Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: kürşat başar
Eğer, hayatımızın bir anına gidip orada sonsuza dek kalacaksınız deseler yalnızca iki şeyden birini seçmek isterdim. Biri, o çocukluğun bahçesindeki ağacın dalına asılı salıncakta sallanırken... Öteki, bütün hayatım boyunca en çok sevdiğim adamla öpüştüğüm ilk gün... Herkes âşık olmanın ortak dilini bulup yazmaya çalışıyordu. Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır…

Yazar: lisa klein
...Ne aptalmışım da bir köylü kızı kadar özgür ve bir kralın kızı kadar değerli olduğumu düşünmüşüm! Ormanın derinliklerine baktım ve Bu ilişkinin kaderi kötü yazılmış.Ne sana, ne de bana faydası olacak, dedim acı içinde.Hamletin içini çektiğini duydum. Yoksa duraksayan ateşin üstüne mi üflemişti? Arkamda durup omuzlarıma dokunduğunu hissettim. Beni kendisine çevirdi veyüz yüze geldiğimizde sıca…

Yazar: duygu asena
Duygu Asena, o bildiğiniz akıcı, yalın ve etkileyici anlatımıyla yine karşınızda. Yazarın beşinci kitabı Aynada Aşk Vardı çarpıcı kurgusuyla sizi gene içine alıverecek. Gene kadınlar, gene erkekler, gene aşklar... Üç kuşak kadın; anneanne, kız, torun... Nilüfer, Berlin'de Hitler'i dinliyor. Nilgün, Ay'a inen astronotları izliyor. Nil, Sting konserinde... Üçü de 16 yaşında, 35…

Yazar: hande altaylı
Yürek burkuntularının mahrem romanı...Hande Altaylının çok satan Aşka Şeytan Karışırın ardından heyecan verici yeni eseri.Bazen hayatın sigortası atar; ışıklar söner ve her yer karanlığa gömülür. Sesler seslere, nefesler nefeslere karışır; doğrular yalana bulanır. Gözbebekleri büyür, gözbebekleri küçülür...Maraz, hiç beklemediği bir anda kendi karanlığında kalan genç bir kadının, Aslının hikâyesi…

Yazar: hande altaylı
Ege’nin küçük bir kasabasının çok yoksul bir mahallesinde başlar Narin’in hikâyesi. Sevginin değil, mecburiyetin bir arada tuttuğu bir ailede büyüyen Narin ilk kez âşık olduğunda büyük bir hayal kırıklığı yaşayacak; hem ailesinden hem de bu aşktan kaçmak için eğitimini bahane ederek, gizlice İstanbul’a taşınacaktır. Büyük şehirde de zor günler beklemektedir genç kızı. Bir rastlantı sonucu tanışt…

Yazar: ayşe kulin
Yalnız bir kadın mutlu olabilir mi? "aşklarını kendileri yaratır, sonra da elleriyle yok mu ederdi bütün kadınlar, yoksa ben mi böyle tuhaftım? Yalnız bir kadın güçlü olabilir miydi? Mutlu olabilir miydi?" Başına buyruk haliyle; hataları, sevapları, acıları, sakarlıkları, sonsuz içtenlikteki aşkları ve zaaflarıyla hepimizden bir şeyler taşıyan, ama aynı ölçüde özgün, benzersiz bir…

Yazar: ayşe kulin
“Kayboldum! Zeytin ağaçlarının arasında kıvrılarak akarken karşıma aniden üçe ayrılan bir çatal çıktı. Toprak yollar doğuya, batıya ve güneye doğru uzanıyordu. Civarda ne bir tabela vardı ne bir işaret, ne de gidip adres sorabileceğim ev veya insan! Bir köpek bile yoktu görünürde. Sadece sonbahar rüzgârının dallarda hışırdayan sesi! Hangi yöne sapmam gerektiğini bilmiyordum, yolların her birini h…

