Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: anna seghers
1941 yılında yayınlanan Yedinci Şafak, Anna Seghersin dünya çapında tanınmasını sağlayan romanıdır. Lucács, bu roman için Seghersin sanatının doruğu değerlendirmesini yapmıştır. Seghersin sürgünde iken kendisine anlatılan bir olaydan esinlenerek yazdığı roman, Hitler Almanyasında bir toplama kampından kaçan 7 tutuklunun öyküsünü anlatır. Seghers, büyük takibi ve tutukluların kaçış serüvenini anla…

Yazar: rainer maria rilke
1904 yılında yayımlanan Dua Saatleri Kitabı (Das Stundenbuch) Rainer Maria Rilkeyi Alman şairler arasında yirminci yüzyılın ilk büyük şairi katına yükselttiği gibi Modernist şiirin de köşe taşlarından biri olmuştur. İlkinden sonuna, adeta bir uzun şiir gibi anahtar sözcüklerle, bir tür iç kopçalarla birbirine bağlanan bağımsız ama başlıksız şiirlerden oluşan bu başyapıt şimdi bütünlüğü içinde oku…

Yazar: andré gide
André Gide 19. yüzyıl sonu ile 20. yüzyılın ilk yarısındaki ekonomik-siyasal çalkantılar içinde, Avrupa kültür hayatının iniş çıkışlarının sismografıdır. Kendini gerçekleştirmeye çalışan insanların, tarihsel ömrünü doldurmuş iki sosyal yarım küre soylu sınıf ile burjuva arasında sıkışmış kalmış hayatları, Gidein Kadınlar Okulunda yitirilmiş hayatlar olarak karşımıza çıkar. Dışındaki dünyayı, ke…

Yazar: richard dawkins, barış bıçakçı
Canlıların mükemmelliği ve karmaşıklığı hem saygıyı hem de ''derin'' bir soruyu hak ediyor: Mükemmel ve karmaşık canlılar nasıl var oldu? Kimileri her şeyi tasarlayan bir Yaratıcı'nın olduğuna inanıyor, kimileri de karmaşık canlıların rastlantı eseri ortaya çıkabilecek kadar basit olan canlılardan evrimleşerek oluştuğunu savunuyor... Gen Bencildir kitabıyla tanıdığımız zo…

Yazar: çağdaş türkçe çevirisi
İncil, Tanrı'nın düşüncelerini, insanın durumunu, kurtuluş yolunu, günahkârların uğrayacağı sonu ve iman edenlerin mutluluğunu anlatır. Öğretileri kutsaldır, buyrukları bağlayıcıdır, kuralları değişmezdir. Bilge olmak için onu oku, güvenlik için ona inan, kutsal olmak için onu yaşa. İncil senin yoluna ışık, ruhuna abesin, canına tesellidir.

Yazar: wilhelm radloff
Şamanlık, Orta Asya'da yaşayan eski Türklerin, Moğolların ve daha başka kavimlerin inancıdır. Bu inanca göre evren, gök, yer yüzü ve yer altı olmak üzere üç bölümdür. Değişik katlardan oluşan gökte en büyük ruh olan Ülgen ile ailesi ve ona bağlı olan ruhlar bulunur. Yeryüzü, insanların yaşadığı yerdir. Yeraltı ayrı katlardan oluşur. Burada Erlik ile çocukları ve kötü ruhlar vardır. Bunlar se…
Yazar: mustafa balbay
Çin, 4 bin yılı aşan yazılı-yerleşik kültürüyle dünyanın çekim merkezlerinden biri. Biz Türkler de Orta Asyadaki uzun yaşamımızda Çinlilerle savaşmışız, barışmışız, devlet kurup bozmuşuz. Kağıttan pusulaya, ipekten çaya pek çok uygarlık ürününün de ilk kullanıcısı olan Çin, bugün de kendine özgü değişik bir yönetim-ekonomi modeliyle dünya sahnesinde. Çinliler, Uygarlık gelini Çinde doğdu, oradan…

Yazar: deniz som
İstanbulun tarih kokan sokaklarında avare duygular dolaşıyor. Günlük koşuşturmanın telaşıyla önünden gelip geçilen ama hepsi aşina anıt kapılar, şöyle biraz aralanınca bambaşka dünyalara açılıyor. Tarihin sayfalarından duvarlara sinmiş öyküler bir anda canlanıyor ve sanki o an geleceğin anıları şekilleniyor. İstanbul, kimseyi umursamadan kendini yaşıyor. İstanbulu yaşamak gerekiyor.Deniz Somun, h…

Yazar: buket uzuner
Bir şehre âşık olmak, bir insanı sevmekten farklı değildir. Eğer âşıksanız, sevdiğinizin eksiklerini, hatalarını göremez, gördüklerinizi affedersiniz. Aşkınız sürdüğü sürece sorun yoktur. Ancak aşkın bittiği yerde, artık o sevilene bağımlı hale düşmüşseniz vay halinize! Kimi kez zevkten, çoğu kez sıkıntıdan kahrolarak, yanarak tutuşur, ama ne kadar terk ederseniz, o kadar çok dönersiniz ona! İşte…

Yazar: buket uzuner
21.yüzyılın kültür ve sanat başkenti New York, modern dünyanın güzel çirkin bütün yüzlerini taşır. Amerikalıların bile kendilerini yabancı hissettiği New York Cumhuriyetinde bu nedenle hiç kimse yabancılık çekmez. 24 saat eksilmeyen umut mavisi ve zehir yeşili enerjisiyle İstanbula benzeyen şiddetli cazip New York, bir İstanbullunun gözleriyle seyredilince, ortaya bu seyir defteri çıktı.

