Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: hıfzı topuz
Kara Çığlık, 1960lardan bu yana 27 kez Kara Afrika ülkelerine gitmiş olan Hıfzı Topuzun, orada yaşadıklarından, gördüklerinden, dinlediklerinden esinlenerek Afrikanın yakın tarihine ışık tuttuğu belgesel bir romandır.İlk kez bir Türk yazar Kara Afrikanın sorunlarını, kölelerin ve sömürge insanlarının çilelerini, acılarını; emperyalizme ve yeni-sömürgeciliğe karşı direnişini bir roman çerçevesinde…

Yazar: hıfzı topuz
Türkiyede gazeteci-yazar kıyımı 98 yıl önce Hasan Fehmiyle başlatıldı. 1909dan bu yana 61 gazeteci öldürüldü. Bu onurlu insanlar, özgür düşünceyi baskı altında tutmak isteyen Ortaçağ zihniyetinin kurbanı oldular.Hıfzı Topuz Özgürlüğe Kurşunda, II. Meşrutiyetin ilk yıllarında sokak ortasında vurulan namuslu gazetecileri ve bu ilk cinayetleri örgütleyen dönemin derin devletini, ayrıca yıllar sonra…

Yazar: reha çamuroğlu
Tartışmalı konuların usta kalemi Reha Çamuroğlu bu kez de II. Abdülhamite düzenlenen suikastı ele alıyor. Ermeni komitacılar, Belçikalı bir anarşist, Türk casuslar ve Kızıl Sultanın kendisi... Tarih ise 21 Temmuz 1905, günlerden Cuma. Yıldız, şiddetli bir patlamayla sarsılır. Amaç Kızıl Sultanı ortadan kaldırmaktır. Reha Çamuroğlunun başarısızlığa uğramış bu girişim üzerine yazdığı roman Osmanlı…

Yazar: reha çamuroğlu
İsmail, okuru on beşinci yüzyılın dünyasına götürüyor. Şah İsmail'in doğumuyla başlayan olaylar, bir tarikatın devlete dönüşmesi ve yaşanan kanlı süreç... İsmail, hayatın akışının kırıldığı noktalardan birinde, belirleyici bir ismin öyküsü olduğu kadar, tarihin yeniden yazıldığı bir süreci de dile getiriyor.

Yazar: reha çamuroğlu
Sultan Selahaddin El Kürdi romanıyla büyük ilgi gören Reha Çamuroğlu’ndan ortaçağ engizisyonu cadılar ve kadınlar üzerinden günümüze göndermeler yapan ve tartışma çıkartacak gündemi belirleyecek bir roman… Elini göğsüne götürdü sonra. Daha önce nasıl olup da görmediğime şaşırdığım bir şey asılıydı boynunda. El şeklinde gümüşten bir kolyeydi bu. Bir çocuk eli kadar vardı. Tam ortasında canlı…

Yazar: oruç aruoba
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. "Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum". Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.

Yazar: murathan mungan
Murathan Mungan'ın alışılmadık kısalıkta, 1-1.5 sayfalık kısa öykülerini, kitapta yer alan şu cümleleri çok iyi anlatıyor: En kısa hikâye parçasına an denir. Bazı anlar bütün yaşamımızı belirler. "Bütün yaşamımız" dediğimiz de o birkaç âna bakar aslında... Bu yüzden yıllar sonra en çok hatırladıklarımız anlardır. Gerisi bulanıktır. Geçmişi anlar berraklaştırır.

Yazar: murathan mungan
Kadından Kentler, Murathan Munganın 16 kentte geçen 16 hikâyeden oluşan yeni kitabı.Alsancak İskelesi, overlok, asker bavulu, Nurhayat, Adana Seyhan Oteli, dansöz kıyafeti, Emine, burma bilezik, Maşatlık, tahta basamaklar, Sevgi, boşanmak, beyaz şarap, eski Mudanya yolu, Esme, Rumlardan kalma ev, tütün ilacı, çinko kevgir, taşlığa vuran ay, Şengül, Yeşilırmak, çay bahçesi, Yetiştirme Yurdu, Nihal…

