Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: yaşar kemal
Yaşar Kemal'in 32 yıllık bir zaman diliminde yazdığı, Yapı Kredi Yayınları'nın 4 kitap şeklinde bastığı İnce Memed romanı, Türk edebiyatının başyapıtlarından biri. Taşıma ve kullanım kolaylığı nedeniyle deri ciltli ve kutulu özel baskısını tek ciltte toplayan Yapı Kredi Yayınları, seriyi Delta Dizisi'nden tekrar yayımlandı. Kitabın editörlüğünü Tamer Erdoğan yaptı. (Tanıtım Bülteni…

Yazar: miguel de cervantes saavedra
15. Yüzyıl İspanyasında sosyal hayatta önemli bir yeri olan şövalyeliği anlatıyor. Mança ilinin küçük bir köyünde, soylu bir bey yaşıyordu. Bir rivayete göre adı Kesada, diğer bir rivayete göre de Alanso idi. Pek zengin sayılmazdı ama babasından kalan miras -har vurup harman savurmadığı takdirde- ömrünün sonuna kadar yeterdi. Gösterişi ve lüks yaşamayı sevmedi...MEBin tavsiye ettiği 100 Temel…

Yazar: ben fountain
Billy kahramanlık yapmaya falan çalışmıyordu, hayır. Kahramanlık ona geldi ve şimdi ödü kopuyor, beyin kanserinden korktuğu kadar korkuyor; ya bir daha gelirse?

Yazar: fyodor mihailoviç dostoyevski
1789 Fransız büyük devrimi, hemen gününden başlayarak bütün dünya toplumlarını etkilemiştir. Bu devrim başka devrimsel niteliklerin de kaynağı olmuştur. İnsanlığın anlağında mutlu geleceğin düşünsel süreçlerini başlatmış, türlü savaşımlara yol açmıştır. Rusya'da sosyalizm, nihilizm ve narodnizm hep buradan beslenmiştir. Dostoyevski, "Ecinniler"de insanların bu düşünce fırtınası önü…

Yazar: mehmet eroğlu
Mehmet eğer buradan kurtulabilirse bu savaşı unutabilecek miydi? Ruhunu zalim bir efendinin buyruğuna vermek, kölesi olmak: Savaşmak buydu. Ama savaşı unutmak! Bundan emin değildi. Doksanlı yılların Güneydoğusu... Biri Rojin diğeri Mehmet olan ve birbirlerine karşı savaşan iki asker...Benzer hassasiyetlerle büyümüş iki düşmanın, bir erkekle bir kadının gözünden cepheler... Sarp ve yüksek…

Yazar: mehmet eroğlu
Mehmet eğer buradan kurtulabilirse bu savaşı unutabilecek miydi? Ruhunu zalim bir efendinin buyruğuna vermek, kölesi olmak: Savaşmak buydu. Ama savaşı unutmak! Bundan emin değildi. Doksanlı yılların Güneydoğusu... Biri Rojin diğeri Mehmet olan ve birbirlerine karşı savaşan iki asker...Benzer hassasiyetlerle büyümüş iki düşmanın, bir erkekle bir kadının gözünden cepheler... Sarp ve yüksek…

Yazar: mehmet eroğlu
Mehmet eğer buradan kurtulabilirse bu savaşı unutabilecek miydi? Ruhunu zalim bir efendinin buyruğuna vermek, kölesi olmak: Savaşmak buydu. Ama savaşı unutmak! Bundan emin değildi. Doksanlı yılların Güneydoğusu... Biri Rojin diğeri Mehmet olan ve birbirlerine karşı savaşan iki asker...Benzer hassasiyetlerle büyümüş iki düşmanın, bir erkekle bir kadının gözünden cepheler... Sarp ve yüksek…

Yazar: mehmet eroğlu
Mehmet eğer buradan kurtulabilirse bu savaşı unutabilecek miydi? Ruhunu zalim bir efendinin buyruğuna vermek, kölesi olmak: Savaşmak buydu. Ama savaşı unutmak! Bundan emin değildi. Doksanlı yılların Güneydoğusu... Biri Rojin diğeri Mehmet olan ve birbirlerine karşı savaşan iki asker...Benzer hassasiyetlerle büyümüş iki düşmanın, bir erkekle bir kadının gözünden cepheler... Sarp ve yüksek…

Yazar: haruki murakami
Bir kadını yitirmek, tüm kadınları yitirmek demek... Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın. O gün en ufak bir uyarı, küçücük bir ipucu vermeden; önsezi olarak hissettirmeden ya da içine doğmadan; kapını çalmadan, hiç beklemediğin bir anda seni bulacak. Bir köşeyi döndüğünde, aslında çoktan oraya varmış olduğunu anlayacaksın. Geriye dönmek mümkün olmayacak. Bir kadının özlemini çeken…

