
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: aziz nesin
- Ben sana tilefon itmedim mi? - Ettin onbaşım. - Ben sana demograsinin emrini bildirmedim mi? - Bildirdin onbaşım. - Ben sana şu candarmaynan haber iletmedim mi? - İlettin onbaşım. - Pekiy, ilettim de sen ne yaptın? Ne demiye garşılama törenine gelmiyonuz? Hı? Ben size yüz yayan, gırk da atlıynan garşılama meydanına geleceğiniz, orada, "Yaşasın demograsi!" deyi bağıracağınız, gel…

Yazar: aziz nesin
- Ben sana tilefon itmedim mi? - Ettin onbaşım. - Ben sana demograsinin emrini bildirmedim mi? - Bildirdin onbaşım. - Ben sana şu candarmaynan haber iletmedim mi? - İlettin onbaşım. - Pekiy, ilettim de sen ne yaptın? Ne demiye garşılama törenine gelmiyonuz? Hı? Ben size yüz yayan, gırk da atlıynan garşılama meydanına geleceğiniz, orada, "Yaşasın demograsi!" deyi bağıracağınız, gel…

Yazar: aziz nesin
- Ben sana tilefon itmedim mi? - Ettin onbaşım. - Ben sana demograsinin emrini bildirmedim mi? - Bildirdin onbaşım. - Ben sana şu candarmaynan haber iletmedim mi? - İlettin onbaşım. - Pekiy, ilettim de sen ne yaptın? Ne demiye garşılama törenine gelmiyonuz? Hı? Ben size yüz yayan, gırk da atlıynan garşılama meydanına geleceğiniz, orada, "Yaşasın demograsi!" deyi bağıracağınız, gel…

Yazar: ilber ortaylı
Geçmişi karanlık temel kurumlarımızdan biri olan ailenin, Osmanlı İmparatorluğundaki konumu, büyük tarihçimiz İlber Ortaylının kaleminden değerlendiriliyor. Ortaylı, eşlerin birbirine karşı sorumlulukları, aile hukuku, çocuğun yetiştirilmesi, devletin Müslüman ve gayrimüslim ailelere yaklaşımı, miras, çok eşlilik, ataerkillik, harem gibi sağlıklı bilgi olmadan üzerine çokça konuşulan mevzuları il…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: sabahattin ali
"Her gün, daima öğleden sonra oraya gidiyor, koridorlardaki resimlere bakıyormuş gibi ağır ağır, fakat büyük bir sabırsızlıkla asıl hedefine varmak isteyen adımlarımı zorla zapt ederek geziniyor, rastgele gözüme çarpmış gibi önünde durduğum Kürk Mantolu Madonna'yı seyre dalıyor, ta kapılar kapanıncaya kadar orada bekliyordum." Kimi tutkular rehberimiz olur yaşam boyunca. Kolları…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Netoçka Nezvanova Dostoyevski’nin yarım kalan ilk büyük roman denemesidir. Edebiyat sahnesinde belirdikten çok kısa süre sonra genç Dostoyevski ağabeyine yazdığı 1846 tarihli bir mektupta “büyük bir roman” yazmak istediğini belirtiyordu ve bu niyetle Netoçka Nezvanova üzerinde çalışmaya başladı. 1849 yılında tutuklanıp Sibirya’ya gönderilmesiyle roman yarım kaldı ve Dostoyevski bir daha bu rom…
8/10
Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Netoçka Nezvanova Dostoyevski’nin yarım kalan ilk büyük roman denemesidir. Edebiyat sahnesinde belirdikten çok kısa süre sonra genç Dostoyevski ağabeyine yazdığı 1846 tarihli bir mektupta “büyük bir roman” yazmak istediğini belirtiyordu ve bu niyetle Netoçka Nezvanova üzerinde çalışmaya başladı. 1849 yılında tutuklanıp Sibirya’ya gönderilmesiyle roman yarım kaldı ve Dostoyevski bir daha bu rom…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Netoçka Nezvanova Dostoyevski’nin yarım kalan ilk büyük roman denemesidir. Edebiyat sahnesinde belirdikten çok kısa süre sonra genç Dostoyevski ağabeyine yazdığı 1846 tarihli bir mektupta “büyük bir roman” yazmak istediğini belirtiyordu ve bu niyetle Netoçka Nezvanova üzerinde çalışmaya başladı. 1849 yılında tutuklanıp Sibirya’ya gönderilmesiyle roman yarım kaldı ve Dostoyevski bir daha bu rom…

Yazar: rıfat ılgaz
Rıfat Ilgaz, Garibin Horozunda toplumdaki başıbozukluk, dengesizlik ve çelişkileri ortaya koyuyor. Bunu da çokluk yergiye kaçan bir güldürüyle gerçekleştiriyor. Güldürü ile yergiyi birlikte götüren, insanı bir yandan hafif hafif güldürüken, öbür yandan acı acı düşündüren öyküler... Toplumsal bazı gerçeklere dokunan öyküler... Rıfat Ilgaz, gerek bunları anlatırken, gerek tiplerini canlandırırken,…

Yazar: rıfat ılgaz
Rıfat Ilgaz, Garibin Horozunda toplumdaki başıbozukluk, dengesizlik ve çelişkileri ortaya koyuyor. Bunu da çokluk yergiye kaçan bir güldürüyle gerçekleştiriyor. Güldürü ile yergiyi birlikte götüren, insanı bir yandan hafif hafif güldürüken, öbür yandan acı acı düşündüren öyküler... Toplumsal bazı gerçeklere dokunan öyküler... Rıfat Ilgaz, gerek bunları anlatırken, gerek tiplerini canlandırırken,…

