
Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Sofie'nin Dünyası
Felsefe tarihi içinde parçalı bulutlu bir yolcuğunun hikayesi konusu itibari ile felsefeyi öğretmekten çok felsefeyi eğlenceli hale getirmiş ders kitabı niteliğine sahip bir roman bir dünyadan başka bir dünya ya kaçış varlığa yepyeni anlamlar yüklemek ve en önemlisi kitabın kapağında oluşunu merak ettiğim tavşanın günlük hayatta ki büyük önemi okunası okutulası bir kitap.
Baskı: Bin Dokuz Yüz Seksen Dört (1984)
Bin dokuz Yüz Seksen Dört // Siyasi otoritenin iktidarını daimi kılmak amacı ile dünya iktidarları ile kurduğu savaş düzeni içinde düşünme yetileri yok edilmiş insanların tek düze yaşayışını anlatan bir kitap iktidarın ( iç partinin ) dediği herşeyin doğru kabul edildiği Büyük Biraderin Ölümsüz bir lider olarak kabul edildiği bölümleri başlı başına dünya da hüküm süren her türlü politik siyasi düzeni anlamak için yeterli kalıyor gelecek öngörüsü ve gerçeğe çok yakın bir kurgu yakın zamanda televizyon sadece verici değil alıcı görevi de görecek kurduğunuz her cümle takip edilecek davranışlarınız TV ekranından gelen komutlarla yönetilecek hayal değil basılmamış kitaplara ceza verilebiliyorsa Düşünmek şu vakitte bile suçsa gelecek şimdiden belli
Baskı: Parayı Bulduğum An Alayını
Erdal Demirkıran // TV programıda kurduğu tek bir cümle ile adını beynime kazıyabilmiş bir yazar ( dünya üzerinde yediği dönerle içtiği ayranı aynı anda bitirebilecek zekaya sahip tek millet türklerdir ) Kitabı sadece yazarın uslubunu merak ettiğim için aldım lakin iyi ki okumuşum dediğim kitaplar arasına girmeyi başardı konu içerik başarı dünyanın genel problemi insanlığın geldiği son nokta ve en önemlisi çoğunluğun idda ettiği daima doğru olacak diye bir kural yok milyarlar içinde tek bir kişinin kurduğu cümle tüm dünyayı değiştirebilir okumanızı tavsiye ediyorum ERDAL DEMİRKIRAN'ın korkunç bir hedefi var 15 MART 2030 da tüm dünya'da savaşlara son vereceğini iddea ediyor. Not : kitap kişisel gelişim kitabı değildir Roman tarzında dünya gerçeğidir.
Baskı: Şah Mat (Komiser Sensi ve Dr. Claps, #1)
ŞAH MAT bir seri cinayetin arkasına gizlenmeye çalışılan bir sır ve koku kitabının ayrıntılarından esinlenilerek ortaya çıkarılmış bir olay yeri inceleme sanatı. okurken sıkılmadığım bir kitap çok ilginç olmamakla birlikte bilindik polisiye romanlarına göre biraz daha farklı tavsiyemdir.
Baskı: Cengiz Han'a Küsen Bulut
Cengiz Aytmotov'un Gün olur asra bedel adlı romanının iç sayfalarından ayrılmış bir roman niteliğindedir. yine Gün olur Asra bedel türünde iki farklı zaman arasında insanların hayatlarını konu alan sistemin çarklarının işleyişini her siyasi görüşün kendi düşmanını kendi yaratışını roman tadında ve inceden dokundurmalarla anlatan güzide bir kitap Dip not : onurlu bir ölüm onursuz bir ömürden daha iyidir
Baskı: Gün Olur Asra Bedel
Ve Bitti. Cengiz Aytmatov'un Romanın ana karakteri Yedigey'in gözüyle yaşadığı dönemi Komünist Rus yönetimini soyutlaşan kukla misali yönetilen insanları ve bir hiç uğruna yok edilen hayatların çilesini anlattığı güzel bir romandı. Herkesin bir hikayesi vardı, bazıları yazmaya fırsat bulamadı sadece
Baskı: Koku
Kitap okumaktan daha güzel bir şey varsa şayet o da okuduğun kitabın filmini izliyor olabilmektir. Konusu baştan sona kadar alışılmışın dışında cümleleri noktası virgülü tam anlamıyla insanı etkilemek için özenle seçilmiş bir kitap. hiç bir film bir kitap kadar ayrıntıyı gözlerinizin önüne getiremez ve hiçbir kitap bir cinayet için bu kadar ilginç bir konu işleyemez, kokusu burnumda mı kaldı denir tadı damağımda mı bilmiyorum ama okunmayı ciddi ciddi hak eden bir kitap
Baskı: Mezarcı
Farklı bir polisiye alışılmışın dışında bir seri katil bilindik roman polisiyesinin dışına çıkmış okunası bir kitap 11 ölüm 7' kişinin katili tek bir kişi 9 kişinin ölümünün tek sebebi rahibin geçmişi 5 farklı kız tek bir ortak nokta ve kitabın en güzel cümlesi " MEZARIN DIŞINDA Kİ HER GÜN GÜZEL BİR GÜNDÜR "
