Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.
.

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…

Yazar: ihsan oktay anar, ilban ertem
Yeniçeriler kapıyı zorlarken Uzun İhsan Efendi hâlâ malûm konuyu düşünüyor, fakat işin içinden bir türlü çıkamıyordu... Rendekâr doğru mu söylüyor? Düşünüyorum, öyleyse varım. Oldukça makûl. Fakat bundan tam tersi bir sonuç, varolmadığım, bir düş olduğum sonucu da çıkar: Düşünen bir adamı düşünüyorum. Düşündüğümü bildiğim için, düşlediğim bu adamın da varolduğunu biliyorum. Böylece o da benim kad…
.

Yazar: murathan mungan
Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz. (Arka Kapak)
.

Yazar: fahir aksoy
Ankarada bir lokanta. Ankaradaki aydınların sürekli gittikleri bir yer. O küçük mekanda geçen buluşmalar, 1944 yılına kadar gidiyor, 1960lara kadar geliyor. Ankarada yaşayan şairlerin, romancıların, öykü yazarlarının, eleştirmenlerin, ressamların, tiyatrocuların, müzisyenlerin, gazetecilerin ve bilim adamlarının yanı sıra bol sayıda sivil polisin de sürekli uğradığı içkili bir yer. İşletenin Kürt…
.

Yazar: murathan mungan
Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz. (Arka Kapak)
.

Yazar: slavoj zizek
Kantı Sadela, Hegeli Lacanla, Marxı Freudla, Lacanı Hitchcockla: Zizek, İdeolojinin Yüce Nesnesi ile başlayan eserlerinin bütününde, metinlerarası okumanın devrimci, altüst edici gücünü sergiliyor. Hegelin diyalektiği icat eden ama idealist bir filozof olmanın ötesine gidemeyen, modası geçmiş bir düşünür olmadığını onu böyle Lacan ile birlikte okuduğumuzda anlıyoruz. Marxın eserinin politik iktis…
.

Yazar: murathan mungan
Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz. (Arka Kapak)
.

Yazar: murathan mungan
Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz. (Arka Kapak)
.

Yazar: slavoj zizek
Kantı Sadela, Hegeli Lacanla, Marxı Freudla, Lacanı Hitchcockla: Zizek, İdeolojinin Yüce Nesnesi ile başlayan eserlerinin bütününde, metinlerarası okumanın devrimci, altüst edici gücünü sergiliyor. Hegelin diyalektiği icat eden ama idealist bir filozof olmanın ötesine gidemeyen, modası geçmiş bir düşünür olmadığını onu böyle Lacan ile birlikte okuduğumuzda anlıyoruz. Marxın eserinin politik iktis…
.

Yazar: murathan mungan
Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz. (Arka Kapak)
.

Yazar: fahir aksoy
Ankarada bir lokanta. Ankaradaki aydınların sürekli gittikleri bir yer. O küçük mekanda geçen buluşmalar, 1944 yılına kadar gidiyor, 1960lara kadar geliyor. Ankarada yaşayan şairlerin, romancıların, öykü yazarlarının, eleştirmenlerin, ressamların, tiyatrocuların, müzisyenlerin, gazetecilerin ve bilim adamlarının yanı sıra bol sayıda sivil polisin de sürekli uğradığı içkili bir yer. İşletenin Kürt…

Yazar: murathan mungan
Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz. (Arka Kapak)

Yazar: murathan mungan
Günün birinde yazdıklarımdan bir perde çekeceğim hayatıma. Herkes kağıt üstüne yazılanları benim hayatım sanacak, ben de hayatımı saklamış olacağım böylelikle. Saklanmanın en iyi yolu fazla görünmektir, biliyor musun? Herkes seni gördüğünü sanır, sen de rahat edersin. Kasada oturan kız gibi! Herkes kasadaki kızı görür, ama kimse tanımaz. (Arka Kapak)
..

Yazar: slavoj zizek
Kantı Sadela, Hegeli Lacanla, Marxı Freudla, Lacanı Hitchcockla: Zizek, İdeolojinin Yüce Nesnesi ile başlayan eserlerinin bütününde, metinlerarası okumanın devrimci, altüst edici gücünü sergiliyor. Hegelin diyalektiği icat eden ama idealist bir filozof olmanın ötesine gidemeyen, modası geçmiş bir düşünür olmadığını onu böyle Lacan ile birlikte okuduğumuzda anlıyoruz. Marxın eserinin politik iktis…
.

Yazar: fahir aksoy
Ankarada bir lokanta. Ankaradaki aydınların sürekli gittikleri bir yer. O küçük mekanda geçen buluşmalar, 1944 yılına kadar gidiyor, 1960lara kadar geliyor. Ankarada yaşayan şairlerin, romancıların, öykü yazarlarının, eleştirmenlerin, ressamların, tiyatrocuların, müzisyenlerin, gazetecilerin ve bilim adamlarının yanı sıra bol sayıda sivil polisin de sürekli uğradığı içkili bir yer. İşletenin Kürt…

Yazar: fahir aksoy
Ankarada bir lokanta. Ankaradaki aydınların sürekli gittikleri bir yer. O küçük mekanda geçen buluşmalar, 1944 yılına kadar gidiyor, 1960lara kadar geliyor. Ankarada yaşayan şairlerin, romancıların, öykü yazarlarının, eleştirmenlerin, ressamların, tiyatrocuların, müzisyenlerin, gazetecilerin ve bilim adamlarının yanı sıra bol sayıda sivil polisin de sürekli uğradığı içkili bir yer. İşletenin Kürt…

Yazar: fahir aksoy
Ankarada bir lokanta. Ankaradaki aydınların sürekli gittikleri bir yer. O küçük mekanda geçen buluşmalar, 1944 yılına kadar gidiyor, 1960lara kadar geliyor. Ankarada yaşayan şairlerin, romancıların, öykü yazarlarının, eleştirmenlerin, ressamların, tiyatrocuların, müzisyenlerin, gazetecilerin ve bilim adamlarının yanı sıra bol sayıda sivil polisin de sürekli uğradığı içkili bir yer. İşletenin Kürt…

Yazar: sabahattin ali
Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyo…
.

Yazar: sabahattin ali
Bu manasız ve yabancı hayatta bir tek şeye hakikaten sarılmış, hakikaten inanır gibi olmuştu. Bu da karısı idi. Muazzez'in varlığı Yusuf için büyük, boşlukları dolduracak mahiyette bir şey değildi, fakat onun yokluğu müthişti. Onun bu kadar sebepsiz yere, bu kadar insafsızca Yusuf'un hayatından koparılması çıldırtacak kadar acı idi. Hayatında asıl aradığı şeyin Muazzez olmadığını biliyo…

