Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: anton çehov
Sessiz ve sıcak bir öğle saati.. Doğa, Tanrının ve insanların başıboş bıraktığı bir çiftliğe benziyor. Ceza evi müdürü Yaşkinin evinin bahçesindeki ıhlamur ağacının sarkık dalları altında, ev sahibi ile misafiri oılan eğitim müdürü Pimfov oturuyor... (Kitabın İçinden)

Yazar: william shakespeare, manga shakespeare
William Shakespeare (1564-1616): Oyunları ve şiirlerinde insanlık durumlarını dile getiriş gücüyle yaklaşık 400 yıldır bütün dünya okur ve seyircilerini etkilemeyi sürdüren bu efsanevi yazar, büyük olasılıkla 1606 yılında yazdığı Macbeth’le "yükselme arzusu ve politik hırsın" kişiyi neye dönüştürebileceğini dünü, bugünü ve yarını kapsayacak bir derinlikle öngörmüştür. Shakespeare…

Yazar: jorge amado
Ölü Deniz Mar Morto, Latin Amerikanın en büyük romancısı sayılan Jorge Amadonun en ilginç romanlarından biri. Yazar, bu romanıyla ilk romanlarından çok daha değişik, şiir dolu bir anlatıma yönelmiştir. Bu ünlü Brezilyalı romancı, Mar Mortoda amansız savunucusu olduğu Bahia halkının değişik bir görünümünü yansıtır. Bahianın Salvator Körfezinde tekneleriyle taşımacılık yapan denizcilerin şiir dolu,…
Güncelleme: c.2.an

Yazar: haruki murakami
Sayfa: 660/738
Japon edebiyatının aykırı çocuğu Haruki MURAKAMİ, Zemberekkuşunun Güncesi adlı, kendisine dünya edebiyatında önemli bir yer açan romanıyla Türkçede. Onu İmkânsızın Şarkısıyla tanıyan okurları yine keyifli edebiyat dakikaları bekliyor. MURAKAMİ bu kez çağdaş politikanın anlamsızlığından, İkinci Dünya Savaşında Japonların saldırganlığından ve aşkın gelip geçiciliğinden söz ediyor. Tokyonun bir banl…
hadi hadi az kalmış:PP

Yazar: stefan zweig
Bir tanrıydım o akşam. Fakat yükseklere kurulu tahtımdan, yaptığım işlere kayıtsız kayıtsız bakmıyordum. Kullarımın arasında tatlı, iyicil tavırlarla duruyor ve muhayyilemin gümüşi bulutları arkasından onların yüzlerini görüyordum. Solumda bir ihtiyar oturmaktaydı. Benden fışkırmakta olan o parlak iyilik ışığı buruşuk alnındaki kırışıklıkları giderip cilalamış, gözlerinin altındaki çukurlukları y…

Yazar: stefan zweig
Bir tanrıydım o akşam. Fakat yükseklere kurulu tahtımdan, yaptığım işlere kayıtsız kayıtsız bakmıyordum. Kullarımın arasında tatlı, iyicil tavırlarla duruyor ve muhayyilemin gümüşi bulutları arkasından onların yüzlerini görüyordum. Solumda bir ihtiyar oturmaktaydı. Benden fışkırmakta olan o parlak iyilik ışığı buruşuk alnındaki kırışıklıkları giderip cilalamış, gözlerinin altındaki çukurlukları y…












