Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ihsan oktay anar
Çok uzak zamanlarda değil, günümüzün otuz, bilemediniz elli yıl öncesinde, üstelik hep ülkemizde geçiyor Efrâsiyâbın Hikâyeleri. Ancak... Sanki o zamanlardan ve o mekânlardan değil de, başka zaman ve mekânlardan, hatta başka dillerden aşina olduğumuz hikâyeler... Yani, Puslu Kıtalar Atlasını ve Kitab-ül Hiyeli okumuş olanların tahmin edebilecekleri gibi, üzerine söz söylemesi zor, içine dalması k…


Yazar: cemil meriç
Aydın mı dersiniz, entelektüel mi dersiniz? İki kavrama farklı anlamlar mı yüklersiniz? Aydınlardan/ entelektüellerden çok şeyler mi beklersiniz, hiçbir şey beklemez misiniz?.. Öyle ya da böyle, kültürle derinlemesine alışveriş kaygınız varsa, zaman eksenine düşünce mesaisi düşürebiliyorsanız, bu kavramlar üzerine kafa yorarsınız, bu sorulara cevap ararsınız, ufuk ararsınız. Cemil Meriçin hakikat…


Yazar: gökdemir ihsan
Raymond Queneau, bir ekşisözlük yazarına göre “süper laf oyunları yapan bir Fransız,” wikipedia’ya göre Fransız edebiyatındaki Oulipo akımının kurucularından biri, Türkiyeli okurların ise pek ilgisini çekmeyen bir yazar. Çoğu kalın kabuğun altında paha biçilmez bir bereket olması gibi, Queneau’nun metinleri de bu coğrafyada, uzun süredir kabuklarının kırılmasını bekliyor. Bu girişimlerden ilki…

Yazar: gökdemir ihsan
Böyle bir kitabın niye yazıldığını ve bu öykünün ne anlattığını burada açıklamayı denemek safça olurdu. Okur buna kendi kendine karar vermek zorundadır. Örneğin Nietzsche kanla yazmaktan, kanla yazılanların okunmak için değil ezberlenmek için yazıldığından ve unutulmayacağından söz ediyordu. Bu metin, ne mutlu ki, böyle yersiz iddialar ve sahte bir peygamberlik havası taşımıyor. Laurence Sternede…

Yazar: fethi gemuhluoğlu, altan deliorman
O, harp meydanında görünmeyen, fakat ateş hattındakilere sakalık yapan, nakliye ve levazım kollarına yön veren, hususi çevrelerde mayası halis bir gençlik yoğuran, gönlü tasavvuf kokusuyla ıtırlı ve dili en murassa Osmanlıca zarbı içinde İslâmi zevk mazrufuyla nakışlı, son turfanda bir tipti. Neap Fazıl Kısakiirek Fethi Gemuhluoğlu, kitap gibi bir adamdı. Onu okuyanlar devleşiyordu.

Yazar: iskender pala
Kitâb-ı Aşk, bütün bu kavram kargaşası içinde aşkın katmanlarını, türlerini ve asaletini irdelemek, belki her düzeyden insanın gönlünde hissettiği, dimağında algıladığı ama asla net biçimde tanımlayamadığı duygularına açıklık getirmek için düzenlendi. Kitâb-ı Aşkın içindeki yazılar değişik zamanlarda ve farklı zeminlerde kaleme alınmış olmakla birlikte belli bir düzen ve bütünlük içinde bir araya…

Yazar: iskender pala
28 Şubat süreci....her gün bir yığın hüsran... Günler ilerledikçe dalgalar şiddetini arttırarak dövmeye başlamıştır kalbinizin duvarlarını ve çaresizliğin sesi çığlık çığlığadır içinizde. Ateş düştüğü yeri yakar ve bir serçe olsun, gagasıyla bir damla su getirmez yangını söndürmeye... İskender Pala, bu defa pek bilinmeyen bir özelliğiyle, asker kimliğiyle karşınızda. Usta yazar, 12 Eylülün hemen…

