
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: john boyne
Bu kitabı okumaya başladığınızda, Bruno adında dokuz yaşındaki bir çocukla bir yolculuğa çıkacaksınız (ama bu kitap dokuz yaşındakiler için değil). Ve er geç Bruno ile birlikte bir tel örgüye varacaksınız.Böyle tel örgüler dünyanın dört bir yanında var. Umarız asla rastlamak zorunda kalmazsınız.

Yazar: sabahattin ali
Dağlar ve Rüzgâr’ın bu özel baskısında Sabahattin Ali’nin şiirlerinin farklı arşivlerde bulunan el yazmalarıyla, kitap olarak yayımlanan biçimleri karşılaştırılarak farklılıklar gösterildi. Şiirlerin sonuna eklenen Notlar’da şiirlerin yazıldığı tarih, yer, yayımlandığı dergi, gönderildiği kişiler vb. bilgilerle birlikte Sabahattin Ali’nin mektuplarında şiirleri hakkında yazdıklarına da yer ve…

Yazar: peter handke
Peter Handkeden, hiç değilse bir süre için tek başına kalmak isteyen bir kadının öyküsü...İnsan günün birinde bir aydınlanışla uyanıp yaşamını değiştirecek bir karar verirse ne olur? Bu roman, kocasından ayrılıp çocuğuyla (evi, korkuları, cesaretiyle) birlikte yalnız kalmayı seçen bir kadının birkaç günlük serüvenini anlatıyor. Dramatik olmaktan çok olağanlığı, herkesçe-yaşanabilirliği vurgulayan…

Yazar: sabahattin ali
Dağlar ve Rüzgâr’ın bu özel baskısında Sabahattin Ali’nin şiirlerinin farklı arşivlerde bulunan el yazmalarıyla, kitap olarak yayımlanan biçimleri karşılaştırılarak farklılıklar gösterildi. Şiirlerin sonuna eklenen Notlar’da şiirlerin yazıldığı tarih, yer, yayımlandığı dergi, gönderildiği kişiler vb. bilgilerle birlikte Sabahattin Ali’nin mektuplarında şiirleri hakkında yazdıklarına da yer ve…

Yazar: william peter blatty
"Saat yarıma gelirken, Chris kaşlarını çatarak merakla başını okuduğu senaryodan kaldırdı. Tıkırtılar duymuştu. Tuhaf tıkırtılar. Boğuk. Ritmik ve çoğul. Ölü bir adamın iletmeye çalıştığı bilinmezliklerle dolu bir şifre gibi. Komik. Bir süre daha sesleri dinledi, sonra dinlemekten vazgeçti; ama tıkırtılar devam ettiğinden, kendini okuduğuna bir türlü veremiyordu. Hışımla senaryoyu yatağın…
8/10
Yazar: william peter blatty
"Saat yarıma gelirken, Chris kaşlarını çatarak merakla başını okuduğu senaryodan kaldırdı. Tıkırtılar duymuştu. Tuhaf tıkırtılar. Boğuk. Ritmik ve çoğul. Ölü bir adamın iletmeye çalıştığı bilinmezliklerle dolu bir şifre gibi. Komik. Bir süre daha sesleri dinledi, sonra dinlemekten vazgeçti; ama tıkırtılar devam ettiğinden, kendini okuduğuna bir türlü veremiyordu. Hışımla senaryoyu yatağın…

Yazar: william peter blatty
"Saat yarıma gelirken, Chris kaşlarını çatarak merakla başını okuduğu senaryodan kaldırdı. Tıkırtılar duymuştu. Tuhaf tıkırtılar. Boğuk. Ritmik ve çoğul. Ölü bir adamın iletmeye çalıştığı bilinmezliklerle dolu bir şifre gibi. Komik. Bir süre daha sesleri dinledi, sonra dinlemekten vazgeçti; ama tıkırtılar devam ettiğinden, kendini okuduğuna bir türlü veremiyordu. Hışımla senaryoyu yatağın…

Yazar: john boyne
Bu kitabı okumaya başladığınızda, Bruno adında dokuz yaşındaki bir çocukla bir yolculuğa çıkacaksınız (ama bu kitap dokuz yaşındakiler için değil). Ve er geç Bruno ile birlikte bir tel örgüye varacaksınız.Böyle tel örgüler dünyanın dört bir yanında var. Umarız asla rastlamak zorunda kalmazsınız.

Yazar: william peter blatty
"Saat yarıma gelirken, Chris kaşlarını çatarak merakla başını okuduğu senaryodan kaldırdı. Tıkırtılar duymuştu. Tuhaf tıkırtılar. Boğuk. Ritmik ve çoğul. Ölü bir adamın iletmeye çalıştığı bilinmezliklerle dolu bir şifre gibi. Komik. Bir süre daha sesleri dinledi, sonra dinlemekten vazgeçti; ama tıkırtılar devam ettiğinden, kendini okuduğuna bir türlü veremiyordu. Hışımla senaryoyu yatağın…

Yazar: john boyne
Bu kitabı okumaya başladığınızda, Bruno adında dokuz yaşındaki bir çocukla bir yolculuğa çıkacaksınız (ama bu kitap dokuz yaşındakiler için değil). Ve er geç Bruno ile birlikte bir tel örgüye varacaksınız.Böyle tel örgüler dünyanın dört bir yanında var. Umarız asla rastlamak zorunda kalmazsınız.

