Aktiviteler
Bu okurun herkese açık aktiviteleri.

Yazar: friedrich nietzsche
Sofu olmanın ne zararı var, / Güzel görünsün bedenciğin de. / Biliriz Tanrı kadını sever, / En azından, kadıncık şirinse. / Kuşkusuz Tanrı hemen affeder, / Dokunmaz garip keşişciğime. / Benimle olmaya hep can atar, /Diğer birçok keşiş gibi hem de.Friedrich Nietzsche

Yazar: friedrich nietzsche
Dionysos müziğine inanan gönüldeşlerim, siz tragedyanın bizim için taşıdığı anlamı da bilirsiniz.Biz onda, müzikten yeniden doğan tragedya söylencesini buluyoruz.Biz bu söylencede tüm nesneleri umar ve en etkili acıyı unutabiliriz!En etkili acı, bizim için her şeydir. Bu sözcüğü anlıyorsanız, sonunda benim umutlarımı da anlayacaksınız.Friedrich Nietzsche

Yazar: friedrich nietzsche
Düşünür olmak. Her günün en az üçte birini tutkular, insanlar ve kitaplar olmadan geçirmiyorsa, insan nasıl düşünür olabilir? Friedrich Nietzsche

Yazar: friedrich nietzsche
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesinde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesinde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869da sınav…

Yazar: friedrich nietzsche
Pek çok ülkeyi ve ulusu/ ve birkaç kıtayı görmüş olan/ bir gezgine,/ tüm insanlığın ortak özellikleri olarak/ ne tür nitelikleri keşfettiği/ sorulduğunda şöyle cevap vermişti: tembelliğe meyillidirler. Friedrich Nietzsche

Yazar: friedrich nietzsche
Tragedyanın Doğuşundan, geçenlerde yayımlanan Bir Gelecek Felsefesinin Önoyununa kadar yazılarımın tümünde ortak ve öne çıkan bir yön bulunduğu, sık sık ve her zaman söylenmiştir bana büyük bir şaşkınlığa düşürerek beni: denilmiştir ki bana, yazılarımın tümünde, dikkatsiz kuşlar için tuzaklar ve ağlar varmış ve adeta değer vermelerin ve değer verilen alışkanlıkların tersyüz edilmesi için, sürekli…

Yazar: friedrich nietzsche
Kişi susamayacağı yerde konuşmalı sadece; ve sadece aştığı şeyler hakkında konuşmalı - başka her şey gevezeliktir, edebiyattır, terbiye noksanlığıdır. Benim yazılarım yalnızca benim aşmalarımdan söz eder: ben varım içlerinde, bana düşman olmuş her şeyle birlikte, ego ipsissimus, hatta gururlu bir anlatıma izin verilirse ego ipsissi mum. Anlaşılır ki: şimdiden çok şey var - altımda. Ama bende yaşa…

Yazar: friedrich nietzsche
Sadece Deli! Sadece Şair!Kararan havayla,çiyin avuntusu akmaktaykenyeryüzüne doğru,görülmezce, işitilmeden- çünkü yumuşak patikler giyiniravutucu çiy, bütün avuntuyla yumuşamışlar gibi-anımsarsın sen, sıcak gönül, anımsarsın,bir zamanlar nasıl susadığını,kutsal gözyaşı ile çiy yağışlarını özleyerek

Yazar: friedrich nietzsche
Bu kitap en azlarındır. Belki de onlardan hiçbiri yaşamıyor daha. Onlar, benim Zerdüştümü anlayanlar olacaklar: kendimi, daha bugünden işitilecek kulaklar bulanlar ile nasıl karıştırabilirdim ki? Ancak öbürgündür benim olan. Kimileri öldükten sonra doğar.Kişinin beni anlamasının, hem de zorunlukla anlamasının koşulları, -bunları pek iyi bilirim. Benim yalnızca içtenliğime, tutkuma dayanabilmek iç…

Yazar: friedrich nietzsche
Kültür, her şeyden önce, bir halkın yaşam ifadelerinin tümündeki sanatsal tavır birliğidir. Çok fazla bilgi ve öğrenim ne kültürün temel araçlarından bididir ne de kültürü işaret eder, hatta bazen bir tavırsızlık veya tüm tavırların düzensiz bir karışımı olup kültürün karşıtı olan barbarlıkla bile uyum sağlayabilir.Friedrich NIETZSCHE