Yazar: iskender pala
Anasır-ı Erbaa dört öğe, dört element demek. Biz ona Dört Güzeller dedik. Hani hepimizin bildiği toprak, su, hava ve ateş... (Terra, aqau, aer, ignis)... Yerkürenin galaksideki oluşumunu sağlayan dört unsur bunlar. Kimyada bir bütün veya bir yahni oluşturan şeylerden her biri. (...) Bilim ilerledikçe dört elementin sayısı her gün birkaç tane daha artıyor ve periyodik cetvelin listesi gittikçe uzu…

Yazar: iskender pala
Sol, medeniyetin peşinde olmakla övünüyor sağ ise, kültürü korumakla... Kültürün yüzü geriye dönük olduğu için sağ aydına hep gerici denir. Kuru iftira! Medeniyetin yüzü ileriye dönük diye bir solcuya ilerici demek kadar abes. Kültür söylemi taşıyanların yobazları olduğu gibi, medeniyet savunucuların da yobazları var. İşin ilginç yanı, dünyada adı anılan her medeniyet, şimdi kendi kültürünün ilha…

Yazar: iskender pala
Aşk, yerine göre yol olur yürünür, yerine göre iman olur uyulur. Bazen ateş olup yakar, bazen deniz olup boğar. Sultan olur ülke yönetir, şarap olur sarhoş eder. At olup koşar, kuş olup uçar. Hazine olur viran gönüllerde saklanır, kimya olur hakir topraklan altına dönüştürür. Sır olur saklanır, gonca olur açılır. Gül bahçesi olur kokusuyla âşıkları mest eder, güneş olur âşıklarının ümit meyveleri…

Yazar: yaşar kemal
Türkiyenin evrensel yazarı Yaşar Kemal YKYde... Yaşar Kemal Anadolunun binlerce yıllık kültüründen beslenerek yazdığı büyük ve modern romanlarla, ABDden İngiltereye, İtalyadan Tunusa, Norveçten Kanadaya, dünyanın dört bir yanında tanındı. Yazdıkları doğu ile batı arasında köklü bir kültürün ve verimli bir coğrafyanın yarattığı, çağlar ötesi gür ses olarak kabul edildi, sevilerek okundu; okunuyor.…

Yazar: annemarie schimmel
1954-59 yılları arasında Ankara İlahiyat Fakültesi'nde dinler tarihi dersleri veren Annemarie Schimmel, ayrıca Berlin, Marburg, Bonn ve Harvard Üniversitelerinde de çok sayıda öğrenci yetiştirmiştir. Birçok uluslararası ödülün sahibi olan ve çeşitli bilimsel kuruluşların başkanlığını yapan Schimmel, Almanca, İngilizce ve Türkçe çok sayıda esere imza attı; Arapça, Farsça, Urduca, Türkçe ve Si…

Yazar: annemarie schimmel
Ünlü İslam bilimcisi Annemarie Schimmel’in kaleminden Hz. Muhammed’e İslam inancında gösterilen hürmetin kitabı. Hz. Muhammed. Alemlere rahmet olarak gönderilen son peygamber. O’nu anlatmak, kelimelere dökmek oldukça zor. Hz. Peygamberi tanımak, doğru anlamak ve özellikle örneklenmesi için dikkat edilmesi gereken hususlardan biri, belki de ilki, İslâm'ın ulusal bir din, elçisinin de ulus…

Yazar: annemarie schimmel
Elinizdeki eserde Schimmel, Mevlana nın semboller dunyasinda hareket ederek onun dunya gorusunu, ask anlayısını, siire bakisini ve dua hakkindaki ince fikilerini kendi sairane uslubuyla sunmaktadir. Kitap bastan sona Mevlana nın kullandıgı sayısız mecaz ve esprilerle adeta bir dantel gibi dokunmustur. Mevlana hakkında yazılan her kitap suphesiz bir kazanctır. Ancak Schimmel in bu kitabı, Mevlana…

