
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: inci aral
''Bende anlayamadığın nedir biliyor musun?'' ''Neymiş?'' ''Nazım'ın dediği gibi: 'Ben artık şarkı dinlemek değil, şarkı söylemek istiyorum. Kendi şarkımı.' Ama yapamam biliyorum, çünkü o şarkı içimde kuruyup kaldı. Beni öldüren bu işte.'' ''Şarkılar bitmez, yeni şarkılar filizlenip doğar her zaman... '…



Yazar: efnan dervişoğlu
Düzenli şehirdir Ankara, memur şehndir; biraz da bu yüzden belki, öyle ilk görüşte vurulacağınız bir kent değildir. Mesai saatlerine ayarlı kapılardan girip çıkarken seversiniz onu; dallarından düşüp ezilen kestanelerin. şakacı bir yağmurun sularıyla eridiğini görünce seversiniz; kahveyi, tahinli çöreği nereden almanız gerektiğini anlayınca; kış günlerinde kulaklarınızın acımasına alışınca severs…

Yazar: ah muhsin ünlü
Ah Muhsin Ünlü, Modern Türk Şiirinin keçiyollarında, uçurumlarında, zirvelerinde hünerli bir samuray, muzip bir derviş, fiyakalı bir çita gibi dolaşıyor. Bu müstesna, janjanlı, kıyak şiirlerin yeni basımını övünçle, kıvançla, sevinçle sunuyoruz!

Yazar: ah muhsin ünlü
Ah Muhsin Ünlü, Modern Türk Şiirinin keçiyollarında, uçurumlarında, zirvelerinde hünerli bir samuray, muzip bir derviş, fiyakalı bir çita gibi dolaşıyor. Bu müstesna, janjanlı, kıyak şiirlerin yeni basımını övünçle, kıvançla, sevinçle sunuyoruz!

Yazar: ah muhsin ünlü
Ah Muhsin Ünlü, Modern Türk Şiirinin keçiyollarında, uçurumlarında, zirvelerinde hünerli bir samuray, muzip bir derviş, fiyakalı bir çita gibi dolaşıyor. Bu müstesna, janjanlı, kıyak şiirlerin yeni basımını övünçle, kıvançla, sevinçle sunuyoruz!

Yazar: efnan dervişoğlu
Düzenli şehirdir Ankara, memur şehndir; biraz da bu yüzden belki, öyle ilk görüşte vurulacağınız bir kent değildir. Mesai saatlerine ayarlı kapılardan girip çıkarken seversiniz onu; dallarından düşüp ezilen kestanelerin. şakacı bir yağmurun sularıyla eridiğini görünce seversiniz; kahveyi, tahinli çöreği nereden almanız gerektiğini anlayınca; kış günlerinde kulaklarınızın acımasına alışınca severs…

Yazar: maurice lever
Ertesi gün onu klasik dans akademisine yazdırdılar. Dehşet bir olaydı. Akortsuz bir piyano, duvar boyunca uzanan barlar, aynalar ve yeşilimsi bir ışığa boğulmuş harap bir atölye. Onlardan parmak ucunda durmaları isteniyor, insan doğasına aykırı bir jimnastikle bedenlerini eğip bükmeleri bekleniyordu. Isadora buna baş kaldıracaktı: Parmak ucunda mı? Ama kimse parmak ucunda yürümez ki! Bu doğaya ay…

Yazar: efnan dervişoğlu
Düzenli şehirdir Ankara, memur şehndir; biraz da bu yüzden belki, öyle ilk görüşte vurulacağınız bir kent değildir. Mesai saatlerine ayarlı kapılardan girip çıkarken seversiniz onu; dallarından düşüp ezilen kestanelerin. şakacı bir yağmurun sularıyla eridiğini görünce seversiniz; kahveyi, tahinli çöreği nereden almanız gerektiğini anlayınca; kış günlerinde kulaklarınızın acımasına alışınca severs…

Yazar: jean teule
Karanlığın içinde tabelası parıldıyor: İntihar Dükkânı. Hayatın yüküne dayanamayanlar son alışverişlerini yapıyorlar. Zehirler, ipler, tıraş bıçakları ya da daha ilginç intihar yöntemi paketleri... Nesillerdir müşterilerinin son anlarında kullandıkları malzemeleri temin eden bu aile şirketine, bir gün sizin de yolunuz düşebilir. Tabii dengeleri değiştiren bir sürpriz sizden önce bu karanlığı…

Yazar: peyami safa
Peyami Safa, bu eserinde insanlığı materyalizmin kör çenberini kırmağa, kendini kaybettiği ruhunu bulmaya çağırmaktadır. Asrımızda insanın bütün problemleri bu noktada düğümlenmektedir. Ve Allah ı bilmedikçe, insanlık buhrandan buhrana yuvarlanacak, huzur ve sükun bulamayacaktır.

Yazar: efnan dervişoğlu
Düzenli şehirdir Ankara, memur şehndir; biraz da bu yüzden belki, öyle ilk görüşte vurulacağınız bir kent değildir. Mesai saatlerine ayarlı kapılardan girip çıkarken seversiniz onu; dallarından düşüp ezilen kestanelerin. şakacı bir yağmurun sularıyla eridiğini görünce seversiniz; kahveyi, tahinli çöreği nereden almanız gerektiğini anlayınca; kış günlerinde kulaklarınızın acımasına alışınca severs…

Yazar: efnan dervişoğlu
Düzenli şehirdir Ankara, memur şehndir; biraz da bu yüzden belki, öyle ilk görüşte vurulacağınız bir kent değildir. Mesai saatlerine ayarlı kapılardan girip çıkarken seversiniz onu; dallarından düşüp ezilen kestanelerin. şakacı bir yağmurun sularıyla eridiğini görünce seversiniz; kahveyi, tahinli çöreği nereden almanız gerektiğini anlayınca; kış günlerinde kulaklarınızın acımasına alışınca severs…

Yazar: efnan dervişoğlu
Düzenli şehirdir Ankara, memur şehndir; biraz da bu yüzden belki, öyle ilk görüşte vurulacağınız bir kent değildir. Mesai saatlerine ayarlı kapılardan girip çıkarken seversiniz onu; dallarından düşüp ezilen kestanelerin. şakacı bir yağmurun sularıyla eridiğini görünce seversiniz; kahveyi, tahinli çöreği nereden almanız gerektiğini anlayınca; kış günlerinde kulaklarınızın acımasına alışınca severs…

Yazar: cem atbaşoğlu
İlk kitabı Ars Longa Bahar Kısayı 1995 yılında yayınlayan Cem Atbaşoğlu, yeni öykülerini topladığı Ses adlı yapıtıyla Can Yayınlarında. Seste on öykü yer alıyor. Bu öyküler benzer izlekleri sürmekte; kentli insanın yalnızlığı, içe dönüklük ve yenilik arayışı. Sesteki öyküler giderek kısalıyor. On öyküden sonuncusu, tek satır. Bu, kitabın ana temasına biçimsel bir destek sanki. Çünkü son öyküyü ol…