Baskı: Gözlerini Sımsıkı Kapat (Dave Gurney, #2)
ohn Verdon kalemi sağlam bir polisiye yazarı ilk kitabında ki ana karakter üzerinde devam eden yine ilginç bir roman. Düğün günü kafası gövdesinden ayrılarak öldürülmüş bir gelin kızının katilini arayan bir anne ve birbiriyle bağlantılı sayısız cinayet . her zaman göz önünde olan doğru olmayabiliyor. şaşırtıcı sürükleyici okunası bir kitap
Baskı: Aklından Bir Sayı Tut (Dave Gurney, #1)
Yazarın ilk kitabı şimdiye kadar okuduğum polisiye romanlar arasında hatırı sayılır bir yerin sahibi oldu. kurgusunda ufak tefek aksaklıklar olsa da genel itibariyle kendini okutan sürükleyici bir roman. Kısaca kitaptan bahsedecek olursam ; işlenmesi gereken 20 cinayet var ve üstün bir zeka oyunu. Bu cinayetleri durdurmayı amaçlayan bir ekip ve kitabın ana karakteri Emekli Baş Komiser. Katili son sayfaya kadar tahmin edemedim ve karşıma çıkan sonuç helal olsun dedirtecek kadar başarılı Her cinayette Viski şişesiyle kesilmiş bir boğaz ve bir kurşun her ölünün yanında ustaca bırakılmış bir şiir Sonuçla Hediye edeceğim kitaplar arasında yerini aldı
Baskı: Tutunamayanlar
Ben bir kitap merak ettim, gittim aldım. keşke almaz olsaydım. Ben bir kitap okudum son sayfasına geldiğimde her şey ama istisnasız her şey değişmişti. Anlat deseniz konusu ne deseniz söyleyecek kelimem yok zaman mekan kavramı yok ya SELİM IŞIK'sınız ya da TURGUT ÖZBEN'siniz anlayabilirseniz kitabın içinde kaybolabilirseniz bir başka adla anlamaya başlarsınız kendinizi yanlışım var mı ? Olric sen söyle inanmazlar belki bana
Baskı: Serenad
Kitabın Yazarı Zülfü Livaneli Romanın kahramanı : Tüm dünya okudum mu yoksa an ve an yaşadım mı farkına bile varamadım sanki Şile'de gözlerimin önünde batıyordu Struma bir sayfa sonrasında Mavi Alayda buluyorum kendimi ya Müslüman olduğum için ölüyor Ya Yahudi olduğum için Öldürülüyordum Serenad bir çırpıda yorumlanacak bir kitap değil 2. Dünya savaşı zamanında Nazi Almanyasının ve Sovyet Rusyanın dünyanın başına açtığı belayı az çok tarih kitaplarında okumuşluğunuz vardır. Savaşın açtığı yaralara bir başka penceren bakmanızı sağlayacak kaliteli bir kitap Peki bu kitap neden okunmalı - 774 yolculu bir gemi düşünün ve bu geminin havaya uçurulduğunu ve bu gemiden sadece 1 kişinin sağ kurtulduğunu - bu geminin birde Şilede Havaya uçurulduğunu düşünün - Bir ülke düşünün Adı TÜRKİYE olsun biraz daha düşünün Bu ülke 2.dünya savaşında Alman Nazi kuvvetlerini desteklesin - Biraz daha düşünün bu ülke (türkiye ) Rusyada yaşayan soydaşlarını Rusya'ya karşı kışkırtıp Almanya Saflarında savaşmaya teşvik etsin Almanya Savaşı kaybettiğinde BU SOYDAŞLARINI Vagonlara yükleyerek Rus askerlerine teslim etsin ve RUS askerleri Tüm türkleri TÜRKİYE yardımıyla kurşuna dizsin Biraz daha düşünün ya da düşünmeyin SERENAD okuyun
Baskı: Yasak İlmin Kitabı - Esrarname I
Yasak İlmin kitabı ; Ayfer Kafkas'ın okuduğum ilk kitabı ağdalı dilden uzak okuması akıcı konuların daima iç içe olduğu enteresan ve basit kurgulu bir kitap. Kitap Tir-Danende isimli bir büyücünün yazmış olduğu kitabın başına gelen olayları boyutlar arasında kitabı ele geçirmek isteyen varlıkları konu alıyor bir nebze dini yönü de yok denemez. Okumaktan keyif aldım diyebilirim
Baskı: Güvercinin Gerdanlığı Alamut'a Dönüş
Tarihin iki büyük örgütü Fedailer ve Tapınak şövalyeleri ve yine Tarihin en üstün zekalı lideri Hasan Sabbah mevzu Alamut ise her kitap okunabilir WLADIMIR BARTOL'un FEDAİLERİN KALESİ ALAMUT adlı romanının devam romanı olarak isimlendiriliyor yakın bir sürükleyiciliğe sahip varsayımlar üzerine kurulu olsada Alamut kalesiyle ilgili sayfaları tekrardan çevirmek okudukça o zekaya tekrar tekrar hayran olmak güzeldi tavsiyemdir.
