Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: susan sontag
Herhangi bir insanın vahşetin en amansız boyutlarını gösteren fotoğraflarla ilk defa karşılaşması, bir tür ifşadır, prototipik açıdan da modern ifşadır. Benim kendi payıma bu ifşayı yaşadığım an, Temmuz 1945te Santa Monicadaki bir kitapçıda tesadüfen gördüğüm Bergen-Belsen ve Dachau fotoğraflarıydı. O güne değin -fotoğraflarda ya da gerçek hayatta- görmüş olduğum hiçbir şey, içimi bu denli keskin…

Yazar: murathan mungan
Erkeklerin bağımsızlık merakları, serüven tutkuları, sevgi gereksinimleri, sahiplenme istekleri, bağlanma korkuları, toplumsal rolleri ve birlikteliğin tuzaklarından kalkarak çoğaltılabilecek nice durumun yarattığı iki cins arasındaki ezeli sorunlar içinde sıkışıp kalmış hikâyeler...Bu da erkeklerin hikâyeleri, diye okunabilir bu kitap. Ya da erkeklerin nasıl gördüğü, nasıl hissettiği, nasıl yaşa…

Yazar: sema kaygusuz
Sema Kaygusuzun ilk gençlik günlerinden kalma sözcükleri taşıyor Esir Sözler Kuyusu. Kitapta yer alan 13 öykünün dördü Kaygusuzun ilk kitabından, üçü ise daha önce çeşitli dergilerde yayımlanmış, ama geri kalanlar ilk kez gün ışığına çıkıyor. Nerdeyse öykülerin hepsinde bir kız çocuğunun hayata bakışını bulmak mümkün... Meraklı, şaşkın, dirençli ve saf... Hayal ile gerçek arasında gidip gelen, ço…
6/10
Yazar: sema kaygusuz
Sema Kaygusuzun ilk gençlik günlerinden kalma sözcükleri taşıyor Esir Sözler Kuyusu. Kitapta yer alan 13 öykünün dördü Kaygusuzun ilk kitabından, üçü ise daha önce çeşitli dergilerde yayımlanmış, ama geri kalanlar ilk kez gün ışığına çıkıyor. Nerdeyse öykülerin hepsinde bir kız çocuğunun hayata bakışını bulmak mümkün... Meraklı, şaşkın, dirençli ve saf... Hayal ile gerçek arasında gidip gelen, ço…

Yazar: murathan mungan
Erkeklerin bağımsızlık merakları, serüven tutkuları, sevgi gereksinimleri, sahiplenme istekleri, bağlanma korkuları, toplumsal rolleri ve birlikteliğin tuzaklarından kalkarak çoğaltılabilecek nice durumun yarattığı iki cins arasındaki ezeli sorunlar içinde sıkışıp kalmış hikâyeler...Bu da erkeklerin hikâyeleri, diye okunabilir bu kitap. Ya da erkeklerin nasıl gördüğü, nasıl hissettiği, nasıl yaşa…

Yazar: susan sontag
Herhangi bir insanın vahşetin en amansız boyutlarını gösteren fotoğraflarla ilk defa karşılaşması, bir tür ifşadır, prototipik açıdan da modern ifşadır. Benim kendi payıma bu ifşayı yaşadığım an, Temmuz 1945te Santa Monicadaki bir kitapçıda tesadüfen gördüğüm Bergen-Belsen ve Dachau fotoğraflarıydı. O güne değin -fotoğraflarda ya da gerçek hayatta- görmüş olduğum hiçbir şey, içimi bu denli keskin…

Yazar: georg lukacs
Roman Kuramı bir edebi tür olarak roman üzerine yapılmış ilk büyük sistematik çalışmadır. Lukács burada biçimsel ve estetik kategorilerin tarihsel-mantıksal zorunluluğunu, imkânlarını, iç çelişkilerini ve sınırlarını ortaya koyar. Lukácsın bu gençlik yapıtı, Walter Benjaminden Adornoya, Paul de Mandan Edward Saide kadar birçok eleştirmen ve edebiyat kuramcısı için de her zaman ana kaynaklardan bi…

