
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ırvine welsh
Trainspotting, dibe vurmaktan çekinmeyenlerin öyküsü. Kısa ve hayal kırıklıklarıyla dolu hayatların baştan kabulü… Trainspotting, şimdi ve her zaman, bir iş-bir eş-bir yuva masallarıyla doymaktansa hayatın gerçekleriyle aç kalmayı seçenlerin gün sonu özeti. Yaşamlarını kariyerle ya da ilişkileriyle anlamlandırmaya çalışanlara inat, bambaşka şeylerin üzerine şeytan arabalarıyla tam gaz gidenlerin…

Yazar: john maxwell coetzee
ALDIĞI ÖDÜLLER: 2003 Nobel Edebiyat Ödülü 1896 yılının sonbaharında, ünlü Rus yazarı Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, gönüllü bir sürgün olarak yaşadığı Almanyadan Petersburga çağrılır. Ellisine merdiven dayayan, mutsuz ve öfkeli yazar, alacaklılarına yakalanma tehlikesine, gizli polisten korkmasına rağmen sahte bir ad kullanarak döner Petersburga. Üvey oğlu Pavelin gizemli ve beklenmedik ölümüdür…
7/10baden baden de yaz adlı kitap kadar yoğun olmasada okumaya değer bir kitap olduğunu söyleyebilirim.Okuyuculara önce bu kitabı arkasındanda leonard tsipkin'in baden baden de yazını okumasını öneririm.Önce Badeni okuyunca -ki ben öyle yaptım-üvey oğul Pavel'e karşı biraz önyargılı oluyorsunuz ,daha do

Yazar: john maxwell coetzee
ALDIĞI ÖDÜLLER: 2003 Nobel Edebiyat Ödülü 1896 yılının sonbaharında, ünlü Rus yazarı Fyodor Mihayloviç Dostoyevski, gönüllü bir sürgün olarak yaşadığı Almanyadan Petersburga çağrılır. Ellisine merdiven dayayan, mutsuz ve öfkeli yazar, alacaklılarına yakalanma tehlikesine, gizli polisten korkmasına rağmen sahte bir ad kullanarak döner Petersburga. Üvey oğlu Pavelin gizemli ve beklenmedik ölümüdür…

Yazar: charles bukowski
"Odanın kapısı açıldı ve Jack Bledsoe yalpalayarak içeri girdi. Tanrım, genç Chinaski'ydi bu! Bendim! İçinde ince bir sızı duydum. Gençlik, orospu çocuğu, nerdesin? O genç ayyaş olmak istedim tekrar. Jack Bledsoe olmak istedim. Ama birasını yudumlayarak köşede dikilen moruktum ben." Hollywood, Charles Bukowski'nin sinema dünyasını, orada yaşananları, insan ilişkilerini anl…

Yazar: charles bukowski
Mahvolmuş hayatlar olağandır bilgeler içinde ahmaklar içinde ancak o mahvolmuş hayat bizimki olduğunda , işte o zaman farkına varırız intiharların, ayyaşların, hapishane kuşlarının, uyuşturucu müptelaları ve benzerlerinin varoluşun menekşeler kadar, gökkuşağı kasırga ve tamtakır mutfak dolabı kadar olağan bir parçası olduklarının.

Yazar: charles bukowski
Charles Bukowskinin son romanı. Gerçek bir Pulp Fiction. Kendi halinde bir dedektifin Kırmızı Kırlangıçın peşine düşmesinin öyküsü. Dedektifimiz Kırmızı Kırklangıçın peşine düşmesinin öyküsü. Dedektifimiz Kırmızı Kırlangıçı ararken hayatla ve ölümle ilgili bir çok kavramı da sorguluyor, yani hayatın anlamını arıyor.