Yazar: ayşe kulin
Birden çocuklardan biri bağırdı Şuraya bakın, iki kuş öpüşüyorlar!Füreya iskelenin üzerindeydi. Güçlükle arkasını dönerek, aşağıda cıvıldayıp duran çocuklara baktı. Hanginiz söyledi bunu? diye seslendi. Sıska bir oğlan öne çıktı. Ben! dedi.Kuş mu gördün orada?Evet.Füreya üşenmedi, indi iskeleden. Çocuğu yanına çağırdı. Kuşu nerede gördüğünü göster bakayım.Çocuk birkaç adım geriledi. Füreya takip…

Yazar: ayşe kulin
Önce gerçeğimi kendime kabul ettirirken yoruldum! Sonra gizlerken... Daha sonra yüzleşirken... Kendim olmaya hakkım olduğunu anladığımda... Kendimle barışırken... Gerçeğimi başkalarına kabul ettirmeye çalışırken... Benim gibi binlerce, on binlerce insanın var olduğunu öğrenirken... Yoruldum! Acımasız günlerin gölgesinde geçen çocukluğunun yaralarını sarmak ve geçmişini silmek için İstanbul…

Yazar: ayşe kulin
Aylin Radomisli Cates, 19 Ocak 1995 Perşembe günü, evinin bahçesinde, o sabah evini temizlemeye gelen hizmetçisi tarafından, kendi arabasının altında ölü bulundu. Üstünde ve etrafta nasıl öldüğüne dair hiçbir iz yoktu. Bir hırsızın saldırısına uğramış değildi. Bir katille boğuşmamıştı. Elbisesi yırtılmamış, tırnakları kırılmamıştı. Çorapları bile kaçmamıştı. Kaptıkaçtı tipi arabası, parke taşı dö…

Yazar: cemal süreya
Cemal Süreya, Cumhuriyet Dönemi şiirinin en özel "vitaminiydi". Lirik, erotik, politik gür bir ırmak. Sevda Sözleri bu büyük ustanın bütün şiirlerini bir araya getiriyor.

Yazar: charles bukowski
Bukowskinin ağzından anlatmaya çalışalım onu ve kitabını: Geçmiş yüzyıllarda yazılanlar beni pek açmadı; aşırı ciddi buldum. Birkaç istisna dışında yapaylığa çok yakın. Bu bana devam etme gücü verdi... Yazmayı sürdürüyorum. Çoğunluk underground ve pek zengin değil. Olması gerektiği gibi. Haftada bir-iki, at yarışlarına giderim. Klasik müzik (Stravinsky ve Mahler) ve birayı severim. Romantik…

Yazar: yaşar kemal
Bir Anadolu kasabasında, çeltikçi ağaların yönetmeliklere karşı gelerek ektikleri çeltik sıtmaya neden olur. İdealist ve genç kaymakam tüm tecrübesizliğiyle, sıtmaya tutulan kasaba halkı adına ağalarla mücadeleye girişir. Ancak kaymakam kasabadan, ardından teneke çalınarak sürülür. Teneke idealizm ile baskın güç arasındaki mücadelenin romanıdır. “Teneke kuruluş halindeki milli edebiyatımızın n…

Yazar: inci aral
Yakın geçmişte yaşanan toplumsal sancıları ve onların bireylerdeki yansımalarını yazına aktarmanın, bunu yazınsallıktan ödün vermeden yapmanın oldukça güç olduğunu biliyoruz. (...) Aklın ve duygunun uyum içersinde elele vermesiyle kotarılmış, toplumsal ve bireysel diye adlandırılıp ayrı çekmecelerde saklanan yaşam boyutlarının, karşılığı gerçek yaşamda da bulunabilecek iyi bir birleşimini buluyor…

Yazar: inci aral
İnci Aral Ruhumu Öpmeyi Unuttundaki öykülerinde insanlığın ortak belleğindeki en tekinsiz yakaya çeviriyor bakışını. Hem gidenlerin hem de kalanların o büyük yalnızlığına, ölüme eğiliyor. Aral ölümü bir başlangıç ya da son değil, salt bir geçiş anı olarak kurguluyor. Öykülerin odağına direnmeyi, ayakta kalmayı yerleştiriyor ve ölüm halinin ortak kodlarıyla uğraşmak yerine bireylerdeki karşılıklar…