Yazar: buket uzuner
İnsanın yaşı yaptığı işle hesaplanırsa eğer, ilk hikâyesinin yayımlanması üzerinden çeyrek yüzyıl geçen Buket Uzuner yirmi beş yaşında. Edebiyatta gümüş yılını kutlayan yazar, okurlarına ve kendisine bir armağan vermek için GÜMÜŞ YAZı yazdı. YAZmakla geçen yirmi beş yıl onun yaşamının tam da YAZ mevsimine denk düştüğü için adını GÜMÜŞ YAZ koydu. GÜMÜŞ YAZ, bir edebî otoportre. GÜMÜŞ YAZ, bir Buke…

Yazar: buket uzuner
Sırtına çantasını atıp, cebinde pasaportu, bir tren bileti (Interrail), öğrenci harçlığıyla yabancı ülkeleri tek başına gezmek hangi gencin hayallerini süslememiştir?Bir Siyah Saçlı Kadının Gezi Notları, Buket Uzunerin üç kıtanın kuzeyinde Norveç, İsveç, Finlandiya, A.B.D., Cezayir, Danimarka ve Rusyada sırt çantasıyla yaptığı uzun tren yolculukları sırasında dünyayı, kendini ve ötekini keşfedişi…

Yazar: buket uzuner
Adım Mayıs.Mayısın dördünde doğmuşum. Mayıs olsun adı, demiş annem.Babam da sevmiş bu adı. Adım Mayıs.Santiagoluyum ben.Tıpkı bir kan damlası gibi sıcak, canlı, renkli...Tıpkı bir kar çölünde gibi yapayalnız, uzak bir damla Latin kırmızısı...Adım Mayıs.Mayısın dördünde doğmuşum.Benim Adım Mayıs.

Yazar: buket uzuner
- Anne tarafından Afife Jale'ye akraba oluyorum. Babamın kökleri de Pirî Reis'in amcası Kemal Reis'e uzanır, dedim gururla .- Camille ve Kolomb gibi mi yani? dedi şaşırarak. - Hiç kimse bir başkasına benzemez! diye hırçınlaştım. - Afife Pirî! dedi hayranlıkla. - Afife Pirî! diye yineledim. - Denizlerin serüvenci oğluyla, sahne ışıklarının cesur, asi kızının torunusun, müthiş..…

Yazar: orhan pamuk
İstanbul'da, Orhan Pamuk hem 22 yaşına kadarki kendi hayat hikâyesini, hem de kendi bildiği İstanbul şehrinin ilginç hikâyesini bir roman tadıyla birleştirerek okura sunuyor. Pamuk'un kendini 'ben' olarak ilk hissedişinden, annesine, babasına, ailesine yönelen hikâye, bir hüzün ve mutluluk kaynağı olarak İstanbul sokaklarına açılıyor. Günümüzün büyük romancısının gözünden 1950…

Yazar: nihat genç
TürkanYumuşacık solucanlar, sert kayaların altında yaşar ve zıplayamazlar!Karmakarışık sandalyeler, dumandan boğulmuş sıkışık masalar, kış günü, tıka basa dolu bu kahveye akşama doğru, simitçiler, çörekçiler, gözlemeciler akın akın gelmeye başlar, itişe kakışa kahvenin ağzı dolana kadar. Elinde tablası, sepeti, sinisi, seyyar satıcılar kahve sahibiyle, garsonla iyi geçinmek zorunda. Usulca tablas…

Yazar: esat mahmut karakurt
Edebiyatın ve özellikle romanın sevilmesinde ve geniş kitlelere yayılmasında büyük rolü olan Esat Mahmut Karakurtun eserlerini Bilgi Yayınevi yeniden okurla buluşturuyor.Ankara Ekspresinde, Almanyanın İkinci Dünya Savaşı sırasında Türkiyeyi içten bir baskınla ele geçirme çabaları ve bu çabalar esnasında gizli servisler arasındaki mücadeleler anlatılmaktadır.Entrikalarla dolu çetin hayat şartların…

Yazar: yakup kadri karaosmanoğlu
Millî Mücadele sırasında Orta Anadoluda bir köy. Tanzimat aydınının sosyo-psikolojik özelliklerinin uzantılarını taşıyan Ahmet Celal. Kendini kurtarıcı olarak gören, halkı eğitmeyi (ya da adam etmeyi) görev edinmiş, kafasında yarattığı gerçekle yaşanan gerçeğin çatışması sonucu yabanlaşan tipik aydın.

Yazar: yakup kadri karaosmanoğlu
Ergenekon adı altında topladığım yazılar(...) Millî Mücadele sıralarında, İkdam gazetesinde çıkmış makalelerden bir küçük kısımdır. (...) Günü gününe, üç yıllık bir devreyi dolduran yüzlerce makale içinden yalnız elli-altmış tanesini ayırıp bir kitap halinde yayımladım. (...) 1920 yılından 1923e kadar Türk milletinin geçirdiği vicdan ve fikir buhranlarını, ancak bu gibi yazılarla hatırlamak kabil…