Yazar: charles bukowski
1955 ve 1973 yılları arasında yazılmış bu şiirlere baktığımda (çeşitli nedenlerle) en çok son şiirleri beğendiğimi görüyorum. Bundan da memnunum. Elbette gelecekte yazacağım şiirlerin nasıl olacağı veye başka şiirler yazıp yazmayacağım konusunda hiç bir fikrim yok, çünkü ne kadar yaşayacağımı bilmiyorum, ama şiir yazmaya oldukça geç, 35 yaşımda başladığıma göre bana fazladan bir kaç yıl tanıyacak…

Yazar: charles bukowski
Bukowskiyi anlatmaya gerek yok. Büyük Zen Düğünü yazarın on iki öyküsünü biraraya getiren, bizim yaptığımız bir derleme. Okuma Parçası bölümünde seçkiye de adını veren Büyük Zen Düğünü var. "Arka koltuktayım, Romanya ekmeği, ciğer ezmesi, bira ve meşrubatların arasına sıkışmış; on yıl önce ölen babamın cenazesinden bu yana ilk kez bağladığım yeşil kravatımla. Şimdi bir Zen düğününde sağdı…

Yazar: charles bukowski
Beni tanıyan herkesin size söyleyeceği gibi, makbul biri değilim. Kötü adamı sevdim hep, kanunsuzu, hergeleyi. İyi işleri olan sinek kaydı traşlı, kravatlı tiplerden hoşlanmam. Ümitsiz adamları severim, dişleri kırık, usları kırık, yolları kırık adamları. İlgimi çekerler. Küçük sürpriz ve patlamalarla doludurlar. Adi kadınlardan da hoşlanırım; çorapları sarkmış, makyajları akmış, sarhoş ve küfürb…

Yazar: charles bukowski
Zengin olmayı düşleyen yoksul ve despot bir babanın cehenneme çevirdiği ergenlik döneminden sonra iki yıl Los Angeles Üniversitesinde gazetecilik bölümüne devam eden Charles Bukowski (Henry Chinaski) kararını verir. Babası gibi biri zengin olmak istediğine göre, o tersini isteyecektir. Aylaklığı. Ancak erken yaşta saptadığı bir hedefi vardır. Yazar olmak. Mukavva bavulunu alıp yola düştüğünde yir…

Yazar: charles bukowski
Kadınlar, Bukowski'nin en çok okunan, üzerinde en çok konuşulan, tartışılan romanı. Hayatında önemli yer etmiş, aşık olduğu, peşlerinden koştuğu, birlikte yaşadığı kadınları anlattığı romanı. Kadınlar, Bukowski'nin kadınlarla ilişkilerini ve cinsel hayatını olabildiğince açıklıkla anlattığı en önemli romanı olarak da kabul ediliyor. Rahat ve serbest bir anlatımı tercih etmesiyle dikkati…

Yazar: charles bukowski
İlgi duymuyordum. Hiçbir şeye ilgi duymuyordum. Nasıl kaçabileceğime dair hiç fikrim yoktu. Diğerleri yaşamdan tat alıyorlardı hiç olmazsa. Benim anlamadığım bir şeyi anlamışlardı sanki. Bende bir eksiklik vardı belki de. Mümkündü. Sık sık aşağılık duygusuna kapılırdım. Onlardan uzak olmak istiyordum. Gidecek yerim yoktu ama. İntihar? Tanrım, çaba gerektiriyordu. Beş yıl uyumak istiyordum ama izi…

Yazar: william s. burroughs, ayla çınaroğlu
Elinizdeki bu kitap, gerçek bir aşk hikayesidir... Mexico Cityye sığınmış olan William Leenin, hayali sevgilisini baştan çıkarmak için gerçekleştirdiği ayak oyunlarını ve bunları yaparken çektiği bütün o romantik acıları anlatır. Norman Mailerın deyimiyle, dehanın hükmettiği tek Amerikalı yazar olan Burroughs, okurlarının önüne ilk kez böylesine içtenlikle koyuyor kendisini. Yaşadıklarımızı ya da…

