Puanlar ve değerlendirmeler
Bu okurun kitap puanları ve yazılı değerlendirmeleri.
Baskı: Bulmaca Meraklısı Quaresma
Pessoa pek severim Bu kitabı Sherlock gibiydi, Sherlock gibi zekice çıkarımlar yapan bir dedektifimiz var, Quaresma ( aslında kendisi dedektif değil doktor ve hobi olaral böyle problemler çözmeye bayılıyor) Kitapta yine Lizbon'dan sokak adları vardı bol bol, ben yine hasret çektim. 3 ayrı hikaye vardı, suça yönelik çok derin psikolojik çıkarımlar, değerlendirmeler vardı, doktor zihniyle yapıldığı için özellikle ilk öyküde Quaresmanın yaptığı upuzun teknik çözümleme sıktı beni biraz, çünkü cidden çok uzun ve şemalı, sınıflandırmalı falandı Onun dışında çok keyif aldım, zaten Pessoa'nın anlatımını çok seviyorum ben
Baskı: Bitmeyen Yazıt- Bin Yıl Savaşları
İnanılmaz bir hayal gücü.. Türk mitolojisi ile fantastik öğeler çok güzel harmanlanmış. Karakter isimleri de çok ilgi çekiciydi. O kadar fazla karakterin bir şekilde birbirleriyle bağlantısının sağlanabilmesi, hikayenin bütünlüğünü zedelememesi de yazarın başarısı kesinlikle. Sanırım bir seri olacak çünkü tam kilit noktada bitti kitap, çok meraklandırdı. Sabırsızlıkla bekleyeceğim!
Baskı: Momo
Gerçekten çok tatlı, çok sürükleyici ve oldukça ders verici bir kitaptı bayıldım :) Çocuk, büyük herkes okuyabilir, her yaşta farklı bir etki yaratacağını düşünüyorum. Ayrıca okurken filmi de olsa ne kadar güzel fantastik-bilimkurgu bir film olurdu diye düşündüm ve az önce gördüm ki filmi de varmış. İzleyeceğim en kısa zamanda
Baskı: Budala
İş Bankası Yayınlarının çevirisi harikaydı. Onun dışında kitap oldukça durağan, herhangi bir aksiyon yok ama yine de akıp gidiyor ilginç bir şekilde. Sevgili Dosto tüm karakterleri en ince ayrıntısına kadar tahlil etmeye hiç üşenmemiş. Her bir karakter de ayrı bir ruh hastasıydı :) O kadar uzun uzun anlatmaya daha farklı bir son beklerdim ama bir anda oldu bitti her şey sanki. Dostoyevski'nin bir dahi olduğu su götürmez bir gerçek ama yine de en iyi eseriydi diyemeyeceğim. Benim için hala Suç ve Ceza favori
Baskı: Saksı Olmanın Faydaları
Sonunda öğrendiğim şey beni çok üzdü ve kızdırdı. Çok ama çok güzel bir kitaptı. Alper Kamu, Holden ve Christopher'dan sonra sevdiğim başka bir genç karakterim daha oldu. Keşke Charlie'nin arkadaşı olabilseydim. Filmini de bir an önce izleyeceğim
Baskı: Kurt Gölü (Dave Gurney, #5)
Bir John Verdon sever olarak son kitabını da büyük bir beğeni ve merakla okudum. Dedektifimiz Gurney yine istemeden de olsa bir cinayetin ortasında buluverdi kendini. Bu kitapta karısına nedense çok gıcık oldum sürekli mızmız, tripli hali hoşuma gitmedi.
