
Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: nathaniel hawthorne
Wakefield, Hawthorneun, belki de yazın sanatının en iyi öykülerinden biridir. Gölge konusu insan imgelemine tekrar tekrar dönen konulardan biri, su ve aynalar ise bu konunun habercisidir. Büyük Taş Yüzde bu konunun beklenmedik ve özgün bir biçimde işledniğini görürüz. Bu öykü aynı zamanda eski bir konuyu, arayış konusunu, kendini arayan ama bunun farkında olmayan arayıcı konusunu da içerir. Ataşe…

Yazar: charles howard hinton
Hinton, imgelemimizde dört boyutlu bir dünyayı algılamamıza yardım etmek için, bu şeçkide yer alan öykülerin ilkinde, alabildiğine kurmaca ancak içine daha kolay girilebilen bir yerey yaratır. Bu dünyayı öyle titiz ve direşken bir doğrulukla yaratır ki bu betimi tamamlayan özenli diyagramlara karşın onu izlemek çetin bir iştir. Hinton bir öykü yazarı değildir, yaratıcısı ve kaynağı olduğu için on…

Yazar: villiers de i'isle-adam
Retorik Fransız biçemini izleyen bir romantik olarak Villiers, insanların romantikler ve aptallar olmak üzere iki sınıfa ayrıldığını iddia etti. Viliers, Pariste Baudelairein kötülük ve günahla oynadığı gibi acımasızlık kavramıyla oynamak istiyordu. Ama maalesef günümüzde bunlarla oynayamayacak kadar birbirimizi iyi tanıyoruz. Acımasız Öyküler artık saf bir başlık; oysa Villiers bu öyküleri tumtu…

Yazar: leopoldo lugones
Tüm Arjantin edebiyatını tek bir yazara indirgemek zorunda kalsaydık bu yazar tartışmasız Lugones olurdu. Yzur, bu seçkinin ilk öyküsü. Yzurun başarısı, kısmen, öykünün bir gerçeklikle mi yoksa maymunuyla aklını yitiren anlatıcının sanrı yüklü tutkusuyla mı sonlanacağını asla bilemememizden kaynaklanır. Ateş Yağmuru, vadi yerleşimlerinde yaşanması mümkün olayları canlı ve kesin bir biçimde imgele…

Yazar: mario puzo
Şiddet dolu, katı, kırılan ama bükülmeyen bir gelenek. Gerekirse kanla korunan alternatif bir ahlak. Bir jest olarak ölünen ve öldürülen, stilize bir savaş... Hatırlanacak ve unutulacak ne çok şey var...

Yazar: michel butor
Öğretmenlerin özel yaşamları, çocukların sıra muhabbetleri, tatiller, aile ilişkileri, ödev toplayanlar ve ödev yetiştirmeye uğraşanlar, cezaya bırakmalar karşısında cezaya kalmalar... Michel Butor, Dereceler adlı kitabında okuru; insan hayatında izler bırakan lise yıllarına götürüyor. Butordan çığrından çıkan, zincirlerinden boşalan bir yazı-yaşamTADIMLIKNasıl gidiyor? Ya seninki? Biliyorsun,…

Yazar: selma lonning aaro
Aşk önemli bir soru elbette. Her gün soruluyor. Biz de Roland Barthes'ın Ölü Sevgilinin Eli adlı makalesinden yola çıkarak soralım: Sevdiğiniz, bakmaya doyamadığınız insanın yüzünün yarısı bir yangında kaybolursa ne olur, onu sevmeyi sürdürür müsünüz? Elvira Madigan'ın Kayıp Parmağı'nın, yani şu an elinizde tuttuğunuz romanın böylesi soruları ve garip etkileri var. Hiç olmadık…

Yazar: junot diaz
Oscar için hayat hep zordu. Geçmişi ta Dominikli atalarına uzanan bir lanet, bir fuku, kısa yaşamının üstünde kara bir karga gibi dolanıp durduktan sonra ömrüne son noktayı koydu.Oscar için aşk hep zordu. Yüzüklerin Efendisi ve bilgisayar oyunları delisi bu genç adamla değil sevişmek isteyecek, sohbet edecek kadın bile bulmak neredeyse imkânsızdı. Oscar gitti, o imkânsız denizindeki en imkânsız d…

Yazar: ernesto sabato
Yirminci yüzyılın ilk yarısında yazılmış; ama insanlık kadar eski, insanlar yaşadıkça var olacak ruh hallerinin dibine kazılan bir tünel bu kitap. Özdeşlik arayışı, aşk, tutku, şüphe ve cinayet... Sıradanlığın ve sanatçı ruhunun, aklın ve içgüdünün birbirine karıştığı girdaplarda soluk soluğa bir yolculuk. Bizi götürdüğü yer ise daha ilk cümleden belli: Juan Pablo Castel, yani Maria Iribarneyi öl…

Yazar: thomas bernhard
Yapı Kredi Yayınları, ünlü Avusturyalı yazar Thomas Bernhardın ilk romanı Donu yayımladı.Edebi öfkenin çocuksuz babalarından Thomas Bernhardın ilk romanı Donda, Schwarzachta asistan doktorluk yapan bir tıp öğrencisi, tıp stajı için Weng köyüne gönderilir. Görevi, asistan Strauchun erkek kardeşi ressam Strauchu gözlemlemektir. Bu çukurlukta, coğrafyanın ışık-gölge arası gelgitlerinde, karanlığın h…

Yazar: norbert scheuer
"Oltamı, kısa ve sert hareketlerle, balıkların yollarını kesecek şekilde geriye çekiyorum. Belki yaşlı balık da aralarındadır diye düşünüyorum ve aynı anda delirdiğime, uzun süredir nehirde kaldığıma ve çok fazla içtiğime inanıyorum. Sonra Ichthys'i görüyorum; tıpkı babamın tarif ettiği gibi, dün odasına girdiğimizde Hermann'ın anlattığı şekilde, yosunlu pulları olan büyük bir balı…

Yazar: david markson
Dünya nedir? David Markson, Wittgenstein'ın bu sorusuna, elli dört kez reddedilen fakat sonra bir "kült"e dönüşen romanı Wittgenstein'ın Metresi'nde kurduğu "yeni bir dünya" ile cevap veriyor. Anlatıcı dışında bir insan yoktur bu dünyada. Fakat ikinci bir insanın olmaması, orada hiç kimsenin olmadığı anlamına gelmez: Filozoflar, yazarlar, ressamlar, müzisyenlerd…

Yazar: david herbert lawrence
Joseph Conrad'ın Zafer adlı romanının kahramanı Axel Heyst, "Bu adalara vurgunum ben!" der. D.H. Lawrence'ın Adaları Seven Adam adlı uzun öyküsü de "Adaları seven bir adam vardı" diye bir masal gibi başlar. Çevresine yabancılaşmış modern insanın, mutluluğu kaçışta aramasını dile getiren Lawrence, Axel Heyst'i başka bir düzeyde yeniden anlatır sanki. "Hiç ki…