Yazar: heinrich böll
II. Dünya Savaşı sonrası Alman edebiyatının en önemli temsilcilerinden Heinrich Böll, birçok yapıtında savaşın anlamsızlığını, savaş sonrası yokluk yıllarındaki yurtsuzluk, işsizlik gibi konuları ve bunların birlikte getirdiği toplumsal ve ahlaksal sournları işlemişti. İlk kez 1974te yayınlanan Katharina Blumun Çiğnenen Onuru ise, Böllün sorunların kaynağını kurulu düzende aramaya yöneldiği yapıt…
7/10
Yazar: heinrich böll
II. Dünya Savaşı sonrası Alman edebiyatının en önemli temsilcilerinden Heinrich Böll, birçok yapıtında savaşın anlamsızlığını, savaş sonrası yokluk yıllarındaki yurtsuzluk, işsizlik gibi konuları ve bunların birlikte getirdiği toplumsal ve ahlaksal sournları işlemişti. İlk kez 1974te yayınlanan Katharina Blumun Çiğnenen Onuru ise, Böllün sorunların kaynağını kurulu düzende aramaya yöneldiği yapıt…

Yazar: william peter blatty
"Saat yarıma gelirken, Chris kaşlarını çatarak merakla başını okuduğu senaryodan kaldırdı. Tıkırtılar duymuştu. Tuhaf tıkırtılar. Boğuk. Ritmik ve çoğul. Ölü bir adamın iletmeye çalıştığı bilinmezliklerle dolu bir şifre gibi. Komik. Bir süre daha sesleri dinledi, sonra dinlemekten vazgeçti; ama tıkırtılar devam ettiğinden, kendini okuduğuna bir türlü veremiyordu. Hışımla senaryoyu yatağın…

Yazar: leslea newman
Bundan 100 yıl kadar önce, bir köpekle bir profesör arasında, sonraları tüm dünyayı derinden etkileyecek bir dostluk başladı. Fakat bu dostlar, profesörün ölümüyle kısa süre sonra ayrılmak zorunda kaldı. Peki bir köpeğe ölümün ne olduğunu anlatabilir misiniz? Elbette hayır. İşte Hachiko da bu yüzden, en yakın dostunu yaklaşık 10 yıl boyunca bekledi. Hem de her gün, aynı saatte ve aynı yerde. K…

Yazar: leslea newman
Bundan 100 yıl kadar önce, bir köpekle bir profesör arasında, sonraları tüm dünyayı derinden etkileyecek bir dostluk başladı. Fakat bu dostlar, profesörün ölümüyle kısa süre sonra ayrılmak zorunda kaldı. Peki bir köpeğe ölümün ne olduğunu anlatabilir misiniz? Elbette hayır. İşte Hachiko da bu yüzden, en yakın dostunu yaklaşık 10 yıl boyunca bekledi. Hem de her gün, aynı saatte ve aynı yerde. K…
7/10
Yazar: alessandro baricco
İpek, günümüz İtalyan edebiyatının büyük yıldızlarından Alessandro Baricco'nın, dünyanın dört yanındaki okuru fethetmiş olan romanı. Şiirimsi bir anlatımla insanın en büyük sorunlarından birini dile getiriyor: mutluluk arayışını. Yıl 1861; Güney Fransa'nın Lavilledieu kasabasından Herve Joncour, karısı Helene ile mutlu bir yaşam sürmekte, geçimini ipekböceği alım satımıyla sağlamakt…
7/10
Yazar: alessandro baricco
İpek, günümüz İtalyan edebiyatının büyük yıldızlarından Alessandro Baricco'nın, dünyanın dört yanındaki okuru fethetmiş olan romanı. Şiirimsi bir anlatımla insanın en büyük sorunlarından birini dile getiriyor: mutluluk arayışını. Yıl 1861; Güney Fransa'nın Lavilledieu kasabasından Herve Joncour, karısı Helene ile mutlu bir yaşam sürmekte, geçimini ipekböceği alım satımıyla sağlamakt…

Yazar: heinrich böll
II. Dünya Savaşı sonrası Alman edebiyatının en önemli temsilcilerinden Heinrich Böll, birçok yapıtında savaşın anlamsızlığını, savaş sonrası yokluk yıllarındaki yurtsuzluk, işsizlik gibi konuları ve bunların birlikte getirdiği toplumsal ve ahlaksal sournları işlemişti. İlk kez 1974te yayınlanan Katharina Blumun Çiğnenen Onuru ise, Böllün sorunların kaynağını kurulu düzende aramaya yöneldiği yapıt…

Yazar: tracy chevalier
Dünyanın en sevilen portrelerinden biri olan ve 'Hollanda'nın Mona Lisa'sı olarak tanımlanan, Felemenkli ressam Jan Vermeer'in 'İnci Küpeli Kız' adlı portresi, büyük bir gizem taşımaktadır. Portredeki model kimdi ve neden resmi yapıldı? Bize bakarken aklından neler geçiyor? O iri gözleri ve esrarlı gülümsemesi masum mu yoksa baştan çıkarıcı mı? Ve neden inci bir küpe…


Yazar: roald dahl
Alışıldık korku öyküleri değil Roald Dahl'ın öyküleri. Çağdaş toplumun bireye yaşattığı temel kaygı duygusunun, zaman zaman alaycı, nükteci bir dille ve sağlam bir kurguyla işliyor yazar. Bazen yetkin bir yazarın da çok-satan yazabileceğini kanıtlıyor Roald Dahl.

Yazar: tracy chevalier
Dünyanın en sevilen portrelerinden biri olan ve 'Hollanda'nın Mona Lisa'sı olarak tanımlanan, Felemenkli ressam Jan Vermeer'in 'İnci Küpeli Kız' adlı portresi, büyük bir gizem taşımaktadır. Portredeki model kimdi ve neden resmi yapıldı? Bize bakarken aklından neler geçiyor? O iri gözleri ve esrarlı gülümsemesi masum mu yoksa baştan çıkarıcı mı? Ve neden inci bir küpe…