Yazar: inci aral
İnci Aral, Sevginin Eşsiz Kışında kadın-erkek ilişkilerini anlatırken cesur. Cesur evet ve hemen eklemek gerek: Yazdığının bir edebiyat eseri olduğunu hiç mi hiç aklından çıkarmıyor. (...) Ayrıntıları ustalıkla kullanıyor (...) ve hikâye okundukça aydınlanıyor. İnci Aralda bir ressam gözü var. - Fethi Naci / Gücünü Yitiren Edebiyat Şiire çok yakın bir söylemi var İnci Aralın. Sevginin Eşsiz Kışı…

Yazar: inci aral
İnci Aralın okumak, yazmak, severek ve yazarak varolmak üstüne düşüncelerini ve deneyimlerini yalın, akıcı bir anlatımla dile getirdiği, hayata dünyaya, edebiyata ve aşka bakışını yansıtan, bu kitap, belleğin seçtiği anlara, tutkularımıza ve akıp geçen yaşamın bizde kalan izlerine değinen bir anlatılar toplamı. Birkaçı daha önce yayımlanmış, birçoğu değişik söyleşi ve toplantılarla okurlara sunul…

Yazar: inci aral
Kıran Resimlerini okumaya başladım ve daha ilk bölümde çarpıldım. Aynı acılarla ağlayıp aynı sevinçlerle gülen insanların sadece bir günde can düşmanı kesilip birbirlerini boğazlayışlarının, gerçeküstü, inanılmaz ve vahşi öyküleriydi anlatılanlar. İnci Aral, kanlı Kahramanmaraş olaylarından insan manzaraları çıkarıyordu. Bu bir katliam kroniki idi.…

Yazar: inci aral
Pek çoğumuzun yaşamı, farkında olsak da olmasak da, gölgede kırk derecede geçiyor ve yakıcı, kavurucu ilişkilerin gölgesinde sürüp gidiyor. Yazılmamış kurallar, dayatılan roller, giydirilen giysiler belirliyor yaşamlarımızın rengini, iklimini, sesini... Başkaldırmak, uyum sağlamak ya da çekip gitmek kişisel yaşamın coğrafyasında yalnızca birer tepki; ama acaba bunlar ne kadar dönüştürücü olabilir…

Yazar: maeve binchy
Dublinde doğan Maeve Binchy, 1969, da İrish Times yazarları arasına katıldı. End of term ve Half Pronised Land adlı iki oyunu Dublin The Peacock Theartrede sahnelendi. Depply Regretted By adlı televizyon oyunu Prag Film Festivalinde En İyi Senaryo Ödülünü aldı. Aralarında Yalnız Kadınlar Sokağı (birinci baskısı Tara Sokağı adıyla yayımlandı) ve İtalyanca Aşk Başkadırın da bulunduğu son beş romanı…

Yazar: maeve binchy
Geri Döneceksin, Türk okurunun büyük ilgi gösterdiği Yalnız Kadınlar Sokağı ve İtalyanca Aşk Başkadır gibi İrlandanın sıradan insanlarının hikâyelerini anlatıyor. Genç kızlığa adım atan iki arkadaşın çevresinde gelişen roman Lough Glass adlı küçük bir kasabada geçiyor. Bu küçük kasabada yaşanan büyük sırlar Maeve Binchynin akıcı üslubuyla okurları sayfalar arasında büyülü bir gezintiye çıkarıyor.…

Yazar: ahmet ümit
Üç arkadaşın hikâyesi bu. Biraz da Beyoğlu'nun hikâyesi. Beyoğlu'nun karmaşasının, kalabalıkların arasına gizlenen sırların hikâyesi. Sokakların, binaların, bildiğimiz, bilmediğimiz köşelerin, ama en çok insanların hikâyesi. Çocukluktan başlayan, mekânı yine Beyoğlu olan bir dostluğun bugünü anlatılıyor 'Beyoğlu Rapsodisi'nde. Üç farklı kişiliğin, üç farklı yaşam tarzının birl…