Baskı: Toprak Ana
Yazarın ilk okuduğum kitabıydı ve bundan sonra tüm kitaplarını da usul usul okumak istiyorum. İnsanlar gerçekten çok büyük acılar yaşamışlar savaş dönemlerinde.. Bunun ülkesi, dini, dili, ırkı yok. Ama her şeye rağmen yine ayakta kalmışlar. Bazen en büyük sorunlarla kendimizin uğraştığını zannederiz ancak, aslında dünya üzerinde daha nice büyük acılar yaşanıyor. Bu kitap da bunu bize en güzel şekilde yansıtıyor. Anlatımını çok sevdim Aytmatov'un. Bir erkek olarak, kadın karakter ağzıyla anlatmış ancak o kadının, kadınlık ve analık hislerini çok güzel yansıtmış
Baskı: Huzursuzluğun Kitabı
Bu kitabı Lizbon'a gitmeden önce, Lizbonluların kıymetli yazarı Pessoa'yı tanımak için almıştım..yarısını gitmeden önce, yarısını da döndükten sonra okudum.. böylece gittiğim zaman Lizbon sokaklarında Pessoa ile gezmiş gibi oldum ve döndüğüm zaman da 'aa şu bahsettiği yerden geçmiştik' tarzı gözümde canlandırmış oldum. Kesinlikle kolay bir kitap değil, içinize oturan ve usul usul hissettiren bir hüzünle okuyorsunuz.. Pessoa da zaten 'karamsar değilim hüzünlüyüm sadece' dememiş miydi? İyi ki yolumuz kesişmiş ve iyi ki senin hislerine ortak olabilmişim canım Pessoa..
Baskı: Daha
Yine çok çarpıcı bir Hakan Günday kitabı. Bu kadar çok detay, bu kadar çok farklı hikaye ama hepsi çok güzel harmanlanmış. Çok akıcı, çok sarsıcı. Gerçekten Hakan Günday'ın inanılmaz bir hayal dünyası var ve ben kitaplarını çok seviyorum
Baskı: Süper İyi Günler
Hikayenin bir çocuğun ağzından yazılmış olduğu kitapları oldum olası sevmişimdir (Alper Kamu serisi, Çavdar Tarlasında Çocuklar-Holden gibi) ve Christopher da geldi kalbime taht kurdu resmen.. Bu kitabı nasıl anlatsam bilmiyorum, daha doğrusu Christopher'ı.. Hem güldürdü hem hüzünlendirdi ve masumiyeti ve düz mantığı onu kardeşimmiş yahut çocuğummuş gibi sevmeme yetti. İlerde bir evladım olursa şayet bu kitabı ona da okutmayı çok isterim
Baskı: Saatleri Ayarlama Enstitüsü
Senelerdir kitabı bilmeme rağmen neyi anlattığı hakkında hiçbir fikrim olmadan okudum. Ahmet Hamdi'nin absürd tarzda bir kitap yazmış olabileceği aklıma hiç gelmezdi. Absürd tarzın hastası olarak bu naif kitaba bayıldım. Romandaki karakterleri o kadar güzel tahlil etmiş ki sanki hepsi hayatımda canlı kanlı bulunan kişilermiş gibi hissettim. Romanda çok fazla eski kelime olmasına rağmen bana göre inanılmaz akıcıydı ve kısa sürede elimden bırakmak istemeksizin okuyup bitirdim.
Baskı: Lizbon'a Gece Treni
Bu kitabı sırf Lizbon'a gideceğim için okumuştum ama çok daha fazlası olduğunu gördüm. Lizbon sokaklarında geziyor gibi hissetmenin yanı sıra kişilerin iç hesaplaşmaları, dillerin zenginliği, kişilerin psikolojik hallerinin doyurucu tasvirleri, bir dönemin siyasi çekişmeleri, hiç sıkmadan ustaca anlatılmış. Okuyan kişide Gregorius gibi kaçıp gitme isteği uyandırmasına rağmen kitapta melankolik hava daha ağır basıyor. Son zamanlarda okuduğun en doyurucu ama aynı zamanda da en fazla karamsarlığa sürükleyici kitap oldu. Bir de Gregorius'un klinikten sonraki sağlık durumunu da öğrenebilseydik iyi olurdu :)