Yazar: william s. burroughs
Porsuk sadece sıçrayıp oynamak istemişti ve devlet malı bir 45likle vuruldu. Onun dokunun. Onunla bütünleşin. Onu hissedin. Ve kendinize sorun, kimin hayatı daha değerli? Porsuğunki mi, yoksa kahrolası beyaz bir bok parçasının mı? Büyülü ortamlar yerle bir oluyor... Melekler tüm kovukları terk ediyor, içinde tek boynuzlu atın, Kocaayağın, Yeşil Ren Geyiğinin bulunduğu ortam giderek azalıyor, tıpk…

Yazar: william s. burroughs
Beat kuşağının kutsal kitabı... Başlığı Jack Kerouac önermişti: Çıplak Şölen Herkesin her çatalın ucunda ne olduğunu gördüğü, donmuş bir an. Asla unutamayacağınız bir ziyafet... 1998 yılında keşfedilen bugüne dek yayınlanmamış yeni metinlerin eklenmesiyle zenginleştirilmiş 50. Yıl baskısı... Beat Kuşağı yazarlarının en tehlikelisiydi William S. Burroughs... Anarşinin çift taraflı ajanı, konformiz…

Yazar: jack kerouac
Yalnız Gezginde,Birleşik Devletlerde güneyden başlayıp doğu kıyısına,oradan batı kıyısı ve uzak kuzeybatıya kadar süren bir yolculuğun yanısıra,Atlantik ve Pasifik okyanuslarında yaptığım gemi yolculuklarından,Meksika,Fas,Paris ve Londrada tanıdığım ilginç insanlardan ve gördüğüm yerlerden bahsettim.Demiryolu işçiliği,denizcilik,mistisizm,orman gözcülüğü, şehvet düşkünlüğü, keyif çatma, boğa güre…

Yazar: jack kerouac
Kendine özgü pırıltılarla dolu bu romanda, Jack Kerouac, Zen Yolunu izleyerek temel gerçeklerini arayan iki genç adamı anlatıyor bize. Bu arayış, onları San Francisconun Allahsız batakhanelerinden, yüksek Sierra Dağlarının çok az kimsece bilinen ve yalnız başınalığın derslerini öğrenmeyi umdukları doruklarına ulaştırıyor. Yer yer kalabalıklar, yer yer de ozansılıklarla dolu Zen Kaçıklarının her s…

Yazar: jack kerouac, william s. burroughs
Bu kitap, bir suç romanı ve gerçek bir öykü. 1944 yılında Jack Kerouac ile William Burroughs bir cinayeti örtbas etme suçundan tutuklandılar; bir arkadaşları bir diğerini bıçaklamış ve gelip bunu onlara anlatmıştı. Ama hiçbiri olayı polise bildirmemişti. O zamanlar henüz tanınmayan yazarlar olan ikili, bu cinayeti romanlaştırmaya karar verdiler. New York'ta sürekli içen, birbirlerinin evind…

Yazar: jack kerouac
Jack Kerouac’ın aklında yine yol var, yoluculuklar var ama bu kez aşk durağında molada. Tam da o sıralarda Yeraltısakinleriyle takılıyor.

Yazar: jack kerouac
Amerikan edebiyatının devi Jack Kerouac'tan Beat Kuşağı destanını yazan kitap: Yolda. Gökyüzü geniş, hayat kısa, hayaller sonsuzken yol özgürlüktü. Yol dostluktu, maceraydı; sonsuz olasılığın toplamı, yaşamın kaynağıydı. Yolun sonunda aşk vardı, söz vardı, ses vardı; başlangıçlar hep şen, hep heyecanlıydı. Hızla giden bir arabanın dikiz aynasına yansıyordu hayatın anlamı, öyle bir şey var…

Yazar: nikos kazancakis
Zorba, Yunanlı ünlü yazar Nikos Kazancakis'in olgunluk dönemi ürünü (1946). Ağır ve suskunlukla yüklü geçen karanlık bir dönemin tadı buruk ilk meyvesi. Nikos Kazancakis, çağdaş Yunan edebiyatının ancak buzlucam ardından seçilebilen, tedirgin ve büyük kişiliklerinden biri olarak çok tartışıldı, yanlış bilindi, az sevildi. Zorba adlı bu romanı, onun kendisiyle giriştiği bir tür sessiz hes…