Yazar: rıfat ılgaz
Rıfat Ilgaz, Garibin Horozunda toplumdaki başıbozukluk, dengesizlik ve çelişkileri ortaya koyuyor. Bunu da çokluk yergiye kaçan bir güldürüyle gerçekleştiriyor. Güldürü ile yergiyi birlikte götüren, insanı bir yandan hafif hafif güldürüken, öbür yandan acı acı düşündüren öyküler... Toplumsal bazı gerçeklere dokunan öyküler... Rıfat Ilgaz, gerek bunları anlatırken, gerek tiplerini canlandırırken,…

Yazar: osho
Evet, ben yeni bir şeyin başlangıcıyım, ama yeni bir dinin değil! Yeni bir dindarlık türünün başlangıcıyım ki, o hiçbir sıfat, hiçbir sınır tanımaz. Sadece ruhun özgürlüğünü bilir...Oshoya defalarca, otobiyografisini niçin yazmadığı soruldu. O da her seferinde, Zamansız hakikatler önemlidir. dedi. Arayan biyografimi çalışmalarımda bulabilir. Dokunduğum insanların değişen yaşamlarında bulabilir. T…

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
Netoçka Nezvanova Dostoyevski’nin yarım kalan ilk büyük roman denemesidir. Edebiyat sahnesinde belirdikten çok kısa süre sonra genç Dostoyevski ağabeyine yazdığı 1846 tarihli bir mektupta “büyük bir roman” yazmak istediğini belirtiyordu ve bu niyetle Netoçka Nezvanova üzerinde çalışmaya başladı. 1849 yılında tutuklanıp Sibirya’ya gönderilmesiyle roman yarım kaldı ve Dostoyevski bir daha bu rom…

Yazar: ilber ortaylı
Geçmişi karanlık temel kurumlarımızdan biri olan ailenin, Osmanlı İmparatorluğundaki konumu, büyük tarihçimiz İlber Ortaylının kaleminden değerlendiriliyor. Ortaylı, eşlerin birbirine karşı sorumlulukları, aile hukuku, çocuğun yetiştirilmesi, devletin Müslüman ve gayrimüslim ailelere yaklaşımı, miras, çok eşlilik, ataerkillik, harem gibi sağlıklı bilgi olmadan üzerine çokça konuşulan mevzuları il…

Yazar: osho
Evet, ben yeni bir şeyin başlangıcıyım, ama yeni bir dinin değil! Yeni bir dindarlık türünün başlangıcıyım ki, o hiçbir sıfat, hiçbir sınır tanımaz. Sadece ruhun özgürlüğünü bilir...Oshoya defalarca, otobiyografisini niçin yazmadığı soruldu. O da her seferinde, Zamansız hakikatler önemlidir. dedi. Arayan biyografimi çalışmalarımda bulabilir. Dokunduğum insanların değişen yaşamlarında bulabilir. T…

Yazar: ilber ortaylı
Geçmişi karanlık temel kurumlarımızdan biri olan ailenin, Osmanlı İmparatorluğundaki konumu, büyük tarihçimiz İlber Ortaylının kaleminden değerlendiriliyor. Ortaylı, eşlerin birbirine karşı sorumlulukları, aile hukuku, çocuğun yetiştirilmesi, devletin Müslüman ve gayrimüslim ailelere yaklaşımı, miras, çok eşlilik, ataerkillik, harem gibi sağlıklı bilgi olmadan üzerine çokça konuşulan mevzuları il…

Yazar: osho
Evet, ben yeni bir şeyin başlangıcıyım, ama yeni bir dinin değil! Yeni bir dindarlık türünün başlangıcıyım ki, o hiçbir sıfat, hiçbir sınır tanımaz. Sadece ruhun özgürlüğünü bilir...Oshoya defalarca, otobiyografisini niçin yazmadığı soruldu. O da her seferinde, Zamansız hakikatler önemlidir. dedi. Arayan biyografimi çalışmalarımda bulabilir. Dokunduğum insanların değişen yaşamlarında bulabilir. T…

Yazar: josé saramago
Araba kullanmakta olan bir adam, yeşil ışığın yanmasını beklerken birdenbire körleşir. Tedavi için başvurduğu doktora da körlük bulaşır. Adamın yaşadığı körlük bir salgın hastalık gibidir ve bütün kente yayılmaktadır. Öldürücü değildir ancak tüm ahlaki değerleri yok etmeyi başarır. Toplum, görmeyen gözlerle cinayetlere, tecavüzlere tanık olur. Ayakta kalabilenler ancak güçlü olanlardır. Koca kent…

Yazar: zülfü livaneli
Bir anlamda Türkiyenin Avrupa macerasının başladığı yılların edebi tanıklığını yapan bu öykülerde, o acı yılların izdüşümünü, siyasi çalkantıların ve geçim derdinin Avrupaya savurduğu insanların buruk yalnızlığını bulacaksınız. Zülfü Livanelinin edebiyat alanındaki ilk ürünü olan bu kitap Türkiyede birçok kez basıldıktan sonra Almanca ve Farsçaya çevrildi. İsveç ve Alman televizyonları Arafatta B…
6/10
Yazar: zülfü livaneli
Bir anlamda Türkiyenin Avrupa macerasının başladığı yılların edebi tanıklığını yapan bu öykülerde, o acı yılların izdüşümünü, siyasi çalkantıların ve geçim derdinin Avrupaya savurduğu insanların buruk yalnızlığını bulacaksınız. Zülfü Livanelinin edebiyat alanındaki ilk ürünü olan bu kitap Türkiyede birçok kez basıldıktan sonra Almanca ve Farsçaya çevrildi. İsveç ve Alman televizyonları Arafatta B…