Yazar: sema kaygusuz
Sema Kaygusuzun ilk gençlik günlerinden kalma sözcükleri taşıyor Esir Sözler Kuyusu. Kitapta yer alan 13 öykünün dördü Kaygusuzun ilk kitabından, üçü ise daha önce çeşitli dergilerde yayımlanmış, ama geri kalanlar ilk kez gün ışığına çıkıyor. Nerdeyse öykülerin hepsinde bir kız çocuğunun hayata bakışını bulmak mümkün... Meraklı, şaşkın, dirençli ve saf... Hayal ile gerçek arasında gidip gelen, ço…

Yazar: sema kaygusuz
Sema Kaygusuzun ilk gençlik günlerinden kalma sözcükleri taşıyor Esir Sözler Kuyusu. Kitapta yer alan 13 öykünün dördü Kaygusuzun ilk kitabından, üçü ise daha önce çeşitli dergilerde yayımlanmış, ama geri kalanlar ilk kez gün ışığına çıkıyor. Nerdeyse öykülerin hepsinde bir kız çocuğunun hayata bakışını bulmak mümkün... Meraklı, şaşkın, dirençli ve saf... Hayal ile gerçek arasında gidip gelen, ço…

Yazar: rené girard
Girard, beş büyük romancının (Cervantes, Stendhal, Flaubert, Proust ve Dostoyevski) yapıtlarını çözümleyerek, üçgen arzu romanı adını verdiği belli bir roman türünü tanımlamaya girişiyor. Romantik yanılsamanın en keskin eleştirilerinden birini içeren bu çalışma, edebiyatın kapsamının dışına çıkarak çağdaş yaşamın psikolojisini, moda, reklamcılık ve propaganda gibi olguları da inceliyor ve şu teme…

Yazar: murathan mungan
Erkeklerin bağımsızlık merakları, serüven tutkuları, sevgi gereksinimleri, sahiplenme istekleri, bağlanma korkuları, toplumsal rolleri ve birlikteliğin tuzaklarından kalkarak çoğaltılabilecek nice durumun yarattığı iki cins arasındaki ezeli sorunlar içinde sıkışıp kalmış hikâyeler...Bu da erkeklerin hikâyeleri, diye okunabilir bu kitap. Ya da erkeklerin nasıl gördüğü, nasıl hissettiği, nasıl yaşa…

Yazar: susan sontag
Herhangi bir insanın vahşetin en amansız boyutlarını gösteren fotoğraflarla ilk defa karşılaşması, bir tür ifşadır, prototipik açıdan da modern ifşadır. Benim kendi payıma bu ifşayı yaşadığım an, Temmuz 1945te Santa Monicadaki bir kitapçıda tesadüfen gördüğüm Bergen-Belsen ve Dachau fotoğraflarıydı. O güne değin -fotoğraflarda ya da gerçek hayatta- görmüş olduğum hiçbir şey, içimi bu denli keskin…

Yazar: susan sontag
Herhangi bir insanın vahşetin en amansız boyutlarını gösteren fotoğraflarla ilk defa karşılaşması, bir tür ifşadır, prototipik açıdan da modern ifşadır. Benim kendi payıma bu ifşayı yaşadığım an, Temmuz 1945te Santa Monicadaki bir kitapçıda tesadüfen gördüğüm Bergen-Belsen ve Dachau fotoğraflarıydı. O güne değin -fotoğraflarda ya da gerçek hayatta- görmüş olduğum hiçbir şey, içimi bu denli keskin…

