Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: sezgin kaymaz
Sezgin Kaymazın, kendi okurunu edinmesini sağlayan ve yeni kuşak yazarlarda fazla rastlanmayan hasletleri var. İnsanları, özellikle kaderin sillesini yemiş olanları, aşağıdakileri, kaybedenleri iyi tanıyor. Romantikleştirmeden, groteskleştirmeden resmediyor onları. Yazarımız hikâye anlatmayı ve kurgulamayı da seviyor Allah için! Mistik olmayan, bir bakıma o insan iyiliğini cisimleştiren bir gerçe…

Yazar: onur caymaz
Hikâyeler, onlara… Sevgiden hep alacaklı çıkanlar. Eşya satarak geçinen soylu, hüzünlü zenginler. Otelleri seven, otellerden hayat çıkaran dullar. Adı bile yoksul anlamına gelen işsizler. Üveyler, her yerde eğreti duran, dürüst, çocuk gönüllü yabancılar. Başkaları adına da utanabilenler. Her zaman, az biraz yakın olanlar ihanete. Önünde biri eğilecek diye ayakkabı boyatmayan, İETT’den emekli hac…

Yazar: mahir ünsal eriş
Meydandaki çay bahçelerinden birine oturmak geldi içimden sonra. Çünkü Erdek bir kitap olsaydı, bu çay bahçeleri ilk cümlesi olurdu onun. Gelindi mi oturulmalıydı. Bir çay, birkaç sigarayla, kıyıda kayığında ağ onaran, çapari kösteği hazırlayan balıkçıları seyretmek, bir tost isteyip, bacaklarıma sırnaşan kedilere atmak, yakın masalarda konuşulanları dinlemek, birini bekliyormuş gibi ikide bir sa…

Yazar: onur caymaz
"Çarşıdan geçerken her yerde yalnız olduğunu düşündün. Her yerde. Işıkların gözlerini artık ne kadar ağrıttığını, o kırık gözlüğü yaptırman gerektiğini; dişlerin sapsarı, dişçiye gitmenin şart olduğunu; kendini yenilemeye mecbur olduğunu, tıraş kolonyasına ihtiyaç duyduğunu; nefes alıp verişlerini kontrol etmen, konuşurken boğuluyormuş gibi davranmaman, heyecandan tıkanmaman, soğuk havada ağ…
7/10Yazar kendi yaşam çizgisinden öyküler çıkartıyor. Böylelikle bir kalıp uydurmaya ya da rol yapmaya gerek duymuyor. Dünyanın ihtiyaç duyduğu ''seviyeli samimiyet'' var iki uzun öyküsünde de. Kitabı elinize alıp okumaya başladığınızda sohbette paslaşan bir dost edinmiş oluyorsunuz. ''Hikâyenin Hikâyes

Yazar: onur caymaz
"Çarşıdan geçerken her yerde yalnız olduğunu düşündün. Her yerde. Işıkların gözlerini artık ne kadar ağrıttığını, o kırık gözlüğü yaptırman gerektiğini; dişlerin sapsarı, dişçiye gitmenin şart olduğunu; kendini yenilemeye mecbur olduğunu, tıraş kolonyasına ihtiyaç duyduğunu; nefes alıp verişlerini kontrol etmen, konuşurken boğuluyormuş gibi davranmaman, heyecandan tıkanmaman, soğuk havada ağ…

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…
10/10
Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…

Yazar: antoine de saint-exupéry, merve otçeken
Hiç kimsenin kitabımı özensizce okumasını istemem doğrusu. Bu anılarımı yazarken çok üzüntülü anlar yaşadım. Arkadaşım koyunu ile birlikte beni bırakıp gideli tam altı yıl oldu. Onu burada anlatmaya çabalıyorsam, bu biraz da onu unutmamak için. Arkadaşı unutmak çok üzücü bir şey. Herkesin arkadaşı olmamıştır. Arkadaşımı unutursam, kendimi o, sayılardan başka bir şeye değer vermeyen büyükler gibi…

