefeci değil filozof olmaya, felsefe sorunlarına dışardan bakmaya değil sorunların içine girmeye, felsefeyi entelektüel bir merak olarak değil, kendi yaşam felsefelerini oluşturmak ve kendi anlamları…
Yazar: mevlüt uyanık
II. Meşrutiyet'in ilanından dört yıl önce;"Üç Tarzı Siyaset" adlı denemesiyle, o dönemin iyi yönetiminin muhtemel şekillerini şu şekilde belirlemiştir. Osmanlılık, Türklük, İslâmlık.Devlete "üç farklı bağlılık ilkesi" şeklinde ifadelendirilmesi de mümkün olan bu denemenin Ziya Gökalp'in Türkleşmek, İslamlaşmak ve Muasırlaşmak ile Türkçülüğün Esasları isimli eserlerin…
Yazar: john reynold williams
Elinizdeki bu kitap genelde dinin özelde Hıristiyanlığın Heidegger felsefesinde nasıl ele alındığını irdelemektedir. Bu irdeleme, Heidegger felsefesiyle ilgili dini yorumların çok çeşitli olduğunu, teologların onun düşüncesinin bütünü ya da spesifik bir yönü hakkında uzlaşamadıklarını, ancak hepsinin bu filozofun felsefesinin göz ardı edilemeyeceği hususunda hemfikir olduklarını göstermektedir.…
Yazar: mahfuz söylemez
Tarihte kimi mekanlar, o mekanı şekillendiren insanın önüne geçer, onlardan daha fazla şöhrete sahip olur ve bir medeniyetin en belirgin göstergeleri haline gelirler. Hatta bu medeniyetle o kadar bütünleşirler ki, o mekandan bahsetmeksizin sözkonusu medeniyeti izahta aciz kalırsınız. İşte çalışma konusu olarak seçtiğimiz Kufe nin böyle bir özelliği vardır. İslam medeniyetini oluşturan en öneml…

Yazar: irfan aycan, mahfuz söylemez
Tarihi, ideolojik olarak okuma eğiliminde olan tarihçilerin genelde kendisine yabancılaşmış, dününü iyi tanımayan veya dünü bilinçli olarak tahrif eden bireylerden oluşması, bu insanların yarınlarını ideolojik olarak kurgulamak istemelerinin bir göstergesi olarak değerlendirilebilir. Burada haklı olarak "tarih kurgulanabilen bir ilim midir? " sorusu akla gelmektedir. Gerek Taberî ve ond…

Yazar: mevlüt uyanık
Türkiye Cumhuriyetinin eğitim-öğretim kurumlarında verilen felsefe öğretimi denildiği zaman hemen aklımıza Batı Felsefe Tarihi çerçevesinde düzenlenen kitaplar gelmektedir. Antik Yunan Felsefesinden başlayara, günümüze kadar geldiği şekliyle öğretilen Batı Felsefesi, biricik ve evrensel düşüne tarihindeki diğer felsefele (İslam, Hind, Çin vb) dışlanara hazırlanan kitapların çoğunluğunun 19. Yüzyı…

Yazar: şinasi gündüz
Her geçen gün etkisini biraz daha gösteren küreselleşme ile adeta gittikçe daralan ve küçülen dünyada, insanlığın oluşturduğu geleneksel kurumlar ve anlayışların kendisini sorgulamak durumanda kaldığı bir gerçek. İletişim araç ve gereçlerindeki hızlı gelişim ve teknoloji ile küreselleşme sürecini yönlendiren küresel güç odaklarının dünya çapında siyasal, kültürel ve askeri hegemonyalarını genişle…

Yazar: celal türer
Jamese göre insanın ahlaki görevini yerine getirmesi, bir yandan kendisini incelemekle, diğer yandan varoloşu incelemekle olabilir. Ona göre, insanın ve oluşun ahlaki karakterini araştıran insanlar, hemen hemen sonsuz rizikolu bir göreve talip olurlar. O, bu kainatta insan benliğinin özellikle de aktüel bilincin gerçekleşmesi için; iyilik, kötülük ve yükümlülüğün zorunlu olduğunu ifade eder. Zira…

Yazar: ilber ortaylı
İlber Ortaylı bu kitabında; gelenek kavramından edebiyata, tarihçiliğimizin eleştirisinden tiyatroya, demokrasi tarihimizden Hammer ve Cevdet Paşaya, Harf Devriminden Mimar Sinana birçok alanda geleneğimizin geleceğimize eklemleneceği mihverleri tesbite yöneliyor...Gelenekle geleceği bir arada düşünmek ve tartışmak aslında her aydının görevidir. Geleneği reddetmek kimsenin haddi değamma velâkin g…