Baskı: Fedailerin Kalesi Alamut
Semerkant'ı okumayı bitirdikten yaklaşık 15 dakika sonra okumaya başladığım kitap, içerik olarak HASAN SABBAH ile ilgili tarihi çelişkiler iki kitap arasında bariz bir şekilde göze çarpıyor "FEDAİLERİN KALESİ ALAMUT" Alamut efsanesi üzerinde tarihi roman türünde piyasada bulunabilecek kapsamlı tek eser Ancak dediğim gibi Hasan Sabbah Ömer Hayyam Nizamülmülk üçlemi tarihte bir gizem olarak yer alıyor hangisini nasıl görmek isterseniz öyle görmekten başka bir çareniz yok gerçek cevaplar daima gizli kalacak kesin olan bir şey var bu dünyada Ömer Hayyam Kadar rahat yaşıyorsanız Hasan Sabbah kadar zeki olmanıza Nizamülmülk kadar hesap yapmanıza gerek yok ve Alamut Efsanesinin en kısa özeti Hiçbir Şey Gerçek Değil Her şey Mümkün
Baskı: Semerkant
Severek okuduğum bir kitap oldu Yediğiniz en nefis yemeği tarif etmek gibi bir şey SEMERKANT'ı anlatmak. Ömer Hayyam Nzamülmülk Hassan Sabbah üçleminde geçen entrikalar akla hayale gelmeyecek olaylar ve tadı damakta bırakacak bir Alamut serüveninin başlangıcı okumanızı kesinlikle tavsiye ederim
Baskı: Yüzüncü Ad - "Baldassare'nin Yolculuğu"
Doğu'daki son Cenevizlilerden, antika tüccarı Baldassare Embriaco 1665 yılı sonlarında, soyunun yüzyıllardır yaşadığı Lübnan'dan yollara düşer. Ertesi yıl, İncil'e göre ''Canavar'ın Yılı'dır. Kimilerine göre düpedüz Mahşer: Kan, ateş, yıkım ve her şeyin sonu... Zamanın sonu! Dünyayı ve Baldassare'yi kurtarabilecek tek şeyse, Yüzüncü Ad'dır. Kimselerin görmediği bir yazma kitap ve bu kitapta açınlandığı söylenen bir ad: Allah'ın, Kuran'da anılan doksan dokuz adının, sıradan ölümlere bildirilmemiş olan yüzüncüsü... Tanrı'nın gizli ve yüce adı... Yüzüncü Ad'ın peşinden önce İstanbul'a uğrar Baldassare'nin yolu; oradan İzmir'e, Sakız'a, Cenova'ya Amsterdam'a, sonra da Londra'ya. Konya'da vebanın kıyımına, İzmir'de Sabetay Sevi'nin şaşırtıcı başkaldırısına, İngiltere'de büyük Londra yangınına tanık olur. Korku, şaşkınlık, düşkırıklığı, umut ve aldanma, menzil taşlarıdır bu uzun yolun. Bir de en beklenmedik anda yolcunun karşısına dikiliveren aşk Sevincin, mutluluğun tek kaynağı aşk!.. Amin Maalouf'un Semerkant'dan sonra okuduğum 2. kitabı şans eseri aldığım kitap yine şans eseri ESRARNAME gibi "başka bir kitabı" konu alıyor. İncile göre 1666 yılı kıyamet günüdür ve bu günü önleyecek tek şey Tanrının 100. adıdır. bu adın yazılı olduğuna inanılan kitabın peşine düşen "BALDASSARE'" bulunduğu şehri yeğenleriyle birlikte terk etmek zorunda kalır. ve bu yolcuğunun birde davetsiz misafiri vardır MARTA diğer adıyla DUL. İçerik olarak Aşk'ı ihaneti, Sadakati ve bir insanın inandığı yalanlar uğruna gerçeklere gözünü nasıl kapatabildiğini gördüm. Amin maalouf başlı başına takdiri hak eden bir yazar. okuduğum ilk kitabı değildi son kitabı da olmayacak eminim
Baskı: Çivisi Çıkmış Dünya: Uygarlıklarımız Tükendiğinde
