Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: yekta kopan
Binmeyeceğim o otobüse. Burada, bu masada oturacağım ve bir çay daha söyleyeceğim kendime. Koyu bir çay, uyanık kalmak istiyorum. Bana şüpheyle bakan garsona Otur da iki çift laf edelim yahu, diyeceğim. Dolu dolu Yahu! diyeceğim. Sabah olduğunda, canım nereye gitmek isterse o yöne giden bir otobüse bineceğim. Ben geldim sahil kasabası, ben geldim ormanlar, ben geldim hiç tanımadığım şehir, ben…

Yazar: yekta kopan
'Beklenmedik bir anda, bir kitapla yaşadığın şaşırtıcı buluşma. Kütüphanede, rafta, çalışma masasında öylece durmakta, seni beklediğini bilmeden; zaten sen de farkında değilsin yaşanacakların. Karşılaşıyorsunuz. O senden daha cesur, sınırları yok. Sonrası kendiliğinden geliyor. Mutlusunuz. Hepsi bu.' Öyküler. Kısa öyküler. Çok kısa öyküler. Yekta Kopan, edebiyatın en değerli parçası k…

Yazar: yekta kopan
Bir oyun oynayacağız, bu da sana bir davetiye...Edebiyat kimileri için tehlikeli bir oyundur, kimileri içinse yolları çatallanan bir bahçe. Yazarın hayalinde kurduğu dünyalar yavaş yavaş okurun zihnine sızar ve onu değiştirir. Oyuna katılan okur için mucizelerle dolu o bahçede gezinmek eşsiz bir deneyimdir. Borgesin ayak izlerinde yürüyen, Kafkanın atmosferini soluyan, Atayın ironisiyle acı acı g…

Yazar: yekta kopan
Bu sözler zaten var. Sözleri benim için farklı kılan, anlamlı kılan, senin el yazınla yazılmış olmaları. Belki de bunlar senin değil, benim fikirlerim. Bir öykünün notları, asla bitmeyecek bir romanın giriş cümlesi, yetiştirmek için uykusuz geceler demlediğim bir yazının taslağı. Karalama defterinden çaldığım şu sayfaya bakarken, bunları görüyorum. Ve nasıl Borges her uyanışında kendini hatırlıyo…

Yazar: yekta kopan
Babasını hiç tanımayan, baba ve koruyucu özlemini, usta-çırak, baba-kız, öğretmen-öğrenci ilişkisi kurduğu bir yabancıda gideren Suna; babasının yerine bir yabancıya hayranlık duyan otelci genç Çiko; oğlunu hiç görmemiş, kendi dünyasında boğulmuş bir kayıp baba, Orson Cezmi; babasını eski bir filmde, İstanbulun saklı köşelerinde kendi içsel yöntemleriyle arayan Metin; oğlunu yalanla büyüten, bütü…

Yazar: yekta kopan
Fildişi Karası, genç yazar Yekta Kopanın ilk öykü kitabı. Yekta Kopan, Hayalet Gemi dergisi okurlarının yakından tanıdığı bir öykücü. Olaysız öyküye yönelen pek çok genç yazarın aksine, Yekta Kopan, çağdaş bir anlatım içinde, olayı dışlamadan, hatta iyice vurgulayarak, klasik öykünün izini sürüyor. İlginç konularla işlediği öyküleri, yalın, dingin ve dengeli anlatımlarıyla, ustalıkla kullanılan,…

Yazar: yekta kopan
Buzdan bir kütle, mumyadan bir heykel gibi izledim kaderimi. Babam yanımda olsa bir tokat atar kendime getirirdi beni." Çocukluk düşlerinden yapılmış bir evin gölgeleri içinde babanın hayaletiyle karşılaşmak... Portobello’da, George Orwell’ın evinin önündeki kaldırımda oturup Tanpınar okurken zamansız sevgiliyle karşılaşmak... Kuledibi’nde, her şeyini bir Hopper çizimini elde edebilmek iç…

Yazar: yekta kopan
ALDIĞI ÖDÜLLER: 2002 Sait Faik Hikaye Armağanı İlk öykü kitabı olan Fildişi Karası ile çok olumlu tepkiler alan Yekta Kopan, duru, abartısız, akıcı dili, yaşamın içinden seçilmiş, şaşırtıcı ayrıntılarla zenginleştirilmiş konularıyla; hüzün ve duygusallıkla mizah ve ironiyi dengede tutmayı başaran kurgularıyla, Türk edebiyatı içinde kedine özgü yolunu bulmuş görünüyor. Olayın ön planda tutulduğu ö…

Yazar: yekta kopan
Müzeyyen. Annesinin kuzusu. Babaannesinin biriciği. Babasının... Sa-hi ben babamın neyiydim? Bütün bu hikâyenin içinde benim rolüm neydi, diye düşündüm hep. Benim repliklerimi kim yazmıştı, mizansenlerimi kim belirlemişti? Sahneye hangi taraftan gireceğime, uslu kızı oynarken neler giyeceğime, içimdeki kötülüğü kusmaya başladığımda nelerden soyunacağıma kim karar vermişti? Okuduğum bütün kitaplar…
