Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: ahmed günbay yıldız
Gençliğinin en dalgalı günlerini yaşıyordu Ercan. Nakış Baba’nın kapısını çalmıştı yine. O’na kimselere açamadığı sırrını verdiği gün, başka bir sırra; Nakış Baba’nın efsunlu sırrına ortak olmuştu. "Gerçek aşk nedir" diye sorduğunda Ercan, "Aradığın sorunun cevabı burada" der gibi elindeki günlüğünü ona uzatmıştı Nakış Baba... İlayda, Bahar Hemşire ve Sultan… Hepsi birer aşkın…

Yazar: ahmed günbay yıldız
Ahmed Günbay Yıldız. bu eserinde değişik bir kompozisyonla karşımıza çıkıyor. Yaratılışın tabii bir sonucu olarak, hiç karşılık beklemeyen, hep kendinden veren babanın sevgisi...Ve kendilerini büyütene kadar üzerlerine titreyen bu babaya. yüreklerindeki sevgiden yeterince pay ayıramıyan evlatlar...Bir de. bir genç kızın nakış nakış işlediği. tertemiz sevgisi...Ahmed Günbay Yıldızın bu eseri bir s…

Yazar: ahmed günbay yıldız
Edebiyatımızın ilklerinden Ahmed Günbay Yıldız; kendine özgü uslubuyla yine farklı ve çarpıcı bir konuyla çıkıyor okurunun önüne: Güzel İstanbul'un, taptaze umut çiçeklerinin yeşerdiği üniversitelerinin birinde, birbirinden bağımsız tutku ve arayışların yaşandığı genç dünyalara tanıklık ediyor bu kez yazar. Birinin, sınır tanımaz arzularının kıskacında savuruluşu ve sonu gelmez med-cezirlerl…

Yazar: ahmed günbay yıldız
Hayatın olumsuzluklarıyla karşı karşıya gelerek bunlarla mücadelede yol göstericisi olmayan, yanlız bırakılan gençlerin açmazlarını ele alan bu roman, yepyeni tahlil ve ifade zenginliğiyle okuyucusunu sürükleyecektir.

Yazar: necip fazıl kısakürek
Çile Gaiblerden bir ses geldi: Bu adam, Gezdirsin boşluğu ense kökünde! Ve uçtu tepemden birdenbire dam; Gök devrildi, künde üstüne künde… Pencereye koştum: Kızıl kıyamet! Dediklerin çıktı, ihtiyar bacı! Sonsuzluk, elinde bir mavi tülbent, Ok çekti yukardan, üstüme avcı. Ateşten zehrini tattım bu okun. Bir anda kül etti can elmasımı. Sanki burnum, değdi burnuna (yok)un Kustum, öz ağ…

Yazar: tarık tufan
Modern yaşam ölümü unutturur der Ahmet Hamdi Tanpınar. Bu söz herhalde en çok 1980 sonrası kuşak için geçerli. Sadece ölümü unuttursa iyi, tüm değerleri de yapboz haline getirdi. Popüler kültürün hızlı yayılışı ve modern yaşam tasarımları birçok hayatı ve duyarlılığı kapitalizmin çöp kutularına yuvarladı. Artık neredeyse hemen her şeyin bir bedeli ya da fiyatı vardı. Bu hızlı yaşamda kendini içl…

Yazar: tarık tufan
Akıl hastanesinde kalan o sarışın, zayıf kız akordeonunu çalarken hep aşkını düşünüyormuş meğer.Çaldığı bütün parçaları onun hayaline adıyormuş. Gözlerinden anlamıştım zaten. Başka türlüsü mümkün değil.İnsanın ancak aşkı için şarkı söylerken gözleri bu kadar parlar.Hele bu kadar solgun bir yüzle şarkı söylerken birden değişiveriyorsa...Bir enstrüman çalmayı sırf bunun için isterdim. Biliyor musun…

Yazar: ahmed günbay yıldız
Hayat, zorluklardan örülmüş çetin bir imtihan alanı; bir yarış pisti veya. Ayrılığa, çileye ve zorlukların her türlüsünü omuzlamaya hazır olmayanların bu alanda tutunması ise oldukça güç. Bu güçlüklerin üstesinden gelmeye azmedenlerin elinden bırakamayacakları bir duygu çağlayanı Aynada Batan Güneş. Caddelerin yürünmez olduğu, sokakların kan gölüne döndüğü bir dönemde, gençlerin kararmış ruhların…

Yazar: ahmed günbay yıldız
Kavramlar sahi bu kadar ikiyüzlü müydü? Yoksa, istediğimiz gibi yorumlayışımız mıydı onları özünden koparıp birer karmaşa haline getiren? Bilmiyorum doğrusu. Bildğim tek şey, işimize gelmeyen gerçekleri kendimize uyduruşumuz!... Maskeler utanç vericidir benim bildiğim. Utançsa, gerçeklerden gocunduğu için doğar suçlu vicdanlarda. Sahi, utandın mı yaptıklarından? Daha şimdiden hayal eder gibiyi…