Yazar: gabriel garcia marquez, inci kut
Her yazar, yazdığı en son romanın en iyi romanı olduğunu sanır. Benim bu romanım için böyle düşünmemin nedeni, yapmak istediğimi tam olarak gerçekleştirebilmiş olmamdır. Romanlar, yazılırken yazarlarının elinden kaçıp kurtulmak isterler. Romanın kişileri, kendi özyaşamlarına dönerler, en sonunda da canlarının istediğini yaparlar. Ben hiçbir romanımda bu romanımdaki kadar ipleri elimde tutamadım.…

Yazar: stefan zweig
Stefan Zweig, üç büyük yazarın yaşam öyküleri üzerinden, okurlarını dünya tarihine, edebi dehanın sınırlarına bir yolculuğa çıkarıyor. Toplumun romanını yazan Balzac; ailenin romanını yazan Dickens ve biriyin romanını yazan Dostoyevski, Zweigın eserinde bir arada. Üç Büyük Usta, roman sanatının bu üç büyük yazarı üzerinde bir dönem portresi veriyor.

Yazar: stefan zweig, yahya kurtkaya, nihal dağlı
New York'tan Buenos Aires'e giden bir yolcu gemisinde yolcular arasında bulunan bir milyoner, dünya satranç şampiyonu Mirko Czentovic'e, ücreti karşılığında, bir parti satranç oynamayı teklif eder. İkisinin oyununu izleyen Avusturyalı bir göçmen, Dr. B., oyun sırasında kendini tutamayıp onlara karışınca şampiyonla karşılaşması önerilir kendisine. Gestapo tarafından bir otel oda…

Yazar: soren kierkegaard
Kierkegaard, Baştan Çıkarıcının Günlüğünde insanlık tarihi kadar eski olan baştan çıkarma uğraşını yeniden gözden geçirmeye teşvik ediyor bizi. Bununla bağlantılı olarak da öpüşme, gençkızlık, nişanlılık, evlilik vs. gibi bildik konulara ironik yorumlar getiriyor. Kierkegaarda göre hayatın üç aşaması vardır: Estetik, etik ve dinsel aşama. Bunlardan ilki olan estetik aşamada her şey zevkin çevresi…

Yazar: tom robbins
'Oyunculuk uçarılık değil, bilgeliktir' diyerek çılgınlık derecesinde 'oyuncul' romanlar yazan Tom Robbins, bu romanda hayatımızı var eden en temel kavramlar hakkında düşünmeye ve insanın doğayla ilişkisinin kopma sürecinin anlatıldığı düşsel / tarihsel bir yolculuğa çağırıyor bizi. Batı'dan Doğu'ya, oradan da Yeni Dünya'ya uzanan, ölümsüzlüğü kovalayan ve yüzyı…

Yazar: tom robbins
Daha önce yayımladığımız Parfümün Dansı kısa sürede kendi hayranlarını yaratarak bir kült romana dönüştü. Aynı yazarın hayranlarını hayal kırıklığına uğratmayacak bir başka romanını sunuyoruz bu kez: Dur Bir Mola Ver. Yine uçarı, oyuncul ve bilge...Tom Robbins, insanın acı çekmesini, özgür ve mutlu olamamasını doğadan kopmasına, kazanma hırsı, kaybetme kaygısı ve ölüm korkusu gibi doğa dışı gergi…

Yazar: louis ferdinand celine
I. Dünya Savaşı'nın ardından, ikincisine çeyrek kala. Kan kokuyor. Kan, yoksunluk, hastalık, ölüm, sıcak, tuvalet, yara et, yine de kahkaha... Biz, tam yetmiş yıl sonra, yeniden indiriyoruz Yolculuk'u kızağından. Adını hiçbir şeyle birlikte anmadan, karşılaştırmalar yapmadan. Bir biçem, bir dil, gecenin sonunda insanlığın en aşağı katmanlarıyla bir yüzleşme, bizi içeri, daha içeri çeken…

Yazar: stephen hawking
Stephen Hawking'den görecelik kuramından kuvantum mekaniğine, Big Bang'den evreni yaratan geometrinin dansına kadar fizik kuramlarının anlatıldığı bir kitap.