Yazar: mehmet eroğlu
1979'da Milliyet Roman Ödülü'ne layık görülen "Issızlığın Ortası" romanından beri siyasal romanın ustası kabul edilen Mehmet Eroğlu, Türkiye'nin siyasal, toplumsal ve kültürel anlamda yaşamakta olduğu büyük fay çatlamasını anlattığı "Fay Kırığı Üçlemesi"nin ikinci kitabı olan "Emine" başlıklı bu romanında, bir yandan aşkı yaşamak ile hayat tarzı arasın…

Yazar: mehmet eroğlu
1979'da Milliyet Roman Ödülü'ne layık görülen "Issızlığın Ortası" romanından beri siyasal romanın ustası kabul edilen Mehmet Eroğlu, Türkiye'nin siyasal, toplumsal ve kültürel anlamda yaşamakta olduğu büyük fay çatlamasını anlattığı "Fay Kırığı Üçlemesi"nin ikinci kitabı olan "Emine" başlıklı bu romanında, bir yandan aşkı yaşamak ile hayat tarzı arasın…

Yazar: mehmet eroğlu
1979'da Milliyet Roman Ödülü'ne layık görülen "Issızlığın Ortası" romanından beri siyasal romanın ustası kabul edilen Mehmet Eroğlu, Türkiye'nin siyasal, toplumsal ve kültürel anlamda yaşamakta olduğu büyük fay çatlamasını anlattığı "Fay Kırığı Üçlemesi"nin ikinci kitabı olan "Emine" başlıklı bu romanında, bir yandan aşkı yaşamak ile hayat tarzı arasın…

Yazar: mehmet eroğlu
1979'da Milliyet Roman Ödülü'ne layık görülen "Issızlığın Ortası" romanından beri siyasal romanın ustası kabul edilen Mehmet Eroğlu, Türkiye'nin siyasal, toplumsal ve kültürel anlamda yaşamakta olduğu büyük fay çatlamasını anlattığı "Fay Kırığı Üçlemesi"nin ikinci kitabı olan "Emine" başlıklı bu romanında, bir yandan aşkı yaşamak ile hayat tarzı arasın…

Yazar: halid ziya uşaklıgil
Batılı anlamda Türk romanının başlangıcı sayılan ve Tanpınar'ın Türkiye'de nesli adına konuşan ilk eser diye tanımladığı Mai ve Siyah, dönemin basın, edebiyat ve şiir hayatına ilişkin gözlemleriyle de ayrı bir öneme sahiptir.

Yazar: orhan pamuk
Abdülhamit’in son yıllarında küçük dükkan sahibi, ilk Müslüman tüccarlardan Cevdet Bey’in ve oğullarının, yüzyıl başından günümüze uzanan “üç kuşaklık” hikayesi, bir anlamda, Türkiye Cumhuriyeti’nin özel hayatının da hikayesidir. Nişantaşılı bir ailenin serüvenleri üzerinden ev içleri, yeni apartman hayatı, Batılılaşan büyük aileler, Beyoğlu’na çıkıp alışveriş etmeler, radyo dinlenen pazar öğlede…

Yazar: yiğit okur
Sevişmeye odaklanmış bu gizli buluşmalar, giderek sohbetlere dönüşmeye başlamıştı. Arkadaşlık duygusu öne çıkıyor, çılgınca sevişmeleri arkadaşlıklarına serenat düzeyinde kalıyordu. Yatağa bağdaş kurup çıplak oturuyor, Sıtkıyı da karşısına oturtuyordu.Çevirdiğim filmlerdeki rolleri severek mi oynadığımı sanıyorsun? Parmaklarımda ziller, göbek çukurunda sahte pırlanta, kalça figürleri... Hayır, ar…

Yazar: yiğit okur
Sevişmeye odaklanmış bu gizli buluşmalar, giderek sohbetlere dönüşmeye başlamıştı. Arkadaşlık duygusu öne çıkıyor, çılgınca sevişmeleri arkadaşlıklarına serenat düzeyinde kalıyordu. Yatağa bağdaş kurup çıplak oturuyor, Sıtkıyı da karşısına oturtuyordu.Çevirdiğim filmlerdeki rolleri severek mi oynadığımı sanıyorsun? Parmaklarımda ziller, göbek çukurunda sahte pırlanta, kalça figürleri... Hayır, ar…

Yazar: yiğit okur
Sevişmeye odaklanmış bu gizli buluşmalar, giderek sohbetlere dönüşmeye başlamıştı. Arkadaşlık duygusu öne çıkıyor, çılgınca sevişmeleri arkadaşlıklarına serenat düzeyinde kalıyordu. Yatağa bağdaş kurup çıplak oturuyor, Sıtkıyı da karşısına oturtuyordu.Çevirdiğim filmlerdeki rolleri severek mi oynadığımı sanıyorsun? Parmaklarımda ziller, göbek çukurunda sahte pırlanta, kalça figürleri... Hayır, ar…