Yazar: ahmet turan alkan
Üç noktanın ima ettiğini, yeri gelir, bütün bir edebiyat şerhten âciz kalır. Nokta dediğimiz, adı üstünde noktadır işte. Geometrinin başlangıç yeri, sözün sonudur.İlim bir nokta idi, onu cahiller çoğalttılar sözü, size noktanın basitliğinde gizlenen olgunluk ve mükemmeliği çağrıştırabilirse de, sıradan üç noktanın ima ettiği mutlaka daha fazla birşeydir. Çünkü üç nokta arasındaki mesafaye kendini…

Yazar: ahmet turan alkan
Niçin hep güzeldiler; trajediden drama, dramdan komediye, oradan yeniden trajediye doğru şimşek hızıyla geçişiveren o herc-ü merc günlerinde onları, başkalarının yazdığı sinsi ve hesâbî bir senaryonun piyonları durumuna düşmekten kurtarıp son tahlilde kahramanlaştıran nasıl bir ruh kimyası olmalıydı ki daima güzel kalabildiler? Onlarda, yalan yere Şemsden müjdeli haber getiren şarlatanı bile bile…

Yazar: ahmet hamdi tanpınar
Ömrünü yekpare zamanın arayışıyla sürdüren ve yazan Ahmet Hamdi Tanpınar, ilk kez 1945te basılan kitabında İstanbul, Ankara, Bursa, Konya ve Erzurumu doğal, tarihsel ve kültürel dokusuyla anlatıyor... Okuru şehirlerin dışından içine ve içinden dışına doğru kültürel bir yolculuğa çıkarıyor. Fatih Andının kitabın ilk iki baskısını ve tefrikasını karşılaştırarak hazırladığı bu eleştirel basım, Tanpı…

Yazar: ismet özel
İnsan için önüne çıkan bütün yollar yürünebilir yollar ise, o insan artık kaybolmuştur.

Yazar: ismet özel
Ben ne kadar kötü isemsen de o kadar kötüsün. Ben ne kadar iyi isemsen de o kadar iyisin

Yazar: ismet özel
Hayal, ipleri elden kaçırmaktır. Oysa öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, o ipin ucu elinizden bir kaçtımı, hemen bir başkasını eline geçiveriyor. Ondan sonra siz hayal ediyorsunuz, ama bir başkası yaşıyor.

Yazar: ismet özel
Nedir bu kaybolan nesnelerden alıp veremediğin diye soracak olursanız, size varoluşun anlamının kaybolanı aramada saklı olduğunu söyleyebilirim. İnsanoğlu yeryüzündeki uyanışına yaratılmış olduğunu farkederek varır. Ama iş burada bitmez, burada başlar. Çünkü yaratılmış olmayı kavramak aynı zamanda kişinin noksanını bilmesi demektir. Bu da bir arayışı gerektirir. Nedir noksan? Nasıl, neyle g…

Yazar: ismet özel
Dönüm noktası... Bu söz size hoş gelmedi mi? Bir dönüm noktasında bulunmaktan rahatsızlık mı duydunuz? Öyleyse bu kitabı elinizden derhal bırakın ve bir daha elinize almayın. Çünkü bu kitap varlık sebebini her şeye rağmen dönüşümün gerçekleşebileceği hususunu faş etme inadında buluyor.

Yazar: ismet özel
1988 yılında Waldo Sen Neden Burada Değilsin? diye sormuştum. Bu sorunun patentine benim sahip olmadığım cümle âlemin malûmudur. Soruyu ilk olarak 1846 yılında bir transcendentealist & anarchist Amerikalı, diğer bir trancendentalist; ama hiç de anarchist olmayan Amerikalıya sormuştu. Kendisine soru sorulan Ralph Waldo Emersonun, soruyu soran Henry David Thoreau hakkında söyledikleri arasında…