Yazar: patti smith
Coltraine’in öldüğü yazdı, aşkın ve isyanların yazıydı ve Brooklyn´de tesadüfi bir karşılaşmanın iki genç insanı sanat, bağlılık ve başlangıçlarla dolu bir hayat yolculuğuna çıkarttığı yazdı. Pek çok eleştirmen tarafından 2010’un en iyi kitabı olarak gösterilen ve son olarak prestijli National Book Award’u kazanan Çoluk Çocuk, bir aşk hikâyesi olarak başlayıp bir ağıt olarak sona eriyor.…

Yazar: f. scott fitzgerald
“Eğer kişilik, kesintisiz bir başarılı hamleler silsilesiyse, o zaman onda muhteşem bir şey vardı, yaşamın vaatlerine karşı fazlasıyla gelişkin bir duyarlılık...” Muhteşem Gatsby'de (The Great Gatsby) Fitzgerald hem Amerika'nın 1. Dünya Savaşı sonrası yaşadığı düşkırıklığını, hem de para ve mevki tutkunu bir toplumdaki ahlak çöküntüsünü çarpıcı bir biçimde yansıtmakla kalmamış; belli b…

Yazar: jimi hendrix
"Yirmi sekiz yaşımı görebileceğimden emin değilim, fakat bir yandan da son üç yılda o kadar çok güzellik yaşadım ki... Dünya bana hiçbir şey borçlu değil." "Jimi ilk kez kendi cümleleriyle; saf ve sansürsüz. Okurken kafamın içinde sesini duyabiliyorum." -Leon Hendrix, Kardeşi- "İçten ve büyüleyici." -Observer- NME dergisi "2013ün En İyi Müzik Kitapl…

Yazar: tess gerritsen
Bu romanın her satırından kan sızıyor... Dr. Catherine Cordell Savannahda seri cinayetler işleyen bir katilin vahşi saldırısına uğramıştır. Saldırgandan onu silahla vurarak kurtulmayı başarmıştır. Şimdi Bostondadır. Ancak başka bir katil bu kentte de gerilim yaratmaktadır. Kadınların rahimlerini kesip alan ve korkunç işkencelere tabi tutan adama Cerrah adı verilmektedir. Catherine Cordell birdenb…

Yazar: deniz irfan
Buğday başağı gerçekte kokmaz. Duyulan sadece toz toprağın kokusudur. Yani kabuğunun kokusu, tıpkı yaşadığımız hayatın görünen yüzü gibi. İçindeki gerçek kokuyu asla bilemez insan, ta ki önce un sonra da müthiş kokular saçarak dönüştüğü ekmek olana kadar. Buğday içindeki gizi saklar, dışarıya göstermez. Görmek isteyenin zahmete katlanıp o mucizevî dönüşüm yolculuğuna çıkması gerekir. Ancak o…

Yazar: ayfer tunç
Narlı Bahçeyi arıyordum. Hangi coğrafyaya ait olduğunu bilebilsem yollara düşmeye hazırdım. Ama bir türlü hatırlayamıyordum: Batıda mıydı Narlı Bahçe, doğuda mı? Uzun yolların ucunda mıydı, burnumun dibinde mi? İçimde miydi, dışımda mı? Var mıydı, yok muydu? Kuzeye ve güneye giden yolları büyük denizler kesiyor, rüyalarımda sürekli yer değiştiren Narlı Bahçenin yolu da bir görünüp bir kayboluyord…

Yazar: sunay akın
Falih Rıfkı Atay'ın Ateş ve Güneş adlı kitabında, bir subayın kendisine yönelttiği şu eleştiriyle Çanakkale direnişine hak ettiği değeri vermeyişimizin çok eskilere dayandığını görebiliriz: "Siz gençler ne tembelsiniz? Hiçbir şey yazmıyorsunuz. Çanakkale'ye bir torpido şair ve ressam gitti. Daha bir kitap bile görmedik." Oysa Çanakkale'yi ziyaret ederek, izlenimlerini…