Yazar: susan sontag
Herhangi bir insanın vahşetin en amansız boyutlarını gösteren fotoğraflarla ilk defa karşılaşması, bir tür ifşadır, prototipik açıdan da modern ifşadır. Benim kendi payıma bu ifşayı yaşadığım an, Temmuz 1945te Santa Monicadaki bir kitapçıda tesadüfen gördüğüm Bergen-Belsen ve Dachau fotoğraflarıydı. O güne değin -fotoğraflarda ya da gerçek hayatta- görmüş olduğum hiçbir şey, içimi bu denli keskin…

Yazar: susan sontag
Herhangi bir insanın vahşetin en amansız boyutlarını gösteren fotoğraflarla ilk defa karşılaşması, bir tür ifşadır, prototipik açıdan da modern ifşadır. Benim kendi payıma bu ifşayı yaşadığım an, Temmuz 1945te Santa Monicadaki bir kitapçıda tesadüfen gördüğüm Bergen-Belsen ve Dachau fotoğraflarıydı. O güne değin -fotoğraflarda ya da gerçek hayatta- görmüş olduğum hiçbir şey, içimi bu denli keskin…

Yazar: serhat ulağlı
Freuddan Dyserincke kadar çok uzun bir yol kat etmiş olan imge incelemeleri, imgenin karmaşık yapısı gereği edebiyattan psikolojiye, iletişim bilimden sosyolojiye, tarihten siyaset bilime pek çok bilim dalının inceleme alanını kapsar. Bu çok yönlülük, imgenin bir yandan ötekini tanımlamak için kullanılan bir kavram olarak ele alınmasına, diğer yandan ise, bir algılama şekli olarak tanımlanmasına…

Yazar: sema kaygusuz
ALDIĞI ÖDÜLLER: 2001 Cevdet Kudret Öykü Ödülü Sokaktaki sıradan insanı değil, düpedüz bildiğimiz insanın insanlık hallerini üslupçu bir anlayışla yazan Sema Kaygusuz, Sandık Lekesi adlı bu yeni kitabında bir şeyi daha denedi: Öykü kahramanlarının karşısında bir öykücü gibi değil, bir vicdan gibi durmayı. Bu kez onun için önemli olan, yazarını unutturan yazılar yazmaktı. Her öyküde değişik teknik…
8/10
Yazar: sema kaygusuz
ALDIĞI ÖDÜLLER: 2001 Cevdet Kudret Öykü Ödülü Sokaktaki sıradan insanı değil, düpedüz bildiğimiz insanın insanlık hallerini üslupçu bir anlayışla yazan Sema Kaygusuz, Sandık Lekesi adlı bu yeni kitabında bir şeyi daha denedi: Öykü kahramanlarının karşısında bir öykücü gibi değil, bir vicdan gibi durmayı. Bu kez onun için önemli olan, yazarını unutturan yazılar yazmaktı. Her öyküde değişik teknik…

Yazar: sema kaygusuz
ALDIĞI ÖDÜLLER: 2001 Cevdet Kudret Öykü Ödülü Sokaktaki sıradan insanı değil, düpedüz bildiğimiz insanın insanlık hallerini üslupçu bir anlayışla yazan Sema Kaygusuz, Sandık Lekesi adlı bu yeni kitabında bir şeyi daha denedi: Öykü kahramanlarının karşısında bir öykücü gibi değil, bir vicdan gibi durmayı. Bu kez onun için önemli olan, yazarını unutturan yazılar yazmaktı. Her öyküde değişik teknik…

Yazar: lev nikolayeviç tolstoy, helen edmundson
Acaba beni cezalandırmak için babasryfa işbirliği yapması mümkün olabilir mi? Bana acımayabilir mi? diye düşündü. Bunları düşünürken kendini tutamayıp ağlamaya başladı. Gözyaşlarını göstermemek için hemen ayağa kalktı ve koşarcasına taraçaya çıktı. Artık düşünürken zihni zorlanıyordu. Benliğinin ikiye ayrıldığını hissedip kendi kendine, Şimdi düşünmemeliyim, düşünmemeliyim, dedi. Bir yere gitmeli…
10/10