Yazar: niyazi öktem
Geleneksel sufi anlayış kuşkusuz özün fışkırmasını benimsemiştir. Fakat sufiler bu tür bir tartışmayı anlamsız görmektedirler. Onlar için hakikati herkese anlatmaya çalışmak beyhude bir çabadır. Herkes doğruyu kavrayamaz. Çilekeş, abdal, veli hakikati kavrar; anlatması gerekmez. Anlayana ne mutlu...Oysa Hallac, geleneksel sufi inanç doktrinini herkese duyurmak istemiştir. Böyle olabilenlerin; All…

Yazar: paul tillich
Değer biçenden bağımsız mutlak değerler varsa, bunların mutlaklıklarının kaynağı nedir? Bunlar nasıl keşfedilecek, gerçeklikle nasıl ilişkilendirilecek ve onların ontolojik statüleri ne olacaktır? Bu sorular doğal olarak, değer teorisinin kaçınmaya çalıştığı bir duruma, bir varlık doktrinine, bir ontolojiye işaret eder. Çünkü değerler, sadece hakikate kök saldığı zaman, gerçeklikleri vardır. Onla…

Yazar: osman aydınlı
Mutezile, İslam Düşünce Tarihinde, temel ilkelerini usulü hamse-beş esas şeklinde tespit eden ve kelami-felsefi meseleler üzerinde yoğunlaşan bir mezhep olarak öne çıkmış; dinin ve dini geleneğin ne olduğu, ne şekilde anlaşıldığı ya da anlaşılması gerektiği, nasıl yorumlanıp anlamlandırılabileceği konusunda izlediği farklı yöntemle ve sorunların çözümlenmesinde sergilediği rastyonalist tavırla di…

Yazar: hayreddin karaman
Haram ve helâl mefhumu dinin özü ve şekli, dindarın Allaha kulluk nizamnâmesi ile yakından ilgilidir. Nizam fikri ile mutlak serbestlik fikri bir arada düşünülemez. Bir yerde nizam varsa mutlak hürriyeti kayıt altına alan, sınırlayan kaideler, emir ve yasaklar da var demektir. İslâm, kulun kendini ve Rabbini bilmesi, Ona kulluk edebilmesi, böylece ebedî saadete erebilmesi için Allahın lûtfettiği…
Yazar: ahmet turan alkan
Çoğu hayata tutunma heyecanını artırmak, pozitif enerjiyi çoğaltmaktan ziyade zihinde acı ve kekre bir lezzet hissi bırakan şikayet yazıları bunlar: bir manada yaşadığımız son üç beş yılın icmali. Devleti toplumun ve gündelik hayatın merkezi haline getiren düzenlemeden bizler sorumlu değiliz: biz bu düzeni böyle bulduk ve belki sadece onu değiştirmek için yeterince enerjik davranmamakla suçlan…

Yazar: seyyid hüseyin nasr
Geleneksel İslamın çağımızdaki güçlü ve yorulmak bilmeyen savunucusu Seyyid Hüseyin Nasr, bu defa bir rehber kitapla müslüman gençlerin modern dünyada karşılaşacakları tuzaklara dikkat çekiyor. Bilinçli bir müslüman aydın olmanın hem kendi geleneğinin dünyasına hem de modern dünyanın mahiyetine vâkıf olmakla mümkün olacağını söyleyen Nasr, Batı, İslamı kendi bakış açılarına göre inceleyen pek çok…

Yazar: john r. searle
Ne kadar çok bildiğimizi sanır ve kibirleniriz, bu modern kibirdir; bilimin evrensel ve güvenilir olduğundan da şüphe etmeyiz ancak bütün bunlara rağmen, zihin ve özellikle de bilinç söz konusu olduğu zaman, tipik bir şekilde karmaşa ve uzlaşmazlık yaşarız. Araştırma yöntemlerimizin meseleyi dayatmasına izin veriyoruz. Hâlbuki aksi olmalı. Arabasının anahtarlarını karanlık çalılıkta kaybedip bur…

Yazar: arthur schopenhauer
Akıllı adam her şeyden evvel ıstıraptan ve tacizden [harici sıkıntıdan] azâde olmak için çabalayacak, sessizliği ve boş vakti, dolayısıyla mükkün olan en az sayıda beklenmedik ve tehlikeli karşılaşma ile birlikte sakin, mütevazı bir hayatı arayacaktır ve böylelikle sözüm ona hemcinsleriyle çok az bir ortak tecrübeyi paylaştıktan sonra, münzeviyane bir hayatı tercih edecektir, hatta eğer büyük bir…