Yazar: friedrich nietzsche
Tüm yazılmışlar arasında sevdiğim tek şey birilerinin kendi kanıyla yazdığıdır. Kanla yaz: Fark edeceksin ki kan ruhtur.Kolay bir iş değildir, meçhul kanı anlamak: Nefret ederim, avare okurlardan. Her kim ki okuru tanır daha fazlasını yapmaz onun için.Cümle âlem okumayı öğrenecek olsa yalnız yazmak değil, düşünmek de çürürdü.Vaktiyle ruh tanrıydı, sonra insanlaştı ve şimdi neredeyse avamlaşmak ü…

Yazar: desiderius erasmus
Hakkımda ne derlerse desinler, (zira, deliliğin en deli olanlar tarafından bile her gün nasıl ayaklar altına alındığını bilmez değilim) tanrısal tesirlerimle tanrılar ve insanlar üzerine sevinç saçan gene ben, yalnız benim; öyle ya, bu kalabalık toplantıda ben görünür görünmez, söz söylemeye hazırlanır hazırlanmaz canlı emsalsiz bir neşenin çehrelerinizde birdenbire parladığı görülmedi mi? Günümü…

Yazar: brian greene
Bir şey keşfetmenin insanın yeni bir şey görmesi değil de bakışını biçimlenıiirmcsi demek olduğu söylenir. Evreni sicim kuramı tarafından biçimlendirilmiş bir bakışla gören okurlar yeni manzaraların nefes kesici olduğunu görecek. Önde gelen sicim kuramcılanndan Brian Greene, çok açık ve anlaşılır bir dille yazdığı bu kitapta okuyucuya nihai kuram arayışmın ardındaki bilimsel hikayeyi ve bilim…

Yazar: ırvin d. yalom
Yoğun ve sürükleyici olan yeni bir düşünce romanı sunuyoruz: Nietzsche Ağladığında. Edebiyatla da düşünülebileceğini gösteren müthiş bir örnek... Sahne Psikanalizin doğumu arifesindeki 19. yüzyıl Viyanası. Entelektüel ortamlar. Hava soğuk. Aktörler Nietzsche: Henüz iki kitabı yayımlanmış, kimsenin tanımadığı bir filozof. Yalnızlığı seçmiş. Acılarıyla barışmış. İhaneti tatmış. Tek sahip olduğu şey…

Yazar: ırvin d. yalom
Irvin D. Yalom, aynı anda 5 ülkede yayımlanan, Alfred Rosenberg ile ondan üç asır sonra yaşayan ve ona tamamen zıt gibi görünen Spinoza’nın iç dünyasına yaptığı bu gizemli yolculuğu ustaca işleyip, olayları iç içe ama birbirine karıştırmadan, dolu dolu ama sıkmadan anlattığı bu romanı için: "... Yaşanmış olabilecek olaylara dair bir roman yazmaya çalıştım. Tarihsel olaylara mümkün olduğun…

Yazar: ırvin d. yalom
Varoluşçu terapi, çeşitli biçimler altında dünya çapında uygulanmaktadır. Ama Yaloma kadar tutarlı bir bütün olarak ele alınmamış, ve nasıl işe yaradığı değerlendirilmemişti. Irvin Yalom, yaşamsal dört temel kaygıyı-ölüm, özgürlük, varoluşsal yalıtım ve anlamsızlı- ele alarak bizi bunlarla yüzleşmeye çağırıyor. Bu kaygıların, kişilkte ve psikopatolojide nasıl ortaya çıktıklarını ve bilgimizin bun…

Yazar: ırvin d. yalom
Genç, yetenekli yazar Ginny Elkin ile psikiyatr Irvin Yalom özel seanslara başlarlar ve seanslara dair ayrı ayrı günlükler tutmaya karar verirler. Böylece, psikiyatr ve hasta ilişkisinin nasıl bıçak sırtında geliştiği gözler önüne seren ilk kitap ortaya çıkar. Özel izlenimlerin kaydı, yavaş yavaş iki insanın güç ve güçsüzlüklerini sergiledikleri bir sahneye dönüşür. Bir başkasının terapi seansınd…