min Maalouf'un bu sabah itibariyle bitirdiğim kitabı Türk-arap-avrupa-uzak doğu ülkeleri denkleminde son iki yüzyıllık evreyi anlatan yorumlayan siyasi çekişmelerin halkaların yaşama mücadelesini konu alan enteresan bir kitap. Hergün Tv de gördüğüm Irak'da Afganistan'da meydana gelen canlı bomba eylemlerine bir anlam veremezdim taki bu kitabı okuyana kadar yüzyıllar boyu arap kavminden insanlar özgürlük demokrasi ve dünyada saygın bir konumda olmanın hayalini kuruyorlar en ufak bir ses yükselişi en küçük bir kıpırdanma bile onlar için bir umut kaynağı niteliğinde o yüzden sürekli bir isyan sürekli bir zafer hasreti. Bu tarihi süreç içinde Kendilerine Örnek seçtikleri Kemalizm'i yanlış yorumlamaları eksik uygulamaları ya da kendi siyasi ideolojilerini kemaliz'in bir kaç parçasıyla birleştirmeye çalışmaları neticesinde karşılaştıkları yenilgiler yıkımlar avrupanın sömürgeci zihniyeti dinin insan hayatında ki yeri okunması gereken politik fikirlerinizi şekillendirebilecek güzel bir eser
Baskı: Gölge Ritüeli
Soğuk Savaş döneminden alıntılar yapan Naziler için Hitlerin sadece bir piyon olduğunu anlatan ve Masonluk hakkında " DAN BROWN - KAYIP SEMPOL" kitabı tadında ayrıntılar ve aksiyon sunan güzel bir kitaptı Okunası dediğim kitap türleri arasında yerini aldı.
Baskı: Paranoya (Kovac & Liska, #2)
Tami HOAG'ın okuduğum ilk romanı dili çok sade okuyucuyu çok fazla içine çekmese de okurken sıkılmayacağınız bir polisiye adeta Amerikan Polisiyesini konu alan bir Film izliyormuşcasına sayfaları çevirebilirsiniz Konu itibariyle 20 yıl önce işlenen bir cinayet bu cinayeti araştıranların başına gelen intihar süsü verilmiş cinayetler ve Türk polisiyesinde bulamadığım en güzel Soru KATİL KİM ? Okunası bir Kitap diyebilirim kısa zaman için Yazarın Psikopat isimli romanını da okumaya çalışacağım
Baskı: Fuck-Up
Okuduğum en enteresan kitaplardan birisi 23 yaşında insanın başına daha ne gelebilir ki diyeceksiniz. Kitabı okurken yazarın kitabın ismini neden FUCK-UP yaptığını çok daha iyi anlayacaksınız. Kitap hakkında ön bilgi vermek gerekirse : Sevgiliniz sizi terk etsin evden atılın anneniz babanız olmasın iş yerinden kovulun iş bulabilmek için eşcinsel taklidi yapın tüm bunlar yetmezmiş gibi bir guruptan sağlam bi dayak yiyin kitap da aklınızdan çıkmayacak en mükemmel diyalog -mazoşistmisin? -hayır. -her gördügümde bir yerini yaralı görüyorum? -hayat sadist
Baskı: Bin Muhteşem Güneş
En az Uçurtma Avcısı kadar güzel bir kitap Khaled Hosseini kitaplarında Afgan Halkının çektiği eziyeti burka altına hapsedilmiş hayvandan bile aşağılık kabul edilen kadınların çilesini Harami olarak dünyaya gelmenin ağır yükünü son rakdesine kadar hissettiren bir kitap. Kurgudan çok öte Afgan Halkının başına gelen onca badireden sadece bir kısmını aktarılmış.
Baskı: Uçurtma Avcısı
mir ve Hasan Kabil'in iki çocuğu aynı evde büyümelerine rağmen hayatları arasında uçurumlar bulunan iki çocuk ve Emirin içinde bir ömür gitmeyecek pişmanlık Kabil'de California ya kadar sürüklenen bir hayat Afganistan işgalinde yok olan bir nesiL kurtarılması gereken bir çocuk ve o çocuğa dair öğrenilecek acı gerçek kitaptan bir not : senin için bintane de olsa yakalarım Emir senin için bitane de olsa yakalarım Sohrab
Baskı: Empati
dam FAWER- Empati Olasılıksız kitabından sonra beğeniyle okuduğum bir kitap bazıları şanslı doğar ve bu şans hiçde düşündüğünüz gibi iyi sonuçlar doğurmaz kitaptan kısa tiyo vermek gerekirse Karşınızda ki kişinin davranışlarını düşüncelerini duygularını kontrol edebilseydiniz dünya sizin için nasıl olurdu ?