Yazar: onur caymaz
"Çarşıdan geçerken her yerde yalnız olduğunu düşündün. Her yerde. Işıkların gözlerini artık ne kadar ağrıttığını, o kırık gözlüğü yaptırman gerektiğini; dişlerin sapsarı, dişçiye gitmenin şart olduğunu; kendini yenilemeye mecbur olduğunu, tıraş kolonyasına ihtiyaç duyduğunu; nefes alıp verişlerini kontrol etmen, konuşurken boğuluyormuş gibi davranmaman, heyecandan tıkanmaman, soğuk havada ağ…

Yazar: sait faik abasıyanık
...Küçük şeyleri unutamayanlar, en geri hatıraları da unutamayanlardır. Hafızalarının bu bahtsız kuvveti karşısında hiçbir memleket, hiçbir vatan tutamadan her yeri, her şeyi severek öleceklerdir.diyen büyük yazarın; ilk kez 1936 yılında yayımlanan hikâye kitabı Semaver yeniden gözden geçirilerek hazırlandı. TADIMLIKSemaver-- Sabah ezanı okundu. Kalk yavrum, işe geç kalacaksın.Ali nihayet iş…
6/10Sait Faik'in cümleleri istemsiz bir şekilde Chicago'dan ''Does Anybody Really Know What Time It Is?'' parçasını getiriyor aklıma, tüm öykülere daha derin anlam katkısı yapıyor. Tıpkı Can Atilla'nın müziğinin İhsan Oktay Anar kitaplarındaki havasında... Böyle büyük öykü anlatıcılarının kitaplarını

Yazar: sait faik abasıyanık
...Küçük şeyleri unutamayanlar, en geri hatıraları da unutamayanlardır. Hafızalarının bu bahtsız kuvveti karşısında hiçbir memleket, hiçbir vatan tutamadan her yeri, her şeyi severek öleceklerdir.diyen büyük yazarın; ilk kez 1936 yılında yayımlanan hikâye kitabı Semaver yeniden gözden geçirilerek hazırlandı. TADIMLIKSemaver-- Sabah ezanı okundu. Kalk yavrum, işe geç kalacaksın.Ali nihayet iş…

Yazar: murat özyaşar
Murat Özyaşardan şaşırtıcı ve yetkin bir ilk kitap... Pavaseden bir cümleyle başlıyor Ayna Çarpması; Kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece aynanın karşısında oturdum. Ve Beatlestan bir dizeyle kapanıyor: Bu sabah aynaya baktım kimseyi göremedim. Çarpışmalar, bölünmeler, kırılmalar ve dağılmalar...Yani bir hayatla hesaplaşmanın tüm sancıları... Murat Özyaşarın, kendi kuşağının öyküceleri a…

Yazar: stephen king
Maine, Castle Rock kentinde yeni bir mağaza açılır. Burada, hayalleri süsleyen, arzuları tatmin eden, hatta ancak rüyalarda görülebilecek türden pek çok eşya vardır. Yani o mağazada herkes için ne gerekiyorsa tümü satılmaktadır. Mağazanın adı mı? Eh, o da kuşkusuz orada satılanlara uygun bir ad olacaktır: Gerekli Şeyler. Gerekli Şeyler dükkanının sahibi olan Leland Gaunt, karanlık ve gizemli bi…


Yazar: murat özyaşar
Murat Özyaşardan şaşırtıcı ve yetkin bir ilk kitap... Pavaseden bir cümleyle başlıyor Ayna Çarpması; Kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece aynanın karşısında oturdum. Ve Beatlestan bir dizeyle kapanıyor: Bu sabah aynaya baktım kimseyi göremedim. Çarpışmalar, bölünmeler, kırılmalar ve dağılmalar...Yani bir hayatla hesaplaşmanın tüm sancıları... Murat Özyaşarın, kendi kuşağının öyküceleri a…

Yazar: murat özyaşar
Murat Özyaşardan şaşırtıcı ve yetkin bir ilk kitap... Pavaseden bir cümleyle başlıyor Ayna Çarpması; Kendimi yalnız bırakmamak için bütün gece aynanın karşısında oturdum. Ve Beatlestan bir dizeyle kapanıyor: Bu sabah aynaya baktım kimseyi göremedim. Çarpışmalar, bölünmeler, kırılmalar ve dağılmalar...Yani bir hayatla hesaplaşmanın tüm sancıları... Murat Özyaşarın, kendi kuşağının öyküceleri a…