Yazar: ırvin d. yalom
Öz-farkındalık büyük bir armağan, hayat kadar değerli bir hazinedir. Bizi insan yapan şeydir. Ama bedeli de çok ağırdır - ölümlülük yarası. Varoluşumuz, büyüyüp gelişeceğimiz ve kaçınılmaz bir şekilde ölüp yok olacağımız bilgisiyle gölgelenir.Ölümlülük düşüncesi tarihin başından beri peşimizi bırakmaz. Dört bin yıl önce Babil kahramanı Gılgamış, arkadaşı Enkidunun ölümü üzerine yukarıda alıntılad…

Yazar: ırvin d. yalom
Usta terapist Irvin Yalomdan dünyanın ilk gerçek grup terapisi romanı, iki insanın anlam arayışının büyüleyici hikâyesi. Şu ya da bu zamanda hepimiz ölüm karşısında ne yapacağımızı merak etmişizdir. Her zamanki sağlık kontrolünden sonra birden kendi ölümlülüğüyle karşılaşan saygın psikoterapist Julius Hertzfeldde hayatını ve çalışmalarını gözden geçirmeye başlar. Hastalarının yaşamında kalıcı bir…

Yazar: ırvin d. yalom
Otuzbeş yıldır psikiyatrist olarak çalışan ve ödüllü bir yazar olan Irvin Yalom bilgeliğini bu kez de Bağışlanan Terapi'de gösteriyor. Sarsıcı oluşu, derinliği ve büyük ölçüde uygulanabilirliğiyle Yalom'un öngörüleri, yeni kuşak terapist ve hastalar için tedavi sürecini zenginleştirecektir. Yalom, başarılı bir terapi için vazgeçilmez bir kılavuz olan bu kitabını, "çalışmalarımda ya…

Yazar: samuel beckett
Watt, yüzyıla damgasını vurmuş birkaç yazardan biri olan Samuel Beckettin yazdığı ikinci roman. İkinci Dünya Savaşı sırasında yazılmasına ve Beckettin Fransız direniş hareketine aktif olarak katılmış olmasına rağmen savaşla ilgili hiçbir şey içermiyor. Peki neyle ilgili bu roman? Hiçbir şeyle. Olay örgüsü yok (olay yok ki zaten); karakter deseniz, Wattı ya da Bay Knottu ne kadar karakter sayabili…

Yazar: samuel beckett
Murphy, bir Beckett anti-kahramanı. Belli bir eğitimden geçmiş. İrlandalı. Yalnız, edilgen ve tekbenci. Bir işte çalışmıyor. Tek mutluluğu sallanan bir koltuğa kendini çırılçıplak bağlamak, iç dünyasına çekilip orada yolculuklara çıkmak...Celia, Murphyye âşık. Fahişe. Bedensel bir aşkla sevilen ve dış dünyaya ait olduğu için Murphynin reddetmek istediği bir kadın...Murphy, peşini bırakmayan dış d…

Yazar: samuel beckett
İrlandalı yazar Samuel Beckett, başarısızlık/yoksunluk sanatı olarak tanımladığı edebiyat anlayışını ilk şiirlerinden son düz yazılarına kadar inatla sürdürmüştür. Sanatçının nedenini bilmeden, hiçbir şeye sahip olmadan hiçi anlatmak zorunda kalışı biçiminde açabileceğimiz başarısızlık/yoksunluk kavramı dört uzun öyküsünde yoğun bir karamizahla yoğrulur.Bu öyküler Beckettın edebiyat serüveninde b…

Yazar: samuel beckett
Godotyu Beklerken 1948 yılında Fransızca olarak yazıldı ve 1953te Pariste sahneye kondu. Zamanla ülke çapında bir ün kazandı. 1954 yılında Beckett tarafından bazı değişikliklerle İngilizceye çevrildi ve başka ülkelerde de sahnelenmeye başladı. Avangard olarak nitelenmesine karşın hızla klasikleşti. Oyunun varoluş sancıları çeken kahramanları, yolları kesiştiğinde birbirleriyle iletişim kurmaya ça…